Anaaysa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, yapay zekânın günümüzde eğitimden sağlığa, hukuktan, ekonomiye kadar hayatın her alanında kullanıma girdiğini söyledi. Yapay zekânın Anayasa Mahkemesinin de çalışma alanlarından biri haline geldiğini belirten Özkaya,"Yapay zekâ bilgiyi sınıflandırabilmekte, milyonlarca belge arasında anında bağlantılar kurabilmekte, hukuki metinleri özetleyebilmekte ve yargısal kararlar arasındaki ortak eğilimleri tespit ederek hukuki argümanlar üretebilmektedir. Hal böyle olunca Anayasa Mahkemesi olarak bizler de dijitalleşmenin ve yapay zekânın sunduğu imkanlardan, özellikle öncelikle bireysel başvuru dosyalarının incelenmesinde yararlanmak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyoruz" dedi.
Atatürk Üniversitesi'nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, 15 Temmuz Milli İrade Salonu'nda düzenlendi. Törende Erzurum Valisi Aydın Baruş, AKP Milletvekili Mehmet Emin Öz, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu konuştu.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Akademisyenlerden oluşan halk oyunları ekibinin gösterisinin ardından kürsüye gelen Özkaya, şöyle konuştu:
"Zira teknolojik ürünler ve özellikle yapay zekâ teknolojileri, günümüzde yargı hizmetlerinin daha etkili ve verimli yürütülmesi bakımından daha önemli imkanlar sunmaktadır. Özellikle önceki teknolojilerden farklı olarak yalnızca bilgiyi saklayan veya bize ulaştıran bir araç olmadığı anlaşılan yapay zekâ bilgiyi sınıflandırabilmekte, milyonlarca belge arasında anında bağlantılar kurabilmekte, hukuki metinleri özetleyebilmekte de yargısal kararlar arasındaki ortak eğilimleri tespit edebilmekte ve hukuki argümanlar üretebilmektedir. Hal böyle olunca Anayasa mahkemesi olarak bizler de dijitalleşmenin ve yapay zekânın sunduğu imkanlardan, özellikle öncelikle bireysel başvuru dosyalarının incelenmesinde yararlanmak amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bireysel başvuru, uygulamaya başladığından bugüne kadar çok geniş bir alanda başvurular yapılıyor. Bireysel başvuru kapsamında dolayısıyla bireysel başvuru kendine özgü olayları, hukuki sorunları ve çoğu zaman oldukça kapsamlı bir belge bütününü içeriyor. Bazı başvuru dosyaları yüzlerce, hatta binlerce sayfadan uzun oluşabiliyor. İşte biz yapay zekâyı uygulamasını, bu dosyaların okunmasında tasvir edilmesinde ve kodlanmasında şu anda kullanmaya başlamış vaziyetteyiz. Mahkememizin yapay zekâ alanındaki çalışmalarının önemli bir bölümü bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlıyor. Ama kendi yazılım geliştirme ekibimiz var, bu ekip tarafından yapılıyor bu çalışmalar. Başvuru formları analiz ediliyor, özetleniyor ve raportörlerimizin kullanımına sunuluyor."
"Hâkimin çalışmasını destekleyen araç olarak görüyoruz"
Özkaya, "Yapay zekâ bağlamında bir hususu vurgulamadan geçemeyeceğim. Bildiğiniz üzere Anayasa Mahkemeleri, insan onuru, eşitlik, özgürlük, adalet, demokratik toplum, ölçülülük, kamu yararı ve hukuk devleti gibi anayasal değer ve ilkeleri yorumlamaktadır. Bu kavramların hiçbiri yalnızca matematiksel bir formülle açıklanamaz. Örneğin, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında bir çatışma bulunduğunda Anayasa Mahkemesi hâkiminin görevi yalnızca geçmiş kararları bulmak değildir. hâkim somut olayın özelliklerini anlamak, tarafların statülerini ve olayın bağlamını yorumlamak, yarışan hak ve menfaatleri değerlendirmek, demokratik toplumun gereklerini dikkate almak ve sonuçta anayasal açıdan gerekçelendirilebilir bir denge kurmak zorundadır. İşte tam bu noktada insan muhakemesi vazgeçilmez hale gelmektedir. Dolayısıyla yapay zekânın anayasa yargısındaki asıl potansiyeli, hâkimin yerine düşünmesinde değil, hâkimin daha iyi düşünmesine yardımcı olmasında yer almakta. İşte biz de yapay zekâyı hâkimin yerine karar veren bir mekanizma olarak değil hâkimin ve raportörün çalışmasını destekleyen araç olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.
Anayasa Mahkemesi'nin kararlarında var
Üniversitelerin, eleştirel düşüncenin, bilimsel, merakın ve farklı görüşlerin saygı çerçevesinde tartışılmasının doğal merkezleri olduğunu belirten Özkaya, "Bu nedenle, üniversite hayatında farklı düşüncelere tahammül göstermek demek, başkalarının görüşlerini dinlemek ve kendi düşüncelerimizi gerekçeleriyle savunmak son derece önemlidir. Üniversitelerde özgür düşünce ortamının korunmasına ilişkin ilkeler Anayasa Mahkememizin kararlarına da yansır. Bu bağlamda mahkememize intikal eden bir olay da mahkememiz başvuruyu, Anayasanın 27'nci maddesinde güvence altına alınan bilim özgürlüğünü dikkat alarak ifade özgürlüğü kapsamında incelemiştir. Bilimsel düşüncenin gelişmesinde eleştirel yaklaşımın, sorgulamanın ve farklı görüşlerin serbestçe tartışılmasının önemine dikkat çekmiştir. Öğretim elemanlarının derslerinde, bilimsel konuları güncel gelişmelerle ilişkilendirebilmelerinin akademik özgürlük bakımından taşıdığı değeri vurgulamıştır. Bu karar, üniversitelerde farklı düşüncelerin serbestçe tartışılabildiği bir ortamın korunmasın temin edilmesinin bilim özgürlüğünü hayata geçirilmesi bakımından ne kadar önemli olduğunu ortaya koymuştur. Temel hak ve özgürlüklerin kullanılması, başkalarının haklarına saygı gösterilmesi zorunluluğundan da beraberinde getirmektedir" diye konuştu.
"Adalet toplumun ortak vicdanıdır"
Adaletin olmadığı yerde toplumsal ilişkinin zarar göreceğini vurgulayan Özkaya, "Bir insan uzun ömürlü olmak isterse adaletli olsun. Bu durum devletler için de geçerlidir. Adaletli olmak ömrü uzatır. Gerçekten de adalet, toplumların huzur ve güven içinde yaşamasının temelidir. Adaletin olmadığı yerde güven olmaz, güvenin olmadığı yerde toplumsal ilişkiler zarar görür. Buna karşılık, adalet duygusunun güçlü olduğu toplumlarda insanlar geleceğe ve devlete daha fazla güvenle bakar. Kamu kurumlarına duyulan güven artar, toplumsal dayanışma ve birlikte yaşama iradesi güçlenir. Bu nedenle adalet bir toplumun ortak vicdanıdır, adaletin sağlanması konusunda başta yargı organları olmak üzere toplumun herkese isimlerine çok önemli sorumluluklar düşmektedir. Ancak adaletin hayata geçirilmesi dediğim gibi sadece mahkemelerin ve hâkimlerin görevi değil hepimizin görevi bunu da unutmayalım. Hayatınız boyunca hangi mesleği seçerseniz seçin, hangi görevi üstlenirseniz üstlenin, asla adaletten ayrılmayın" dedi.
"Hayat her konuda size bir seçenek sunacak"
Özkaya, "64 yaşını bitirmiş bir insan olarak 11-12 yaşından itibaren anasından babasından ayrı yatılı okullarda geçirmiş birisi olarak şunu söylemek istiyorum; hayat size her konuda bir seçenek sunacak. Bunlardan bir tanesi etikliği, meşruluğu tartışmalı ama çok yakın, çok kolay, çok büyük bir menfaat sunacak. Öbür tarafta nerdeyse hiç menfaat yok, çok emek ve birtakım riskler var. Burada vicdanlarınız karar verecek. Kişiliğiniz ortaya çıkacak. Siz oradaki tercihlerle kendinizi geliştireceksiniz" dedi.
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’ya daha sonra çift başlı kartal heykeli hediye etti.


