Eğitim Sen Tunceli Şube Başkanı Mehmet Aşkın, Munzur Üniversitesi'nde rektörlük binasındaki çay ocaklarının, ramazan dolayısıyla kapatıldığını iddia ederek, "O binada çok az sayıda insan bundan etkilenmiş olabilir ama bizim endişemiz bunun kampüse yayılması. Böyle bir endişeden dolayı itiraz ediyoruz ve bu endişe sadece o rektörlük binasındakiler için değil, kampüs ve şehir için de var" dedi. Aşkın, daha önce böyle bir uygulamayla karşılaşmadıklarını söyledi. Munzur Üniversitesi'nden T24'e bilgi veren yetkililer, çay ocaklarının faaliyetinin devam ettiğini ifade ederek söz konusu iddiaları yalanladı. DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, çay ocaklarının kapatıldığı iddiasına ilişkin olarak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle TBMM'de soru önergeleri verdi.
Aşkın, Munzur Üniversitesi'ndeki rektörlük binasındaki 2 çay ocağının ramazandan dolayı kapatıldığını ileri sürdü. Aşkın, Rektör Prof. Dr. Kenan Peker'in Alevi inancına yönelik eşitlikten yana olduğuna ilişkin söylemlerinin olduğunu belirtirken, uygulamada farklı tavır aldığını söyledi. Aşkın, "Bu şekilde bu çay ocaklarını kapatarak bir şekilde Alevi inancını baskılamakta ve görünmez kılmaktadır. Kendisi böyle kamusal bir alanı, dini pratiklerle düzenlemektedir. Kamusal bir alana böyle şekil vermektedir. Yaptığı uygulama ise bir inancı hâkim kılmak, başka bir inancı ya da inançsızlığı ise bastırmak şeklindedir" ifadelerini kullandı.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
Aşkın şu ifadeleri kullandı:
"Rektörlüğün bu ramazan ayı dolayısıyla rektörlük binasında bulunan çay ocaklarını kapattı. Bilgimiz bu şekilde. İki tane çay ocağının ikisini de kapattı bu ramazan ayı boyunca. Bunun dışında herhangi bir yerde bir kısıtlama yok açıkçası.
Biz öncelikle rektör beyin söylemleri ve uygulamaları arasındaki büyük farka dikkat çekmek istiyoruz. Kendisi sürekli Alevi inancı konusunda bir eşitlikten bahseder söylem olarak. Ama uygulamaya geldiğinde ise bu örnekte olduğu gibi farklı bir tavır sergilemektedir. Bu şekilde bu çay ocaklarını kapatarak bir şekilde Alevi inancını baskılamakta ve görünmez kılmaktadır. Kendisi böyle kamusal bir alanı dini pratiklerle düzenlemektedir. Böyle şekil vermektedir kamusal bir alana. Yaptığı uygulama ise bir inancı hâkim kılmak, başka bir inancı ya da inançsızlığı ise bastırmak şeklindedir.
"Herkese eşit mesafede durarak, dini bu alanın dışında tutarak düzenlemesini bekliyoruz"
Oysa üniversite kamusal bir alandır ve burada işlemesi gereken ülkenin laiklik olduğunu düşünüyoruz. Devletin ve bu devleti yöneten herkesin, bütün kurum amirlerinin bu ülkeye uygun olarak bütün çalışanlar için eşit yurttaşlık ülkesini gözetmesini, yani kamusal bir alanı dini referanslarla değil, herkese eşit mesafede durarak, dini bu alanın dışında tutarak düzenlemesini bekliyoruz.
Çünkü üniversite bir inancın üretildiği, uygulandığı ya da yayıldığı bir alan değildir. Dolayısıyla bu alanda da laiklik ilkesinin uygulaması gerektiğini düşünüyoruz. En önemli tutumumuz laikliktır.
Biz bir mezhebe karşı başka bir mezhebin normlarını talep etmiyoruz. Bunu özellikle Alevi inancı üzerinden söylüyorum. Alevilik inancının da uygulanmasını istemiyoruz. Tavrımız bu değildir. Laiklik ilkesi üzerinden, dinin kamusal alanın dışında tutulmasından yanayız, bundan yanayız. Bir de ilkesel olarak yaklaştığımız için biz bunun sadece belirli bir bina, belirli bir mekan ya da az sayıda insanın bu uygulamadan etkilenmesi şeklinde kesinlikle bakmıyoruz.
"Bizim endişemiz bunun kampüse yayılması"
İlkesel olarak da kamusal bir alanın ne kadar dar olursa olsun ya da etkilenen kişi sayısı ne kadar az olursa olsun, dinin bu alanı düzenlememesi gerektiğini ifade ediyoruz. Çay ocağındaki uygulamayı daha önce hiç görmedik açıkçası.
O binada çok az sayıda insan bundan etkilenmiş olabilir ama bizim endişemiz bunun kampüse yayılması. Böyle bir endişeden dolayı itiraz ediyoruz ve bu endişe sadece o rektörlük binasındakilerle değil, kampüste ve şehirde var.
Bir şekilde Alevi inancına yönelik sistematik bir baskı olduğunu düşünüyoruz. Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından okulda uygulanan uygulamaları da dahil ederek kentte bir bütün halinde Alevi inancına yönelik ya da inançsızlığa yönelik sistematik bir baskı olarak değerlendiriyoruz. Endişeliyiz."
Gergerlioğlu'ndan soru önergesi
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Tunceli Şubesi'nin açıklamasını hatırlatarak, Munzur Üniversitesi’nde rektörlük talimatıyla çay ocaklarının kapatılmasına ve Atatürk Anadolu Lisesi spor salonunda ilkokul ve anaokulu öğrencilerine yönelik "Ramazan etkinlikleri"ne dair TBMM Başkanlığı'na Bakan Tekin'in yanıtlaması istemiyle soru önergeleri verdi.
Gergerlioğlu'nun Bakan Tekin'e yönelik verdiği soru önergeleri şu şekilde:
- "Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen ve 3-6 Mart tarihleri arasında yapılması planlanan etkinliklerin içeriği, pedagojik açıdan hangi uzman heyet tarafından onaylanmıştır? Küçük yaştaki çocukların (anaokulu ve ilkokul) bu tür dinsel sembollerle kurgulanmış etkinliklere dahil edilmesinin çocuk psikolojisi üzerindeki etkileri analiz edilmiş midir?
- Anayasa’nın 24. maddesi uyarınca kimsenin ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya zorlanamayacağı hükmü karşısında; bu etkinliklere katılım için velilerden yazılı ve açık onam (rıza) formu alınmış mıdır? Onayı olmayan öğrencilerin etkinlik dışı tutulması için alternatif bir planlama yapılmış mıdır?
- Tunceli (Dersim) bölgesinin özgün inanç yapısı ve Alevi yurttaşlarımızın yoğunluğu dikkate alındığında; kamusal alanlarda sadece tek bir inanç pratiğinin (Ramazan etkinlikleri vb.) kurumsal norm olarak sunulması, Eğitimde Fırsat Eşitliği ve Tarafsızlık ilkesine aykırı değil midir?
- Bölgedeki kamu okullarında Alevi inancına ait kutsal günler veya pratikler için de benzer "merkezi planlamalı" ve "resmi yazılı" etkinlikler düzenlenmekte midir? Eğer düzenlenmiyorsa, bu durum devletin tüm inançlara eşit mesafede durma yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmez mi?
- Munzur Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Ramazan ayı gerekçesiyle çay ocaklarının kapatıldığı iddiaları doğru mudur? Kamusal bir alanda hizmet alan veya çalışan, ancak oruç tutmayan veya farklı inanca sahip bireylerin temel ihtiyaçlarına erişiminin engellenmesinin yasal dayanağı nedir?
- Eğitim emekçilerinin (öğretmen ve personelin) mesai saatleri içerisinde dini içerikli organizasyonlarda görevlendirilmesi, "kamu hizmetinin tarafsızlığı" ilkesiyle nasıl bağdaşmaktadır?
- Tunceli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bu uygulaması, bölgedeki mülki amirlerin ve yerel yöneticilerin "Alevi inancına saygı" söylemleriyle taban tabana zıt bir görüntü oluşturmaktadır. Söylem ile uygulama arasındaki bu çelişkinin giderilmesi adına Bakanlığınız bir inceleme başlatacak mıdır?"


