Mağara duvarından galeri duvarına

Mağara duvarından galeri duvarına

Bugün pek çok çağdaş sanat eserine baktığımızda, binlerce yıl önce yaratılmış bir görüntünün yankısını görebiliyoruz. Antik Yunan'ın ideal insan bedeni, Mısır'ın sembolleri, mitolojik kahramanlar ve kadim hikâyeler yeni malzemeler, yeni estetikler ve yeni anlamlarla yeniden karşımıza çıkıyor. bugünün sanatçıları antik dünyanın figürlerini yorumlamaya devam ediyor

Mağara duvarından galeri duvarına

Binlerce yıl önce bir insan, karanlık bir mağaranın duvarına elini bastı. Ve her şey böyle başladı… 

Zamanla bir başkası, ateşin titrek ışığında bir bizon ya da bir geyik çizdi. Bugün ise başka insanlar, başka duvarların önünde; galerilerde, müzelerde ve kamusal alanlarda sanat eserlerine bakıyor. Aradan geçen on binlerce yıla, değişen uygarlıklara, inançlara ve teknolojilere rağmen şaşırtıcı bir şey değişmedi: İnsan hâlâ dünyayı imgelerle anlatıyor.  

Mağara duvarındaki hayvanın yerini bugün bir sembol, soyut bir biçim ya da dijital bir görüntü almış olabilir. Fakat sanatın hafızası, geçmişin imgelerini silmek yerine onları yeniden yorumlayarak bugüne taşımaya devam ediyor. 

Antik dünyada bir heykelin ya da sembolün yaratılma nedeni ile bugün bir sanatçının üretme amacı elbette aynı değil. Antik sanat çoğu zaman tanrılar, ritüeller, ölüm, iktidar ve toplumsal düzenle ilişkiliyken çağdaş sanat bireysel kimlikten tüketim kültürüne, teknolojiden politikaya kadar sayısız konuyu ele alıyor. Değişen anlamlar; değişmeyen ise insanın görsel hafızası. 

Bugün pek çok çağdaş sanat eserine baktığımızda, binlerce yıl önce yaratılmış bir görüntünün yankısını görebiliyoruz. Antik Yunan'ın ideal insan bedeni, Mısır'ın sembolleri, mitolojik kahramanlar ve kadim hikâyeler yeni malzemeler, yeni estetikler ve yeni anlamlarla yeniden karşımıza çıkıyor. bugünün sanatçıları antik dünyanın figürlerini yorumlamaya devam ediyor. 

Bu devamlılığı birkaç çarpıcı örnek üzerinden görmek mümkün.

Venüs'ün 2000 yıllık yolculuğu

Pompeii – Venüs freski, MS 1. Yüzyıl

Bu freskte Venüs, büyük bir deniz kabuğunun üzerinde betimlenir. Eser MS 1. yüzyıla tarihlenir ve Roma dünyasında aşk ve güzellik tanrıçası Venüs'ün güçlü görsel temsillerinden biridir.

Sandro Botticelli – Venüs'ün Doğuşu, yaklaşık 1485 Uffizi Galerisi, Floransa

Yaklaşık 1.400 yıl sonra Botticelli, Venüs'ü yeniden denizden doğarken resmeder. Ancak bu kez antik tanrıça, Rönesans'ın güzellik ve aşk idealine dönüşür.

David LaChapelle – Rebirth of Venus, 2009 Fotoğraf

Ve hikâye burada bitmez. Yaklaşık 500 yıl sonra David LaChapelle, Botticelli'nin Venüs'ünü fotoğraf aracılığıyla yeniden yaratır. LaChapelle'in 2009 tarihli çalışması, Botticelli'nin kompozisyonundaki Venüs'ün pozu, deniz kabuğu ve rüzgâr figürlerini çağdaş, teatral ve popüler kültüre ait bir görsel dille yeniden yorumlar.  

Burada aslında aynı görüntünün üç farklı dünyada üç farklı anlam kazandığını görüyoruz. Roma dünyasında Venüs mitolojik ve dinsel bir figürdür. Rönesans'ta antik dünyanın yeniden keşfiyle birlikte ideal güzelliğin simgesine dönüşür. LaChapelle'de ise artık fotoğrafın, moda dünyasının ve çağdaş görsel kültürün içinde yeniden üretilen bir ikondur.

Antik Mısır: Müzedeki imgelerden podyuma 

Antik Mısır – Nefertiti Büstü, yaklaşık MÖ 1345

Nefertiti'nin ünlü kireçtaşı büstü, Antik Mısır sanatının en tanınmış kadın imgelerinden biri. Uzun boyun, belirgin yüz hatları ve özellikle yüksek başlık, bugün bile Mısır estetiğinin en kolay tanınan görsel kodları arasında. 

Alexander McQueen – Sonbahar/Kış 2007, “In Memory of Elizabeth Howe, Salem 1692

McQueen'in 2007 koleksiyonunda antik Mısır'a ait görsel referanslar belirgin biçimde kullanıldı. Koleksiyonda anıtsallık, altın, güçlü siluetler ve ölümle ilişkili imgelerin çağdaş bir estetik içinde yeniden yorumlandığını görmek mümkün.  

Herakles: Kahramanın dönüşümü

Antik Roma – Farnese Herakles, MS 3. Yüzyıl Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi

Antik dünyanın en güçlü kahramanlarından Herakles, olağanüstü fiziksel gücü ve tamamladığı on iki görevle tanrılar ve insanlar arasındaki sınırda duran bir figürdü. Farnese Herakles, onun gücünü gösterişli bir aksiyon anıyla değil, görevlerini tamamlamış ve yorgun düşmüş bedeniyle anlatır. 

Emre Yusufi – The Champ, Love, 2020

Yaklaşık 1.800 yıl sonra Herakles, Emre Yusufi'nin sanatında yeniden karşımıza çıkar. Yusufi, antik kahramanın kaslı ve idealize edilmiş bedenini korurken ona boks eldivenleri takar. Böylece antik çağın kahramanı, çağdaş dünyanın “şampiyon” figürüne dönüşür. 

Binlerce yıl geçti, sanatın dili değişti. Ama gördüğünüz gibi insanın geçmişten görüntüler taşıma biçimi değişmedi. 

Venüs, Herakles, Nefertiti… Her çağ onları kendi dünyasında yeniden yorumladı. 

Çünkü sanat geçmişi tekrarlamaz; ona yeniden bakar.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler