Fiyat istikrarına odaklanmak ve sağlamaya çalışmak, finansal istikrarın da kendiliğinden gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Küresel ekonomi ve günümüz piyasa gerçekleri bunun bir garantisi olmadığını net bir şekilde gösteriyor.
Yıllardır odaklanılan dezenflasyon politikası fiyat istikrarı ve finansal istikrar için tek başına yeterli olmadığı gibi, zamanla biriken riskler, getiri arayışı ve varlık fiyatlarında oluşan balonlar doğrudan finansal istikrarı tehdit eder hâle geldi. Bu durum, son günlerde yaşananların dışarıdan gelen beklenmedik bir "kaza" olmadığını, aksine sistemin kendi yapısından ve işleyişinden kaynaklanan içsel bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.
Sonuçta da her istikrarsızlık ve kriz, finansal piyasaların neden her zaman etkin / likit kalmayacağı ve varlık fiyatlarının reel temellerinden nasıl kopabileceği sorularına yeniden cevap aranmasına yol açıyor.
Son iki gündür Türkiye sermaye piyasaları yakın tarihinin en kritik ve karmaşık sınavlarından birini veriyor.
Dolaşımdaki payı düşük olan sığ şirket hisselerinin serbest yatırım fonlarına dahil edilmesi, yapay alım-satımlar ve kaldıraçlı işlemlerle piyasa değerlerinin katlanması, fiyatların rasyonel zeminden kopmasına yol açtı.
Özellikle bu sığ hisselerde yoğunlaşan serbest fonlarda yaşanan sert satışlar ve yatırımcıların hızla nakde geçme talebi, sistemdeki riskin boyutunu görünür kıldı. Bu fonlar, çıkış taleplerini karşılayabilmek adına ellerindeki en likit ve kolay satılabilir varlıklara yöneldi.
Sorun yalnızca serbest fonlarla sınırlı kalmadı. Piyasada oluşan güvensizlik dalgası para piyasası fonlarına ve olası ödeme gecikmesi endişelerine kadar yayıldı. Sonra korkulan oldu ve piyasa mekanizması üzerinden hızlı bir domino etkisini tetikleyerek 16 Eylül’de borsada sert bir çöküşe zemin hazırladı. BIST 100 endeksindeki kayıpların yüzde 6’ya yaklaşması üzerine devre kesiciler çalıştı.
Milyonlarca küçük yatırımcıyı doğrudan etkileyen fon odaklı manipülasyonların bir likidite krizine dönüşmemesi için ekonomi yönetiminin uzun süredir düzenleme yapacağı yönünde açıklamaları bulunuyordu. Ancak yaşanan bu son kriz, müdahalelerin ne kadar geciktiğini net bir şekilde ortaya koydu.
Yaşanan fon ve likidite krizi, devletin zirvesinde de sistemik bir tehdit olarak ele alındığından bu sabah erkenden Finansal İstikrar Komitesi toplandı. Krizin sadece sermaye piyasası (SPK) boyutuyla sınırlı kalmadığı, bankacılık (BDDK) ve likidite/para politikası (TCMB) boyutlarının da olduğu kabul edildi.
Toplantı ardından TCMB’den TL likidite yönetimine ilişkin tedbirler alındı. Buna göre bankalara piyasa koşullarına göre daha fazla haftalık fon sağlanacak; TCMB’den borç alabilme limitleri yukarı yönlü düzenlenecek; TCMB'den borç alırken teminat olarak gösterdiği varlıklardaki iskonto oranları azaltılacak. Özetle TCMB piyasadaki TL sıkışıklığını gevşetmek ve piyasaya likidite akışını rahatlatmak için atılacak adımlarla finansal istikrarı bozucu risklerin bertaraf edilmesini amaçlıyor.
Bu yazıyı hazırladığım son dakikalarda (15:00 civarı) bir yandan serbest yatırım fonlarına yönelik sınırlamalar, diğer yandan SPK tedbirleri ile çok sayıda fonun tasfiye edilmesine ilişkin düzenlemeler gündeme geldi.
Önümüzdeki süreçte, borsadaki gerçek hisse senedi sahipliği oranlarının ve yatırım fonlarının taşıdığı potansiyel risklerin şeffaf bir şekilde izlenmesi şart. Şeffaflık ve hesap verilebilirliğin artırılması, milyonlarca küçük yatırımcı ve finansal istikrar için kritik bir koruma kalkanı oluşturacak.
Bankacılık sektörü, sermaye piyasası kurumları ve borsanın birbirine entegre yapısı, tek bir noktada çıkan kıvılcımın tüm sisteme yayılma riskini içinde barındırıyor. Bu nedenle düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile ekonomi yönetiminin tam bir koordinasyon içinde hareket etmesi ve gerekli mevzuat değişikliklerini zaman kaybetmeden yürürlüğe koyması da hayati önemde.
Milyonlarca yatırımcıyı etkileyen bu yapısal krizin kaynağı, oluşan devasa mali kaybı kimin/ne zaman karşılayacağı ve haksız kazançlarla sarsılan güvenin hangi adımlarla geri kazanılacağı soruları ise yanıt bekliyor.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


