ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni saldırı hazırlığında olduğu ve İsrail’in olası bir operasyona yeniden destek verebileceği yönündeki iddialar gündemdeki yerini korurken Irak, bölgesel gerilimi düşürmek için diplomatik girişim başlattı. Bağdat yönetimi, İran ile altı Körfez ülkesini aynı masada buluşturmayı hedeflerken Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin’in İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede de Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve savaşın sona erdirilmesi yolları ele alındı.
Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, 18 Ekim’de Bağdat’ta sona eren İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52’nci toplantısının ardından yaptığı açıklamada, İran ile altı Körfez ülkesini bir araya getirecek bir toplantı düzenlemek için çalıştıklarını duyurdu.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Hüseyin’in açıkladığı “6+1” girişimi kapsamında, altı Körfez ülkesi ile İran’ın Bağdat’ta aynı masaya oturması amaçlanıyor. Irak yönetimi, bölge ülkeleri arasındaki sorunların diyalog yoluyla ele alınmasını ve gerilimin düşürülmesini hedefliyor.
Girişimin hayata geçirilmesi için İİT Genel Sekreterliği ile iş birliği içinde ilgili ülkelerle temasların sürdürüleceğini belirten Hüseyin, somut bir sonuç elde edilene kadar diplomatik çabaların devam edeceğini söyledi. Iraklı Bakan, toplantının Bağdat’ta yapılmasının hem ülkenin güvenliğine hem de bölgesel diplomaside üstlendiği role ilişkin mesaj taşıdığını ifade etti.
Arakçi ile görüşmede Hürmüz Boğazı gündemi
Bağdat’taki İİT toplantısı kapsamında Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile de bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki siyasi ve güvenlik gelişmeleri, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve barışın sağlanmasına yönelik diplomatik seçenekler değerlendirildi.
Irak Dışişleri Bakanı, görüşmede Bağdat’ın bölgesel krizlerin çözümünde diyalog ve diplomatik girişimleri destekleyen tutumunu yineledi. Gerilimin aşılması ve bölgesel istikrarın korunması için müzakere yollarının önemine dikkat çekti.
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise Arakçi’nin, ülkesinin egemenliğini ve ulusal güvenliğini koruma kararlılığını sürdürdüğü, bununla birlikte gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemek amacıyla diplomasiye başvurmaya hazır olduğu belirtildi.
Arakçi, Hürmüz Boğazı’ndaki güvensizlik ortamı ve bunun bölge ile dünya ekonomisine yansımalarının ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarının sonucu olduğunu savundu. İranlı Bakan, ABD’nin saldırı ve müdahalelerinin sona ermesi halinde Tahran’ın önerdiği yedi aşamalı yol haritası çerçevesinde boğazda güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanabileceğini ileri sürdü.
Yemen savaşı da masaya yatırıldı
İki bakanın görüşmesinde Yemen’deki savaş ve Arap Yarımadası’ndaki gelişmeler de ele alındı. Arakçi, Yemen krizinin askeri güç kullanımı ve ambargolarla çözülemeyeceğini belirterek, çözümün Birleşmiş Milletler ilkeleri çerçevesinde, Yemen’in toprak bütünlüğüne ve halkının haklarına saygı temelinde aranması gerektiğini söyledi.
İran’ın taraflar arasında diyalog kurulmasına katkı sunmaya hazır olduğunu kaydeden Arakçi, Müslümanların kutsal mekanlarının korunmasının önemine de değindi. Yemen ordusunun Mekke ve Medine’yi hedef aldığı yönündeki iddiaları reddeden Arakçi, bu tür suçlamaların İslam ülkeleri arasında ayrışmaya yol açmaması gerektiğini ifade etti.
Savaşın yeniden tırmanma ihtimali ve Irak’ın arabuluculuk arayışı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenleyebileceği, İsrail’in de böyle bir operasyona yeniden aktif destek verebileceği yönündeki iddialar, bölgedeki diplomatik girişimlerin önemini artırıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail seçimleri sürecinde Başbakan Binyamin Netanyahu’ya destek verdiğine ilişkin haberler de bölgesel gelişmelerin siyasi boyutunu gündemde tutuyor.
Bu gelişmeler karşısında Irak’ın İran ile altı Körfez ülkesini buluşturma girişimi, bölgesel aktörler arasında doğrudan diyalog kurulmasına yönelik bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak toplantının ne zaman yapılacağı, hangi ülkelerin katılım sağlayacağı ve girişimin somut bir diplomatik sonuca ulaşıp ulaşmayacağı henüz netleşmiş değil.
Bağdat yönetimi, İİT Dışişleri Bakanları Konseyi başkanlığını Türkiye’den devraldığı bir dönemde bu girişimi gündeme getirerek bölgesel sorunların çözümünde daha etkin bir diplomatik rol üstlenmeye çalışıyor. İran ile Körfez ülkelerinin aynı masa etrafında buluşması halinde, savaşın etkilerinin azaltılması ve Hürmüz Boğazı başta olmak üzere bölgesel güvenlik sorunlarının ele alınması için yeni bir diyalog zemini oluşabilir.


