ABD ile İran arasında sağlanan anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını mümkün kılması halinde bile, Basra Körfezi’nde bekleyen yüzlerce geminin geçişinin haftalar sürebileceği bildirildi. Uzmanlar, petrol sevkiyatının yavaş toparlanabileceği ve yeni kesintilere karşı kırılganlığını koruyacağı uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü yaptığı açıklamada, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak yeniden açılması konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Anlaşmaya göre İran’ın boğazdaki mayınları temizlemesi ve gemilerden geçiş ücreti almaması, ABD’nin ise İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilere uyguladığı deniz ablukasını kaldırması bekleniyor.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz biçimde açılmasına ve ABD’nin deniz ablukasının derhal kaldırılmasına izin verdiğini belirtti.
Trump, “Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın” ifadelerini kullandı.
Körfez'de yaklaşık 500 ticari gemi bekliyor
Deniz taşımacılığı kuruluşlarının tahminlerine göre, üç aydan uzun süredir devam eden çatışmalar nedeniyle Basra Körfezi’nde yaklaşık 500 ticari gemi mahsur durumda.
Normal şartlarda küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki trafik, saldırılar ve güvenlik endişeleri nedeniyle büyük ölçüde durma noktasına geldi.
Boğazdan yapılan standart bir ticari geçişin yaklaşık sekiz saat sürdüğü belirtiliyor. Bu nedenle gemilerin kontrollü şartlarda veya koordineli geçiş sistemleriyle hareket etmesi durumunda biriken trafiğin ancak kademeli olarak eritilebileceği değerlendiriliyor.
Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinin ham petrol ihracatı ile Katar’ın sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatlarının temel güzergâhı olarak kullanılıyor. Bu nedenle bölgedeki herhangi bir kesinti, küresel enerji piyasaları açısından ciddi risk oluşturuyor. Çatışmalar başlamadan önce boğazdan günde yaklaşık 130 gemi geçiyordu. Ancak ticari gemilere yönelik art arda düzenlenen saldırılar ile mürettebatın ve taşınan yüklerin güvenliğine ilişkin kaygılar nedeniyle geçişler büyük ölçüde azaldı.
46 gemi saldırıya uğradı
Deniz taşımacılığı sektörünün verilerine göre, çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan bu yana 46 gemi saldırıya uğradı. İran’ın ayrıca iki konteyner gemisine el koyduğu bildirildi.
Uluslararası Deniz Ticaret Odası ve denizcilik kuruluşu Bimco’nun da aralarında bulunduğu sektör temsilcileri, boğazın yeniden açılması ihtimaline karşı gemi sahiplerine yönelik güvenlik tavsiyeleri yayımladı.
Kuruluşlar, gemilerin aynı anda ve koordinasyonsuz biçimde boğaza girmesinin yoğunluğa, düzensiz manevralara ve öngörülemeyen gemi hareketlerine yol açabileceği uyarısında bulundu. Askerî gözetimin ise sınırlı kalmasının beklendiği belirtildi.
Bazı gemi sahipleri, çatışmalar süresince gemilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçmesine izin vermeyi sürdürdü. Ancak geçen ay ABD’nin mayın döşediğini öne sürdüğü İran teknelerine saldırmasının ardından, boğazda mayın bulunduğuna ilişkin haberler birçok şirketin geçişleri durdurmasına neden oldu.
İngiltere ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin donanmalarının, mayın temizleme çalışmalarına destek vermek amacıyla Akdeniz’de gemiler hazırladığı bildirildi.
Gemi sahipleri temkinli davranabilir
Uzmanlar, olası anlaşmaya ilişkin haberlerden önce de İran’ın boğaz üzerindeki operasyonel kontrolünü sürdürmesi halinde gemi sahiplerinin geçiş konusunda temkinli davranacağını belirtiyordu.
EOS Risk Group danışmanlık biriminin başkanı Martin Kelly, mevcut ateşkes sırasında karşılıklı saldırıların giderek şiddetlendiğini belirterek, anlaşmanın kalıcılığı konusunda karamsar olduğunu söyledi.
Kelly, her saldırı ve karşılık döngüsünde gerilimin biraz daha arttığını ifade etti.
RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Helima Croft ise Hürmüz Boğazı’nın olası açılışını, Kızıldeniz’deki deniz trafiğiyle karşılaştırdı. Croft, ABD’nin geçen yıl Husilerle anlaşmaya varmasına rağmen Kızıldeniz’deki gemi trafiğinin çatışma öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 56 altında seyrettiğini bildirdi.
Birçok büyük taşımacılık şirketinin, Babülmendep Boğazı’nın güvenliğine ilişkin endişeler nedeniyle Kızıldeniz güzergâhını kullanmaktan kaçınmayı sürdürdüğünü belirten Croft, Hürmüz’de daha düşük trafik seviyelerine ulaşılmasının bile uzun zaman alabileceğini kaydetti.
Croft, boğazın açılmasının ardından gemilerin konumlandırılması ve lojistik operasyonların yeniden düzenlenmesinin haftalar sürebileceğine dikkati çekti.
Daha önceki açma girişimleri başarısız olmuştu
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için daha önce yapılan çok sayıda girişim sonuçsuz kaldı. Nisan ayındaki girişimlerden biri, bazı gemilerin İran Devrim Muhafızları tarafından vurulmasıyla sona erdi.
ABD ordusu geçen ay ABD bayraklı iki gemiye yoğun güvenlik önlemleri altında boğazdan geçişleri sırasında eşlik etti.
ABD ayrıca Umman kıyısı üzerinden geçiş yapmayı kabul eden bazı gemilere havadan koruma sağladı. Son haftalarda bazı gemilerin GPS sinyallerini kapatarak bu rotayı kullandığı bildirildi.
"Petrol piyasaları 2027'ye kadar sıkıntıda kalabilir"
MST Financial enerji analisti Saul Kavonic, en iyimser senaryoda bile petrol piyasalarındaki arz sıkıntısının 2027 yılı boyunca devam edebileceğini söyledi.
Kavonic, gemi taşımacılığına ilişkin lojistik sistemlerin yeniden kurulması, zarar gören enerji altyapısının onarılması ve azalan petrol stoklarının yeniden doldurulmasının uzun zaman alacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışının yeniden sağlanmasının uzun ve karmaşık bir sürecin yalnızca başlangıcı olduğunu vurgulayan Kavonic, boğazın ilk aşamada yavaş ve kısmen açılabileceğini, İran’ın yeniden kapatma ihtimalinin ise devam edeceğini ifade etti.
Trump’ın boğazdaki fiilî kontrolü İran’a bıraktığını savunan Kavonic, bundan sonraki dönemde gemi geçişlerinin İran’ın olası müdahaleleri nedeniyle sürekli bir kesinti riskiyle karşı karşıya kalacağını kaydetti.


