DEM Parti: Son operasyonlar Kürtler açısından son derece şüphe uyandırıcı, kaygı verici

DEM Parti: Son operasyonlar Kürtler açısından son derece şüphe uyandırıcı, kaygı verici

DEM Parti, “Ailem Güvende" operasyonu, erişim engellemeleri ve gözaltıların sürece zarar verdiği görüşünde. DEM Partili bir yetkili, süreçteki kuşkuları arttıracak her tutumun provokatif olacağını kaydetti.

DEM Parti

DEM Parti yetkilileri, "Ailem Güvende" operasyonuyla başlayan gözaltı ve erişim engeli dalgasının süreci enfekte ettiği konusunda hemfikir. DEM Partili bir yönetici, Kürtlerin 'uzun bir sürenin mağdurları' olduğunu belirterek son gelişmelerin Kürtler açısından son derece şüphe uyandırıcı ve kaygı verici olduğunu kaydetti. Süreçteki kuşkuları arttıracak her tutumun provokatif olacağını kaydeden DEM Partili yönetici, iktidarın yeni baskı araçlarına yönelmesinin kaygıları daha da artırdığını belirtti.

"Ailem Güvende" adı altındaki operasyonlarla LGBTİ+'ların hedef alınması, İHD Eşbaşkanı Eren Keskin, Barış Akademisyenleri, Evrensel'in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi ve kurumun sosyal medya hesaplarının erişime engellenmesi, SYKP ve ESP'ye yönelik gözaltı operasyonları; Türkiye'den ve dünyadan çokça tepki çeken gelişmeler olarak kayıtlara geçti. DEM Parti'ye göre de bu son gelişmeler, devam eden ve ana hedeflerinden birisi Türkiye'nin demokratikleşmesi olan çözüm sürecini olumsuz etkiliyor.

ABONE OL

Öyle ki DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Son günlerde ülkede olup bitenlere uzaktan bakan biri dahi, yaşananların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalamaya yönelik olduğu sonucuna varabilir" değerlendirmesini yaptı. Doğan ayrıca, "Her gün toplumun bir başka kesiminin hedef alındığı, saldırıya uğradığı, ayrışma ve kutuplaşmanın derinleştirildiği bir ortamda, barışa inanmak-inandırmak nasıl mümkün olabilir?" diyerek son gelişmelerin sürecin toplumsallaşması amacına verdiği zarara dikkat çekti.

Tuncer Bakırhan: İnsanların susturulduğu bir ortamda barışı nasıl toplumsallaştıracağız?

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da "Bu uygulamalar, iki yıldır büyük bir emek ve özveriyle yürüttüğümüz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne de zarar veriyor. Sürecin toplumsallaşmasını güçlendirmek yerine, sürecin karşısında duranların elini güçlendiriyor" değerlendirmesini yaptı. İktidara ve yetkililere çağrı yapan Bakırhan, "Sürece zarar veren, toplumsal güveni zedeleyen ve süreç karşıtlarının elini güçlendiren bu uygulamalardan vazgeçilmelidir" ifadelerini kullandı.

DEM Parti Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada da son gelişmelerin sürece etkisine dikkat çekilerek "İktidara bir kez daha hatırlatıyoruz: Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin bir yandan barıştan söz edip diğer yandan demokratik alanı daraltarak yürütülmesi toplum nezdinde inandırıcı ve güven verici olmaz" denildi.

"Son gelişmeler Kürtler açısından şüphe uyandırıcı"

Süreci T24’e değerlendiren DEM Parti yöneticileri, son gelişmelerin sürece etkilerine dair endişelerini böyle dile getirirken partinin geneli de iktidarın bu hamlelerinin süreci enfekte ettiğini düşünüyor.

Kürtlerin uzun bir sürenin mağdurları olduğunu belirten DEM Partili bir yetkili, son gelişmelerin Kürtler açısından son derece şüphe uyandırıcı ve kaygı verici olduğunu kaydetti.

"Süreçteki kuşkuları arttıracak her tutum provokatif olacaktır"

Sürece güvensizliği pompalayacak, süreçteki kuşkuları arttıracak her tutumun provokatif olacağını ve sürecin önünde engel olacağını kaydeden DEM Partili yetkili, "İktidar bu süreci demokratikleştirme ve haksızlıklara son verme süreci olarak ele almalıdır. Yeni mağduriyetler yaratması, yeni baskı araçlarına yönelmesi Kürtlerin kaygılarını artırmaktadır" diye konuştu. Aynı yetkili "Sürece desteğin yolu herkesin kendini özgür eşit yurttaş görmesinden geçiyor" dedi.

DEM Parti Sözcüsü Doğan: Her gün toplumun bir başka kesiminin hedef alındığı bir ortamda barışa inanmak nasıl mümkün olabilir?

"Gelişmelerin süreci zora soktuğu bir gerçek"

Ayşegül Doğan'ın kullandığı "baltalama" ifadesinin içinde bulunulan durum için "güçlü" kaldığını belirten bir başka DEM Partili yetkili, "Son gelişmelerin sürece yönelik olduğunu düşünmüyorum ama süreci olumsuz etkilediği kesin. Son günlerde tanıklık ettiklerimiz AKP iktidarının artık rutinleşen ve seçmenini konsolide etmeye yönelik uygulamaları. Süreç sabote edilmek istense çok daha başka yöntemler uygulanır. Ama bu gelişmelerin süreci zora soktuğu da bir gerçek" dedi.

"İktidarın bu uygulamaları yeni değil ama bugün sürece zarar veriyor"

Sürecin Erdoğan'dan ve iktidardan bağımsız yürümediğini ve son gelişmelerin süreci hedef aldığını düşünmediğini kaydeden bir başka DEM Partili, "Son gelişmeler, aile meselesi, LGBTİ+ karşıtlığı, AKP ile arasına mesafe koyan kesimlere iletilen, belki de seçim odaklı bir mesaj. Yani süreçle bağlantısı olduğunu sanmıyorum. Ama süreç devam ederken bu yapılanlar sürece elbette zarar veriyor. İnandırıcılığını azaltıyor" diye konuştu.

"İktidar sürece hiçbir zaman "demokratikleşme" odaklı bakmadı"

Bir başka DEM Partili yetkiliyse İktidarın sürece bakışının hiçbir zaman "demokratikleşme" odaklı olmadığının farkında olduklarını belirterek "İktidarın bakışı böyleyken yapılması gereken ortak bir mücadele alanı oluşturmaktır" dedi.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler