Ayşe Tokyaz davasını hatırlatarak yine bir kadın cinayetinde bazı polislerle kurulan iş birliği ağından söz etmek istiyorum.
Kadın cinayetlerinde kolluk kuvveti içindeki bazı kişilerin cinayet faillerini korumak için nasıl bilgi sızdırdığını ya da korunmaya çalışıldığını açık eden bir cinayetti Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesi. Tokyaz 22 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. Erkek arkadaşı, ihraç polis Cemil Koç tarafından öldürülmüş, cansız bedeni de bir valizin içinde bir yol kenarında bulunmuştu. Ayşe Tokyaz’ın ikizi Esra Tokyaz’ın ablasını bulmaya çalışırken Küçükçekmece'deki Halkalı Karakolu’nda verdiği ifade polis tarafından fail Cemil Koç’a sızdırılmıştı.
Cemil Koç indirim uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet cezası, polis memurları İlker Umut U. ve Necdet Ç.da farklı cezalar aldı.
Eğer, Esra Tokyaz’ın inadı ve cesareti, kadın örgütleri, feministler, gazetecilerin ısrarlı takibi olmasaydı Ayşe Tokyaz’ın ölümü “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçebilirdi. Cemil Koç, Diyarbakır’da 8. kattan düşen Ejegül Ovezova'nın şüpheli ölümüyle ilgili yargılanmayabilirdi. Nitekim o dosya da, Ayşe Tokyaz dosyasına giren bir görüntü sonrası ilerledi. Alev Koç cinayetindeki ilişki ağı
Ayşe Tokyaz ve Ejegül Ovezova dosyalarından sonra 39 yaşında öldürülen Alev Koç dosyasına bakalım. Koç iki çocuk annesiydi, terzilik yapıyordu.
Alev Koç’un bedeni de tıpkı Ayşe Tokyaz gibi bulundu. Koç’un cansız bedenine, yapılan bir ihbar sonucunda, Maraş Narlı Mezarlığı bölgesinde ulaşıldı. İddianameye göre bir araç içerisinde bulunan Alev Koç boğularak öldürüldü, Adli Tıp raporuna göre direniş gösteremeyen Alev Koç, Hasan Hüseyin Subaşı’nın beyanlarından anlaşılıyor ki, elektro şok cihazı kullandığı için direnememiş.
Cinayet tarihi 9 Şubat 2026.
Olayla ilgili karmaşık ilişkileri olduğu ifadelerinden anlaşılan, bazı siyasetçilerle ilgili polise bilgiler verdiği mesajlarında görülen Hasan Hüseyin Subaşı tutuklu…
Alev Koç dosyasında “tasarlayarak kasten öldürme” suçlamasıyla yargılanacak olan Hasan Hüseyin Subaşı da Ayşe Tokyaz’ı öldüren fail Cemil Koç gibi polis tanıdığından akıl almaya çalışmış.
Nasıl mı? İddianameden gidelim…
Cinayet tarihi olan 9 Şubat 2026’dan üç gün önce Hasan Hüseyin Subaşı, telefonunda “İstanbul Dost Ahmet Yeni Vatan Em Rn3" olarak kayıtlı olan kişiye Whatsapp üzerinden "Bir konu hakkında konuşmak istiyorum, benlik bir konu" diye mesaj atıyor. “İstanbul Dost Ahmet Yeni Vatan Em Rn3” olarak kayıtlı kişi de "Bunu büyüklerimizle istişare edeceğim" şeklinde yanıt veriyor.
Suç tarihinden bir gün önce de Hasan Hüseyin Subaşı’nın, aynı kişiye "Dostum bu işin şakası yok, ben bunu öldürürüm, böyle birinin tehdidi ile yaşanmaz, belli olmaz, olur da ben bir yanlış yaparsam yanarım değil mi” diye mesaj attığı tespit ediliyor. Subaşı’nın mesajlaştığı “İstanbul Dost Ahmet Yeni Vatan Em Rn2” olarak kayıtlı kişinin kullandığı numara B. Eshmatov isimli bir kişinin üzerine kayıtlı. İddianamede numaranın fiili kullanıcısının tespiti amacıyla birden fazla kez müzekkere yazıldığı ancak tespitin yapılamadığı belirtiliyor. Bu numara ile Hasan Hüseyin Subaşı’nın 18 Eylül 2025 ile 9 Şubat 2026 (cinayet günü) tarihleri arasında 69 adet görüşme kaydı var.
Bu yazışmalardan cinayetin tasarlanarak işlendiği şüphesi güçleniyor. Fiili kullanıcının nasıl tepsit edilemediği, polis olduğu anlaşılan Ahmet isimli kişinin ‘bunu öldürürüm’ mesajına rağmen ihbarda bulunup bulunmadığı, cinayeti engellemeye çalışıp çalışmadığı da soru olarak dursun. Dosyada böyle bir kayıt yok, şimdilik. Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü’nün kendisine tahsis olduğunu belirttiği numaraları kullanan polislerin neden iddianamede yer almadığı da dikkat çeken nokta olarak dursun…
Peki cinayet sonrası ne oluyor?
Hasan Hüseyin Subaşı, cinayetin işlendiği mezarlık bölgesinden ayrıldıktan sonra saat 22.35’te “Abi”, “Acil” diye bir telefon numarasına mesaj atıyor. Mesaj attığı telefon numarası Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü’ne tahsisli. Nitekim bu bilgi, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen yazı ile ortaya çıkıyor.
Hasan Hüseyin Subaşı’nın mesajlaştığı kişi ‘Ahmet’ isimli bir polis. Zira 2025 yılında “Ben polis Ahmet, numaram değişti” diyerek Hasan Hüseyin Subaşı’ya gönderilen mesajda yeni bir numara paylaşılıyor. Yeni verilen numara Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü’ne tahsisli bir numara. Öyle anlaşılıyor ki, Hasan Hüseyin Subaşı’nın “Selam Abi, sana ulaşamıyorum” dediği polisle ilişkisi geçmişe dayanıyor. Hasan
Hüseyin Subaşı, cinayetten önce de “En kolay ölüm intihar” araması yaptığı da polisin internet aramalarına ilişkin olarak yaptığı imaj incelemesinde tespit ediliyor. Subaşı’nın, cinayet sonrasında da, “gizli tanık” konularında internet araması yaptığı belgeleniyor.
Cinayetin neden işlendiği sorusu da önemli… Dosyaya giren belgelerden anlaşılıyor ki, Alev Koç, Hasan Hüseyin Subaşı’nın ‘gizli tanık’ olduğunu, polisle farklı ilişkileri olduğunu öğreniyor. Alev Koç Narlı Mezarlığı’na yakın jandarma karakoluna yakın bir yerde öldürüldü. Müdahil avukatlardan Seyit Sönmez dosya ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Alev Koç devletin gözetlediği bir yerde öldürülüyor. Eğer Hasan Hüseyin Subaşı ‘Abi’, ‘Acil’ diye mesaj attığı polise ulaşabilseydi belki Alev Koç’un cenazesini arayacaktık Gülistan Doku gibi… Bir gece vakti ulaşamadığı için iş yarım kalmış.”
“Ayrılmak istediği erkek tarafından öldürüldü” başlığı ile verilen haberlerin eksik bir tarafı var. Zira Hasan Hüseyin Subaşı’nın ilişki ağları, ‘gizli tanık’ bilgisinin dosya için önemi sorgulanmıyor.
Alev Koç’u “tasarlayarak öldürmekten” yargılanacak olan Hasan Hüseyin Subaşı’nın kimlerle ilişkide olduğu, polis olduğu anlaşılan ‘Ahmet’ isimli kişinin tespit edilip edilmeyeceği, kadın cinayetlerinde faillerin güç aldığı ilişkilerin açığa çıkarılması bakımından çok önemli. Gülistan Doku cinayetindeki ilişki ağlarını gördük. Kadınların yaşam hakkının korunması, devletin temel sorumluluğu ve görevi. Yargılama süreci bunun da testi olacak.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


