Sözleşmesi yenilenmeyen 150 akademisyenden biri olan Prof. Dr. Feryal Saygılıgil: Taciz iddiasını gündeme taşıdığım için baskı görüyordum, bu bir gözdağı!

Sözleşmesi yenilenmeyen 150 akademisyenden biri olan Prof. Dr. Feryal Saygılıgil: Taciz iddiasını gündeme taşıdığım için baskı görüyordum, bu bir gözdağı!

feryal saygılıgil
Prof. Dr. Feryal Saygılıgil

İstanbul'da yeni akademik dönem öncesinde birçok vakıf üniversitesinde yaklaşık 150 akademisyen işten çıkarıldı. Sözleşmeleri, "norm kadro fazlalığı" gerekçesiyle yenilenmeyen akademisyenler arasında İstanbul Arel Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı ve Üniversite Senato Temsilciliği Üyesi Prof. Dr. Feryal Saygılıgil de yer alıyor. T24'e konuşan Saygılıgil, "Feminist sosyal bilim literatürüne önemli katkılar yapmış bir akademisyeni bile işten çıkarmaları, bu kararın kalanlara gözdağı vermek için alınmış olduğunu düşündürüyor" diyerek öğrencilerini taciz ettiği iddia edilen akademisyen hakkında soruşturma yürütülmesini talep ettiği için sekiz aydır baskıların üzerinde olduğunu ifade etti. Hukuki süreci başlattığını belirten Saygılıgil, “Ben geri döneceğim, sadece kendim için değil öğrencilerim için de üniversite için de. En kısa sürede ders vermeye devam edeceğim, bu çok net. Gerisini artık onlar düşünsün" dedi.

Geçen hafta İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde, akademik çalışmaları hedef gösterilerek işten çıkarıldığını söyleyen Prof. Dr. Bülent Bilmez'le birlikte; İstanbul Arel Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi, Beykent Üniversitesi, İstanbul Atlas Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi ve İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden de çok sayıda akademisyenin yeni akademik döneme girerken sözleşmeleri yenilenmedi.

ABONE OL

Bilgi Üniversitesi'nde işine son verilen Prof. Dr. Bülent Bilmez: Adım bile anılmadan kovulmanın asıl nedeni söylenmiyor

İşten çıkarılan 150 akademisyenle birlikte, 14 yıldır Arel Üniversitesi'nde görev yapan, feminizm hakkında çalışmalar yürüten akademisyen Prof. Dr. Feryal Saygılıgil, 30 Haziran'da hizmet sözleşmesinin yenilenmeyerek işten çıkarıldığını Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) üzerinden öğrendiğini söyledi. Üniversite yönetiminin işten çıkarılan akademisyenlerle doğrudan muhatap olmamak için bildirimleri EBYS üzerinden yaptığını belirten Saygılıgil, bölüm başkanı ve üniversite senatosu temsilciliği üyesi olmasına rağmen süreç hakkında önceden hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini ifade etti.

Arel Üniversitesi'nde 7 akademisyen işten çıkarıldı

İşten çıkarmalara norm kadro fazlalığı ve birime öğrenci alımının durdurulması gerekçe gösterilirken Saygılıgil; öğrendikleri kadarıyla Arel Üniversitesi'nden 7 akademisyenin işten çıkarılmasıyla, Sosyoloji Bölümü’nde şu anda üç olan öğretim görevlisi sayısının kendisinin işten çıkarılmasıyla ikiye düşeceğini, iki öğretim görevlisi ile bölümün sadece norm kadronun değil YÖK’ün belirlediği asgari kadronun da altında kalacağını ifade etti.

Saygılıgil, "Öğrenci alımı durmuş olsa da var olan öğrencilerin tamamının mezuniyetine daha üç yıl var. Yani benim işten çıkarılmama ilişkin gerekçelerin bir temeli yok. Bölümde iki doktora öğretim üyesi kalınca önümüzdeki dönem hoca açığı olacak. Kadrolu akademisyenler çıkarıldığı için dışarıdan saat başına 400-500 TL ücretle, yeni mezun doktor öğretim üyeleri ile bu açık giderilmeye çalışılacak. Bir işini bilme hali var ortada" diye konuştu.

Vakıf üniversitelerinde çalışma koşullarının giderek ağırlaştığını söyleyen Saygılıgil, akademisyenlerden 9-5 mesai beklendiğini ifade ederek şunları söyledi:

"Burası bir şirket değil, burası bir üniversite. Ben üniversite çalışanıyım. Beş metrekarelik, tepesi açık, binanın bütün uğultusunun odalara dolduğu bir ortamda çalışmaya çalışıyoruz. Tepekent’teki kampüse ulaşım da ayrı, başlı başına bir sorun. Üniversitenin akademisyenlerine ve öğrencilerine bilimsel üretimlerini en verimli şekilde yapabilmesi için gerekli koşulları sağlaması gerekiyor."

"Üç gün sonra işten çıkarılacağımı bilmiyordum"

"Üniversite yönetiminin baskısını uzun süredir hissettiklerini" savunan Saygılıgil, "Okula örneğin bir konuşma için bir milletvekili veya STK temsilcisi geliyor. Hocalardan gerekiyorsa derslerini bırakıp öğrencileriyle birlikte o toplantıya katılması isteniyor. Gösteri toplumunun bir parçası olmak dayatılıyor. En son 27 Haziran Cumartesi günü yapılacak mezuniyet törenine katılmazsak hakkımızda soruşturma açılacağı konusunda uyarı yapıldı. Üç gün sonra işten çıkarılacağımı bilmiyordum" dedi.

Saygılıgil, kendisi gibi Öğretmen Sendikası'nda örgütlenen ve işten çıkarılan Arel Üniversitesi akademisyeni Nur Tuğçe Biga ile birlikte dava açtıklarını ve hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi. Birçok akademisyenin dayanışma göstermekten ve mücadele etmekten çekindiğini, işsizliğin ve diğer üniversitelerdeki çalışma koşullarının benzerliğinin de bu atalette etkili olduğunu ifade etti.

Üniversitede görev yapan bir akademisyen hakkında ‘öğrencilerini taciz ettiği iddiaları’ nedeniyle soruşturma yürütülmesini talep ettiği için yaklaşık sekiz aydır üniversite yönetiminin kendisine baskı uyguladığını ifade eden Saygılıgil, girişimleri sonucunda söz konusu akademisyenin istifa ettiğini ancak bu sürecin ardından, daha önce hiçbir akademisyene yapılmadığı halde yönetim tarafından geçmişteki okula geliş gidiş günleri ve saatleri mercek altına alınıp mesai saatlerine uymadığı bahane edilerek soruşturma açıldığını ve bunun sonucunda kınama cezası aldığını paylaştı. Bu karara itiraz edip soruşturma raporunu Rektörlük’ten istemesine rağmen raporun kendisine verilmediğini, bu hukuksuz kararın yürütmesinin durdurulması ve kaldırılması için de dava açtığını vurguladı.

İşten çıkarılma kararını değerlendiren Saygılıgil, "Vakıf üniversitelerinin ticarethane değil, bilimsel üretim yapan kurumlar olduğunu her ortamda savunan, akademik etikten ödün vermeyen, feminist sosyal bilim literatürüne önemli katkılar yapmış bir akademisyeni bile işten çıkarmaları, bu kararın kalanlara gözdağı vermek için alınmış olduğunu düşündürüyor" ifadelerini kullandı.

"Karar, kurum hafızasına da zarar veriyor"

Kararın yalnızca akademisyenlere değil, üniversitenin kurum hafızasına da zarar verdiğini söyleyen Saygılıgil, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayısız öğrenci yetiştirdim. İki öğrenci kulübünün danışmanlığını yürütüyordum. Üç yüksek lisans öğrencim var; onların ne olacağına dair hiçbir fikrim yok. İki yıl önce performans notum A'ydı, şimdi de gayet iyi. Son zamanlarda akademik çalışmalarımı görmezden gelmeye başladılar; elbette çalışmalarımın içeriğiyle de ilgili bu yok sayma.

Öğrenciler için de kendilerini yakın hissettikleri, birlikte çalışmalar yürüttükleri bir hocanın bir anda üniversiteden uzaklaştırılması çok üzücü. Karar, onları da yok sayıyor. Üniversite yönetimi, akademisyenin bilimsel üretiminden çok kuruma ne kadar gelir sağladığıyla, kârlı projeler yapıp yapmadığıyla, ne kadar öğrenciyi bölüme çektiğiyle, kayıt yaptırdığıyla ilgileniyor. Bilimsel üretimle, bunun kalitesiyle, akademik performansın yüksekliğiyle ilgilenen yok.

Ben satıcı değilim, akademisyenim, akademik faaliyet yürütüyorum, üstelik sadece mesai günlerinde, saatlerinde değil gece gündüz, hafta içi, hafta sonu, tatil günleri, kısaca her zaman işim bu ve işimi çok seviyorum."

Hukuki süreci başlattığını belirten Saygılıgil, “Ben geri döneceğim, sadece kendim için değil öğrencilerim için de üniversite için de. En kısa sürede ders vermeye devam edeceğim, bu çok net. Gerisini artık onlar düşünsün” sözleriyle cümlelerini tamamladı.

Feryal Saygılıgil kimdir?

İstanbul'da doğdu. Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Fizik Bölümü'nde, lisansüstü eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı ile Université Paris 8'de Kadın Araştırmaları programında tamamladı. Doktorasını ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde yaptı.

Yayımladığı kitaplar, akademik makaleler ve belgesel filmleriyle eleştirel ve feminist sosyal bilimler literatürüne katkılar sundu. İstanbul Arel Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde 14 yıl boyunca öğretim görevlisi olarak görev yapan Prof. Dr. Saygılıgil, aynı zamanda bölüm başkanlığı ve üniversite senatosu temsilciliği görevlerini yürüttü.

İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 30 Haziran 2026 tarihli ve rektör imzalı yazıyla hizmet sözleşmesi feshedilen Feryal Saygılıgil, söz konusu kararın iptali istemiyle 8 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğü'ne dava açtı.

İlgili İçerikler