Devlet Tiyatroları’nda (DT) görev yapan sözleşmeli sanatçıların yaşadığı çalışma güvencesi krizinde, gözler 2019 yılında uygulanan kararlara çevrildi. Kurumdaki güvencesiz çalışma koşullarına ilişkin yayımlanan, sözleşmeli sanatçıların hazırladığı değerlendirmede, 2019’da yevmiyeli çalışanlara sağlanan devlet güvencesinin bugün de esas alınması gerektiği belirtilerek, sınırlı sayıda kontenjana dayalı yeni sınav modellerinin soruna kalıcı bir çözüm sunmadığı vurgulandı.
Bakan Ersoy'un 2019 açıklaması gündemde: Bugün ne değişti?
Devlet Tiyatroları’nda sözleşmeli çalışan sanatçıların yayımladığı değerlendirmede, sorunun odak noktası olarak 26 Aralık 2019’da Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme ve ardından yaşanan süreç gösterildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, yevmiye ile görev yapan sanatçı ve teknik çalışanlar için sarf ettiği "Hepsinin iş güvenliği endişesi giderilmiş, çalışma hayatları devletimizin güvencesi altına alınmıştır" ifadelerine dikkat çekilerek şu soru yöneltildi:
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
"2019'da yevmiye ile çalışan sanatçıların iş güvenliğinin devlet güvencesi altına alınması gerekli ve mümkün görülürken, bugün aynı kurumda benzer koşullarda çalışan sanatçılar açısından bu yaklaşım neden değişmiştir?"
"Sınırlı kontenjan ve bölgesel sınavlar güvence getirmiyor"
2019'daki kapsayıcı güvence anlayışının yerine bugün sınırlı sınavların getirilmesi eleştirildi. Hâlihazırda yaklaşık 300-350 kişilik bir oyuncu topluluğu bulunurken 200 kişilik bir sınav açılmasının çalışanların önemli bir kısmını en baştan dışarıda bırakacağı belirtildi.
Bunun yanı sıra, Devlet Tiyatroları'nın yapılanmasının bölgesel olduğuna dikkat çekilerek kontenjan sınırlamasının yarattığı adaletsizlik vurgulandı. Açıklamada, bölgesel sınavların mevcut güvencesizliği sürdürdüğü de ifade edildi.
"Sınava karşı değiliz ancak yılların birikimi ve liyakati yok sayılmamalı"
Metinde, sanatçı alımlarında liyakat ve mesleki yeterliliğe karşı olunmadığı; yeni sınavların kurumun gelecekteki personel ihtiyacını karşılamak için yapılabileceği kaydedildi. Ancak yıllardır kurumun asli sanatsal faaliyetlerinde görev alan mevcut çalışanların sorununu çözmenin tek yolunun yeni bir sınav olamayacağı savunuldu.
Sanat eğitimi almış, yıllardır figüran statüsünde veya farklı kadrolarda oyunlarda rol almış, provalara ve turnelere katılmış sanatçıların zaten defalarca bölgesel ihtiyaçlar doğrultusunda süzgeçten geçtiği belirtildi. Bu fiilî çalışma geçmişinin, kurum aidiyetinin ve mesleki birikimin kendisinin bir liyakat göstergesi olarak kabul edilmesi gerektiği aktarıldı.
Çözüm önerisi: Hak kaybı yaşatmayan, kapsamlı geçiş modeli
Tartışmanın yalnızca "Kaç kişi sınavla alınacak?" sorusuna indirgenmemesi istenen açıklamada; 2019'daki yaklaşımın bugünün koşullarına uyarlanarak kalıcı bir istihdam modelinin hayata geçirilmesi talep edildi.
Çözümün; sıfırdan bir eleme süreci işletmek yerine, yıllardır kuruma emek veren mevcut sanatçıların hak kaybına uğramayacağı, bölgesel kontenjanlara hapsedilmeyen, bilgi ve tecrübelerini dikkate alan kapsamlı ve güvenceli bir geçiş modeliyle sağlanabileceği altı çizildi.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


