Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel, tutuklandığı "mal varlığıını aklama" soruşturmasına ilişkin bir yazı kaleme aldı. Olayın perde arkasını anlatan Ağırel, "Sahte haber yapmadığım için, daha önce yasa dışı bahis irtibatını yazdığım Ömer Sarıgül ve Mustafa Sarıgül ile örgüt arkadaşı oldum. Ne Mustafa Sarıgül ile ne de diğer isimler ile tanışıklığım yoktur" dedi.
Sarıgül ailesine yönelik "mal varlığını aklama" soruşturmasında yazmadığı haber nedeniyle gözaltına alındıktan sonra tutuklanan gazeteci Murat Ağırel, tutuklu bulunduğu Metris Cezaevi’nden Cumhuriyet'te bir yazı kaleme aldı. "Gerçek ne anlatayım" diye yazan Ağırel, şunları aktardı:
BU HABERİ, T24 ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
T24'E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
Zaten abone misiniz? Üye girişi yapın
"Gökçekler ile ilgili Almanya’ya gittiğimde bir avukat, “Murat Bey, Osman Gökçek’in İspanya’da ve Almanya’da 150 Milyon Avro parası varmış. Arkadaşım Sinan’ın çalıştığı şirketlere yatırım yapmış. Sinan sizinle konuşmak istiyor” dedi.
Kendi telefonundan aradı. Bana uzun uzun Osman Gökçek’i anlattı. Sonra “Daha büyük bir dosya var, Sarıgül dosyası” dedi. “Bizi dolandırdı. 1 milyar Avro parası var” dedi.
“Sen bu dosyayı yap, sonra Osman Gökçek evraklarını veririm” diye de ekledi.
Ben de kabul etmedim. Türkiye’ye döndüm. Bu Sinan, avukattan benim telefonumu almış ve bana yeniden videolar ve fotoğraflar gönderdi.
Kendisine mesaj yazdım, “Bu video ve fotoğraflar onların iddialarını doğrular nitelikte değil” dedim. Mesaj görüntüsünü ekliyorum.

“Ben size demiştim, FRAGMAN bunlar” dedi. Konuyu Onlar TV ekibine anlattım. Ekip tüm belgeleri görmek istedi. Osman Gökçek ile ilgili belgeleri de istedim. Göndermedi. “Önce Sarıgül” dedi. Devamında da “Biz bu belgeleri Tamar Tanrıyar’a gönderdik, benim fotoğrafımı kullandı ama dosyayı yapmadı. İmamoğlu ile ilgili bilgi ve belge istediler” diye de anlattı.
Nedir bu Sarıgül olayı dedim, bir sürü iddia anlattı.
Haliyle ben de anlattıklarının belgelerini istedim. Belge olarak Denizli’de açılmış bir mahkeme dosyası gönderdi.
Araştırdım. Emir Sarıgül bu davayı kazanmış.
Almanya’daki avukattan şirket evraklarını istedim. Kurulan şirket yok. İngiltere’de kurulan şirket evrakları (noter evrakları) sahte. Almanya’da kurulduğu iddia edilen şirketler faaliyette değil, sadece isimleri var.
Gönderdiğini söylediği belgeler, para dekontlarını istedim. Vermedi önce. Sonra “Almanlar sizinle görüşmek istiyor” dedi. Görüntülü bir toplantı gerçekleştirdik. Bakın bu anlattıklarımın tamamı onların deyimi ile belgeli. Çünkü beni tanıştıran kişi, bu “Sinan Çampınar” denen kişi ile ilgili uyarılarda bulundu. Sonra olayı araştırırken bu kişinin Almanya’da da dosyaları olduğunu öğrendim.
Neyse...
Bu Almanlara “Belge vermediğiniz sürece iddialarınız gerçek değil” dedim. “Biz anladık” dediler ve Sinan vasıtası ile iki dekont gönderdiler. Bakın bunlar belgeydi. Bu dekontları doğrulatmam gerektiğini ve karşı tarafın iddialarını soracağımı bildirdim.
Almanya’ya bunu sordum, sordurttum. “Bu belgeler gerçek değil, yapay zekâ” dediler.
Sonra Sarıgül’ün avukatı bana, Sinan Çampınar’ın Sarıgül’ün muhasebecisine “Türkiye’nin en iyi 5 gazetecisine haber yaptırıyorum” dediğini söyledi.
Tabii bu durumu muhasebeciler Sarıgül’e söylemiş. Sarıgül de bunu avukatı Hüma Hanım’a iletmiş. Hüma Hanım da avukatım Gamze Pamuk’a ulaşmış. Hatta haberi Timur’un yaptığını sandıkları için önce Timur’la görüşmek istemişler. Gamze Pamuk da “Murat Ağırel araştırıyor” demiş ve numaramı vermiş.
Hüma Hanım aradı, kısaca sorular sordum. Belgeleriyle cevaplamak istediler. Bana Denizbank hesap dökümlerini getirdiler. Banka transferlerini sordum, tamamen sahte olduklarını beyan ettiler.
Bu arada Sinan Çampınar haberi yapmam için beni sıkıştırmaya devam edince tekrar mesaj yazdım. Mesaj görselini de ekliyorum.

Tüm olay bundan ibaret. Yani “Osman Gökçek’in 100 milyon Avro’su benim şirketlerimde” dedi. Osman Gökçek’i aradım, yalanladı. İngiltere’deki şirket sahte, evraklar sahte, dekontlar sahte ve adam “Ben karapara aklıyorum” diyor. Yat belgeleri eksik ve yanıltıcı. Ben bu adama nasıl inanıp haber yapacağım?
Haber yapmış olsam “halkı yanıltıcı bilgiden, iftiradan, görevi başındaki devlet memurunu aşağılamaktan” gözaltına alınmayacak mıydım? Hepsi bir kenara, ben bu halkın yüzüne nasıl bakardım?
Tekrar belge istedim. Ancak cevap vermediler. Kendimi “şahıs” olarak soruşturmanın içinde buldum. Örgüte yardımmış! Suçum örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardımmış.
Yani sahte haber yapmadığım için, daha önce yasadışı bahis irtibatını yazdığım Ömer Sarıgül ve Mustafa Sarıgül ile örgüt arkadaşı oldum.
Ne Mustafa Sarıgül ile ne de diğer isimler ile tanışıklığım yoktur."
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


