İstanbul’un Adalar ilçesinin merkezinde Büyükada var. Kaymakamı, belediyesi, tapusu kısacası tüm kamu yöneticileri burada. Siyaset de burada şekilleniyor. Kebapçı ya da dondurmacı olmamaya direnen birkaç kahvehanesinde son haftanın gündemi belediye başkanvekilliği seçimiydi. Kim kime destek olacak, kim saf değiştirecek, meclis üyelerinin üzerinde nasıl bir baskı var bunlar konuşuluyordu. Sonuç belli oldu, Ak Parti başkanvekilliğini aldı.
31 Mart 2024’teki yerel seçimde yüzde 55’lik oy oranıyla başkanlığı ve 12 belediye meclis üyesinden 10’unu kazanan CHP için bu hazin bir son.
O seçimde yüzde 23’lük oy oranıyla ikinci sırada olan Ak Parti 22 yıl sonra yine transfer ya da ‘teslimiyetle ’başkanlığı alacak mı diye çok merak ediliyordu. Salı akşamı “Bu iş bitti, Ak Parti yarın alıyor. İki CHP’li üye saf değiştirdi” diye konuşuluyordu.
Dahası var. Adada haber dolaşım hızı inanılmazdır. Yeni bilgiyi aktarmayı vazife addeden özel ulaklar her yerde bitiverirler.
Örneğin Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik’in Beltur’da meclis üyeleri ile buluşması da hemen duyulmuştu.
Çelik’in “Söylendiği gibi Ak Parti’ye oy verecek arkadaşlar var mı? Gözümün içine bakarak yanıt verir misiniz? “diye sorduğu kahvelerde aktarıldı o günün akşamı.
Başkan Yardımcısı Tanay Garip ile işletme sahibi Meclis üyesi Onur Balbinar’ın Ak Parti adayına oy vereceği o gün netleşti.
Ve bugün (23 Eylül Çarşamba) yapılan seçimde CHP, iki ay önce patisinden ayrılıp tekrar dönen Aytül Ekşiyan’ı aday gösterdi. Mecliste iki üyesi olan AK Parti de Kemal Türkyılmaz’la girdi seçime. İlk oylama beklendiği gibi 5-4 Türkyılmaz lehineydi. Bir harf hatası nedeniyle ikinci tur 4-4 oldu. (Buna senaryo gereği diyenler de var.)
Üçüncü oylamaya geçilirken CHP Grubu salonu terk etme kararı alınca tablo berraklaştı. Son dakika oy kullanma hakkı elde eden Yavuz Çiftçioğlu ile 3 CHP’li üye salonda kalıp Ak Parti adayına oy verdi. Dördüncü turda 5-0 ile seçim noktalandı.

Her şey gözler önünde yaşandı
Bilmeyen ya da unutanlar için hatırlatalım. Adalı olarak her şey gözümün önünde yaşandı:
-19 Haziran’daki Belediye operasyonuyla 41 kişi gözaltına alındı 35 kişi tutuklandı.
-Başkan Ercan Akpolat, Yardımcısı Fırat Durak ile iki meclis üyesi cezaevine girdi.
-Yerine gelecek ismi belirlemek için 27 Haziran’da yapılan seçime 5’i CHP’li, 2’si Ak Partili 7 üye katıldı. CHP’li Medine Pamuk 5 oyla başkanvekili seçildi. Ak Partili Kemal Türkyılmaz iki oyda kaldı.
Pamuk, 14 Eylül’de ‘yüksek tansiyon ve şeker sorunu’ gerekçesiyle istifa etti.
21 Eylül’deki seçim, CHP’li üyeler salona girmeyince yapılamadı.
İki CHP’li üye, Ak Partili adaya oy verme kararı aldı. 5-2’lik CHP lehine olan tablo 4-3 AKP çoğunluğuna döndü.
Tutuklu başkan yardımcısı Fırat Durak meclis üyeliğinden istifa etti. Gelen yedek üye ile durum 4-4 oldu. Ve seçimlere saatler kala iktidar bloğundan son hamle geldi. Son operasyonla tutuklanıp bir ay sonra bırakılan üye Yavuz Çiftçioğlu’nun oy kullanma kısıtlılığı İçişleri Bakanlığı’nın jet kararıyla dün kaldırıldı. Ve seçimde oyunu Ak Parti’ye vererek sonucu ilan etti: 5-0
‘Kamu yararı' mı?
Vallilik İdare ve Denetim Müdürü Osman Avcı’nın adım adım telefonla takip ettiği seçimde, Ak Parti İl Başkan Yardımcısı Muammer Birdal öne çıkan isimdi. Özgür Çelik’e yanıtları o verdi ve ‘Divan Başkanı polisi çağırsın’ diye çağrı yaptı. Polis de geldi salonu boşalttı. Polis amirleri de ikiye ayrılmış salonda iktidar kanadına yakın duruyordu. Neden olmasın ki, geçenlerde tahliye olan CHP’li Meclis Üyesi Çiftçioğlu’nun Ak Parti’ye oy vereceği için oy hakkı iade edilmesine bakın. İçişleri Bakanlığı’nın 24 saat önce aldığı o kararın dayandığı gerekçeye bakın:
‘Sürdürülmesinde kamu yararı bulunmadığı için kısıtlılık halinin kaldırılmasına karar verilmiştir.’
Yeterince açık değil mi?
Siz tutuklandıysanız, pasaport alamıyorsanız, haber siteniz kapandıysa, diplomanız iptal ediliyorsa bu ‘kamu yararı’ içindir. Siz iktidar bloğunun belediye başkanvekilliği için oy verecekseniz bu ‘kamu yararınadır’. Epey önce tahliye olduysanız ama hala muhalifseniz oy kısıtlılığının sürmesi yine ‘kamu yararı’ içindir. (Kent uzlaşısı davasında tutuklanan ve 10 ay önce serbest bırakılan Nesimi Aday bu duruma iyi bir örnektir. O oy kullanamadı.)

Nereden nereye...
Coğrafi olarak, nüfus olarak ve de seçmen olarak minik bir noktayız Marmara’da. İstanbul’un en küçük ilçesiyiz.
13 bin 680 seçmen vardı son yerel seçimde. 3 bini sandığa gitmedi. 5 bin 800 oyla son başkan seçildi. Geçmişte 3 bin 930 oyla başkan seçildiği de oldu.
Belediye hizmetleri eskiden İstanbul Belediyesine bağlı bir şube müdürlüğüyle yapılırken 1984’te müstakil belediye olduk. 42 yılda 9 seçim yapıldı ve 21 yıllık ilk dönemde Anavatan Partili başkanlar adayı yönetti.
Son ANAP’lı Başkan Coşkun Özden 2004 seçimleri sonrası Ak Parti’ye geçtiği için 4 yıla yakın ampullü bayrak vardı yerel iktidarda. Kınalıadalı futbolcu Özden, ‘ilçesine hizmet’ için transfer olduğunu söyledi. Ama seçmen ilk seçimde onu cezalandırdı ve CHP’li eski Mustafa Farsakoğlu’nu başkan seçti.
Son 17 yıldır Adalar’ı CHP’li Başkanlar yönetiyor. Farsakoğlu sonrası, Atilla Aytaç, Erdem Gül ve Ercan Akpolat koltuktaydı.
Alınan bu sonuç elbette son seçimdeki seçmen iradesini yansıtmıyor. Bunun bir hesaplaşması mutlaka olacak. 2024’te Belediye Meclisi üyeliklerine aday gösterilecekler nasıl belirlendi? Şimdiki çözülme niye yaşandı? Küçük yerde herkes bu aşamaları iyi bilir.
Özgür Çelik, ‘Gençlik Kolları Başkanıydı aday yaptık, ben kime güveneceğim’ dedi ama bu tek örnekte kaldı. Çelik, Ak Parti’ye oy veren bir üyenin de 'Sahildeki işyerini yıkarız’ diye tehdit edildiğini söyledi. Bu isimleri aradım ama ulaşamadım.
“Denizleri anmayın o zaman!"
‘Topyekün bir savaş’ planlamasıyla, devletin tüm uzuvlarını seferber ederek muhalefeti sindirmek isteyen bir sürecin yaşandığı muhakkak.
Ama meseleyi iyi okuyan tecrübeli bir adalı büyüğümün dediği çok çarpıcıydı:
“Baskı tabi olacak, ezmek isteyecek, pes ettirecek. Ama direnme diye bir mevzii yok mu? O zaman her 6 Mayıs’ta niye Deniz Gezmişleri anıyorlar? Hüseyin, Yusuf böyle mi teslim olmuştu?”
Seçmen iradesiyle oluşan bir yerel seçim sonucunu, sonradan yargı-kolluk-siyaset üçgeninde ve tehdit-korkutma gibi etik dışı müdahale iddialarına konu olacak biçimde tersine çevirmek sadece bir ilçenin kaybedilmesi değildir; daha fazla sonuçlar doğurabilir. Seçim gecesi sandıklar sayılırken güven zedelenir. Seçmen ‘’Nasıl olsa sonradan masada kaybedeceğiz” diye sandığa küsebilir. Aman dikkat!
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


