Ankara’da “ikinci el pazarı” olarak bilinen, çöpten topladığı eşyaları satarak engelli çocuğuna bakmaya çalışanların, atanamayan üniversite mezunlarının ve emekli olmasına rağmen çalışmak zorunda kalanların satış yaptığı İtfaiye Meydanı’nda derin bir sessizlik hâkim. Yıllardır yoksulların alışveriş durağı olma özelliği taşıyan Ankara Ulus'taki çarşı için yıkım kararı alındı. Yılbaşına kadar konteynerlere taşınma süresi verilen esnaf beklemede ve kentsel dönüşüm süreci nedeniyle pazar en sessiz günlerini yaşıyor. Günü kurtaramadığı için dükkânda uyuyanlardan, beş bin liralık kapıcı dairesinin kirasını denkleştiremeyenlere kadar herkes, bu pazarda sadece günü aç kapatmamak için direniyor. Yaşadıkları çaresizliği esnaf “Bazı günler hiç kazancım olmuyor, bazı günlerde ise ekmeğimi çıkartabilecek kadar kazancım oluyor”cümleleriyle anlatıyor.
İkinci el giyim veya eşya denince Ankaralıların ilk tercihi, Ulus semtinde bulunan tarihi İtfaiye Meydanı’ndaki mağazalar ve tezgâhlar oluyordu. Ancak esnaf, alanın yıkımın eşiğinde olması, artan yaşam maliyetleri ve düşen alım gücü sebebiyle vatandaşın artık buraya bile uğramadığını belirtiyor. Yıkılan dükkânların ardından açıkta kalan veya geçici alanlara sıkışan esnaf, ay sonunu zor getirdiğini dile getiriyor.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın

İtfaiye Meydanı’nda yıkım süreci bir plan dahilinde değil, bir belirsizlik şeklinde ilerliyor. Meydandaki dükkânların yıkımına 1 Eylül 2025'te başlandı. Ancak yıkımın başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen esnaf kendilerine ne kalıcı bir yer gösterildiğini ne de ticaret yapabilecekleri düzenli bir alan sağlandığını dile getiriyor. Dükkânların boşaltılması için esnafa tekrardan verilen son tarih yılbaşı.
Yılbaşından sonra konteynerlere geçilmesi planlanıyor ancak esnaf bu durumdan endişeli ve endişesini "Dükkânlarımız vardı, yıktılar. Yılbaşına kadar süre verdiler, aşağıya konteyner vereceklerini söylediler ama ortada henüz net bir şey yok. Buranın adeta fişini çektiler. Yıkımın ardından satış yapamaz hale geldik ne mal alabiliyoruz ne de satabiliyoruz. Eskiden buralar çok kalabalıktı, bu yıkım süreci bizi tamamen mahvetti" diyerek dile getirdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre giyim ve ayakkabı enflasyonu geçen bir yılda yüzde 16,48 yükseliş gösterdi. Piyasadaki artan fiyatlara karşın İtfaiye Meydanı’nda tişörtler 50, gömlekler 100, pantolonlar ise 150 liradan başlıyor. Fabrika fazlası ürünlerden ikinci ele uzanan geniş bir yelpaze sunulmasına rağmen esnaf ne mal alabiliyor ne de elindekini satabildiğini dile getiriyor.
"Engelli çocuğuma bakabilmek için bir yıldır çöpten eşya toplayıp satıyorum"
53 yaşındaki Muhteber, bir yıldır çöpten topladığı eşyaları temizleyip İtfaiye Meydanı'nda yere serdiği tezgâhta satıyor. 27 yaşında engelli bir çocuğu olduğunu ve ona bakmak zorunda olduğunu belirten Muhteber, yaşadığı zorluğu şu sözlerle anlatıyor:
"Ben 57 yaşındayım. 27 yaşında engelli bir çocuğum var. Ona bakmak zorundayım. Ona baktığım için her gün gelemiyorum. Geldiğim gün erken gelip, erken gidiyorum. Geldiğim günlerde de bazen zabıta izin vermiyor. Çocuğuma bakabilmek için bir yıldır çöpten eşya topluyorum. Çöpten topladığım eşyaları temizleyip burada satıyorum. Bazen insanlar yardım amaçlı kıyafet veriyor, onları da satıyorum. Bazı günler hiç kazancım olmuyor. Bazı günlerde ise ekmeğimi çıkartabilecek kadar kazancım oluyor."

"Burası açık cezaevi gibi kurtarın bizi buradan"
18 yaşından beri meydanda tezgâh açan 56 yaşındaki satıcı ise İtfaiye Meydanı çarşısının eskiden tıklım tıklım olduğunu ancak şu an işlerin tamamen durduğunu belirterek, bir gün aç bir gün tok yattıklarını söylüyor:
“Burada herkes keyfine göre çalışıyor, iş oluyor olmuyor belli değil. Günü gününü tutmuyor. Cumartesi-Pazar satış oluyor, onun harici berbat. Bazen aldığımız kıyafetlerin içinden para çıkıyor, o da bize ek gelir oluyor. Burada ayrı bir dünya var, başka bir yerde bulamazsınız. Burası hastalık, alışan gidemiyor. Okul müdürü, zenginler var buraya sürekli gelen. Eskiden buralar çok kalabalıktı, bu yıkım çok etkiledi bizi. Şu an günü kurtaramıyoruz, zarardayız. Bir iki aya yıkılacak burası. Her gün buradayız. Evimiz barkımız yok, paramız olmadığı zaman bazı geceler burada yatıyoruz. Burası açık cezaevi olmuş, kurtarın bizi buradan.”
"Hayat İtfaiye Meydanı'nda çok zor"
72 yaşındaki Dürdane, emekli olamadığı için beş yıldır bu işi yapıyor. Yaşından dolayı çok zorlandığı ancak tek geçim kaynağının bu olmasından dolayı yaşadığı mecburiyeti "Buradan hali vakti yerinde olmayanlar, alım gücü olmayanlar alışveriş yapıyor. Böyle hayatımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Günü kurtaramadığımız zamanlar oluyor ama mücadele ediyoruz. Bugün aldığım malı yarın alamıyorum. Bir de bu malları yıkıyorum, tek başıma bu yaşta çok zor oluyor ama geçim kaynağı olunca mecbursun. Benim dedem, babam bu işi yapıyordu, aile işi yani. Şimdi ben, kız kardeşim ve oğlum bu işi yapıyoruz. Oğlum Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okudu ancak atanamadı, o da burada spor ayakkabı satıyor. Hayat İtfaiye Caddesi'nde çok zor. Emekli olmak için 3 yılım var ama prim yatıramıyorum" sözleriyle anlattı.

"Kirayı denkleştirene kadar göbeğim çatlıyor"
30 senedir aynı işi yapan 61 yaşındaki Gülizar Doğan da artan maliyetler ve düşen satışlar nedeniyle emekli olamamaktan dert yanıyor. Yalnız yaşadığını ve kirasını denkleştirmekte zorlandığını anlatan Doğan, sitemini şöyle dile getiriyor:

"Bu sene tümden bitik. Piyasa çok kötü, ekonomiden dolayı böyle. Bir de yıkılacak davası çıktı, kimse gelmiyor artık. İnsan kaynardı, ihtiyacı olan da burayı merak eden de gelirdi. Kültür diye bir şey kalmadı. Şu an döndüremiyoruz, geçinemiyorum. Emekli de olamadım. 790 bin lira para yatırırsan belki olabilirsin dediler, primleri kim doğru düzgün yatırabiliyor ki? Eskiden birikim olurdu, şimdi birikimi bırak kendimizi zor geçindiriyoruz. Daha ne incir yiyebildim ne şeftali, can eriği çok severdim alamadım. Tek başıma Dikmen'de kapıcı dairesinde oturuyorum. Kiram beş bin lira, köpek bağlasan durmaz. Dükkân kirası dört bin lira. Dokuz bin lirayı denk getirene kadar göbeğim çatlıyor."
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


