Gebze Cezaevi önündeki ailelere polis müdahalesi dosyası: AYM “Kötü muamele yok” dedi, AİHM hükûmete “Etkili soruşturma yapıldı mı?” diye sordu

Gebze Cezaevi önündeki ailelere polis müdahalesi dosyası: AYM “Kötü muamele yok” dedi, AİHM hükûmete “Etkili soruşturma yapıldı mı?” diye sordu

Başvurucuların avukatı Ramazan Demir, AYM'nin kamu görevlilerinin müdahale biçimi ve güç kullanımını yeterince değerlendirmediğini savundu. Demir, annelerin kamuya açık alanda, ulusal basının önünde copla itilerek uzaklaştırılmasının insan onurunu zedeleyen bir muamele olduğunu belirtti.

Gebze polis müdahalesi can psd

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Gebze Cezaevi önünde açlık grevindeki çocuklarına destek olmak için 2019’da oturma eylemi yapan ve polisin bağırarak copla müdahale ettiğini öne süren 5 annenin başvurusunu gündemine aldı. Dosya hakkında AİHM, Türkiye’ye iki soru yöneltti. Mahkeme, müdahalenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 3. maddesinde düzenlenen kötü muamele yasağını ihlal edip etmediğini ve olayla ilgili yürütülen soruşturmanın etkili olup olmadığını sordu.

Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde açlık grevinde olan çocukları için 2019 yılında oturma eylemi başlatan anneler bir süre cezaevi önünde oturma eylemi yapmalarının ardından polis tarafından ablukaya alındı.Eylemlerini sürdüreceklerini ifade eden ailelere, polis tazyikli suyla müdahale etti. Polis, ara sokaklarda yürüyen annelere coplarla müdahale ederken hakaret etti. Nöbet tutan ailelere polisin müdahale şekli tepki topladı. Kocaeli Valiliği'nden, "Yetki ve maksadını aşan güvenlik görevlileri hakkında soruşturma başlatıldı" açıklaması yapıldı. Soruşturma açılan polisler hakkında “yeterli delil bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

ABONE OL

AİHM, müdahaleye yönelik hak ihlali başvurusunu gündemine aldı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önünde 2019'da düzenlenen oturma eyleminin dağıtılması sırasında yaşanan polis müdahalesini gündemine aldı.

Başvuruda, olay sırasında çekilmiş bir videonun başvurucuların dağıtıldığı sırada sivil kıyafetli bir polis memurunun kendilerini birkaç kez copla ittiğini ve üzerlerine bağırdığını gösterdiği belirtildi.

Başvurucular, olayın ardından başsavcılığa suç duyurusunda bulundu ve idare mahkemelerinde dava açtı. Ceza soruşturması sonucunda savcılık, polislerin suç işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Bu kararlara yapılan itirazlar da reddedildi.

AYM, kötü muamele şikâyetini “kabul edilemez” buldu

Dosya daha sonra Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı. AYM, 6 Ekim 2022 tarihli kararında başvurucuların kötü muamele iddiasını “kabul edilemez” buldu ve AİHS’nin 3. maddesi bakımından gerekli “asgari ağırlık eşiğinin” aşılmadığı sonucuna vardı. Dosya, AYM kararı üzerine AİHM’e taşındı.

Başvurucuların avukatı Ramazan Demir, AYM kararının, başvurucuların kamu görevlilerinin müdahale biçimi ve güç kullanımına ilişkin esaslı iddialarını yeterince değerlendirmediğini savundu. Demir, annelerin kamuya açık alanda, ulusal basının önünde copla itilerek uzaklaştırılmasının insan onurunu zedeleyen bir muamele olduğunu belirtti. Demir, AYM’nin fiziksel yaralanma veya sağlık raporu bulunmamasına odaklanarak müdahalenin biçiminin ve başvurucular üzerindeki ruhsal ve manevi etkilerinin göz ardı edildiğini ifade etti.

AİHM, Türkiye’ye iki soru yöneltti

AİHM, başvurucuların AİHS’nin 3. maddesine dayanarak yaptıkları başvuruda, protestonun dağıtılması sırasında devlet görevlileri tarafından “aşağılayıcı muameleye” maruz bırakılıp bırakılmadıklarını Türkiye hükûmetine sordu.

Mahkeme, kötü muamele iddialarına ilişkin yerel makamların yürüttüğü soruşturmanın, AİHS’nin 3. maddesindeki usuli koruma yükümlülüğünü ihlal edip etmediğinin değerlendirilmesini istedi. 

Avukat Demir, AİHM’in hükûmete yönelttiği soruların, dosyanın yalnızca toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında değil, kamu görevlilerinin müdahalesinin niteliği ve bu müdahaleye ilişkin soruşturmanın etkinliği bakımından da incelendiğini gösterdiğini belirtti.


Ne olmuştu?

Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu çocuklarının açlık grevine başlamasının ardından aileler, 2019 yılının Nisan ayında cezaevi önünde nöbet eylemi başlatmıştı. Aileler bir süre cezaevi önünde oturma eylemi yaparken polis, eylemin sonlandırılmasını istedi.

Eylemlerine devam edeceklerini belirten ailelere polis müdahale etmişti. Olay sırasında çekilen görüntülerde, sivil kıyafetli bir polis memurunun aileleri copla birkaç kez ittiği ve bağırdığı görülüyordu.

Müdahalenin ardından Kocaeli Valiliği, “yetki ve maksadını aşan” güvenlik görevlileri hakkında soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. Ailelerin yaptığı başvuruların ardından idare mahkemeleri, kullanılan gücün orantısız olmadığına karar verirken, savcılık da polisler hakkında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.

İlgili İçerikler