Erdoğan'dan Özgür Özel'e Yemen çıkışı: Şuursuzca "Savaştayız" diyor, hayırdır beyler kiminle savaştasınız, seferberlik çıktı da haberimiz mi yok!

Erdoğan'dan Özgür Özel'e Yemen çıkışı: Şuursuzca "Savaştayız" diyor, hayırdır beyler kiminle savaştasınız, seferberlik çıktı da haberimiz mi yok!

Erdoğan, fon krizinde Meclis'in gündeminde olan yasa teklifinin yürürlüğe girmesiyle ödeme işlemlerinin de hızlanacağını belirtti.

erdoğan 21 ekim akp grup toplantısı
Recep Tayyip Erdoğan

T24 Haber Merkezi

Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefet partisi lideri Özgür Özel'in, "Türk askerini Yemen'e göndermek Türkiye'nin planı, programı değildir, Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir. Yurt dışına asker göndermede Meclis yetkisi ihlal edilemez. Savaştaki bir ülkeyle 'Sana saldıran bana saldırmıştır' anlaşması yapmak, ülkeyi doğrudan savaşa sokmaktır. Trump'ın figüranı olmaya, İsrail'in koruyucusu olmaya, Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız" açıklamasına tepki gösterdi. Erdoğan, Özel hakkında, "Şuursuzca savaştayız diyor. Hırsı aklını esir almış bu zata sormak lazım; hayırdır beyler, kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da Türkiye işgal edildi de bizim mi haberimiz yok?" ifadelerini kullandı. Fon soruşturması hakkında da açıklamalarda bulunan Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın geleceğe güvenle baktığının altını çizdi, "Çok daha çetin badireler, krizler, sınavlardan güçlenerek çıktık, Allah'ın izniyle buradan da güçlenerek çıkacağız. İnşallah destanlar yazmaya, başarıdan başarıya, zaferden zafere koşmaya devam edeceğiz" dedi.

Özgür Özel "Türk askerini Yemen'e göndermek ülkeyi savaşa sokmaktır!" dedi; fon krizi için vekillere "Elinde belge olan açıklasın" çağrısı yaptı, Cemil Tugay'a sert çıktı: Bu el kırılsaydı da o namussuzu aday yapmasaydı!

ABONE OL

Trump'tan 'Türkiye Yemen'e asker gönderecek mi?' sorusuna cevap: Erdoğan, benim yakın dostum; istersem bunu yapar

Erdoğan'ın düzenlenen operasyonun ardından seçimle AKP'ye geçen Üsküdar Belediyesi Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'i anarak başladığı açıklamalarından satır başları şöyle:

"Geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Dündar Ziya Gültekin kardeşimiz Üsküdar aşığı, hizmet etmekten mutluluk duyan müstesna bir insandı. Üsküdar'da sevilen, sayılan bir isimdi. Geride bizlere emanet olarak bıraktığı üç yetim evladının tek tek gözlerinden öpüyorum. Muhammed Emin Sarıoğlu'nu tebrik ediyor, kendisinin Üsküdar halkına da aşkla hizmet edeceğine gönülden inanıyorum.

"Ziya kardeşimizin vefatının ardından taziye mesajı yayınlayan herkese saldırdılar"

Bir üzüntümü de ifade etmek istiyorum. İnsanı insan yapan değerler vardır. Ziya kardeşimizin hepimizi kedere boğan vefatından sonra özellikle sosyal medya platformlarında tek merkezden yöneltildiği anlaşılan alçakça bir nefret kampanyasına şahit olduk. İnsanlıktan nasibini almamış bir güruh, hiç tanımadıkları bir insana karşı içlerinde biriktirdikleri ne kadar cerahat varsa hepsini kustular. Bu gözü dönmüşlük öyle bir raddeye ulaştı ki taziye mesajı yayınlayan herkese saldırdılar.

"Kendi dar kadrolarının çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar"

Siyaseti millete hizmet etmek yarışından çıkarıp dost ve düşman ikiliğine hapsetmenin sadece demokrasimiz için değil, toplumsal barış ve huzurumuz için de tehdit oluşturduğunu ifade ettik, iyi niyetli bir çağrı yaptık. Rakiplerimiz dahil tüm siyasi partileri savaş baltalarını bir yana bırakıp müştereklerimizi çoğaltmaya davet ettik. Türkiye merkezli siyaset gütmenin bilhassa bu dönemde ülkemiz açısından ihtiyaçtan ziyade milli bir görev olduğunun altını çizdik. Ancak son üç haftada büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Teessüf ile belirtmek isterim ki muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti ne de böyle bir gündemi var. Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye'ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadrolarının çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. Plan ve program yok, ülkenin sorunlarına çözüm önerileri deseniz yok. Siyasette nezaketi koruyalım deseniz o da yok.

"Benim menfaatime olacaksa bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin tavrı son derece bencilce bir tavır"

Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi de bir tavırdır. Benim menfaatime olacaksa bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin tavrı son derece bencilce bir tavırdır. Türkiye üzerine operasyon kuran çevrelere cesaret veren bir tavırdır. Üç kuruşluk siyasi ikbalini vatandaşı olduğu ülkenin felaketine bağlamak egoist bir zihin dünyasının dışa vurumudur. 24 yıl boyunca ülkenin ayağına ne zaman taş değse umutlandılar, Türkiye'nin sıkıntılarından rant devşirmeye çalıştılar, tüm ülkenin umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Bugün de aynı ham hayali koruyorlar.

"Şuursuzca 'Savaştayız' diyor, hırsı aklını esir almış"

Geçenlerde bir tanesi çıkmış, şuursuzca 'Savaştayız' diyor. Hırsı aklını esir almış bu zata sormak lazım; hayırdır beyler, kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da Türkiye işgal edildi de bizim mi haberimiz yok?

Bakınız 24 yıl boyunca bu ülkenin başına çok ciddi sıkıntılar geldi. Ülkemize aba altından sopa gösterenler oldu. Boylarına poslarına bakmadan Türkiye'yi alçakça tehdit edenler, Türkiye'yi içeriden çökertmek için Gezi olayları gibi nice dümen çevirdiler. Muhalefeti destekleyip iktidarı devireceğiz diyeninden dergi kapakları üzerinden mesaj verenine kadar nice saldırıyla karşılaştık. Bunların hiçbirinde sesiniz çıkmadı. Türkiye'yi tehdit edenlere, karıştırmak isteyenlere karşı bir kez olsun bu dili kullandığınızı görmedik. Hatta gittiniz onlardan yardım dilendiniz, etek öptünüz. Siz ne dediğinizin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin.

Bölerek, ayrıştırarak, ötekileştirerek varacağınız hiçbir yer olmadığını artık kabul edin. Böyle sorumsuz bir söylem olmaz. Sürekli hakaret ederek, insanları tahrik ederek siyaset yapılmaz. Siyaset aklına geleni söyleme değil, sözünü ölçüp tartarak ifade etme sanatıdır. 'Ben ona buna bakmam, istediğimi söylerim' derseniz o zaman istemediğinizi işitirsiniz. Sadece kendinize, siyaset kurumuna değil, bu ülkeye de kötülük etmiş olursunuz.

"Fon tartışmalarında dedikodular üzerinden insanların izzeti ve itibarıyla oynuyorlar"

Bunların siyasetsizliği siyaset haline getirmeleri sadece söylemlerle sınırlı değildir. Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz. Dedikodular üzerinden insanların izzeti ve itibarıyla oynuyorlar. Milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç ve şenaattir.

Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı halde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi belge olmadan Kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, önüne gelene iftira atacaksınız, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksınız; insanlar millete, hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, senin bühtanların belgeleriyle yalanlamaya ayıracak, sonra da çıkacaksın yüzün kızarmadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın. Biz buna eyvallah demeyiz.

İftira siyasetine, çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız. Kimse kusura bakmasın. İftira atmanın, insanların izzetiyle oynamanın, töhmet altında bırakmanın faturası pişkinlik olamaz. Biz hukuk, demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar veririz.

"İhmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır"

(Sel felaketi) Vefat eden kardeşlerime bir kez daha Allah'tan rahmet diliyor, aileleri ve yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden kardeşlerimizle ilgili olarak gerekli her türlü soruşturma ve inceleme sürüyor. Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır. Hepimizi üzen bu acı hadiseyi kendi siyasi ajandaları için, belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarını itibarsız hale getirmek için kullanmaya çalışan fırsatçılara da asla müsamaha göstermeyeceğiz.

Afetten olumsuz etkilenen vatandaşlarımıza her türlü desteği veriyoruz. Aile Bakanlığımız tarafından hane başı 10 bin lira olmak üzerine toplam 200 milyon lira, AFAD tarafından 230 milyon lira, Ticaret Bakanlığı tarafından toplam 80 milyon lira İstanbul Valiliği'mize aktarıldı. Şu ana kadar İstanbul'daki 37 ilçemizde 5 bin 672 haneye yaklaşık 57 milyon lira tutarında dağıtım yapıldı.

"Baniyas'taki masum çocukların arşa yükselen feryatları Esed rejiminin sonu olacak"

Değerli kardeşlerim, sevgili gençler, önce Kızılcahamam'daki 20. İstişare Toplantımızın ardından, 7 Mayıs 2013'teki grup toplantımızda Suriye'nin Baniyas şehrinde yaşanan vahşi katliama tepki göstermiş, masum çocukların, kadınların, masum sivillerin parçalanmış naaşlarıyla yüreklerimizin yandığı o karanlık günlerde dünya susarken yine bu kürsüden şunları söylemiştim:

'Biz Rûz-i Mahşer'de kitap önümüze konulduğunda hesabımızı yüreklice vermek istiyoruz.' Onun için Baniyas'ta çocukların figanı arşı inletirken biz susan dilsiz şeytanlardan olmayacağız. Baniyas'taki masum çocukların arşa yükselen feryatları inşallah Esed rejiminin sonu olacaktır. Baniyas'ta katledilen kardeşlerimize Rabb'imden rahmet, Suriyeli kardeşlerimize sabır niyaz ediyorum. Ve ‘Ya Nasrallah’ diyen, ‘Allah'ın yardımı ne zaman?’ diye soran Suriyeli kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum. ‘Elâ inne nasrallâhi karîb. Hiç kuşkusuz Allah'ın yardımı yakındır. Sabreden zafere ulaşır ve Suriye inşallah zafere ulaşacaktır.'

"13 buçuk yıllık zulmün ardından Suriye'de barış, huzur ve istikrar tekrar boy vermeye başladı"

Bugün içeride ve dışarıda bize demokrasi dersi, hukuk dersi, insan hakları dersi verenlerin sessizliğe gömüldüğü günlerde işte bunları söyledik. Biz, Üstat Sezai Karakoç'un da en güzel şekilde ifade ettiği gibi, yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer olduğuna gönülden iman ettik. Zulmün, vahşetin, barbarlığın etrafı kuşattığı o günlerde 'Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır' dedi. Rabbim de bizleri ne milletimize ne Suriyeli mazlumlara mahcup etmedi. Cenab-ı Allah, Suriyeli kardeşlerimizi muhteşem bir zaferle müşerref kıldı. Suriye halkı, 8 Aralık 2024 tarihinde inşallah yıllarca anlatılacak, yıllarca dilden dile, gönülden gönüle aktarılacak muazzam bir zafere imza attı. 13 buçuk yıllık zulmün ardından, İsrail'in ağır tahriklerine rağmen Suriye'de barışın, huzurun ve istikrarın tekrar boy vermeye başladığını görüyoruz.

"Yasa teklifinin yürürlüğe girmesine müteakip ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak"

(Fon doruşturması) Üç farklı kategoride konuyu hassasiyetle yönetiyoruz. İlk aşama da tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesidir. Fon Koordinasyon Kurulu'muz ve ekonomi kurmaylarımız düzenli olarak bir araya geliyor, alınan kararları şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklıyor. Meclis'imizin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesine müteakip inşallah ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak.

İkinci aşama da hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle manipülasyon yaparak kimi zaman bir organizasyon dahilinde haksız ve fahiş kazanç elde edilenlerden yargı önünde hesap sorulmasıdır. Başsavcılıklarımız deliller ve itiraflar ışığında bu konuda gerekeni yapıyor.

Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirler kısmıdır. Gerek Devlet Denetleme Kurulu'muzun hazırlayacağı kapsamlı rapor gerekse talimatımız doğrultusunda yürütülen diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel ve mevzuat boyutu itibariyle burada da her türlü adım atılacaktır.

"Muhalefetin meseleyi istismar için kullanması umurumuzda değil"

Biz sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte çok fazla insanımızı etkileyen bu meseleyi ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine de tavizsiz bir şekilde gidiyoruz. Muhalefetin ne dediği değil, ne yaptığı, meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim, biz onlara benzemeyiz. Biz millete yanlış yapana, milletin malına el uzatanlara sahip çıkmayız. Bizim referansımız muhalefet değildir. Biz kendimizden, kendi yapıp ettiklerimizden sorumluyuz.

"Konunun kendi tabanımız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz"

Biz konunun kendi tabanımız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız; yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var. Bizi bugünlere getiren, bizi son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan, işte böyle bir kadroya, işte böyle bir tabana sahip olmamızdır. Bizi bugünlere getiren önce Yüce Allah'ın yardımı, sonra aziz milletimizin desteği, daha sonra da irşat ve ikaz görevlerini layıkıyla yapan gönül dostlarımızın varlığıdır. Bunun için Rabbime her zaman hamdettim. Bugün de hamd ediyorum. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da makul ve yapıcı zeminde kalmayı, dökmeyi değil inşa etmeyi, yol göstermeyi amaçlayan eleştirilere kulak vermeyi inşallah sürdüreceğiz.

"Vatandaşlarımız boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların hezeyanlarına kulak asmasınlar"

Vatandaşlarımdan gönüllerini ferah tutmalarını rica ediyorum. Puslu havada mevzi kazanmaya çalışan fırsatçılara prim vermesinler. Medya ve sosyal medya üzerinden algı oluşturan operasyon hesaplarına karşı dikkatli olsunlar. Bilhassa boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların dedikodudan daha öteye geçmeyen hezeyanlarına kulak asmasınlar. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz. Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirdik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz. Şimdiye kadar ne size ne de milletimize mahcup olmadık. Allah'ın izniyle mahcup olmayacağız.

Buradan teşkilatıma seslenmek istiyorum. Özellikle karşılığını yalnızca Allah'tan bekleyerek büyük bir fedakârlıkla, büyük bir samimiyetle bu dava için gece gündüz koşturan, emeklerini belki de hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyeceğim yol arkadaşlarımın, mücadele arkadaşlarımın beni çok iyi dinlemesini rica ediyorum.

"Çok daha çetin badireler, krizler, sınavlardan güçlenerek çıktık, Allah'ın izniyle buradan da güçlenerek çıkacağız"

Kardeşlerim, biz 25 sene önce AK Parti'yi hangi ilkeler, hangi değerler üzerine bina ettiysek bugün de aynı ilkeler ve prensiplerle hareket ediyoruz. Biz burada, bu koltuklarda en çok da fakir fukaranın, garip gurebanın sesi, soluğu, sığınağı olmak için varız. Yetimin başını okşamak, öksüzün yarasını sormak, Allah'tan ve devletten başka kimsesi olmayanların kimsesi olmak için varız. Bugüne kadar nice zorluğun üstesinden alnımızın akıyla geldik, nice imtihanı başarıyla verdik, nice badireyi suhulette atlattık. Hiçbir zaman yılgınlık, yeis, karamsarlık içinde olmadık. Bugün de kararsız, umutsuz, yeis içinde değiliz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak geleceğimize güvenle bakıyoruz. Çok daha çetin badireler, krizler, sınavlardan güçlenerek çıktık, Allah'ın izniyle buradan da güçlenerek çıkacağız. İnşallah destanlar yazmaya, başarıdan başarıya, zaferden zafere koşmaya devam edeceğiz. Rabbim ömür verdikçe daha nice yıllar bu ülke, bu millet için sizlerle birlikte hizmet üretmeye devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

Meclis'imize sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi ile Sayıştay raporlarının hayırlı olmasını diliyorum. Pakistan ve Suudi Arabistan ile beraber imzaladığımız ortak savunma anlaşmasını da onaylanmak üzere gazi Meclis'imize ilettik. Dün Libya'dan son derece sevindirici bir haber aldık. Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanları Mütabakat Muhtırası'nı oy birliğiyle kabul etti. Bu önemli kararın da hayırlı uğurlu olmasını diliyor, Libya Temsilciler Meclisi'ndeki Türk kardeşlerime selamlarımı yolluyorum. Meclis çalışmalarında her birinize başarılar ve kolaylıklar temenni ediyor, tekrar görüşünceye kadar hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla."

 


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler