Dilovası davasının 4'üncü duruşması yarın: "İnancımı yitirdim ama diğer kız çocukları annesiz kalmasın diye mücadeleye devam ediyoruz"

Dilovası davasının 4'üncü duruşması yarın: "İnancımı yitirdim ama diğer kız çocukları annesiz kalmasın diye mücadeleye devam ediyoruz"

Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik yangını davasının 4’üncü duruşması yarın görülecek. Aileler, kamu görevlilerinin de yargılanmasını ve sorumluların cezasız kalmamasını isterken, duruşmada kamu görevlileri dosyasının ana davayla birleşmesi ve sanıkların “olası kast” kapsamında yargılanıp yargılanmayacağı da gündemde olacak.

Dilovası yangını

Dilovası'ndaki Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan yangında, sigortasız çalıştırılan 3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirmesine ilişkin davanın 4'üncü duruşması yarın (8 Eylül) Kandıra Cezaevi Kampüsü'nde görülecek. Yangında yaşamını yitiren Şengül Yılmaz'ın kızı Nur Aldeniz, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, “Ben anneme bir daha sarılamayacağım ama benim gibi yüzlerce kız annesine sarılabilsin diye mücadele ediyoruz” dedi. Dava avukatlarından Umutcan Tarcan da yarınki duruşmanın kamu görevlilerinin davaya dahil edilmesi ve yeni bilirkişi raporları vasıtasıyla adaletin yerine getirilmesi açısından önemli bir adım olabileceğini vurguladı. 

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren Ravive Kozmetik fabrikasında 8 Kasım 2025 tarihinde çıkan yangında Tuğba Taşdemir (17) ile kuzeni Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15), Hanım Gülek (52), Esma Gikan (31), Şengül Yılmaz (59) ve Tuncay Yıldız hayatını kaybetmişti. 26 Mart’taki ilk duruşmada mahkeme, Ravive Kozmetik’in yetkilileri Altay Ali ve İsmail Oransal’ı Marmara Ereğlisi’nde yakalandıkları eve götüren tutuklu sanık Onay Yörüklü’nün tahliyesine karar vermişti. Davanın 22 Mayıs’taki ikinci duruşmasında ise tutuklu Aleyna Oransal, Ünal Aslan ve Güven Demirbaş’ın tahliyesine karar vermişti. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı 25 Haziran 2026’da aralarında Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz’in de olduğu yedi müdür ve bir zabıta personeli hakkında yakalama, arama ve el koyma kararı vermişti. Bu karar doğrultusunda gözaltına alınanlar arasından zabıta personeli hariç herkes 26 Haziran’da denetim ve sorumluluk ihmalinden tutuklandı. Tutuklanan eski Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir ile Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı ise avukatlarının itirazı üzerine, tutuklanmalarından 6 gün sonra adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

ABONE OL

Aileler, kamu görevlilerine yönelik soruşturma ve davadaki tahliye kararlarının ardından, yarın görülecek duruşmayı yargılama süreci açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriyor.

"Cezasız kalmasınlar diye mücadelemize destek olunmalı"

Yangında yaşamını yitiren Şengül Yılmaz'ın kızı Nur Aldeniz duruşma öncesinde T24'e yaptığı değerlendirmelerde taleplerinin karşılanacağına dair inancını yitirmeye başladığını belirterek şunları kaydetti:

“Annem bir daha gelmeyecek ancak başkalarının başına gelmesin istiyorum. Ben anneme bir daha sarılamayacağım ama benim gibi yüzlerce kız annesine sarılabilsin diye mücadele ediyoruz. Başka anneler yavrularını kaybetmesin diye mücadele etmeye devam ediyoruz ve ne kadar ümitsiz olsak da bırakıp gidemiyoruz.”

Kamuoyu baskısı sayesinde davanın hâlâ bir şekilde sürdüğünü belirten Aldeniz, herkesi mücadelelerine destek olmaya çağırdı:

"Şu ana kadar hem toplumun hem de sendikaların desteğiyle davamız bir şekilde bu aşamaya geldi ama ben adaletin yerini bulacağını dair inancımı yitirmeye başlamadım çünkü ne zaman davamıza yönelik ilgi azalmaya başlasa hemen birileri tahliye ediliyor. Geçen duruşmada tahliye olmadı ama bu duruşmada birkaç kişinin daha tahliye edilebileceğini düşünüyorum. Çünkü geçen duruşma tahliye edilmeyen sanıklar birbirine bakarak çok şaşırmışlardı. Bu insanların cezasız kalmaması için herkesi mücadelemize destek olmaya çağırıyorum."

Nur Aldeniz

Av. Umutcan Tarcan: Yarınki duruşma adalet için önemli bir eşik

Geride kalan üç duruşmada sanıkların yeterli düzeyde yargılanmadığını söyleyen dava avukatlarından Umutcan Tarcan da Dilovası ailelerinin hukuki sınırlar içerisindeki bir mücadele ile kazanım elde edemeyeceklerini savunarak şunları söyledi:

"Bir şekilde işçilerin katledilmesine yol açan ve hukuksuz koşullarda çalıştırıldıkları bir dosyada sanıkların yeterli düzeyde yargılanmadığı bir sürece tanıklık ediyoruz. Geçtiğimiz üç duruşmada tutuklu sanıkların bir şekilde tahliye edildiği ara kararların fazlalığı, işçi ailelerinin taleplerinin reddedilmesindeki fazlalık ve kamu görevlilerinin hâlâ davaya dahil edilmemesi durumu bu süreçte öne çıktı. Ancak ailelerin kararlı mücadelesi sonucunda Türkiye'deki iş cinayetleri davaları tarihinde ilk denebilecek gelişmeler de yaşandı. Bu da bu davanın yalnızca hukuki sınırlar içerisinde kalarak ailelerin lehine sonuçlanamayacağını gösteriyor."

Dilovası davası avukatlarından Umutcan Tarcan

Tarcan, önümüzdeki duruşmanın kamu görevlilerinin davaya dahil edilmesi ve yeni bilirkişi raporları vasıtasıyla adaletin yerine getirilmesi açısından önemli bir adım olabileceğini de vurguladı:

"Yarınki duruşmanın kritik bir eşik olduğunu düşünüyorum çünkü gerek kamu görevlilerinin davaya dahil edilip edilmeyeceği gerekse de ailelerin talep ettiği yeni bilirkişi raporları ve iddianameler ile sanıkların 'olası kast' değerlendirmesi altında yargılanıp yargılanmayacağı belli olacak. Yani verilecek cezaların göstermelik mi yoksa gerçek mi olduğunu anlayacağız. Bu nedenle naçizane herkesi yarınki duruşmada Dilovası aileleri ile yan yana olmaya davet ediyorum."

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler