Metris’ten Silivri’ye kahredici soru: Acaba size hangi renk raptiye isabet edebilir?

Metris’ten Silivri’ye kahredici soru: Acaba size hangi renk raptiye isabet edebilir?

Adaylığı ancak parlamento iradesiyle, seçim erkene alınırsa mümkün olabilecek Erdoğan, sanki parti MKYK’sındaki oylamayla başkan seçiliyor. Sonucu ilan edilen bir seçim, çoktan seçmeli, demokratik, adil ve eşitler arasında bir yarış olabilir mi?

Metris’ten Silivri’ye kahredici soru: Acaba size hangi renk raptiye isabet edebilir?
Desen: Selçuk Demirel

Başlarken...

Merhaba.
Yazmayı, anlatmayı çok özledim.
T24’ü bu iş için en uygun mecralardan biri olarak görüyorum.
Sevgili Doğan Akın ve ekipteki tüm haberciler dostum ayrıca…
Artık haftanın birkaç günü burada yazacağım.
Nerede kalmıştık…
Evet, üç yıl öncesine kadar her akşam radyoda haber programı hazırlayıp sizlere ulaştırıyordum. Kuzey Radyo, RS FM ve Radyo Sputnik’te yaklaşık yedi yıl süren bu yolculuğu çok sevmiştim.
Binlerce telefon bağlantısıyla hikâyelerin öznelerini konuşturduk, cereyan eden hadiseyi kavramaya çalıştık.
Meslek örgütlerinin üç kez verdiği “yılın radyo haber programı ödülü” verdiği çok mutlu etmişti.
Ama greve gittiğimiz için 25 arkadaşımla birlikte 7 Ağustos 2023’te işimize son verildi. Yayınlar kesildi.
Ara ara sosyal medyadan yazıp “Neredesiniz? Dönün. YouTube yapın lütfen.” diyen eski dinleyenlerin kulakları çınlasın. Dönüyorum ama yazıyla…
Öylece çıkageldim işte…
Bilmeyenler için söyleyeyim; radyo günleri öncesinde Ankara’sı, İstanbul’u, Antalya’sı, epey bir gazete, TV, dergi ve haber ajansı yöneticiliği ve muhabirliği var. Uzatmayım, meraklısı bir iki tuşa basarak şecereyi
Sizi eskisi gibi arayabilirim, çat kapı, yanınıza gelebilirim, bilginiz olsun. WhatsApp’ta bir mesajımı görebilirsiniz, cevabı geciktirmeyin lütfen…☺️
Telefon ettiğimde hızlı hızlı konuşup bilgiye ulaşmak için peş peşe soru sorarsam mazur görün beni…
Beni eskiden beri tanıyanlar,
“Atilla yine o heyecanlı Atilla…” deyip geçebilir… Yeniler de alışır umarım…

* * *

Kurmay heyetlerin uzun toplantıları, duvara yansıtılan grafikler ve kriptolu ağ bağlantılarıyla şekillenip takvime bağlanan Türkiye’nin siyasi yol haritası hızla görünür hâle geliyor.
Adalet Bakanı Gürlek’in Adana’daki “2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek.” sözleri tam da bu giriş paragrafını destekleyen türden.
Seçime kadar atılacak her adımı planlayan başkentteki “2028 seçim Acil Planı” kusursuzluk iddiasına sahip.
İmamoğlu ve ekibini saf dışı bırakma, CHP’yi butlanla zaafa uğratma, TÜSİAD başkanlarına, eski başbakana soruşturma açarak sükûnete sevk etme, TV’lere el koyma gibi onlarca adımı var bu sürecin.
“Terörsüz Türkiye” yürüyüşü gereği İmralı’da yapılacak villa/konutun mimari çiziminden, yüksek enflasyonun siyasi değil, alım satım aşamasındaki “fahiş müstahsil makbuzlarından” kaynaklandığı algısına yol açacak operasyonlara kadar hepsi takvimlenmiş vaziyette.
TOKİ’nin bir kez daha ilan edilen “yüzyılın konut projesi”nden, kiralık konut kampanyasına, öğrenci affından, otoyol köprü satışlarına kadar uzuyor bu liste…
Hele tutuklanacaklar klasörü… Ankara radarının izlemeye aldığı isimlerin yıllar öncesi sözleri, videoları, şarkıları, esprileri ve eleştirileri soruşturma ya da tutuklama için yeterli olabiliyor.
İstenmeyen bir görüşü ihtiva eden ya da “tehdit” gibi yorumlanacak bir uyarıyı paylaşanlar hep iki üç ay hapishanede konuk ediliyor.
TV’lerde yıldızlaşan ve “devlet yetiştirmesi” diye tanımlanan parlak haberci isimler bile yeni paradigma ve “2028 seçim Acil Planı” gereği kodese konuldu.
Liste epey uzun. Ahlak polisi ve narkotik şubenin ilgi alanına girebilecek ünlü/ünsüz isimler de konularına göre tasnif edilmiş, gruplar hâlinde alınma sırasını bekliyorlar.
Şimdilerde Excel’ler, yapay zekâ ürünleri ile hazırlanan o dosyalar, 40 yıl önce daha ilkel araçlarla yapılırdı.
1980’lerin ortasında adliye muhabirliğim sırasında Metris Cezaevi’nde gördüklerimi paylaşmanın sırası geldi. “İç güvenlik amiri” bir subayın odasında gördüğüm duvardaki pano çok şaşırtıcıydı.
Farklı renklerde raptiyeler, cezaevi krokisi üzerindeki koğuşlara iliştirilmişti.
Israrla sorunca öğrenebilmiştim. Kırmızı raptiyelerin olduğu koğuş direnen, boyun eğmeyen “iflah olmaz”ları gösteriyordu. Rejim düşmanlarıydılar, bu yüzden yatıyorlardı.
Sarılar, havuç gösterilmiş ama tereddüt hâli devam eden “kazanılanilecek” unsurları gösteriyordu.
Yeşil olanlar “yorgun ve yılgın” olup askerî rejime biat edenlerdi. Bazı koğuşlara Truva atı gibi birkaç yeşil ve sarı raptiye serpiştirilmişti.

Size acaba hangi raptiye isabet edebilir, hiç düşündünüz mü bu kahredici soruyu?

Bakan Bey

Eskiden seçimlerde tarafsızlık gereği görevden ayrılan Adalet Bakanlarının koltuğunda oturan eski başsavcı ve İBB davası iddianamesinin yazarı Akın Gürlek, “2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek.” dedi.
Adaylığı ancak parlamento iradesiyle, seçim erkene alınırsa mümkün olabilecek Erdoğan, sanki parti MKYK’sındaki oylamayla başkan seçiliyor.
Sonucu ilan edilen bir seçim, çoktan seçmeli, demokratik, adil ve eşitler arasında bir yarış olabilir mi?
Yargısı, emniyet bürokrasisi, içişleri ve adalet bakanlığı bürokratları, istihbarat ve iletişim uzmanları ile “topyekûn” mücadele yemini etmiş bir canlı organizma adına sandık sonucunu Gürlek şimdiden açıklamış gibi oldu.
Onca zahmetli iş var aslında bu süreçte. Bırakın adaylaşma ve propaganda dönemini bir yana. Sandık kurulları oluşacak, siyasi partiler pür dikkat güvenliğini sağlayacak, seçim kurulları ve YSK’ye sonuçlar gelecek ve sonunda ilan edilecek.
Ama artık bunları hızlandırıyoruz. Samsun-Ankara hızlı treni yolculuğu nasıl 3 saat kısaltacaksa, bu hızlı seçim konsepti de sonucu 1,5 yıl kısaltmış oldu.
Çünkü Ankara’daki hâkim yapı çok hızlı ve dinamik. Mutlak surette sonuç odaklı ve davaya inanmış isimler; belirsizlik ızdırap verici oluyor. Dava derken dar siyasi manada değil, adım adım gelinen “yeni Türkiye” mevzisini “koruma ve yaşatma ülküsü”nü şiar edinmiş bir kadro hayal edin.
Parti ve devlet iç içe geçtiği için, ast üst, siyasi hiyerarşi filan yok. Zaten tek bir otorite var ve onun ördüğü yapıda herkes onun adına vazife ifa ediyor.
Hedef belli: muhalefete düşmemek.
O yüzden iktidarı zayıflatacak ve seçimi “atlatılamaz” kılacak; her ses, her nota, her şarkı sözü, her ikaz, her haber, her yayın, her ittifak zinhar mazur görülmeyecek.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler