Direktörü John Ratcliffe'in çok konuşulan 25 Ağustos tarihli Moskova ziyaretiyle birlikte Kremlin’in Ukrayna’nın Rusya içlerindeki sivil hedefler ile enerji tesislerini vurmasını destekleyen NATO üyesi Avrupa ülkelerinden birine mukabelede bulunabileceği ihtimali çokça dillendirilir oldu. Aslına bakılırsa, bu ihtimalin daha önce belirginleştiği ve CIA Direktörü’nün de Rusya’yı uyarmak amacıyla Moskova’ya gittiği dahi Batılı medya kuruluşlarınca sıkça dile getirildi.
Bu yönde en belirgin yayın, The New York Times gazetesinden geldi. Gazete, ismini paylaşmadığı bazı Beyaz Saray yetkililerine dayandırdığı bir haberinde, Ratcliffe'in Rus mevkidaşı, Federal Güvenlik Servisi (FSB) Müdürü Aleksandr Bortnikov ile görüşmesinde, Rusya’ya “askeri ve ekonomik durumları daha da kötüleşmeden önce (Ukrayna ile) bir anlaşmaya varma” çağrısı yaptığını ileri sürdü.
Peki gerçek buysa, CIA Şefi, Moskova’da darası 3,5 saat neti belki 45 dakika sürecek bir görüşme için kargo bölümü neredeyse bir basketbol sahası uzunluğunda olan, taktik ve stratejik hava nakliye görevlerinde kullanılan, 128 tonluk C-17 nakliye uçağıyla niye gitti?
CIA Şefi’nin ziyaretinin mahiyetine ilişkin Batı basınında hemen hemen 5 farklı teorinin var olduğunu gözlemledim. Şimdi onlara değinip olayın perde arkasını ana akım medyanın heyecanına kapılmadan anlamaya çalışalım:
İlk teori, CIA direktörünün Rus yetkilileri Litvanya, Letonya, Estonya ve Polonya gibi NATO ülkeleriyle olan gerilimini tırmandırmamaları (yani muhtemelen bu ülkeleri “vurmamaları”) konusunda uyarmak amacıyla Moskova'ya gittiği iddiasını temel alıyor. Rusya ile NATO ülkeleri arasında doğrudan bir çatışmaya geçilebileceği iddiasını da içeren bu teori, Wall Street Journal ile Politico’nun da aralarında olduğu birçok ABD medya kuruluşunun sayfalarında yer aldı.
İkinci teori ise, bu tip konularda aldığı pozisyonu oldum olası pek sağlam bulmadığım Politico’nun, yine anonim kaynaklara atıfta bulunarak, Ratcliffe'in Rusya'yı İran ile sürdürdüğü ekonomik ve askeri-ekonomik işbirliğini azaltmaya davet ettiği, aksi halde kendisine yönelik Batılı yaptırımların artabileceğini ifade ettiği yönündeki iddiasını temel alıyor. (Benim bu konudaki görüşüm, en büyük şirketleri ve finans kuruluşları zaten çok ağır yaptırımlara maruz kalmış olan, 220 milyar avroya yakın malvarlığı dondurulmuş ve yüzünü doğuya çevirdiği için de Batı finans sistemiyle olan derin bağını zaten yitirmiş bir Rusya karşısında böyle bir tehditle sonuç alınabileceğini düşünerek Moskova’ya CIA Direktörü yollamanın ancak ahmaklık olacağıdır.)
Üçüncü teori, Trump'ın Rusya ve Ukrayna'yı (belki belirli şartlar altında) bir barış anlaşmasında uzlaştırma çabalarına yakında yeniden girişebileceği iddiasını temel alıyor. Romanya Dışişleri Bakanı Oana Toiu’nun, CIA şefinin Moskova ziyaretini, ABD arabuluculuğunda Rusya ve Ukrayna arasında yakında yeniden barış için diyaloğa geçileceğinin bir işareti olarak değerlendirmesi bu ihtimali biraz daha ciddiye alınır kılıyor. Ancak NATO zirvesi sonrası Ukrayna altyapısını fena hırpalayan, ülkenin Karadeniz’e erişimini, yani ihracat-ithalatını neredeyse tamamen kapatan, perakende zincirlerinin büyük depolarını yerle bir eden Rusya’nın işi sahada bitirmeye en çok yaklaştığı bir sırada neden frene bassın, buna pek ihtimal veremiyorum şahsen.
Dördüncü teori, Ratcliffe'in ziyaretinin iki ülke arasındaki istihbarat çalışmalarının rutin bir halkası olduğu, özel bir gündem taşımadığı yönünde. CIA direktörünün ziyareti hakkında yorum yapan SVR Direktörü Sergey Naryshkin, "Görüşme gerçekleşti ve bunda olağandışı bir şey yok,” dedi. Naryshkin’in “İstihbarat çalışmalarında, teşkilat başkanları arasındaki gerek yüz yüze gerek online görüşmeler, işimizin bir gereğidir. Dünyanın her yerinden bu şekilde istihbaratçılarla her hafta çalışma ziyareti yaparız biz," şeklindeki açıklamasının bir benzeri de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan geldi. Lavrov, 28 Ağustos’ta RBC televizyonuna yaptığı açıklamada, “Dünyanın her yerinde olduğu gibi, Rusya da istihbarat servisleri arasındaki etkileşimi düzenleyen kurallar koymuştur. Bunda olağanüstü bir şey yok. Bu tür çalışmaların gizli bir şekilde yürütülmesinde de olağanüstü bir şey yok,” dedi. Her ne kadar ziyaretin olağan olduğu söylense de, insan ister istemez yarım saatlik rutin bir çalışma için neden bir C-17 nakliye uçağına gerek duyuldu, diye düşünmeden edemiyor.
Beşinci teori, bunlar arasında en ilginç olanı. CIA direktörünün Moskova'ya yaptığı gizemli seyahatin ardındaki sebeplere ilişkin bu en ilginç iddiayı yansıtan teori, emekli İngiliz Donanma Komutanı Steve Jermy’den geldi. Jermy, emekli ABD Ordusu Yarbayı Daniel Davis'in “Deep Dive” isimli Youtube kanalına yaptığı açıklamada, Rusya’nın son dönemde Ukrayna’ya gerçekleştirdiği saldırılarda aktif muharebe görevinde olan ya da geri hizmette olan bazı Amerikalı CIA uzmanlarının da hayatını kaybetmiş olabileceğini ifade etti. İngiliz komutan, Ratcliffe’in taktik ve stratejik hava nakliye görevlerinde kullanılan C-17 uçağıyla ölen Amerikalıların naaşlarını alıp ülkesine götürmek amacıyla gitmiş olabileceğini ileri sürdü. Ukrayna saflarında NATO adına muharebe görevi yapan İngiliz ve Amerikalı askerlerin de bulunduğunu belirten Jermy, Rusya’nın özellikle son zamanlarda Odessa civarındaki NATO personelinin bulunduğu lokasyonlara yoğun bombardımanlar gerçekleştirdiğini ve bu saldırılarda NATO personelinin de hayatını kaybetmiş olmasının olası olduğunu ileri sürdü. Kimi askeri kaynaklardan sadece İngiliz ordusunun 50 civarında hizmet personelinin Ukrayna’da hayatını kaybettiğini duyduğunu belirten Jermy, ölen Amerikalıların da pekâlâ olabileceğini, ancak bu tip zayiatlara dair bilgilerinin operasyonlar sürdüğü müddetçe askeri kaynaklar tarafından teyit edilemeyeceğini savundu. Jermy’nin iddiasını daha sonra CIA ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nın terörle mücadele uzmanı Larry Johnson da destekledi. Johnson, “ziyaret İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaya zorlanması hususunda Rusya’nın yardımını istemek ya da Putin’in Polonya’yı işgal etmesini engelleyici bir uyarıda bulunmak için olsa, neden Moskova’ya bir C-17 ile yapılsın ki!” şeklinde konuştu.
Tabii, ziyareti ilginç kılan ve spekülasyonların önünü açan Ratcliffe’in Moskova’da olduğu saatlerde Vatikan’ın en yüksek diplomatik temsilcisi Başpiskopos Paul Richard Gallagher’ın da orada olmuş olması aslında!
Evet, bir C-17 nakliye uçağı, Vatikan temsilcisi ve CIA şefi Moskova’da buluşmuşlar. Lakin, “fıkra bu kadar,” diyemiyoruz!
Kimileri bunu, Ratcliffe Moskova’ya uyarılarda bulunurken, Vatikan temsilcisinin de Rusya’yı ahlaki/dini değerler üzerinden yumuşatmak üzere (yani bir tür iyi polislik yapmak için) Ruslarla görüştüğü şeklinde yorumladı. Ancak kanımca, böyle bir Vatikan ziyaretinin CIA şefininkiyle aynı tarihlere denk getirilmesini bu iddia üzerinden pek anlamlı bulduğumu söyleyemem. Ama gerçekten ölen Amerikalı askerlerin naaşlarının sahadan alınarak Amerikalılara teslim edilmesi gibi bir durum söz konusu olduysa, Vatikan temsilcisinin de “şehitlerin” teslimi sırasında dini bir görev icrası için orada olmasını daha akla yatkın bulurum.
Elbette ki, gerek İngilizler gerekse de Amerikalılar Ukrayna-Rusya savaşındaki muharebelere doğrudan katıldıklarını teyit eden gelişmelerin kamuoyunca bilinmesini istemezler. Hele de bu şekilde kendilerine ait olmayan bir savaşta “şehit” askerlerinin memleketlerine ceset torbalarıyla teslimi söz konusuysa, bunu kamuoyundan saklamak için ellerinden geleni de yaparlar. İmkân da varsa, “gittik, hem de askeri uçakla giderek sert bir mesaj da verdik, çok fena uyardık! Artık Avrupa’da bir ülkeye sıkıysa saldırsınlar bakalım!” şeklindeki teorilerin de önünü açarlar. Ana akım medya da, Moskova’da “kış ortasında çilek bulmuş gibi sevinir!” Haberlerinde bunun türevlerini okuruz.
Okuduk da! Ama pek inandırıcı gelmedi! Bakalım kimin okuması doğru çıkacak!
Not: Bana biraz müsaade! Haftada bir de olsa, epeydir kesintisiz bir emekle yazıyorum. Eylül ayında hepinizden izninizi istiyorum, hafta sonlarını biraz kendime ve yaşlı oğlum Hektor’a ayırabileyim. T24 editörlerimiz de bana katlanmayı sürdürürlerse, ekimde yeniden görüşmek üzere!
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


