Fransa’da eylül ayı “rentré” olarak nitelendirilir. Yani dönüş, tatilden dönüş, yeni sezona giriş… Moda dünyası için ise sonbahar-kış koleksiyonlarının sokakla buluşmaya başlaması anlamına gelir. Sokağın nabzını yoklayan sosyal medya fenomenleri, moda dergileri ve eleştirmenler yeni sezon trendlerini süzgeçten geçirerek “inn” ve “out” olacak eğilimleri sıralamaya başlarlar.
Altı ay önce gerçekleşen 2026/2027 kış sezonu defilelerinde, birkaç sezondan beri hüküm süren oversize anlayışının doz aşımına uğrayarak rafa kalkma zamanının geldiği mesajı zaten verilmişti.
2010’lu yıllarının önemli tasarımcılarından Virgil Abloh’un başlattığı oversize estetik anlayışının sokak tarafından benimsenmesi zaman almış olsa da son sezonlarda fast fashion sektörü aracılığı ile geniş kitlelere ulaşmıştı.
Kadın ve erkek giyim tarzını etkisi altına alan akımda, süper geniş volümlü jogging modellerini, kot pantolonları, sweatleri, XXL mantoları kanıksamışken, modanın döngüsel içgüdüsü devreye girerek yeni bir değişimi hedef gösterdi:
“Oversize out, dar kesim inn…”

Pandemide yaşadığımız kapanma döneminde, rahatlık ve konfor gibi olguların ön plana çıkması ile “loungewear”, “loose wear” gibi terimler doğmuş ve oversize akımının yeni bir estetik anlayışı olarak geniş kitlelerle ulaşmasını koylaştırmıştı.
10 yıl boyunca Fransız markası Balenciaga’nın yaratıcı yönetmenlik koltuğunda oturan Gürcü tasarımcı Demna, estetik kimliğini oversize kodlarını kullanarak yaratmış ve uzun yıllar geniş kitlelere uzanan bu akıma öncülük etmiş bir diğer moda gurusu olarak tanınıyor.
Demna, geçtiğimiz yıl Balenciaga’dan alınıp İtalya’nın en büyük markalarından biri olan Gucci’ye transfer edilince, Almanya’nın en saygın ulusal haftalık gazetesi Die Zeit’e verdiği röportajda, “Oversize akımının artık verecek bir şeyi kalmadı” diyerek moda dünyasında bir serüvenin daha sona ereceğinin sinyallerini vermişti.

Modada yaşanan bazı akımların sokağa inmesinin zaman alacağı gerçeği gibi bir o kadar da oturmuş akımlardan vazgeçmenin de çabuk olmayacağını da biliyoruz.
“Çağdaş-burjuva” tarzının ağırlık kazanacağı yeni estetik anlayışına geçiş döneminin reçetesi ise yine tasarımcıların yaratıcılık ve öngörüsüne dayanıyor.
Moda gurularının ve sosyal medya fenomenlerinin “wishilists”inde (istek listesi) daralan ceket formlarının şimdilik bol pantolon veya volümlü etek ve elbiselerle devam etmensin daha sağlıklı olacağı gibi bazı detaylar ön plana çıkıyor.
Yeni sezon değişim listesinde tabii ki aksesuarlar da nasibini alıyor. Oversize olgusu ile paralellik yaratan geniş ve yüksek tabanlı spor ayakkabılar daha minimalist formlara, kalın tabanlı ayakkabılar ise daha narin mokasen modelleri ile yer değiştiriyor.

Dior’un yeni yaratıcı direktörü Jonathan Anderson, markanın kurucusu Christian Dior’un 1947 yılında yarattığı ve New Look akımının doğmasına neden olan “Bar Jacket” modelini yeniden yorumlayarak kış sezonu siluetine ilk çizgiyi atmıştı.
Anderson, volüm değişikliği yaparak yeniden yarattığı mini bar jacket modelini kadın ve erkeklere aynı anda uygulayarak turnayı gözünden vurmuş oldu.
Morfolojimizden 1-2 beden daha büyük ürünleri yavaş yavaş dolaplara kaldırmaya başlayacağımız yeni sezonda, ön plana çıkacak trendleri bir sonraki yazımda değerlendirmek üzere.
Mutlu hafta sonları…
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


