Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırıları sonrasında, çocuk ve ergen ruh sağlığı ile ebeveyn eğitimi başlıkları, yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Konuya ilişkin T24’e konuşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Handan Sarımehmet Kılınç, "Sistemin en büyük problemi semptomları gösteren çocuk olduğu için çocuğu düzeltmeye çalışıyorlar. Halbuki çocuk ürün. Düzeltilmesi gereken aile. O sistemi düzeltmek gerekiyor. Mesela Maraş'taki çocuk için söyleyeyim. Bir tane sevgi gösteren, kabul eden başka biri olsaydı aileden bile olabilir. Büyükanne, büyükbaba, okulda bir öğretmen. O çocuğun sorunlarının, patolojik davranışlarının önü alınabilirdi." dedi.
Kahramanmaraş saldırısının 14 yaşındaki faili İsa Aras Mersinli’nin ruhsal durumu ve geçmişteki şiddet eğilimleri; çocukların psikolojik sağlığı ile ebeveynleriyle kurdukları ilişkileri yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı. Sarımehmet Kılınç, Kahramanmaraş’taki saldırıyı yorumlarken, çocuk eğitiminde “hayır”ın önemi, aile otoritesi ve akran şiddetine ilişkin T24’e değerlendirme yaptı.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Çocuk eğitiminde “hayır” demenin önemine değinen Sarımehmet Kılınç şu ifadeleri kullandı:
“Hayır demeyi bilmeyen ebeveynlerin çocukları dopamin bağımlısı olur”
“Biz bir çocuğu hayata hazırlıyoruz. Hayat da kurallar ve sınırlar üzerine kuruluyor. Dolayısıyla da hayata gidecek olan bir çocuğa sen evde 'hayır' demezsen ve çocuk ilk defa 'hayır'ı okulda öğrenirse ya da üst topluma çıktığı bir yerde öğrenirse problem yaşar. Dolayısıyla da bir çocuğa 'hayır' denecek ilk yer evidir.
Anne babalar, çocuk ağlamasın ister ama aslında ağlama normal bir şeydir. Bir çocuğun hayal kırıklıkları yaşamaması mümkün değildir. Milyonlarca hayal kırıklığı yaşar ve ağlar çocuk.
O ağlamayı engellemekle ilgili bir sorunumuz var. O ağlayabilir, biz ağlamaya eşlik etmek zorundayız. Böyle hiç ağlatılmasın uğraşılan çocuklar daha sonrasında ipin ucunu kaçırıyorlar. Dopamin bağımlısı oluyorlar, tıpkı uyuşturucu bağımlılığı gibi. 'Hep benim hazzım en yukarıda olsun' istiyorlar. Çocuklar her şey benim istediğim gibi olsun istiyor. Hayatta hangimizin hep istediği şey oluyor? Hayat böyle bir şey değil ki. Dolayısıyla bu çocuklar gitgide patolojiye kayıyor. Bunun bir de şu boyutu var; ebeveynler aynı zamanda çok verdiği için, kendi ihtiyaçlarından da vazgeçtiği için bir süre sonra çocuktan da bıkıyor. Bu şekilde kopuşlar başlıyor. Aileler bundan sonra çocuğu görmemeye başlıyor. Duygusal bağ kopukluğunda da bu çocuklar görülmediklerini hissediyorlar.”
Kahramanmaraş’ta 9 kişiyi öldüren 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli hakkında değerlendirme yapan Sarımehmet Kılınç, uzaktan değerlendirmenin sağlıklı olmayacağını ancak kamuoyuna yansıyan verilere göre failin ailesi tarafından ihmal edildiğini gözlemlediğini söyledi.
Sarımehmet Kılınç şu değerlendirmede bulundu:
“Çocuk yalnız, görülmeyen çocuk. Neden kendine zarar veriyor? Biri beni görsün istiyor. Biri bana empati yapsın diyor. Çocuk bunların hepsinin aslında uyarılarını veriyor. Çünkü alıştığı şey 24 saat ilginin üstünde olması. İlginin üstünde olmamasına dayanamıyor.
Çocuğu rehabilite etmeye çalışıyoruz ama çocuk üründür. Aileyi rehabilite etmemiz gerekiyor. O çocuğu ortaya çıkaran ebeveyn çocuk ilişkisini toparlamak gerekiyor.
“O çocuğun sorunlarının, patolojik davranışlarının önü alınabilirdi”
Sistemin en büyük problemi semptomları gösteren çocuk olduğu için çocuğu düzeltmeye çalışıyorlar. Halbuki çocuk ürün. Düzeltilmesi gereken aile. O sistemi düzeltmek gerekiyor. Mesela Maraş'taki çocuk için söyleyeyim. Bir tane sevgi gösteren, kabul eden başka biri olsaydı aileden bile olabilir. Büyükanne, büyükbaba, okulda bir öğretmen. O çocuğun sorunlarının, patolojik davranışlarının önü alınabilirdi.
Herkes çocukta cinsiyet karmaşası var diyor. Bence o eteği giymesinin sebebi babasının onu gerçekten görmesini istemesi. Çünkü çok maskülen bir baba var orada. Baba muhtemelen çok şiddetli şekilde ‘Benim seni kabul etmem için şöyle olman lazım’ tavrında.
“Çocuk kendini kesiyor, bir insan bana yardım edin demek için daha ne yapabilir?”
Duygusal bağ kurmuyor. Baba patronluk yapıyor olabilir. Aileyi tanımıyorum ama bana verdiği ipuçlarından çıkardığım şeyler bunlar. Çocuk etek giyiyor herkes bunu cinsiyetle ilgili cinsiyet karmaşası yönünden ele alıyor. Bence değil. Bu çocuk görülmek istiyor. Okulda kendini kesiyor.
Bir insan bana yardım edin demek için daha ne yapabilir? Ne yapabilir? Kendini kesiyor. Bana yardım edin diyor çocuk. Ama herkes ne yapıyor? Çantasındaki şeyi almaya çalışıyor. Ama sonra "kendini nasıl hissediyorsun, neden kendini kesmek istiyorsun, sana nasıl yardım edebilirim?" diye sormuyor. Biz bu tür duyguları tamamen kaybettik. O kadar üzücü bir olay ki o çocuk kayıp, onun öldürdüğü çocuklar daha büyük kayıp.”
Aileler, çocuklardaki “alarmları” nasıl okumalı?
Çocuklarda şiddete eğiliminin artması ve patolojik davranışların geliştiğini anlamak için bazı “alarmları” iyi okumak gerektiğini vurgulayan uzman Sarımehmet Kılınç, sadece çocukların değil ebeveynlerin de ekran bağımlılığına kapıldıklarını söyledi. Bu durumun aile-çocuk arasındaki iletişimi kopardığını belirten uzman şunları söyledi:
“Bazen yaramazlık dediğimiz şeyler çocuğun beni gör dediği yerlerdir. Ebeveyn her zaman düşünerek hareket etmeli. Ben bu çocuğa yeterince vakit ayırıyor muyum? Ona vakit ayırırken duygusal anlamda tamamen orada mıyım, anda kalıyor muyum? Ben bunları yapıyorsam ve çocuğum bazen benim ilgimi üzerimde tutmaya çalışıyorsa ona şunu söyleyebiliriz. ‘Bir saat sonra seninle oynayacağım ama şu anda bunu yapamam. Yemeğimi yapmak zorundayım.’
“Ebeveyn tamir olmadan ebeveynliği yapamaz, 7-24 çocuğun emir eri olmayacağız”
Ya da 'ben şu anda kahvemi içiyorum, kitabımı okuyorum. Ama bir saat sonra seninle olacağım'. .. Çünkü ebeveynin de tamir olması gerekiyor değil mi? Ebeveyn tamir olmadan ebeveynliği yapamaz. Kendini iyi hissetmesi lazım.
Bu nedenle 7-24 çocuğun emir eri olmayacağız. Ama bu arada kendi hazlarımıza çok alıp çocukla hiç ilgilenmemek de olmuyor. Yani bir denge kurmamız gerekiyor.
Ebeveynlerin çoğunluğu şu anda zaten ekranda boğulur durumda. Sadece çocuğun sınırsızlığı nedeniyle devamlı ilgiyi istemesi sorun olduğu kadar ebeveynin de çocuğun ihtiyacı olan ilgiyi gösterememesi sorun."
“Suça sürüklenen çocuklarda aile de cezalandırılmalı”
15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin öldürülmesiyle kamuoyu gündemine oturan “suça sürüklenen çocuklar” hakkında konuşan Sarımehmet Kılınç, Kahramanmaraş’taki faili de örnek vererek şunları söyledi:
“Bu çocukla ilgili de benim net görüşüm ailenin cezalandırılması yönünde. "Bu suça sürüklenen çocuk" deyip çocuğa ceza yok, annesine yok, babasına yok. Ee kurbanlar? Hayır, anne babanın ceza görmesi gerekiyor. Amerika'da bunun örnek indeks vakaları var. En son bir okul baskınında aileye 10'ar yıl ceza verildi. Genel suça sürüklenen çocukta nedeni sorup ailenin buradaki neleri yapmadığını göz önüne almak gerekiyor.”
Çocuklara sağlıklı bir şekilde “birey olma düşüncesi” nasıl verilir?
Ailelerin devamlı “verme” odaklı olmasının çocuk eğitiminde zararlı olduğunu vurgulayan uzman “Anne baba her şeyine izin verdiğinde ve her şeyini anne baba ona adapte ettiğinde bütün dünyanın böyle olacağını zannediyor çocuk. Bu şekilde empatisi olmuyor çocuğun” dedi.
Empati eksikliğinin çocukların okulda zorluk yaşamasına neden olduğunu anlatan Sarımehmet Kılınç, “Aile her şeyi verildiğinde sonra çocuk kreşe gittiğinde aynı şeyleri öğretmeninden, arkadaşlarından da bekliyor. Görülmek için diğeri tarafında bu sefer zarar vermeye başlayan çocuklar zorbaya dönüyor. Öz güveni zedelenen çocuklar da zorbalanana dönüyor. Dünya böyle değilmiş ben sıradanmışım diyor. Sonra içine kapanıyor” ifadelerini kullandı.
Çocuk eğitiminde çocuklarla konuşmanın en temel kurallardan biri olduğunu belirten uzman doktor, “Çocuk şunu bilmeli, annem babam beni seviyor ve benim için çok şey yapıyor ama ben de anne babamı dinlemekle yükümlüyüm. O yüzden evde ebeveynin şunu düşünmesi gerek, ben bu çocuğu hayata hazırlıyorum. Başkasının başkasına davranamayacağı gibi çocuk, aileye, anne babasına davranamaz. Hayır, başkasına katlanmayacağı hiçbir şeyi, senin yapmaman gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Çocuk eğer size hayran değilse başkasına hayran olacaktır”
Sarımehmet Kılınç, ergenlerin bir kısmında son zamanda meydana gelen “ıncel”, aşırı sağa meyletme ve saldırganları “idol” haline getirme gibi fenomenlerin aile ile iletişim sorunlarından meydana geldiğini belirtti.
Sarımehmet Kılınç konuya dair şunları söyledi.
“Ben her zaman birlikte çalıştığım ailelere şunu söyledim. Çocuk eğer size hayran değilse başkasına hayran olacaktır.
Çocuklar acayip derecede anne babalarını önemser. Bunlar olduğu sürece çocuk o tür akımlara katılmaz. Bir çocuk eğer dışarıdan birilerine hayranlık besliyorsa, o evde sorun var demektir. O evdeki hiyerarşiyi korumak gerekir. Ebeveynlik bir hiyerarşidir.
Peki, bir insan nasıl hayran olması olur? Eğer siz dengeli bir duygusal olarak kendinizi dengeleyebiliyorsanız, şiddetli iniş çıkışlarınız yoksa, istikrarlı bir bireyseniz, çocuğunuzu dinliyorsanız, ona yeterince zaman ayırıyorsanız, çocuk size hayrandır. Her zaman öyledir.
Çocuğun izleyeceği kişi, fikrini önemseyeceği kişi anne baba olmak zorundadır. Ama her dediğini yaparak bu saygıyı kaybediyorlar. Birinin her dediğini yaparsan, o kişinin saygısını kaybedersin.
Ailede de öyle. Gabor Mate diyor ki, 'ebeveynlik bir hiyerarşidir.' O hiyerarşinin hakkını ebeveyn vermek zorundadır. Çünkü insanlar sosyal varlıklardır. Çocuk eğer anne babasını takip etmiyorsa başkasını takip edecektir.”
Sosyal medya ve diğer yayınlar radikalleşmede etkili mi?
Çocuk yetiştirmede ekran bağımlılığının zararlarından bahsederek ailelere seslenen Sarımehmet Kılınç, “Seninle vakit geçirmiyorsa neyle vakit geçirdiğinin farkında mısın sen? Kiminle daha çok vakit geçirirse çocuk oraya benzer. İnternet başında ya 3 yaşında, 2 yaşında, 1 yaşındaki çocuğa ya da daha küçük çocuklara bir de ekranı veriyorsun. Ekranın başında çocuk ne kadar çok vakit geçiriyorsa senden o kadar kopuyor ve oraya benziyor. O fikirleri normal zannediyor. Algoritmalar buna neden oluyor. Çünkü algoritma sizi kendi düşüncenizi güçlendirecek şekilde şeylere bölüyor. Gruplara bölüyor. Karşı tarafı görmüyorsun. Başka fikirler karşına çıkmıyor. Dolayısıyla gitgide radikalleşiyorsun” dedi.
"Dünyadaki en önemli stratejik varlık çocuktur"
TV dizilerinde ve bilgisayar oyunlarında yer alan şiddet görüntülerinin çocuklar üzerindeki etkisine dair konuşan Sarımehmet Kılınç, “Birinin öldürülmesini seyretmek, birini bir oyunda sanal olarak öldürmek seni yavaş yavaş patolojiye götürür. ‘GTA ile büyüdüm’ diyen insanlar, oynamadan büyümüş halini tanıyor mu? Bugünkü kişi mi olacaktın acaba? Toplumda herkes cinnet getirmiş gibi. En ufak bir şeyden herkes patlayacak gibi. Neden? Kimsenin empatisi kalmadı. Toplum mühendisliği yapılabilecek bir şeydir. Ekranların zararına karşı izlenilmesi gereken bir devlet politikası olmalı. Dünyadaki en önemli stratejik varlık çocuktur” ifadelerini kullandı.
Çocuklar, akran zorbalığından nasıl korunur?
Çocuklar arasında yükselen akran zorbalığına değinen Sarımehmet Kılınç şu değerlendirmede bulundu:
“Aile içinde olumlu duyguların artmış olması lazım. Yani bir çocuk akran zorbası da olsa, kurbanı da olsa sorun ailededir. Aileye bakmamız gerekiyor. Eğer bir çocuk kurbansa burada özgüvenini zedeleyen ne var büyürken? Kendini neden koruyamıyor? Bunu sormak gerekiyor.
Bu çocukların hepsinde aileyle çalışmak gerekiyor. Buradaki şey anne babanın şu soruyu kendine sorması gerekiyor:
Benim çocuğum neden zorbalığa maruz kalıyor? Veya benim çocuğum neden zorba oluyor? Buraları ebeveyn düşünerek adımlar atmalı ve yardım almalı. Ebeveynin kendisi yardım almalı. İlişki çalışmak lazım. Çift terapileri yanında ebeveyn çocuk terapilerinin de bu ülkede yaygınlaşması lazım. Çözüm burada.”
Sait Mingü: Yapay zekâ sanatı taklit edebilir ama insanın yaşanmışlığını kopyalayamaz |



