T24 Haber Merkezi
İBB Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ile İmamoğlu'nun Kampanya Direktörü Necati Özkan'ın yargılandığı "casusluk" davasının ilk duruşmasının ikinci güne sona erdi. Savunma yapan Yanardağ, operasyonun amaçlarından birinin TELE1'e el koymak olduğunu belirterek; "Dün 2 savunma izledik. Birisi kısa süre sonra bu ülkeye cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu'dur. İmamoğlu davanın siyasi olduğunu söyledi. Ben kendisine de söyledim, Silivri'den bu ülkeye bir cumhurbaşkanı çıkacak” dedi. İddianameyi eleştiren Yanardağ, "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Yani ben de bunu bir casus olduğu iddia edilen, iddia makamı tarafından ileri sürülen Hüseyin Gün'ün talepleri doğrultusunda İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım TELE1 üzerinden ve 2024 seçimlerini ve CHP kurultayını da Özgür Özel'in kazanmasını sağlamışım. Bir canlı yayında ve bir televizyon kanalı aracılığıyla casusluk yapıldığını görmedim" ifadelerini kullandı. Ayrınca Yanardağ eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu konuk alarak yaptığı yayına değinerek, "Başka kanıt bulamamışlar, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı casusluk örgütünün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim" beyanında bulundu.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu ile Özkan, Gün ve Yanardağ’ın yargılandığı, haklarında 'Siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezaları istenen davanın duruşması İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan duruşma salonunda yapıldı.
İmamoğlu bugün İBB duruşmasına katılıyor
Etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için ifade veren Gün'ün iddiaları üzerine İmamoğlu, gazeteci Yanardağ, İmamoğlu'nun danışmanı Özkan'ın hakkında açılan davanın ikinci duruşmasında İmamoğlu savunmasını dün yaptı ve bugün İBB davasına katıldı. Bugün Yanardağ ve Özkan savunma yaptı.
16.20 - Necati Özkan: Davanın temeli, ‘Hiçbir şey olmadıysa bile bir şey olmuştur' mantığına dayanıyor
Necati Özkan savunma ifadelerini şu sözlerle sürdürdü:
“Ben bu davayı başlamadan bitmiş bir dava olarak görüyorum ve böyle algılıyorum, etrafımdaki insanlara da böyle söylüyorum. Bu davayı Türkiye’nin, medyanın, milletin, devletin zamanını boş yere çalan bir dava olarak görüyorum ve tabii ki mahkeme heyetlerinin de, başta siz de dahil olmak üzere, zamanını boş yere çalan bir dava olarak görüyorum.
"42 yıldır çalıştığım şirketi kapatma noktasına getirdi bugün bu sistem"
Türkiye'de hukuk, Türkiye'de devlet, Türkiye'de millet adına soruşturma yapması gereken Cumhuriyet savcılıkları o kadar farklı bir yere gelmiş ki; sistemimiz o kadar dejenere olmuş ki, ağlayacak halde hep beraber. Ben burada 14 aydır içeride çekiyorum. Çoluğumdan çocuğumdan, kendi hayatımdan uzak, içeride 14 ayı her gün çekiyorum ama onun hiçbir önemi yok. Neticede bizim varlığımızın yokluğumuzun bu koskoca devlet içerisinde, bu binlerce yıldır var olmuş devlet içerisinde bir hükmü yok ki Sayın Başkan. Yok ki. Ne olacak? 'Necati Özkan işte iş yapamaz hale getirilsin', getirildi. Personelin tamamını 31 Aralık'ta kıdem tazminatları dahil olmak üzere vererek, tamamına -bu dava çıktıktan sonra dedim ki bu başka bir yere gidiyor- tamamına dedim; ‘Kusura bakmayın, yapabileceğim bu kadar.’
42 yıldır çalıştığım şirketi kapatma noktasına getirdi bugün bu sistem maalesef. Ve ben kendi ülkemde, kendi sektörümde en yüksek oranda vergi veren, en yüksek oranda insan çalıştıran ve hem ülkem için, hem bu ülkenin markaları için, hem de bu ülkenin yurt dışındaki büyük şeyleri için, projeleri için büyük başarılar kazanmış bir insan olduğum halde bırakıyorum.
"Bugün hala bu davanın temeli bu: ‘Hiçbir şey olmadıysa bile bir şey olmuştur.’"
31 Mart'ta kazanılınca, hiç kimsenin beklemediği bir şey olunca ki efsaneler buradan doğar Sayın Başkan, olunca bu sefer iktidar tarafındaki sözcüler ‘Çünkü çaldılar’ diyerek başladılar. Arkasından ‘Hiçbir şey olmadıysa bile bir şey olmuştur muhakkak’ dediler. Bugün hala bu davanın temeli bu: ‘Hiçbir şey olmadıysa bile bir şey olmuştur.’ Söylenen şey ama yazılmayan ana fikir bu iddianamede.”
14.40 - Necati Özkan: Bu iddianame bana ‘casus’ diyor. Taht oyunları bu kadar mı ucuzladı?
“Casusluk” davasında, Merdan Yanardağ’ın ve avukatlarının ardından Necati Özkan savunmasına başladı.
Özkan savunmasına, “Beraber dinlediğiniz Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, oyun dışına atılması ve siyasi olarak etkisiz hâle getirilmesi amacıyla kurgulanmış bir dizi dava nedeniyle; benim de bu davaları büyütmek için tutuklanan insanlardan biri olduğumu biliyorum” diyerek başladı.
Necati Özkan, “Bu iddianame bana ‘casus’ diyor. Taht oyunları bu kadar mı ucuzladı?" diye sordu.
Özkan devamında şunları söyledi:
“Bu süreç içerisinde hukuka olan inancımla, adalete olan inancımla, devlet terbiyesiyle ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde 10 yılı aşkın süre yaptığım görev nedeniyle sabrediyorum. Aynı zamanda bu ülkenin geleceğine duyduğum inanç nedeniyle de sabrediyorum.
Elbette 67 yaşında bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak zamanımın sınırlı olduğunu biliyorum. Ama yapabilecek başka bir şeyim olmadığı için de sabretmeye devam ediyorum.
Huzurunuzdaki dava, temelsiz gerekçelerle kurgulanmış, hakikat dışı bir davadır. Siz de görüyorsunuz, biz de görüyoruz, bütün ülke görüyor. Burada dinlenen sanıkların anlattıklarıyla bunu her defasında görüyoruz.
42 yıldır işlettiğim şirketi kapatma noktasına getirdi bu sistem. Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve yetkilerini böyle kullananlara teşekkür ediyorum.
Ben suçum olmayan bir şeyden haftalarca ekranlarda vatan haini ilan edildim. Bir ülke, bir ülkenin savcıları bunu nasıl yapabilir?
Bizi tutuklayan hakim gözümüzün içine bakamadı. Beni karşılayan cezaevi görevlileri bana: 'Ooo 007 hoş geldin' dediler.
2019 seçimlerine biz giderken başta CHP üyelerinin büyük çoğunluğu ve elbette iktidardakiler 'İmamoğlu bu seçimi kazanamaz' diye düşünüyorlardı. Kaldı ki CHP finansal imkanları ne kadar, Ekrem İmamoğlu’nun imkanları ne kadar? Bu mücadele kazanılamaz diye bakıyordu ama sonra kazanıldı.
Bütün hikaye mazbatayı aldıktan sonra değişti. Ekrem bey 10 günlük başkanlık yaptı ardından İBB'ye kayyım atandı. Bütün bu süreç içerisindeki yüz binlerce insanın mücadelesi CHP ve İP'nin mücadelesi bunları unuttuk, beyefendi (Hüseyin Gün) bize 17 mail atmış, biz bunla manipülasyon yapmışız. Ben bunları da DarkWeb'e koymuşum."
13.27 - Mahkeme başkanı: Cuma günü davayı bitirmiyoruz, ne zaman biterse
Duruşmada mahkeme başkanı, davanın tamamlanma sürecine ilişkin olarak açıklama yaptı. Başkan, "Cuma günü davayı bitirmiyoruz. Ne zaman biterse... Bugün biterse bugün" ifadelerini kullandı.
10.30 - Merdan Yanardağ: Silivri'den cumhurbaşkanı çıkacak; operasyonun amaçlarından biri TELE1'e el koymak
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, savunma yapan ilk isim oldu. Yanardağ, şunları söyledi:
"Dün 2 savunma izledik. Birisi kısa süre sonra bu ülkeye Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu'dur. Ekrem İmamoğlu davanın siyasi olduğunu söyledi. Ben kendisine de söyledim, Silivri'den bu ülkeye bir Cumhurbaşkanı çıkacak.
Demokrasi, demokratik hak ve özgürlükleri, temel vatandaşlık haklarını suç sayan bir iddianameyle karşı karşıyayız. Suç sayıyor. Seçimlere katılmayı, seçimleri kazanmayı, televizyon yayını yapmayı, siyasal eleştiride bulunmayı suç saymaya çalışan bir iddianameyle karşı karşıyayız. Kazanmayı daha büyük bir suç sayıyor.
Bu operasyonun iki temel amacı var. Birincisi, Tele1’e el koymak; benim ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 çünkü Türkiye’de medya dünyasında önemli bir kurum. Tele1, çok uzun süredir medyada gazetecilerin kurduğu, yönettiği ve çalıştığı televizyon dünyasında tek medya kuruluşu. Tamamı patron kuruluştu; kimseyi suçlamak ya da aşağılamak için kullanmıyorum, durum tespiti yapıyorum. Ticari kuruluştu. Tele1 ticari bir kuruluş değil. Tele1, gazetecilerin bir araya gelerek oluşturduğu, bağımsız, tarafsız fakat siyasal ve felsefi tercihleri olan bir kanal."
Yanardağ'dan iddianame eleştirisi: Spor olsun diye casusluk yapmışız
Savunmasına devam eden Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız" ifadelerini kullanarak iddianameyi eleştirdi. Yanardağ, şunları söyledi:
"İddianamenin ruhu, son sayfasında açıkça görülüyor. Dün Sayın Ekrem İmamoğlu da okudu, ben bir kez daha okuyacağım. Zaten iddianamenin altındaki imza kim? İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Can Tuncay. Nerede şu anda? Bakan yardımcısı. Bakan yardımcılığı nedir? Siyasal bir makamdır. Yani AKP’ye iltica etmiş bir başsavcıvekiliyle karşı karşıyayız ve bu iddianamenin altında imzası bulunmaya devam ediyor. Bakan yardımcılığı siyasal bir makamdır.
Peki Sayın Can Tuncay ne yazmış? Son iki paragrafı okuyorum: ‘Şu hâle göre casusluk suçları yönünden madde gerekçesi de nazara alındığında, niteliği gereği gizli olan bilginin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zararına, yabancı bir devlet yararına temin edilmesi ya da açıklanması gerekmekte ise de casus ile casusluğu talep eden arasında bu bilgi ve belgenin karşı tarafa aktarılmasına yönelik bir anlaşmanın bulunması şart değildir.’
Yani spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış, ‘40 yıllık gazeteciyim, gazetecilik yapıyorum ama işim gücüm yok; biraz da casusluk yapayım’ demişim. Hobi olsun diye casusluk yapmışız.
Peki bu iddianameyi yazanların dayanağı nedir? Başta casusluk ve devlet sırrı gibi konuların tanımlandığı, daha teorik diyebileceğimiz bölüm. Bu bölümde ne var? İki doktora tezinden ve bir makaleden alıntılar var. Adı üzerinde, bunlar tezdir. Tez nasıl sunulur? Akademik kurallara ve jüriye göre hazırlanır. Ben doktora yapmış biriyim; siyaset bilimi ve sosyoloji doktorası yaptım. Akademik formatlara göre hazırlarsınız, referanslarınızı verirsiniz, biçimsel koşulları yerine getirirsiniz ve sunarsınız. Ama bir tezin kabul edilmiş olması, orada ileri sürülen görüşlerin mutlak doğru olduğu anlamına gelmez. Bu bir paradigma değildir. Akademi, entelektüel ortam ve bilim insanları tarafından genel kabul görmüş bir model değildir; yalnızca bir tezdir.
"İddianame Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı suç sayıyor"
Burada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayı suç sayıyor bu iddianame. Seçimlerde bir adayı desteklemek ne zamandan beri suç? Ekrem İmamoğlu'na destek vermiş olmak ya da Ahmet ya da Leyla neyse bu aday, kim ise eğer, hangi siyasal partideyse, hangi felsefi görüşe sahipse bunlardan birini desteklemek nasıl bir casusluk faaliyeti olabiliyor? Bir de Türkiye geneline yayılmış. E Türkiye'de de iktidar oluyorsun bu siyasetin mantığı. İddianame siyaset yapmayı yasaklamaya çalışıyor. Peki kime karşı siyaset yapmayı yasaklamaya çalışıyor? İktidara karşı.
Siyaset ancak iktidar tarafından yapılırsa serbesttir, iktidara karşı yapılırsa yasaktır demeye çalışıyor. Bu nedenle bir içtihat oluşturarak fiilen bir dikta hukuku yaratmaya çalışıyor bu davalar üzerinden. Mahkemeleri de kötüye kullanarak eğer buralardan bir hüküm ve ceza çıkartırlarsa bunlar bir içtihat oluşturacak ve bu iktidara karşı muhalefet etmek yani demokratik bir hakkı kullanmak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gelen bir hukuku kullanmak bu iddianameye göre suç. Niye suç? Bu belli değil, yabancı devletlerin yararına.
"Soğuk savaş artığı bir kafa Türkiye'de devam ediyor"
Bu iddianame şunu iddia ediyor: Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Yani ben de bunu bir casus olduğu iddia edilen, iddia makamı tarafından ileri sürülen Hüseyin Gün'ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım Tele1 üzerinden ve 2024 seçimlerini ve CHP kurultayını da Özgür Özel'in kazanmasını sağlamışım. Aynen bunu söylüyor. Ve bu nedenle bir saat 39 dakika 6 saniyelik bir programın tam bant çözümü var burada. Vallahi ben dünyanın hiçbir yerinde... Ben polisiye edebiyatı severim, casusluk romanlarını okurum. Bir canlı yayında ve bir televizyon kanalı aracılığıyla casusluk yapıldığını görmedim. Ve az önce kanun maddesini okudum; hangi gizli belge ve bilgi alışverişi olmuş? Hangi gizli belge ele geçirilmiş? Hangisi devlet sırrı niteliğinde? Dün söylendi; "Mozaik sırrı" diye bir şey. Soğuk savaş artığı bir kafa Türkiye'de devam ediyor. Avrupa'nın 1950'lerde, 60'larda terk ettiği bir hukuk anlayışı bu.
"Savcılığın Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim; program hakkında 'casusluk örgütünün yönlendirmesi' denilmiş"
Başka kanıt bulamamışlar, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı casusluk örgütünün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum, bu yok.
Savcılık ne yapmış? 20-30 sayfa bant çözümünü yayınlamış nasıl işse casusluk belgesidir. Hadi oradan ya! Böyle bir casusluk iddianamesi olabilir mi? Sonuç olarak ortada siyasal bir iddianameyle karşı karşıyayız. Hiçbir şey bulamamışlar ve MASAK raporundaki gerçeği eğip bükmüşler ve gizlemeye çalışmışlar. Bunların tamamı bir kötü niyet işareti."
09.50 - Özkan ve Yanardağ salona geldi, alkışlarla karşılandılar
Bugünkü duruşmada savunma yapacak olan Merdan Yanardağ ve Necati Özkan salona geldi. Özkan ve Yanardağ, salonda alkışlarla karşılandı.
VakıfBank 7. kez Avrupa Şampiyonu | Yiğiter Uluğ ve Eray Özer’le Gazozuna![]() |



