Ağrı’da özel bir kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde çalışan Operatör Doktor Ali Çakır, sosyal medya hesabından yaptığı “Kadın sünnetini klinikte yapmaktayım” paylaşımı hakkında T24’e yaptığı açıklamada, “kadın sünneti ifadesinin halk arasında daha anlaşılır olacağı gerekçesiyle yaptığını” belirterek, bu işlemin aslında “hud derisi alma operasyonu” olduğunu söyledi. Çakır, genital sakatlanmaya yol açan ve insan hakları ihlali olarak kabul edilen kadın sünnetini bir doktor olarak yapmasının mümkün olmayacağını belirterek, “Bir doktorun kadın genital sakatlaması yaptığına inanılmasını şaşkınlık ve üzüntüyle karşılıyorum” dedi.
Ağrı’da faaliyet gösteren özel kadın hastalıkları ve doğum kliniğinde görev yapan Operatör Doktor Ali Çakır'ın sosyal medya hesabından “kadın sünneti” ifadesiyle tanıtım yapması tartışma yarattı. Kadın örgütleri ve meslek odalarının kadın kolları başta olmak üzere Ali Çakır’a sert tepkiler yükselirken, Türk Tabipleri Birliği konu hakkında soruşturma başlattı. Çakır, paylaşımını sildi ve yeni bir paylaşım yaparak ‘kadın sünneti’ ifadesini değiştirdi ve “hud derisi alma işlemi” yaptığını duyurdu.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Ali Çakır'ın değiştirdiği paylaşımı şöyle:


|
Tıbbi bir estetik cerrahi operasyon olan Hud derisi ameliyatı, sadece klitoris üzerindeki sarkan, fazla deri katlantısının küçültüldüğü bir işlem olarak uygulanıyor. Organın kendisine veya sinir uçlarına dokunulmuyor. Cinsel hazza zarar vermiyor. İnsan hakkı ihlali olan kadın sünneti ise tıbbi hiçbir gerekçe olmadan, klitoris ve çevresindeki sağlıklı dokuların kısmen veya tamamen kesilerek yok edilmesi anlamına geliyor. Kadını sakat bırakmayı, cinselliğini ve hazzını kalıcı olarak cezalandırmayı amaçlıyor. |
Tartışmaların ardından T24’e konuşan doktor Ali Çakır, suçlamalara yanıt verdi. Çakır, kadın sünneti yaptığına dair paylaşımı halk arasında daha anlaşılır olacağı gerekçesiyle yaptığını ve paylaşımı daha sonra değiştirdiğini ifade etti.
Çakır, paylaşımını değiştirme sebebini “Hudoplasti halk arasında kadın sünneti olarak bilinmekte, hudoplastiyi hastaların anlayabileceği şekilde ifade eden bir terim var mı bilmiyorum. Halk arasında kadın sünneti olarak bilinen, hudoplasti işlemi için kullanılan kadın sünneti ifadesi, FGM (Female Genital Mutilation - Kadın Genital Mutilasyonu/Genital Sakatlama) ile özdeşleştiğinden ifadenin daha dar kapsamlısı olan hud derisi alınması şeklinde ifade edilmesi daha doğru olmuştur” sözleriyle ifade etti.
Çakır kaldırdığı gönderiyle ilgili olarak, “Kadın sünneti ifadesinin, tüm genital sistem üzerine yapılan işlemleri ifade eden geniş kapsamlı bir ifade olması ve FMG olarak anlaşıldığını görmem üzerine daha spesifik bir ifade olan hud derisi olarak değiştirdim” dedi.
“FGM sakatlıklara yol açtığından yapılmasını asla önermiyorum”
FGM yani kadın sünnetiyle hudoplasti arasında benzerliklerle birlikte ciddi farklılıklar olduğunu söyleyen Çakır, “Her ikisi de anatomik olarak aynı bölgeye (klitorisi çevreleyen deri kıvrımına) müdahale ediyor gibi görünse de; motivasyon, uygulama yöntemi, hukuki/etik statü ve amaç açısından tamamen farklıdır. FGM sakatlıklara yol açtığından yapılmasını asla önermem” dedi.
Kadın sünneti yaptığına dair paylaşımının ardından kadın genital sakatlanmasına yol açan kadın sünneti için, “Bir doktorun kadın genital sakatlaması yaptığına inanılmasını şaşkınlık ve üzüntüyle karşılıyorum” dedi.
“Tüm sağlık kuruluşları gibi kadın sünnetine ben de karşıyım”
Çakır, hakkında başlatılan soruşturmaya dair şöyle konuştu:
"Tüm sağlık kuruluşlarının FMG’ye karşı olduğu gibi FMG’ye ben de karşıyım. FMG yaptığı düşünülen bir doktora soruşturma açılması normaldir. Kadın sünneti FGM anlamında ciddi sağlık problemlerine yol açtığından Türkiye'de ve dünyada suç kabul ediliyor.”
TTB: ‘Kadın sünneti’ yazması apayrı bir noktaya giriyor
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Ayşegül Ateş Tarla da TTB Merkez Yürütme Kurulu’nun, Opr. Dr. Ali Çakır’ın bağlı olduğu Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası ile görüşmesinin ardından başlatılan soruşturma sürecini T24’e anlattı.
Kadın sünnetinin bir hak ihlali olduğunu, kadınların yaşamlarını etkileyecek derecede komplikasyonlara maruz kaldıklarını ve bir ömür boyu bu acıyla yaşadıklarını, kadınların, kadın sünneti dolayısıyla cinsel yönden birçok acı deneyimleri olduğunu’ paylaşan Tarla, “Ali Çakır ilk paylaşımında kadın sünneti yaptığını duyurmuştu. Sonrasında hud derisi diye yazmış. Sorulduğunda karşılıklı rıza var denecek ama ‘kadın sünneti’ yazması apayrı bir noktaya giriyor. Bu, kabul edilebilecek bir söylem değil. Bu yüzden Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere pek çok sözleşmeyle yasaklanmış bir noktada” diye konuştu.
Cinsiyet eşitsizliğinin yükseldiği kadın haklarına müdahale edildiği bu dönemde böyle bir söylemin ortaya çıkmasının aslında birbirinden çok bağımsız olmadığını ifade eden Tarla, “Ne yazık ki Türkiye’de böyle bir bir paylaşım görmek benim için üzücü olmakla birlikte kabul edilemez” dedi.
"Hud derisi alma işlemini kavramsal olarak tartışmak lazım; kadın bedenine müdahale var"
Daha önce ‘kadın sünneti’ tanımının geçtiği bir reklamla karşılaşmadıklarını söyleyen Tarla, “Aslında burada kavramsal olarak şunu da tartışmak lazım. Hud derisi diyerek, estetik adı altında kadın bedenine müdahale etme hali var. Sanki kadının bir sorunu varmış ve onu aldırması gerekiyormuş gibi reklamatik hale getirilmesi var. Bu tamamen kadın bedenine müdahale” dedi.
Tarla iddiaların aksine, hud derisi alma işleminin kadın cinsel hazzını artırdığına yönelik bilimsel bir veri olmadığını paylaştı.
"Hud derisi alma işlemi de kabul edemeyeceğimiz bir nokta"
Kadın sünneti ile kadın bedenine müdahale olarak nitelendirdikleri estetik işlemleri ayrı kategorilerde değerlendirdiklerini paylaşan Tarla şöyle konuştu:
"Hud derisi alma işlemi de kabul edemeyeceğimiz bir nokta. Kadın bedeninin mükemmel olma algısının oluşturulmasına karşı çıkıyoruz. Bedene müdahale normalleştiriliyor. Patriyarka, kadınları daha mükemmel ve daha iyi olma noktasında sanki oradaki bir eksiği, oradaki cinsel organınızdaki o deriyi aldırmanızın da gerekli olabileceği ve daha iyi olması gerektiği noktasında size aslında sistemsel bir baskı yapıyor. Kapitalizm, sağlığın ticarileşmesi ve sistemin o güzellik algısının ortaya koymasıyla bir baskı yapıyor. Yani sanki siz o işlemi yapmak zorundaymışsınız gibi bir algı oluşuyor.”


