Beyoğlu'nun hâlen ayaktaki en eski ikinci tiyatrosu olma özelliğini taşıyan ve İstiklal Caddesi'nin simge mekânlarından biri olan Muammer Karaca Tiyatrosu, kent belleğinden silinme tehlikesiyle geçen 14 yılın ardından İBB Miras'ın yürüttüğü restorasyon çalışmasıyla kültür ve sanat hayatına geri kazandırıldı. Dün akşam (25 Eylül) düzenlenen törenle açılışı yapılan yapı, bugün halka açık ilk etkinliklere ev sahipliği yapacak.
Ekonomik zorluklar, siyasi krizler, rant tartışmaları ve tahliyelerle dolu çalkantılı bir geçmişi geride bırakan 71 yıllık sahne, yeni dönemde bağımsız tiyatro topluluklarının da kullanımına açık olacak şekilde eskiden olduğu gibi alternatif yapımlara alan açacak.
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın

Yenilenen Muammer Karaca Tiyatrosu'nun 300 kişilik ana salonu
Muammer Karaca Tiyatrosu, Türkiye’nin en önemli sanatçılarına sahnesini açtı
Tiyatronun temelleri, usta tiyatrocu Muammer Karaca'nın yerleşik bir sahne kurma isteğiyle 1954 yılında atıldı. Binanın mimarisi, Türkiye'de kendi mimarlık bürosunu kuran ilk kadın mimar olan, Karaca'nın yeğeni Neyyire Perran Doğancı tarafından tasarlandı. Doğancı'nın imzasını taşıyan salon dönemin modern mimarisiyle inşa edildi ve Mart 1955'te perdelerini politik taşlama olan Etnan Bey Duymasın oyunuyla açtı.
Devlet ve belediye ödeneklerinden tamamen bağımsız olarak hayata geçirilen yapı, barındırdığı dönebilen sahne sistemiyle dönemin özel tiyatroları arasında teknik bir devrim niteliği taşıyordu. Asıl ününü 16 yıl boyunca 4 binden fazla kez sahnelenen Cibali Karakolu ile kazanan tiyatro; Demokrat Parti (DP) iktidarının sansür, siyasi baskı ve kadrolaşma politikaları nedeniyle 1958'de Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü'nden uzaklaştırılan Türkiye tiyatrosunun efsanesi Muhsin Ertuğrul'a da kucak açtı.

Müşfik Kenter, Yıldız Kenter, Sadri Alışık, Turgut Boralı ve Genco Erkal (soldan sağa) 1960 yılında sahneye konulan Çöl Faresi oyununda
Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Münir Özkul, Sadri Alışık ve Adile Naşit gibi dönemin en önemli isimlerini ağırlayan Muammer Karaca Tiyatrosu, daha sonraları çağdaş dünya tiyatrosunun birçok örneğini Türkiye sahnelerine uyarlayacak olan Genco Erkal'ın da 1960 yılında 22 yaşındayken profesyonel hayata ilk adımını attığı yer oldu.
"Eser sizindir sevgili seyircilerim, bizler sadece naçiz birer amelesiyiz"
Açılış töreninde Muammer Karaca ailesi adına söz alan Erdem Beliğ Zaman'ın da hatırlattığı üzere, Muammer Karaca 1955 yılındaki ilk açılışta seyircisine şu konuşmayla seslenmişti:
|
"Yeni tiyatronuza hoş geldiniz, aziz seyircilerim. Tiyatronuz diyorum; çünkü bu koltuklarınıza keyfinizce kurulup içinde iki üç saatinizi geçireceğiniz mütevazı çatı, değerini dünyanın hiçbir nimetiyle değişemeyeceğim büyük alakanızla kuruldu. Onu, Karaca Topluluğu’nun nevi şahsına münhasır çeşitli tuhaflıkları karşısında esirgememek lütfunda bulunduğunuz sempatiniz, müsamahanız ve dudaklarınızdan bir an eksik olmadığını görmekle meslek hayatımın en büyük hazzını duyduğum sevimli tebessümünüz yarattı. Eser sizindir, sevgili seyircilerim; bizler onun sadece naçiz birer amelesiyiz. Siz şimdi kendi ölçülerimize göre memleketin modern bir tiyatrosu sayılabileceğimiz bu şirince minyatüre bakarak belki bizden yeni bir şeyler bekleyeceksiniz. Hemen itiraf edeyim ki bütün bu hengâmede değişen sadece çuldur. Biz dün ne isek bugün de yine oyuz. Yıllardır bu vadide ala ala bir arpa boyu yol almışız. Şartlar o kadar çetin ki erbab-ı insafın bu fıstıkî emeklemeyi bile yadırgadığını hisseder gibiyim. Mamafih bu netameli değirmeni orsa poca dönüştürmeye savaşan bir fâni için bu küçük netice bile büyük bir teselli ve teşvik ifadesidir. Huzurunuza yine yıllar yılı seyrine alışık olduğunuz mutat çehreyle çıkıyoruz. Oyun başlar başlamaz sonunun ne olacağını, kimin kiminle evleneceğini, kimin açıkta kalacağını önceden kestirecek, hiç üzülmeyeceksiniz. Koltukların şehir meclisi sıralarıyla kıyas kabul etmeyecek kadar rahat tutuluşunun bir hikmeti de temsilin sıkıcı yerlerinde hafif tertip şekerlemeye imkân bırakmak içindir. Bazı sanat mahfillerinde topluluğumuz için tuluatçı iltifatı reva görülüyor. Estağfurullah, biz haddimizi bilenlerdeniz. Tuluat, bizim anlayışımıza göre beklenmeyen bir suale anında, zemin ve zamana uygun derhal cevap verebilme hüneridir ki içimizden her birinin bu büyük mertebeye erdiğini sanmıyoruz. Bizim yapmaya çalıştığımız, eserin bünyesine halel getirmemek şartıyla ötesine berisine motif kabîlinden bazı günlük espriler serpiştirmektir. Tutarsa yerleşir, kalır; tutmazsa hudut harici edilir, hikâye bu. Buna rağmen bazı değerli aydınlarımız oyunlarımızı ara sıra lütfen komedi, vodvil gibi adlarla kıymetlendirerek, şakacıktan da olsa kritiklerini esirgememeleri söz arasında hoşumuza gitmiyor da değil hani. Tiyatro binamız, muhtevasının zıddına, tamamıyla Garb'ın modern anlayışına göre planlanmıştır. Eser yeğenim Yüksek Mimar Perran Doğancı’nındır. Bu başarısı için gerek kendisine ve gerek kalfası Kemal ile Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin ismindeki vefakâr işçilerine ve beni bu vadide daima alkışlayan büyüklerime ve dostlarıma candan teşekkürü borç bilirim." |
Yemekhane dönemi ve 2012'deki tahliyesi
Mekânın Cumhuriyet tarihi boyunca verdiği ayakta kalma mücadelesi, kentin kültür politikalarının da bir özeti niteliğinde.
Muammer Karaca bu binayı, altı yıl boyunca Anadolu turnelerinde kazandığı tüm parayı yatırarak ve tamamen kendi bireysel sermayesiyle inşa etti. Ancak 1970'li yıllara gelindiğinde, enflasyon, vergiler ve özel bir tiyatroyu devasa bir yapıda ayakta tutmanın maliyeti Karaca'yı ekonomik olarak çok zorladı.
Karaca'nın ekonomik darboğazda olduğu dönemde ve 1978'deki vefatının hemen ardından, dönemin yerel yönetimi bölgede yeni bir hizmet binasına ihtiyaç duyduğunu belirterek devreye girdi. Bina, Sular İdaresi Genel Müdürlüğü (bugünkü İSKİ) yapılmak üzere belediyeye geçti.
1979 yılında yıkılarak yerine Sular İdaresi Genel Müdürlüğü yapılması planlanan tiyatro binası, Tiyatro Sanatçıları Birliği (Tİ-SAN) çatısı altında bir araya gelen sanatçıların eylemleri sonucunda yıkımdan kurtuldu. Aralarında Müşfik Kenter, Yıldız Kenter, Toto Karaca, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Savaş Dinçel ve Ali Taygun'un da bulunduğu tiyatrocuların protestolarıyla korunan yapı, 1980'li yıllar boyunca Sular İdaresi personelinin yemekhanesi olarak hizmet verdi ve ancak 1990'da Gülriz Sururi’nin çabalarıyla tekrar tiyatroya dönüştürüldü.
Genco Erkal, 1960'ta profesyonel olarak tiyatroya ilk adım attığı ve seneler sonra Dostalar Tiyatrosu altında 23 yıl boyunca oyunlarını sahnelediği Muammer Karaca Tiyatrosu'nun önünde
Tiyatronun asıl çöküş dönemi ise 2000'li yıllarda başladı. 2005 yılında AKP yönetimindeki Beyoğlu Belediyesi’ne devredilen Muammer Karaca Tiyatrosu, ödenek yetersizliği ve ilgisizlik nedeniyle kaderine terk edildi. Salonu kendi çabalarıyla ayakta tutmaya çalışan Genco Erkal yönetimindeki kültür ve eğitim merkezi niteliği de taşıyan Dostlar Tiyatrosu, 2012 yılında Beyoğlu Belediyesi tarafından "deprem riski" gerekçe gösterilerek apar topar tahliye edildi. Yalnızca 15 gün önce tahliye kararını öğrenen Genco Erkal, o dönem bu karara "statik değil, politik bir cezalandırma" diyerek tepki verdi. Tahliyenin ardından salon mühürlendi, onarılmadı ve içindeki teknik ekipmanlarla birlikte çürümeye bırakıldı.
Muammer Karaca Tiyatrosu'nun 2017 yılındaki hâli
Tiyatroyu otel yapma girişimi
Tiyatronun kentsel bellekten tamamen silinmesine yönelik en somut adım ise Mayıs 2013’te dönemin AKP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi tarafından atıldı.
Hukuk ile Altyapı, Mesken ve Kentsel Yenileme komisyonlarının hazırladığı ortak raporla, binanın eski ve depreme dayanıksız olduğu, bu nedenle yıkılması gerektiği belirtildi. Riskli yapı gerekçesiyle Beyoğlu Belediyesi'nin kullanım hakkı iptal edildi ve bina İBB'ye geri döndü. İBB Meclisi'ne getirilen müşterek komisyon raporuyla, parselin "Sosyal ve Kültürel Tesis Alanı" olan statüsü iptal edilerek alan "Turizm Alanı"na dönüştürüldü.
Bu plan değişikliği, salonun tamamen yıkılarak yerine otel yapılmasının hukuki zeminini hazırladı. CHP grubunun kararın "Beyoğlu'nu sanattan arındırma ve ranta açma hamlesi" olduğu yönündeki itirazlarına karşı, dönemin İBB AKP Grup Başkan Vekili Mehmet Ergün Turan şu açıklamayı yaptı:
"Mevcut bina yerine aynı ölçekte yeni bir bina yapılacak. Bina kapsamına turizm fonksiyonu da eklendi. Otel olabilir, kültür tesisi olabilir. Tiyatro yer alabilir ama olmayabilir de. Tiyatronun eklenip eklenmeyeceği sonraki karar. Ama Muammer Karaca ismi aynı yerde olmasa da yaşatılmak zorunda."
AKP grubunun oy çokluğuyla meclisten geçen bu imar değişikliği, kamuoyu tepkisi ve çeşitli bürokratik tıkanmalar nedeniyle uygulanamadı ancak tiyatro binası harap hâlde tutulmaya devam etti.

Bir sosyal medya paylaşımıyla başlayan kurtuluş
Yıllarca kapalı kalan yapı için dönüm noktası, 30 Nisan 2019'da Gazete Müstehak’ın sosyal medya hesabından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yaptığı çağrıyla başladı. "Biliyoruz işiniz başınızdan aşkın ama lütfen bu konuyla ilgilenir misiniz? Kaşla göz arasında Muammer Karaca Tiyatrosu’nun yıkımına başlandı!" şeklindeki paylaşımı yanıtlayan İmamoğlu, sahnenin aslına uygun olarak yenileneceğini şu ifadelerle duyurdu:
"Merhaba, Muammer Karaca Tiyatrosu İBB uhdesinde aslına uygun olarak yenilenecek, Beyoğlu’nun kültür ve sanat dolu günlerine geri dönmesi adına bu süreci yakından takip edeceğim."
Bu sözün ardından İBB Miras tarafından başlatılan kapsamlı restorasyon, riskli betonarme eklentilerin ayıklanması ve tarihî neoklasik fuaye ile tonozların ortaya çıkarılmasıyla sonuçlandı.

Yenilenen Muammer Karaca Tiyatrosu'nun 19. yüzyıldan kalan kâgir bölümündeki tiyatro evi
"Burası babam Genco Erkal için şahsi bir meseleydi"
25 Eylül akşamı düzenlenen açılış töreniyle şehre yeniden kazandırılan Muammer Karaca Tiyatrosu, 300 kişilik modern ana sahnesi, 19. yüzyıldan kalan kâgir bölümdeki tiyatro evi, tonozlu yapı içine kurulan sergi salonu ve arka planda Boğaz manzarasını gören özel prova alanıyla İstanbullularla buluştu.
İBB Başkanvekili Nuri Aslan'ın ev sahipliğinde düzenlenen açılış törenine Yeni Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, İBB bürokratları ve meclis üyeleri, belediye başkanları, başkanvekilleri İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever ile Karaca ailesinin fertleri, Genco Erkal’ın kızı Ayşe Erkal Sümer ve gazetecilerin yanı sıra sanat dünyasından pek çok isim katıldı.
Göksel Kortay, Suna Keskin, Aliye Uzunatağan, Dikmen Gürün, Şevket Çoruh, Berkay Ateş, Güven Kıraç, Şenay Gürler, Ece Dizdar, Tülay Günal, Kaan Sekban, Bahtiyar Engin, Erhan Yazıcıoğlu, Ayşen İnci ve Hakan Altıner'in de aralarında bulunduğu tiyatro ve sinema dünyasından birçok isim açılışta yer aldı.

Yenilenen Muammer Karaca Tiyatrosu'nun fuaye alanı
Törende en duygusal anlar ise usta sanatçı Genco Erkal'ın kızı Ayşe Erkal Sümer'in konuşmasında yaşandı. Babasının profesyonel sanat hayatına 22 yaşında bu sahnede başladığını hatırlatan Sümer, kürsüden şu sözleri kaydetti:
"Burası babam Genco Erkal için şahsi bir meseleydi. Son yıllarında en büyük derdi buranın kapatılmış olması ve tekrar açılmasıydı. İBB'ye devredildiğini duyduğu zaman çok mutlu olmuştu, içi rahat etti. En kısa zamanda en layık şeklinde açılacağına inanıyordu. Bugün gerçekleşti, babam göremedi ama yine de ellerinize sağlık, çok teşekkür ederiz. İstanbul özel tiyatrolarına yeni bir salon açılmış oldu, çok mutluyuz."

Yenilenen Muammer Karaca Tiyatrosu'nun tonozlu yapı içindeki sergi salonu
"Bağımsız tiyatrolar ayakta kalmasın, yaşasın; ayakta kalmak yetmez"
Salonun neden Şehir Tiyatroları bünyesine katılmayıp bağımsız tiyatrolara tahsis edildiğini ise İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat şu ifadelerle açıkladı:
"Şehir Tiyatrolarımız çok değerli ama kendileri de aynı duyarlılığı paylaşıyorlar; sevgili Ayşegül (İşsever) Hanım, sevgili tiyatrocu dostlarımız, arkadaşlarımız hepimiz burada oturduk, konuştuk. Dedik ki burası bağımsız tiyatroların destanını yazmış bir yer. O yüzden bağımsız tiyatrolarla devam edecek burası. Böylece elimizde imkân buldukça geliştirdiğimiz sahneleri daha kardeşçe paylaşım için tek gözetmemiz ve korumamız gereken Şehir Tiyatroları olmadığı için, bağımsız tiyatroların ihtiyacını da gözetecek şekilde bağımsız tiyatrolara çatı olma göreviyle bağımsız tiyatroların kullanımına açtık.
Belediyeler tiyatrolara lütfen salonlarını mümkünse bedava versinler. Kanun zorunluluğu olduğu için bedava veremiyorlar ama hiç değilse çok çok uygun fiyata versinler ki bağımsız tiyatrolar ayakta kalmasın, yaşasın. Ayakta kalmak yetmez."
Açılış töreninin ardından İBB Şehir Tiyatroları tarafından hazırlanan İlk Temsil adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Bugün itibarıyla 14 yıl aradan sonra halka açık ilk etkinliklerin gerçekleşeceği, Beyoğlu'nun Ses Tiyatrosu'ndan sonra en eski ikinci tiyatrosu olan Muammer Karaca Tiyatrosu, İstanbul'un bağımsız tiyatro topluluklarına da nefes aldıracak yepyeni bir sanatsal üretim merkezi olarak kent hafızasındaki yerini koruyacak.
Muammer Karaca kimdir?
Muammer Karaca (1906-1978), Türkiye'de geleneksel tiyatro ile modern sahneleme anlayışını sentezleyen, Cumhuriyet döneminin en önemli ve öncü tiyatro sanatçılarından biridir. Sanat hayatına Darülbedayi'de adım atan ve uzun yıllar Ses Opereti'nde yıldızlaşarak halkın büyük sevgisini kazanan Karaca; vodvil, komedi ve politik taşlama türlerindeki ustalığıyla tanınır. Geleneksel tuluat tiyatrosunun kıvrak zekâsını, anlık esprilerini ve seyirciyle kurduğu doğrudan bağı Batı tarzı tiyatroyla harmanlayarak kendine has bir ekol yaratmış; dönemin siyasi ve sosyal iklimini incelikli, eleştirel bir mizahla sahneye taşımıştır. Karaca'nın Türkiye tiyatro tarihindeki en büyük kalıcı mirası, yıllarca Anadolu turnelerinde dişiyle tırnağıyla biriktirdiği şahsi sermayesiyle 1955 yılında İstiklal Caddesi'nde kurduğu Muammer Karaca Tiyatrosu'dur. 16 yıl boyunca 4 binden fazla kez kapalı gişe oynayarak kırılması güç bir rekora imza atan Cibali Karakolu ve Etnan Bey Duymasın gibi kült oyunlarla da hafızalara kazınan sanatçı, devlet ödeneklerine bağlı kalmadan bağımsız bir tiyatronun zor da olsa nasıl inşa edilip yaşatılabileceğini kanıtlamıştır. Sadece kendi oyunculuğuyla değil, siyasi baskılarla Devlet Tiyatroları'ndan uzaklaştırılan Muhsin Ertuğrul gibi ustalara kendi sahnesini açarak gösterdiği sanatsal dayanışmayla da tiyatro tarihinin sembol isimlerinden biri olmuştur. |
Muammer Karaca Tiyatrosu'nun ilk hafta programı
|







