İsrail’in Suriye’nin güneyindeki askerî varlığını genişletmesi ve Kuneytra ile Dera’da faaliyetlerini artırması Şam yönetiminin tepkisini büyütüyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Süveyda’daki Dürzi silahlı gruplarla yaşanan çatışmalar sırasında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı telefonla arayarak uyardığını açıklaması, iki ülke arasındaki gerilimin yeni bir boyutunu ortaya koydu. Şam yönetimi İsrail’i egemenlik ihlaliyle suçlarken, Dürzi lider Şeyh Hikmet el-Hicri’nin özerklik ve bağımsızlık talepleri de güneydeki krizi derinleştiriyor.
İsrail’in güneydeki askerî faaliyetlerine Şam’dan tepki
Suriye’de Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından ülkenin güneyinde askerî faaliyetlerini artıran İsrail, Kuneytra ve Dera kırsalındaki hareketliliğini sürdürüyor. İsrail güçlerinin bölgedeki kara faaliyetlerinin yanı sıra helikopter, keşif ve savaş uçaklarıyla hava hareketliliğini artırması, Şam yönetiminin tepkisine yol açıyor.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı, yaptığı açıklamada İsrail’in Kuneytra ve Dera kırsalındaki askeri sızmalarını ve hava hareketliliğini ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik ihlal olarak nitelendirdi. Açıklamada, bu faaliyetlerin sivillerin güvenliğini tehdit ettiği, ülkede istikrarın sağlanmasını ve yeniden imar çalışmalarını sekteye uğrattığı belirtildi.
Şam yönetimi, İsrail’e yönelik uluslararası baskının artırılmasını ve İsrail güçlerinin Suriye topraklarından çekilmesini istedi. Açıklamada ayrıca, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’na dönülmesi ve Birleşmiş Milletler kararlarına uyulması çağrısı yapıldı.
Netanyahu, Şara’yı telefonla uyardığını açıkladı
İsrail Başbakanı Netanyahu, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile Temmuz 2025’te doğrudan telefon görüşmesi yaptığını kamuoyuna açıkladı. Netanyahu’nun anlatımına göre görüşme, İsrail savaş uçaklarının Şam’daki Savunma Bakanlığı binası ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı yakınlarını bombalamasının ardından gerçekleşti.
Netanyahu, görüşmenin Süveyda’daki Dürzi toplumuna yönelik saldırıları durdurma amacı taşıdığını savundu. İsrail Başbakanı, telefon görüşmesinin ardından Dürzileri hedef alan saldırıların sona erdiğini ileri sürdü.
İki ülke arasındaki temaslar, Esad yönetiminin devrilmesinin ardından gündeme gelen güvenlik mutabakatı arayışları açısından da önem taşıyor. Tarafların güvenlik anlaşmasına yönelik dolaylı görüşmeleri sürerken Şam yönetimi, İsrail ordusunun sınır hattında kontrol altına aldığı tampon bölgeden çekilmesini istiyor. Tel Aviv ise bölgeden çekilmeyi reddediyor.
Süveyda’da özerklik ve bağımsızlık gerilimi
İsrail’in Suriye’nin güneyindeki etkisini artırdığı bir dönemde, Süveyda’daki Dürzi toplumunun önde gelen ruhani ve siyasi liderlerinden Şeyh Hikmet el-Hicri’nin özerklik ve tam bağımsızlık taleplerinde ısrar etmesi, Şam yönetimiyle yaşanan gerilimi artırıyor.
Merkezi yönetime bağlı Suriye ordusu ile Dürzi silahlı gruplar arasında Süveyda’da zaman zaman çatışmalar yaşanırken İsrail’in bölgedeki askeri varlığı, Şam yönetiminin hareket alanını daraltıyor. İsrail’in Dürzi gruplara yönelik tutumu ve bölgedeki askeri faaliyetleri, Suriye’nin güneyinde yeni bir güvenlik düzeninin ortaya çıkabileceğine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan el-Şeybani, İsrail’in Süveyda’daki yasa dışı silahlı gruplara para ve silah desteği sağlayarak istikrarsızlığı körüklediğini öne sürdü. Şeybani, İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının altyapıya zarar verdiğini, ülkenin güneyindeki askeri ilerleyişin sürdüğünü ve gözaltına alınan onlarca kişinin akıbetinin bilinmediğini belirtti.
Şam’dan İslam ülkelerine İsrail’e baskı çağrısı
Şeybani, 18 Ekim’de Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üye Ülkeleri Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52. toplantısında yaptığı konuşmada, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması için üye ülkelere çağrıda bulundu.
İsrail’in 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara çekilmesini ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’nın uygulanmasına dönülmesini isteyen Şeybani, Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü’nün görevlerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Şam yönetimi ayrıca, İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri faaliyetlerinin Bağdat Bildirisi’nde açık biçimde kınanmasını istedi. Suriye, İsrail’in Golan Tepeleri’ni ilhakına yönelik girişimlerin de uluslararası hukuk bakımından geçersiz olduğunu savundu.
Şam’ın gündeminde geri dönüş ve yeniden imar
Şeybani, Bağdat’taki toplantıda Suriye’deki insani durum ve ülkenin yeniden toparlanma sürecine ilişkin verileri de paylaştı. Bakanın açıklamasına göre, 8 Aralık 2024’ten bu yana yaklaşık 3 milyon 800 bin Suriyelinin yaşadığı bölgelere dönüşü kayıt altına alındı. Bu kişilerin 1 milyon 800 binden fazlasını yurt dışından dönen mülteciler, 2 milyondan fazlasını ise ülke içinde yerinden edildikten sonra kendi bölgelerine dönenler oluşturuyor.
Şeybani, “Kampsız Suriye” hedefi kapsamında 200’den fazla kampın kapatıldığını belirterek kamplarda yaşamını sürdüren yaklaşık 141 bin ailenin durumuna dikkat çekti. Şam yönetimi, kampların Eylül 2027’ye kadar tamamen kapatılmasını hedefliyor.


