İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm sürecinin başarılı şekilde ilerlediğini belirterek sona yaklaşıldığını söyledi. Doğu ve Güneydoğu'da güvenlik koşullarının değiştiğini ve 2 bin 63 yol kontrol noktasının kaldırıldığını açıklayan Çiftçi, sürecin önündeki en büyük riskin "provokasyonlar ve sabotaj girişimleri" olduğunu ifade etti. Çiftçi, "Boşa harcayacak zamanımız yok, enerjimiz yok. Bu sürecin de mutlak surette başarıya ulaşması lazım" dedi.
Türkiye gazetesinin aktardığına göre, Mustafa Çiftçi, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürecin sona yaklaştığını belirten Çiftçi, bölgedeki güvenlik koşulları, terörün ekonomik etkileri ve olası sabotaj girişimleri hakkında konuştu.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
"Doğu ve Güneydoğu, eskisine göre daha güvenli"
"Terör konusunu artık konuşmayacak mıyız?" sorusuna yanıt veren Çiftçi, şunları söyledi:
"Terörsüz Türkiye süreci gayet başarılı şekilde yürüyor. Böyle bir soru sorulsa bitmeye çok yakın olduğumuzu söyleyebilirim. Cumhurbaşkanımız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclisimiz, Hariciye, Milli Savunma Bakanlığımız ve MİT teşkilatı başta olmak üzere devletin tüm organları görevini yapıyor.
Sokaklarımız, caddelerimiz, şehirlerimiz Doğu ve Güneydoğu'da eskisine göre daha güvenli. İnsanlar artık korkmadan rahatlıkla bir yerden bir yere gidebiliyorlar. Ben bugün konuşmamda onu da anlattım. Geçmişte görev yaptığım Doğu ve Güneydoğu illerinden bahsettim. Mesela biz Erzurum'da gündüz vakti gider, gündüz vakti gelirdik Erzurum'a. Akşam olduğunda geri dönmezdik. Bugün istediğiniz yere, istediğiniz vakitte rahatlıkla gidebilirsiniz. Zaten bu güvenliğin neticesinde İçişleri Bakanlığı olarak 2063 tane kontrol noktasını kaldırdık. Yol arama noktasını kaldırdık."
"En büyük risk provokasyonlar ve sabotaj girişimleri"
Sürecin başarısız olmasını isteyen kesimler bulunduğunu savunan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı, MİT, Millî Savunma Bakanlığı, Emniyet ve Jandarma'nın gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.
Çiftçi, olası sabotaj girişimlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Terörsüz Türkiye süreci 2 yıldır gayet başarılı bir şekilde devam ediyor. Biz bunu il ziyaretlerimizde de görüyoruz. Ben bu süreç içerisinde bugün Batman'a gittim ama geçtiğimiz günlerde mesela Diyarbakır'a gittim, Şırnak'a gittim, Hakkari'ye gittim, Van'a gittim, Bitlis'e gittim, Ağrı'ya gittim. Yani Doğu illerimizin büyük bir kısmını ziyaret ettim. Hâlâ da ziyaret etmeye devam ediyorum.
Şimdi sürecin başarılı olmasını arzu edenler olduğu gibi içeride ve dışarıda başarısız olmasını isteyenler de var. Tabii biz şimdi onların keyfine bırakacak da değiliz. Yani süreci İçişleri Bakanlığı olarak son derece dikkatle takip ediyoruz. Ben bunu saha gözlemlerimle de yakından görebiliyorum. Dolayısıyla süreci sabote etmek isteyenler var. Sadece biz değil; Milli İstihbarat Teşkilatımızla, Milli Savunma Bakanlığımızla, devletin diğer organları da, Emniyet ve Jandarma hakeza, onlar da süreci dikkatle takip ediyorlar.
'Son şansımız' demeyelim ama boşa harcayacak zamanımız yok, enerjimiz yok. Bu sürecin de mutlak surette başarıya ulaşması lazım. Devletin, milletin buna ihtiyacı var. Onun için biz elimizden geldiği kadar sürecin akamete uğramaması noktasında gereken tedbirleri de alıyoruz."
Sürecin önündeki en büyük riske ilişkin ise Çiftçi, şunları söyledi:
"Geçmişte de yaşadık. En büyük risk provokasyonlar ve sabotaj girişimleridir. Terörden rant sağlayan kesimler ve Türkiye’nin istikrara kavuşmasını istemeyen dış güçler bu sürecin tamamlanmasından memnun olmayacaktır. Türkiye'yi karıştırmak isteyenler, dış güçler, yabancı devletler, Türkiye'nin milli birlik-beraberliğe sağlanmasını isterler mi, onlar da istemezler elbette. Düşman düşmanlığını yapacak her zaman. Onlara fırsat vermemek adına üzerimize düşeni yapacağız."
"Yeni ocaklara ateş düşmesin"
Sürecin şehit ailelerine nasıl anlatılacağına ilişkin soruyu da yanıtlayan Çiftçi, yeni can kayıplarının önlenmesi gerektiğini söyledi:
"Devletimiz ve milletimiz 40-50 yıldır bayrağımız inmesin, vatanımız bölünmesin diye on binlerce şehit verdi. O şehitlerimiz başka evlatlar şehit olmasın, yeni ocaklara ateş düşmesin diye canlarını feda ettiler. Şehit annelerimiz de zaten 'Benim yüreğim yandı, başkasının yüreği yanmasın' diyorlar. Biz de bu sürece tam olarak bu anlayışla yaklaşıyoruz.
Yeni şehitlerin gelmesini isteyen bir şehit annesi olabilir mi? Başka bir annenin yüreğine kor düşmesini isteyen bir anne olabilir mi? Zaten bize söylüyorlar; 'Benim yüreğim yandı, benim evladım şehit oldu ama başkaları aynı ateşe düşmesin, başkalarının yüreğine kor düşmesin' diye söylüyor insanlar. Dolayısıyla biz bu zaviyeden yaklaşıyoruz."
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


