İTO Genel Sekreteri Dr. Saraç: HPV aşısı kadınlarda ve erkeklerde pek çok kansere karşı koruyucu; bazı tipler bizde daha az görülüyor diye gereksiz denemez

İTO Genel Sekreteri Dr. Saraç: HPV aşısı kadınlarda ve erkeklerde pek çok kansere karşı koruyucu; bazı tipler bizde daha az görülüyor diye gereksiz denemez

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun Türkiye'nin HPV profilinin farklı olduğu ve ulusal aşılamaya gerek olmadığı yönündeki açıklaması tartışılmaya devam ediyor. Aşı, tarama ve rahim ağzı kanseri için ne biliniyor? Uzmanlar ne söylüyor?

hpvzehra

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun, “Türkiye'nin HPV profili farklı, ulusal HPV aşılamasına gerek yok ve bilimsel değerlendirme sonucunda yararlı olduğuna karar verilirse aşı programa alınacak” sözleri kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel Sekreteri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Irmak Saraç, HPV aşısının yalnızca rahim ağzı kanserine karşı değil, kadınlarda ve erkeklerde görülen pek çok kanser türüne karşı koruyucu olduğunu söyledi. Dr. Saraç, T24'e yaptığı değerlendirmede, “Bazı tipler bizde daha az görülüyor, öyleyse bu aşı bizde gereksizdir’ söyleminde bir hata var. Mesele o değil ki. ‘Bizde rahim ağzı kanseri zaten az görülüyor. O yüzden şu anda entegre etmiyoruz’ deseydi daha anlamlı gelebilirdi bana” dedi.

“HPV aşısı ücretsiz olacak” vaadinden "Gerek yok" iddiasına: Uzmanlar ne diyor, dünyadaki aşılama örnekleri neler?

ABONE OL

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2022'den bu yana Bakanlık tarafından gündemde tutulan ücretsiz HPV aşısına ilişkin 17 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Türkiye'nin HPV konusundaki yaklaşımının diğer ülkelerden farklı olduğunu savunmuştu.

Memişoğlu, “HPV ile ilgili biliyorsunuz biz dünyada olmayan bir şey yapıyoruz çoğu yerde. HPV taraması yapıyoruz. Bilim insanlarımız bu konu üzerinde çalışıyor. ‘Hocam, bunu açıkladınız ama bunun biz karşılığını görüşüyoruz. Çünkü buna gerek yok’ dediler. Bizim HPV oranlarımız, kanser oranlarımız, kanser yapma oranlarımız farklı. Bizim HPV profilimiz de farklı” ifadelerini kullanmıştı.

Bakan'ın açıklamalarına ilişkin bilimsel dayanak tartışılıyor

Memişoğlu'nun bu açıklamalarının ardından uzmanlar, doktor odaları ve bazı milletvekilleri, söz konusu değerlendirmelerin hangi bilimsel verilere dayandığının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu. Bu konuda kamuoyuna ayrıntılı bir bilimsel çalışma sunulmuş değil.

HPV, rahim ağzı kanseriyle ilişkili önemli etkenlerden biri

Memişoğlu'nun açıklamalarını T24'e değerlendiren İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri, İTO Kadın Komisyonu ve TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Irmak Saraç, HPV'nin dünyada en yaygın görülen virüslerden biri olduğuna dikkat çekerek, özellikle rahim ağzı kanseriyle olan ilişkisini vurguladı.

"Yetişkin kadınların kanser taramasına erişimi kolaylaştı"

Rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamının HPV ile ilişkilendirilmesine rağmen, kanser taraması için önceleri “fırsatçı tarama” olarak adlandırılan smear testinin yerini HPV-DNA taramalarının aldığını belirten Saraç, 2014 Ağustos'undan bu yana 30-65 yaş arasındaki kadınların taramaya erişiminin kolaylaştığını belirterek şunları kaydetti:

"Hala herkese ulaştığını söylemek mümkün değil tabii. İnsanların  önyargıları var. Kadınlar KETEM'e gittiği zaman ne ile karşılaşacağından, nasıl muamele göreceğinden çekiniyor. Bütün bunlar kadınların taramaya gitmesinde bariyerler yaratıyor ama tabii aşılamayacak bariyerler değil."

"HPV aşısı kadınlarda ve erkeklerde pek çok kansere karşı koruyucu"

HPV aşısının yalnızca rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlamadığını vurgulayan Saraç, aşının erkeklerde penis kanseri, kadınlarda vajina ve vulva kanserleri ile kadın ve erkeklerde görülen anüs kanserlerine, boğazın arka tarafında gelişen kanserlere ve bademcik kanserlerine karşı da koruyucu etkisi bulunduğunu söyledi.

25 yaşın altındaki kişilerde taramanın faydadan çok zarara yol açabileceğine ilişkin araştırmaların ardından İngiltere'de taramaya başlama yaşı 2003'te 20'den 25'e yükseltildi. İngiltere Ulusal Sağlık Servisi'nin (NHS) açıklamasına göre, Temmuz 2025'ten itibaren 25 yaşında başlatılan taramalarda HPV testi negatif çıkan kişilerin rutin tarama aralığı beş yıla çıkarıldı.

Avustralya Sağlık Bakanlığı da rahim ağzı kanseri taramalarını 25 yaşında başlatıyor. Uzmanlar, daha genç yaşlarda meydana çıkan HPV enfeksiyonlarının büyük bölümünün kendiliğinden temizlendiği yönünde görüş belirtiyor.

İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UK HSA) ise rahim ağzındaki lezyonların genç yaşlarda tedavi edilmesinin, ilerideki gebeliklerde erken doğum riskini artırabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle kurum, tarama ve testlerin belirli bir yaştan itibaren uygulanmasının daha uygun olduğunu vurguluyor.

ABD'li uzmanlar da 30 yaşına kadar yalnızca smear testinin uygulandığı, HPV testinin daha ileri yaşlarda taramaya eklendiği bir yöntem benimsiyor.

Pek çok ülke HPV ve rahim ağzı kanseri taramasına ilişkin politikalarını, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) önerileri doğrultusunda belirliyor.

"HPV aşısının çocukluk çağına dahil edilmesi maliyeti düşürecek"

Temel talebin, taramanın erişilebilir hâle getirilmesiyle birlikte HPV aşısının çocukluk çağı aşı programına entegre edilmesi olduğunu söyleyen Saraç, bu uygulamanın ücretsiz aşı hizmeti sunmaktan daha ekonomik olacağını ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ), 15 yaş altındaki çocuklarda tek doz HPV aşısının iki doz kadar koruma sağlayabileceğini belirttiğini aktaran Saraç, bu uygulamanın aşılama maliyetini düşüreceğini vurguladı.

"Aşı, dünyada en çok kanserle ilişkilendirilen tiplere karşı geliştirilmiş"

Saraç, Bakan Memişoğlu’nun Türkiye’de saptanan HPV tipleri üzerinden yaptığı açıklamaya ilişkin olarak şöyle konuştu:

"Bazı tipler bizde daha az görülüyor, öyleyse bu aşı bizde gereksizdir’ söyleminde bir hata var. Mesele o değil ki. ‘Bizde rahim ağzı kanseri zaten az görülüyor. O yüzden şu anda entegre etmiyoruz’ deseydi daha anlamlı gelebilirdi bana ama rahim ağzı kanseri dünyada 4., Türkiye’de 11. sırada yer alıyor. Türkiye'de en çok kanserle ilişkilendirilen tipler değil de dünyada en çok kanserle ilişkilendirilen tiplere karşı geliştirilen bir aşı var ve yüksek riskli 14 tip içinden 7’sine karşı koruyucu. Yani bizde bu tip az görülüyor demenin o yüzden anlamı yok bana göre.”

"Aşı faturalarıyla mahkemeye başvuranlar SGK'dan ücreti iade alabilir"

Şu anda HPV aşısına ücretsiz erişimin mümkün olmadığını ve tek doz aşının güncel fiyatının yaklaşık 5 bin 500 TL olduğunu söyleyen Saraç, hastaların aşı faturalarıyla iş mahkemelerine başvurarak Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) ödeme talep edebildiğini söyledi. Saraç, bu davaların bazılarında bilirkişi görüşleri doğrultusunda hastaların lehine kararlar verildiğini ancak Anayasa Mahkemesi’nin aşının bedelinin ödenmesine gerek olmadığı yönünde karar verdiğini belirtti.

"Silahlanmaya bütçe ayrılırken 'Aşıya para yok' söylemi gerçekçi gelmiyor"

Silahlanmaya ve pek çok farklı alana bütçe ayrılırken sağlık hizmetlerine bütçe ayrılmadığını savunan Saraç, “Aşıya para yok” söylemini gerçekçi bulmadığını şu sözlerle ifade etti:

“Aşılamaya dair maddi kaygılar güderek yalnızca kanserli hastaları tedavi edelim gibi düşünmemek lazım. Çünkü kansere kadar ilerleyen süreçte kadınlar tarama programının dışında kaldıysa ve kanser olduysa yaşayacakları süreç bambaşka.”

Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu tarafından yapılan açıklamada da konuya ilişkin olarak şu sözlere yer verildi:

"Rahim ağzı (serviks) kanseri, tıp dünyasında aşılama ile tamamen ortadan kaldırılabilir tek kanser türü olarak kabul edilmektedir, 17 yaş öncesi aşılanma durumunda rahim ağzı kanserinin %90 azaldığı gösterilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü, rahim ağzı kanserinin eliminasyonu hedefi doğrultusunda HPV aşılamasını temel koruyucu sağlık hizmetlerinden biri olarak tanımlamaktadır. 
 
Virüsün biyolojisi veya kanser yapma mekanizması coğrafyaya veya sınırlarla çizilmiş "ülke profillerine" göre değişmez. Türkiye genelinde yapılan toplum tabanlı taramalar ve çok merkezli klinik çalışmalar, Türkiye'deki HPV genotip dağılımının dünya genelindeki epidemiyolojik verilerle son derece paralel olduğunu göstermektedir.
 
Sağlık Bakanlığı'nın 'Biz dünyada yapılmayanı yapıyoruz, tarama yapıyoruz' söylemi bilimsel yaklaşımın eksik yansıtılmasıdır. Tarama testleri kanser öncesi lezyonları erken yakalamayı sağlar; ancak aşı enfeksiyonun ve hastalığın gelişmesini doğrudan engeller. Bu nedenle aşı olmadan sadece tarama programı ile kanserleri önlemek mümkün değildir. 
 
Bugün Türkiye'de 2 veya 3 dozluk HPV aşı serisinin maliyeti asgari ücret sınırlarını zorlamaktadır, aşı geniş halk kesimleri için ulaşılmaz bir lüks haline gelmiştir. Kanserden korunma hakkı, bireylerin sosyoekonomik durumuna bağlı olamaz. Çeşitli gerekçelerle HPV aşısını uygulamamak hem halk sağlığını tehlikeye atmaktır hem de cinsiyet ayrımcılığıdır. Sağlık Bakanlığı'nın görevi 'kanser oranları farklı' diyerek aşıyı ertelemek değil, halkın sağlığını korumaktır."

Türk Tabipleri Birliği Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu HPV aşısı ile ilgili taleplerini şöyle sıraladı:

"Bakanlığın daha önce ifade ettiği "13 yaşından itibaren ücretsiz aşılama" vaadi derhal hayata geçirilmelidir.

HPV aşısı, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın her çocuk için, en yüksek koruyuculuğu kapsayan formuyla Ulusal Aşı Takvimi'ne dâhil edilmelidir.

Aşı tüm aile sağlığı merkezlerinde erişilebilir ve tamamen ücretsiz olarak uygulanmalıdır.”

 

İlgili İçerikler