20 Ekim 05:25
Güncelleme: 20 Ekim 05:31
1
11
Murat Özbostan: Beşiktaş gibi şampiyonluk hedefleyen bir takımın, böylesine zorlu bir deplasmanda bulduğu fırsatları daha iyi değerlendirmesi gerekiyordu. Ayrıca Vlahovic rahatsızdı, güçsüzdü. Avrupa'da onun yerine oynayan Oh, iki gol attı ve çok iyiydi. Bu karşılaşmada da Vlahovic'in yerine Oh ilk 11'de olmalıydı. Sezonun ilk sekiz haftasında gelen üç mağlubiyet, elbette şampiyonluk iddiasındaki bir takım için üzerinde durulması gereken bir tablo. Ancak sezonun bu aşamasında her şeyin bittiğini söylemek de doğru değil. Sonuç olarak Beşiktaş, Trabzon'da yalnızca 3 puan kaybetmedi; Orkun'un değerini bir kez daha gördü. (Sabah)
2
11
Ahmet Çakar: Dün gece özellikle ilk yarısı mükemmel bir maç izledik ve Trabzonspor, evinde Galatasaray'dan sonra Beşiktaş'ı da rahat yenmesini bildi. İkinci yarıya baktığımızda skor daha da farklı olabilirdi. Oyuna Beşiktaş çok iyi başlasa da Trabzonspor, Beşiktaş defansının arkasında çok pozisyon buldu. Özellikle Aral ve Muçi ile iyi organize oldular. Salah, ilk yarıda belki gol pozisyonlarının içinde değil ama hazırlık anlamında tüm pozisyonların içinde. Derken Trabzonspor'un golü geldi. Ozan Tufan, Nübel'den dönen topu tamamladı ve Trabzonspor bu devreyi önde kapadı. Aslında bu devreyi Trabzonspor farklı da kazanabilirdi ama ilk yarının son dakikasında Murillo'nun vuruşu direk değil de gol olsa belki de berabere biterdi. Beşiktaş tartışmasız Orkun'u aradı. Vlahovic sahada yok. Trossard ve Cerny çok etkisizler. Bir de üstelik Beşiktaş defansı önde yakalandığında arkalarına atılan top ya gol oldu ya da büyük pozisyon oldu. Mesela Trabzonspor'un ikinci golüne bakalım. Dju, Salih'in arkasından gelip önüne geçti, Salah'ın önüne bıraktı, o da tamamladı. (Sabah)
3
11
İskender Güven: Trabzonspor'un böylesi maçlarda en büyük silahı, karşı atak başarısı... Muçi ile gelişen atakta Ozan'la Trabzonspor 1-0 öne geçti. İlk yarıda her iki takımın da girdiği pozisyon var. Özellikle Franculino ikinci golü atabilse Trabzonspor soyunma odasına daha rahat gidebilirdi. İkinci yarıda ise Beşiktaş bütün riskleri alınca arkada büyük boşluklar bıraktı. Eğer Trabzonspor final paslarını daha iyi değerlendirebilse maç daha erken bitebilirdi. Savunma Onana ile birlikte kusursuz bir performansa imza attı. Özellikle Nwaiwu savunmanın en iyisi olarak öne çıktı. Salah ile gelen ikinci gol ve büyük maçta alınan 3 puan Trabzonspor'un şampiyonluk yarışında ne kadar iddialı olduğunu ortaya çıkardı. Salah her maçta kalitesini ortaya koyarak takıma büyük katkı yapan bir fenomen. (Sabah)
4
11
Fatih Doğan: Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis'in Beşiktaş ve meslektaşı İtaliano karşısındaki 'topu rakibe bırakan ve geçiş oyununu öne alan stratejisi' derbi zaferini getirdi. 2-0 yenilen Beşiktaş'ın temel sorunu yalnızca ilk 18 dakikada 3 net pozisyon bulup harcaması değildi. Siyah-beyazlılarda oyun aklı kadar reaksiyon gücü ve saha içi hırs da eksikti. Asıl problem; Ozan Tufan'ın 21. dakikada attığı golle Trabzonspor öne geçtiğinde Beşiktaş kulübesinden reaksiyon bekleniyordu. Ancak İtalyan teknik adam, oyunun değişen ihtiyaçlarına müdahale etmekte geç kaldı. Orta sahadaki direnç ve hücumdaki etkisizlik ortadayken hamlelerin daha erken gelmesi gerekiyordu. Orkun Kökçü'nün yokluğu tam burada hissedildi. Orkun yalnızca pas dağıtan, oyunun yönünü değiştiren bir orta saha değil; baskıyı başlatan, ikili mücadeleye giren ve takım arkadaşlarını ateşleyen bir karakter. Trabzonspor 63'te Ozan'ı çıkarıp Folcarelli'yi alırken Beşiktaş'ın ilk hamlesi 77'de Cerny'nin yerine Oh'u oyuna sokmak oldu. Üstelik bu değişiklik, Salah'ın 71'de farkı ikiye çıkarmasından sonra geldi. Trabzonspor daha az topla daha etkili oynadı. Zafer, Trabzonspor ve Thomas Reis'in olurken çıkarılacak dersler İtaliano'ya kaldı. (Sabah)
5
11
Uğur Meleke: Beşiktaş maçın ilk 15 dakikasında, ilk yarının sonunda ve ikinci devrenin başında net pozisyonlar buldu aslında. Ancak her zamanki akışkanlığın biraz eksik olduğu da gözden kaçmadı. Sanki Orkun’u aradılar, bu sezonun genelinde iyi performans gösteren Vincenzo Italiano belki de maç içinde merkezde bir rötuş yapabilirdi. Mesela ilk yarıda Beşiktaş’ın etkisiz olduğu bölümde şunu düşünmeden edemedim: Trossard’la Miretti yer değiştiremezler miydi? Trossard merkeze, Miretti sola geçse, Belçikalı daha iyi bağlamaz mıydı hatları?
Daha önce Amedspor da Beşiktaş orta sahasının bağlantısını keserek etkisiz hale getirmişti siyah beyazlıları. Dün de oyunun büyük bölümünde Beşiktaş benzer kaderi yaşadı bence. (Hürriyet)
6
11
Mehmet Ayan: Beşiktaş'ın bu sezon oynadığı 16. resmi maçta ilk kez MAÇ HOCAYA YAZAR diyebiliyoruz. Elbette Orkunsuzluk takımın oyuncu gücünü, oyun etkinliğini düşürmüştür. Fakat İtaliano’nun oyundaki çözülmeyi göremeyip müdahale edememesine ilk kez tanıklık ediyoruz. 71’de yenen gole kadar dökülenleri kenardan tespit edilememesi hocaya yakışmadı. Amed maçında rakibin oyuna, Alanya maçında şanssızlığına yenilen Kara Kartal, bugün kulübe tercihleriyle mağlup oldu. Böylesi bir maçta ilk değişiklik için 75 dakika beklenemez. Takımın eksik yanlarının onarılma fırsatlarının kaçırılması, gününde olmayan Trabzonspor’a en azından 2 puan kazandırdı. (Hürriyet)
7
11
Ömer Üründül: Dün geceki yenilginin bir numaralı sorumlusu teknik direktör İtaliano'dur. Beşiktaş, Vlahovic ile 90 dakikayı 10 kişi oynadı. Vlahovic önemli santrfor onu herkes biliyor, ben de biliyorum… Ama fizik olarak kadrodaki en gerideki isim. Üstelik de hafta arası hastalandı ve idman yapamadı. Daha da önemlisi Oh, Almanya'da sahanın yıldızıydı. İtaliano üretemeyen takımını bekledi bekledi, 2. gol sonrası hamlelere başladı, ama iş işten geçmişti. Hatta ben İtaliano'nun yerinde olsam yine Almanya'da çok iyi oynayan Ndidi ile başlardım. Futbol ilginç bir oyun… Beşiktaş ve İtaliano'yu hepimiz göklere çıkarıyoruz ama ligde 3 mağlubiyet… (Sabah)
8
11
Güntekin Onay: Emirhan ve Agbadou iyi birer savunmacı olabilirler ancak geniş alan için uygun stoperler mi? Bu da tartışılır. Beşiktaş dün 2 gol yedi ancak Nübel’in 3-4 tane gollük kurtarışları var. Hepsi de kontratak ile gelen pozisyonlar. Vincenzo İtaliano açıkçası Thomas Reis’ın tuzağına düştü. Topu Beşiktaş’a bırakıp kendi yarı sahasında savunma yaptı ve bulduğu alanları kullandı. Evet, kabul edelim ki dün özellikle ilk yarı kaleci Onana müthiş kurtarışlarıyla takımını ayakta tuttu. Hücumda da Salah gibi müthiş oyun zekasına sahip bir süper yıldız var. Dün Aral ve Muci de iyi oynadı. Beşiktaş’ta ise Vlahovic çok etkisizdi ve maç boyunca stoperlerin arasında kayboldu. Zaman zaman Trossard ve Olaitan etkili olmaya çalıştılar. Dün daha akılcı oynayan Trabzonspor kazandı. Beşiktaş ve Vincenzo İtaliano, güçlerinin büyük bölümünü UEFA Avrupa Ligi’nde sarfedip, Süper Lig’e dönüşlerde bu şekilde sorun yaşamaya devam ederse yarıştan kopar. Tüm takımların rotasyonlu kadrolarla çıkıp fazla enerji harcamaya gerek görmediği UEFA Avrupa Ligi gruplarına gereğinden fazla değer vermek anlamsız. Beşiktaş teknik ekibinin bu dengeyi bulması şart. Ayrıca İtaliano işler iyi gitmezken çare üretemiyor. Dün de değişiklikleri geç yaptı ve ikinci yarıda takımı oyundan düşmüşken müdahale edemedi.
9
11
Bilal Meşe: Futbol dediğin böyle bir oyun işte! Rakip sahaya yerleşirsiniz, ayağa paslarla üçüncü bölgeye sarkarsınız, çoğalır, baskı kurar pozisyon üretirsiniz ama golü bazen bir türlü bulamazsınız! Rakip ise bir kez gelir, faturayı önünüze koyuverir! Futbolun cilvesi mi dersiniz, acı gerçeği mi? İşte Trabzonspor-Beşiktaş derbisi bunun en çarpıcı örneğidir.
Kartal daha maçın başında yüklendi. Olaitan kafayı vurdu, Onana izin vermedi. Vlahovic denedi, olmadı. Cerny sert vurdu, Onana yine sahneye çıktı. Beşiktaş bastırıyor, Trabzonspor’un savunmasını zorluyor, ancak aradığı golü bir türlü bulamıyordu. Peki sonra ne oldu? 21. dakikada Trabzonspor kabuğundan çıktı, Beşiktaş kalesinde karambol yaşandı. Nübel’den dönen topu Ozan tamamladı!
Hani derler ya, “Atamanaya atarlar!” işte tam da bu gerçekleşti. (Milliyet)
10
11
Attila Gökçe: İtaliano’nun ekibinde “uykudan uyanmış bir mahmurluk hali vardı. Arkadaşının top atma anında dalgınlığa gelip sırtını dönen, isabetsiz zayıf paslarla topu rakibine ikram edenler, en az beş defa aynı yanlışlara düştüler. Cerny, Trossard, Vlahoviç, Miretti, Olaitan etkisiz oyunlarıyla hayal kırıklığı yarattılar. Salih Özcan’ın çabaları takımı uyandırmaya yetmedi. Beşiktaş Avrupa’da esip gürlüyor ama Süper Lig’de deplasmandan korkuyor.
Maçın bir de Salah görüntüsü vardı. Çok sakin ve ılıman günündeydi. İlk yarıda maçı ateşleyecek hamleler yapma gereği duymadı, rahattı. Muhammed Salah, 62’de Frankulino’nun asistiyle iki Beşiktaşlının arasından ikinci golü çakıverdi. Onuachu’suz kadronun topu yerden oynaması da kolay ama akıllı bir taktikti. Trabzonspor, hedef yolunda yeni öncelikler ve derinlikler kazanıyor. (Milliyet)
11
11
Cem Dizdar: İkinci devre Trabzon iyice ‘fırsat kollama’ moduna geçip kendi alanına kümelenince o kalabalığın içinden şans yakalamak Beşiktaş için gittikçe sıkıntılı olmaya başladı. 70’te Leandro Trossard denemesinin ardından tıpkı ilk devre Murillo’nun direkten dönen topunun dönüşü gibi Trabzon kolladığı fırsatı yakaladı ama bu kez Salah ile golü buldu. Ardından artık Trabzon hücumunda Nübel rakip oyuncularla karşı kalmaya başladı… ‘Topla oynamak’la ‘topu oynatmak’ arasına sıkışmış görünen Beşiktaş için geri kalan sadece ‘şut denemek’ ve ‘orta yapmak’tı.
İkisini de denediler ama hepsi o kadar! Düzeni iyi, ancak kopuşları fazlaydı Beşiktaş’ın. Bu nedenle hücumda sınırlı seçeneğe mahkum göründüler. Başta kalecisi Onana olmak üzere defansif olarak daha tutarlı görünen Trabzon planlamış göründüğü oyunda istediğini almayı başardı. Yine de ilk devresinde ülke ortalamasının epey üzerinde bir maç izlediysek de ikincisi ülke vasatını yakalamakta gecikmedi!.. (Fanatik)