Ankara’da küçük bir ofiste animasyonla yola çıkan Curve Animasyon ekibi, geliştirdikleri Liar's Bar oyunuyla ‘En Yenilikçi Oynanış’ kategorisinde Steam Ödülü aldı, bu ödülü alan ilk Türk ekip oldu. Oyun yurt dışında ve Türkiye’de bugüne kadar yaklaşık yedi milyon kez indirilirken, bazı oyuncak firmaları oyundaki karakterlerin figür oyuncaklarını piyasaya sürmeye başladı. Ece Bilgehan, Selçuk Yağcı ve ekibi oyunun milyonlara ulaşmasını, “organik bir süreç” diye özetleyerek, “Oyunun çok sevilmesi ve yayıncıların vs. ilgi göstermesi, Liar's Bar’ın dünya çapında tanınmasına yol açtı. YouTube gibi platformlarda sohbetlere eşlik eden, kahkahaları besleyen bir oyun oldu ve ilgisi de organik büyüdü” sözleriyle anlattı.
Curve Animasyon ekibi, korsanların gemilerde oynadığı oyunları kaybedenin öldüğü bir oyunda animasyon tecrübeleriyle birleştirdi. Yola animasyon film ve dizileriyle çıkan ekip, "Yapımı dile kolay dört ay sürdü, bu dört ayda da hevesimiz ve isteğimiz ile günler ve gecelerce çalıştık. Hem tüm projelerimizi hem de beş yıldır üzerinde çalıştığımız filmi yaparken dört ayda yaptığımız oyunla uluslararası başarıyı yakaladık" ifadeleriyle hem şaşkın olduklarını hem de gurur duyduklarını söyledi.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Animasyonu bir kenara bırakmayan ve oyunlarındaki tüm animasyon içeriklerini kendileri hazırlayan Curve Animasyon ekibi, geliştirdikleri oyun Liar’s Bar’ı “Animasyondaki büyük tecrübeyi, oyun sektörüne verdiğimizde, kısa vadede iyi bir iş ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz. Oyun, hem görsel açıdan tatmin edici hem de amatör ruhtan besleniyor. Bizim gibi şirketler tecrübeyi, amatör ruhla buluşturabiliyor” ifadeleriyle anlattı.
Curve Animasyon ekibi, yeni yıla girerken aldıkları ödülün heyecanını, “Büyük bir farkla kazanmışız, çok şaşırdık çünkü bu kadarını beklemiyorduk. Çocukluğumuzdan beri oyun oynadığımız platformdan bu ödülü almak bizi hâlâ şaşırtıyor” diye ifade etti.
Curve Animasyon’un kurucuları Ece Bilgehan ve Selçuk Yağcı ile hem animasyon dünyasına hem de şehrin en sıra dışı mekânı olan Liar's Bar’a kısa bir yolculuk yaptık.
- Geliştirdiğiniz bilgisayar oyunu Liar’s Bar, ‘En Yenilikçi Oynanış’ kategorisinde Steam Ödülü aldı. Kazanılan bu başarı ile ilk defa bir Türk oyunu Steam Ödülleri’nden ödül almış oldu. Bu ödülün öneminden, heyecanınızdan ve süreçten bahseder misiniz?
Oyunun çok sevilmesi ve yayıncıların vs. ilgi göstermesi, Liar's Bar’ın dünya çapında tanınmasına yol açtı. YouTube gibi platformlarda sohbetlere eşlik eden, kahkahaları besleyen bir oyun oldu ve ilgisi de organik büyüdü. Oyun bir noktada da onların çok güzel bir enstrümanı oldu. Bu sayede de herhangi bir pazar aramaya ihtiyaç duymadık, çok fazla popülerlik kazandıktan sonra satışlar da etkilendi. Biz şu anda Liar's Bar altıncı veya yedinci ayındayız.
Liar’s Bar’ın fikri de bir çalışanımızın fikriydi. Ondan sonra üzerine aylar boyunca ekip olarak tartışıp geliştirdik. Biz de aslında başta ne yapacağımızı hiçbir zaman tam olarak kestiremiyoruz, bilmiyoruz. Örneğin bir oyun fikrine başlıyoruz, süreç içerisinde ekip yön veriyor buna.
- Piyasada çoğunlukla animasyon film ve dizilerle tanınıyorsunuz ve yola da böyle çıktınız. Bunun sonunda bilgisayar oyunu geliştirmeye nasıl karar verdiniz?
Oyun sektörü çok revaçtaydı ama o tarafta büyük eksikler vardı. Biz de biraz bunu avantaja çevirdik. Şöyle açıklayabiliriz; büyük ve bugün hemen hemen hepimizin bildiği şirketler bütçe yönetiminin daha katı olmasından dolayı yeni oyunlar için büyük risk almayabiliyorlar.
Biz biraz daha küçük bir ekip olmamızdan ve kaybedecek büyük şeylerimiz olmadığından bu riski alabildik. Bunun sonucunda da Liar’s Bar’ın çok büyük avantajı oldu: Hem güzel görünüyor hem de o amatör ruhtan besleniyor. Bizim gibi şirketler de tecrübeyi amatör ruhla buluşturabiliyorlar.
- Maceranız iki genç girişimci olarak küçük bir ofiste animasyon film ve dizilerle başladı ve bu alanda büyük başarılar elde ettiniz. Bize bu süreci ve animasyonu anlatır mısınız?
Animasyon, aslında biraz parçalı ama artık animasyon denilen şey son dönemde neredeyse sadece bilgisayar ortamında yapılıyor. Bunlar artık heykeller gibi üç boyutlu ortamda hazırlanıyor, ışıklandırılıyor, sahnelendiriliyor. Aslında çok ciddi ekipler, sinema çeker gibi üç boyutlu ortamlarda bunları hazırlıyor, onları hareketlendiriliyor.
- Büyük stüdyolardan ve büyük şeylerden bahsediyorsun ama siz küçücük bir ofisten yaptınız tüm bunları. Biraz da bundan bahseder misiniz?
Evet, aslında bu yüzden yapmamız çok uzun sürdü. Biz aslında her zaman altını çizmek istediğimiz projeler yapmak istedik. Çünkü bu hikâyelere Türkiye’de büyük bütçeler hazırlanmıyor, sağlanmıyor. Daha çok üç boyutlu ama çok basit şeyler yapılıyor. Bu basit şeylerin de dünyada yankı bulması çok zor oluyor. O yüzden rakip olmaları için birilerinin buna soyunması lazım.
Biz buna soyunalım, bunun içerisinde gerilla savaşı verelim ve savaşın içerisinde başka bütçeler bulalım istedik. Kendimizden katalım, uzun sürsün dedik ve birçok risk faktörünü sırtımızı alarak böyle bir koşuya başladık. Uzun süre bir filmin üzerinde titizlikle çalışırken, bir yandan da hayalimiz olduğu için bir bilgisayar oyunu -Liar's Bar- üzerinde çalışıyorduk.
Yapımı dile kolay dört ay sürdü, bu dört ayda da hevesimiz ve isteğimiz ile günler ve gecelerce çalıştık. Oyun oynayanların geri dönütleriyle, oyunu geliştirmek için hâlâ üzerinde çalışıyoruz. Hem tüm projelerimizi hem de beş yıldır üzerinde çalıştığımız filmi yaparken dört ayda yaptığımız oyunla uluslararası başarıyı yakaladık.
- Öne çıkan projelerinizden ‘İki Balkon’, her biri 7 dakikalık bölümlerden oluşan 2 boyutlu bir animasyon dizisi. Peki sizin bir bölümü tamamlamanız ne kadar sürüyor? Geliştirdiğiniz projeler sizi ne kadar yoruyor?
Bütün mesele senaryoyu yazmak, yaklaşık 6-7 ay sürüyor. Sonra karakterlerin tasarımı yapılmaya başlıyor. Karakterler iskeletlendiriliyor ve animasyona hazır hale getiriliyor.
Sonra ilk bölüm animasyonları yapılmaya başlanıyor. Genelde de ilk bölüm animasyonda hiçbir şey oturmamış oluyor. Kurgu üzerinde düşmek gerekiyor.
Bir yıl içerisinde ilk bölüm çıkıyor, sonra her bir bölümde süreler kısalıyor. Mesela ikinci bölüm iki ayda çıkıyor. Üçüncü bölüm bir ayda çıkıyor, dördüncü bölüm bir haftada çıkıyor.
- Peki şu an geliştirdiğiniz yeni projeleriniz var mı?
Şu an aynı anda üç tane oyun yapılıyor. Hem Liar’s Bar tarzında bir oyun daha var hem de farklı tarzlara hitap edebilecek oyunlar geliştiriyoruz.


