19 Ekim 14:12
Güncelleme: 19 Ekim 14:51
1
12
Netflix, tarihin en tartışmalı hapishane deneyini yeniden canlandırdı; 6 kişi dayanamayarak ayrıldı!
2
12
1971’de Stanford Üniversitesi’nde gerçekleştirilen ve gardiyan rolündeki katılımcıların sertleşen davranışları, mahkûmların yaşadığı psikolojik çöküntüler nedeniyle altıncı günde sonlandırılan Stanford Hapishane Deneyi, Netflix’in yeni yapımıyla yeniden gerçekleştirildi. The New Stanford Prison Experiment adlı yapımda, gerçek bir cezaevinin kullanılmayan bölümünde 30 kişi gardiyan ve mahkûm rollerini üstlendi; deneyin yoğunluğu nedeniyle altı kişi çekimlerden ayrıldı.
3
12
Netflix, The New Stanford Prison Experiment adlı yapımla psikoloji tarihinin en tartışmalı deneylerinden birini yeniden gündeme taşıdı. İlk deneyde yaşanan etik sorunların tekrarlanmaması için kapsamlı geçmiş araştırmaları ve psikolojik değerlendirmeler yapıldı. Katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alındı; sağlık görevlileri ve psikologlar günün 24 saati hazır bulunduruldu. Deneyden ayrılmak veya bir uzmanla görüşmek isteyenlerin kullanabilmesi için “ananas” sözcüğü güvenli sözcük olarak belirlendi.
4
12
Georgia eyaletindeki Cherokee County’de bulunan gerçek bir cezaevinin kullanılmayan bölümünde çekilen yapımda, 22 katılımcı mahkûm, sekiz katılımcı ise gardiyan rolünü üstlendi. Gardiyanlar gündüz ve gece vardiyalarına ayrıldı. İlk deney yalnızca erkek üniversite öğrencilerinden oluşurken yeni yapımda üç kadın da dahil olmak üzere farklı ırklardan ve toplumsal geçmişlerden kişiler yer aldı.
5
12
Katılımcılar cezaevine girdiklerinde duvarların arkasındaki gerçek mahkûmların bağırışlarını duydu. Variety'de yer alan habere göre, yapımcı Jane Lipsitz, bu seslerin katılımcılar üzerinde etkili olduğunu söyledi. Dan Cutforth ise yaşananların katılımcılara bulundukları ortamın bir oyun olmadığını gösterdiğini belirtti.
6
12
Yapımın yürütücü yapımcıları Lipsitz ve Cutforth, deneyin yoğunluğu nedeniyle altı kişinin çekimlerden ayrıldığını açıkladı. Katılımcıların davranışlarının çekim ekibinden etkilenmemesi için ekip üyeleri mahkûmların bulunduğu bölüme alınmadı ve uzaktan kumandalı kameralar kullanıldı.
7
12
Yeni deneyde de altıncı gün, gerilimin arttığı bir dönüm noktası oldu. Gardiyan ekiplerinden biri, olası bir ayaklanmayı diğer vardiyadaki gardiyanların bile aşırı bulduğu bir cezalandırma yöntemiyle bastırmaya çalıştı. Ardından gruptaki ilişkileri değiştirmeyi amaçlayan çeşitli müdahaleler ve rollerin tersine çevrildiği uygulamalar gerçekleştirildi.
8
12
Lipsitz, deneyin sonuçlarını değerlendirirken “Güç yozlaştırır mı?” sorusunun doğru soru olmayabileceğini söyledi. Lipsitz, çalışmanın farklı sorulara yanıt verdiğini ancak izleyicilerin kendi deneyimlerine göre farklı sonuçlara ulaşabileceğini belirtti. Cutforth ise yapımın izleyiciler arasında güçlü duygulara ve tartışmalara yol açacağını ifade etti.
9
12
Stanford Üniversitesi psikoloji profesörü Philip Zimbardo, Ağustos 1971’de hapishane koşullarının insan davranışları üzerindeki etkisini incelemek amacıyla bir deney başlattı. ABD Deniz Kuvvetleri Araştırma Ofisi tarafından finanse edilen çalışmaya 24 erkek üniversite öğrencisi katıldı. Öğrenciler rastgele biçimde gardiyan ve mahkûm rollerine ayrıldı.
10
12
Psikolojik değerlendirmelerden geçirilen ve sabıka kaydı bulunmayan öğrenciler, Stanford Üniversitesi’nin psikoloji bölümünde oluşturulan sahte hapishaneye yerleştirildi. Küçük hücreler, hapishane avlusu olarak kullanılan bir koridor ve tecrit odasından oluşan ortamda katılımcıların iki hafta kalması planlandı. Öğrencilere günlük 15 dolar ödenecekti.
11
12
Deneyde katılımcıların kişisel kimliklerini geri plana itmek amacıyla mahkûmlara isimleri yerine üniformalarındaki numaralarla hitap edildi. Gardiyanlara ise hapishanede düzeni sağlamak için gerekli gördükleri yöntemleri kullanabilecekleri söylendi.
12
12
Deneyin ikinci gününde mahkûmlar, yataklarıyla hücrelerinin kapılarını kapatarak gardiyanlara karşı ayaklandı. Gardiyanlar yangın söndürücülerle müdahale etti, mahkûmları kıyafetlerini çıkarmaya zorladı ve soğuk beton zeminde uyumalarını istedi. Cezalandırma yöntemleri zamanla daha da ağırlaştı.