Türk basketbolunun fiyasko momenti!

Türk basketbolunun fiyasko momenti!

Türk basketbolunun kulüp düzeyinde yaşayabileceği en mükemmel gece tuzla buz oldu ve tarihindeki en büyük Euroleague başarılarını yaşayan koçunu alaya alan basketbol seyircileri ile onlara en ağır şekilde küfür eden tarihin en başarılı Türk koçu kaldı…

Türk basketbolunun fiyasko momenti!

“Avrupa basketbolunun panayırı” kabul edilen Euroleague Final Four’una bir adım kala Türk basketbolunun devi Anadolu Efes, son basamakta Yunan basketbolundaki muadili Panathinaikos’la zorlu mücadeleye girişti. Bu yazıyı okuduğunuzda seri sonlanmış olacak, skoru biliyor olacaksınız ama konumuz maç skoru değil… Hadise dördüncü maçta patlak veren Anadolu Efes-Ergin Ataman taraftar gerginliği… Bu tatsız olay tüm seriye damga vurdu ve muhtemelen kalıcı etkiler bıraktı.

Oysaki bu seriye kadar Anadolu Efes ve Ergin Ataman ismi aynı cümlede yer aldığında ardı ardına 2 hak edilmiş Euroleague Şampiyonluğu ve hatta pandemi engeline takılmış üçüncü bir şampiyonluktan başka bir şey gelmiyordu. Dördüncü maç Türk basketbolu için neresinden baksanız sadece güzelliklerle dolu olabilirdi. Her şeyden önce ‘Anadolu Efes ile şampiyonluklara koşmuş’ Ergin Ataman, şimdi Euroleague’in en çok şampiyon olmuş takımı ve en son şampiyonu Panathinaikos’un başında Basketbol Gelişim Merkezi gibi Basketbol Federasyonu’nun iftihar edebileceği bir salonda karşılaşacaktı. Kulübün içinden yetişmiş ve akla gelen her büyük Anadolu Efes (veya Efes Pilsen) başarısının içinde olmuş Koç Ataman, 11 sene sonra şampiyonluk yaşayan “Yunan takımının Türk koçu” olarak iki toplumun bölgesel rekabeti bir kenara bırakıp iş birliği yaptığında başarabileceklerinin de bir kanıtının sembolü olacaktı. Aynı zamanda Türk Milli Takımı koçluğunu da yapan Ergin Hoca’nın Yunan takımını zirveye taşımasından yaşadığımız gurur iki ülke arasındaki rekabette en azından Türk tarafının kuru bir inat içinde olmadığını kanıtlayacaktı… Ama bu mesajları verebilmek yerine Ergin Ataman’ın sinirliyken ağzından çıkan küfürlerle hatırlanacak bir gün oldu…

Ergin Ataman

Peki neydi Ergin Hoca’yı çileden çıkaran? Ataman’ın bamteline basan olay Anadolu Efes taraftarının rakibi zor duruma düşürdüğünde yaptığı “Mola Alsana Ergin Ataman” tezahüratıydı. Bu tezahürat iki kelimeden ibaret tempolu bir şarkının çok fazlasıydı. Hafızamızı tazeleyelim: Anadolu Efes, 2008-09 sezonunda, Ülker’le iki sezon önce birleşen Fenerbahçe’nin yükselişini bir Türkiye ligi final serisinde 2-0 geriye düştükten sonra 4-2’lik geri dönüşü ile biten bir sezonu şampiyon olarak tamamladığında Türk basketbolunda müthiş bir skandal patlak verdi… Son maçtaki doping kontrollerinde o dönemki adıyla Efes Pilsen’in iki basketbolcusunda (Kerem Gönlüm ve Mario Kasun) yasaklı maddeye rastlandı. Bu olay münferit miydi? Yoksa Organize miydi? tartışması uzun yıllar gündemde kaldı. Bir yıl sonra Dünya Basketbol Şampiyonası’na ev sahipliği yapacak olan Türkiye, bu skandalı hafif sıyrıklarla atlatmayı tercih etti ve münferit bir olay olduğuna kanaat getirdi. Ama bu basketbolun yükselişteki değeri Fenerbahçe Ülker camiasını tatmin etmedi. Doping kullanımının organizatörü olarak Efes Pilsen’i ve soyunma odasının tek hâkimi olarak da Ergin Ataman’ı suçlamaya devam etti. 2009 yılından 2019 yılına kadar “Doping Yapsana, Ergin Ataman” tezahüratları Fenerbahçeliler Ergin Ataman’ı yakaladıkları her maçta salonda çınlamaya başladı. Bu tezahüratı Ergin Ataman ilerleyen yıllarda hakemlere bir hakaret olarak kabul ettirip anons yaptırmaya başladığında Fenerbahçeliler bir çözüm buldu ve aynı melodi ile “Mola Alsana” diye tezahürat yapmaya başladı. Fakat 2019 yılında Anadolu Efes hocası iken CSKA Moskova’ya karşı oynadığı Final Four finalinde işler pek de iyi gitmezken tribündeki Fenerbahçe taraftarları bu tezahüratı yine Ataman’a karşı, bu kez de bir Türk olmayan takıma karşı mücadele ederken yapınca Ergin Ataman çileden çıktı ve Fenerbahçe taraftarı ile unutulmaz diyalogların yaşandığı bir günü geride bıraktı. Ataman, doğru yaptı eğri yaptı, öfkelendi veya aşırı tepki verdi ne dersek diyelim bunu Anadolu Efes için yaptı ve Anadolu Efes’in en büyük rakibinin taraftarlarına karşı yaptı. Bunu kabul etmeyen ve buna destek olan Anadolu Efes taraftarı varsa bir nevi 2009’deki skandalı da kabullenmiş olur, en azından o günkü antrenörüne sahip çıkmamış, onu yalnız bırakmış olur. 2025’te Ergin Ataman’a bu tezahüratı yine aynı melodi ile yapan Anadolu Efesliler bu davada Ergin hocayı aslında yalnız bırakmış oldular. Bunun tam karşılığı Fenerbahçelilerin Aziz Yıldırım aleyhinde “şike yapsana” diye bağırmaları olabilirdi ama bunu yapmadılar. Tüm hatalarına, aşırılıklarına karşı Galatasaraylılar Fatih Terim’i hiçbir zaman rencide etmediler veya büyük camiaların hiçbiri kendi adamlarına karşı buna yeltenmediler. Çünkü bu takımlar bir camia gibi davranma refleksine sahiplerdi, ama Anadolu Efes 30 yılı aşkın istikrarlı başarılarına karşın bu konuda bir camia refleksi geliştiremediğini gösterdi. Bu camia refleksi, kolektif bilinç, zor günde bir hedef doğrultusunda veya rakip karşısında bir araya gelme ve en önemlisi camianın sembollerini korumaktan geçer. Muhteşem geçmesi beklenen dördüncü maçın Anadolu Efes galibiyetine rağmen bir ‘fiyasko moment’ine dönüşmesi tam da bu yüzden gerçekleşti.  Anadolu Efes, yıllardır yoğurdu üfleyerek kitleselleşmesinin bir sonucu olarak bir camia bilinci oluşturamadan yoluna devam ediyor. 2025’te Anadolu Efes tribününde oturan ve bağıranlar belki sadece basketbolsever, hatta belki Fenerbahçeli veya eğlenmek isteyen bireylerden oluşmadığını kim söyleyebilir? Bu grupların hepsine tribünde yer olsa da bir kolektif bilincin oluşmasını engelleyen faktör olduğunu da belirtmek gerekiyor.

Bu tabloda Ergin Ataman masum mu? Beraber yürüdüğü taraftarlara sinkaflı küfür etmek, yukarıdan sallanan Euroleague şampiyonluğu flamalarını gösterip “Sizi iki kere şampiyon yaptım” diyerek hareketler yapmak ne kadar doğal veya gerçek? Ergin Ataman Anadolu Efes ile şampiyonluk yaşadığında kendisinin henüz Euroleague şampiyonluğu yoktu. Ergin hoca Efes’i ne kadar şampiyon yaptıysa, aslında Efes de onu o kadar şampiyon yapmıştı.  Panathinaikos’ta iş sahibi olması Anadolu Efes’le şampiyonluk yaşamadan mümkün müydü? Ama Ergin hocanın hiç dinmeyen egosu bunu kabul etmesini görünen o ki engelliyordu. Aynı Ergin Ataman, hem birinci maçtan sonra Anadolu Efes’in yeni ve çok başarılı olmuş Luca Banchi’yi basın toplantısı yoluyla itham ederek tansiyonu yükseltmeye başlamıştı. Üçüncü maçta ise yere düşen Hernangomez’i oyundan çıkarıp, faul atışını takımın en iyi şutörü Sloukas’a attırdığında Ergin Hoca “kazanmaya odaklı, Makyevelist ve profesyonel bir basketbol koçu” iken, dördüncü maçta Anadolu Efes taraftarından fair play ve saygı bekleyen bir “basketbol büyüğüne” dönüşmeye çalıştı. Ancak Ergin Ataman kariyeri boyunca yaptığı tercihlerle bir Aydın Örs olmaya hiçbir zaman meyletmedi. Farklı bir yol çizdi, polemiklerle gündemde kaldı, camialara sadık kalmayı değil başarılı olmaya odaklanmayı seçti. Biz de onu bu yüzden takip etmeyi sevdik aslında. Onun varlığı basketbolda bu bakış açısı ile odaklanıldığında neler başarılabileceğini gösterdiği için merak ettik ve aynı takıma denk düştüğümüzde beraber sevindik. Ama rakip takımdayken hep en uzaktan daha uzak olarak kaldı, belli ki bu gerçek iki sefer Euroleague’i beraber kazandığı Anadolu Efes taraftarlarının gözünde bile değişmedi….

Türk basketbolunun kulüp düzeyinde yaşayabileceği en mükemmel gece bu karmaşık yapının içerisinde tuzla buz oldu ve tarihindeki en büyük Euroleague başarılarını yaşayan koçunu alaya alan basketbol seyircileri ile onlara en ağır şekilde küfür eden tarihin en başarılı Türk koçu kaldı… Oysaki Panathinaikos yense alkışlarla Ergin hocayı Final Four’a da yolluyor olabilir veya Efes kazansa son Avrupa Şampiyonu’nu İstanbul’da mağlup edip topu onların sahasına atarak muhteşem beşinci maça hazırlanıyor olabilirdi. Sonunda kazanan her koşulda Türk basketbolu olurdu… Ama olamadı… Ne ilginçtir ki Ataman ile Efes arasındaki oluşamayan bağın göstergesi Ataman’ın oğlu Sarp’ın sosyal medya paylaşımı ile özetlendi ve tüm hatıralar tek kalemde çöpe atıldı. Bir büyük kulüp düşünün ve onun efsanesini düşünün… Birbirlerini tek kalemde sildiklerine hiç şahit oldunuz mu?


Fiyasko: İddialı bir girişimde çok başarısız ve gülünç sonuç.

İlgili İçerikler