Bu hafta, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü vesilesiyle düzenlenen bir toplantıdaydım. Akademik Geriatri Derneği'nin ev sahipliğinde, yaşlılıkta beslenmenin konuşulduğu bir sabah kahvaltısına T24 sağlık yazarı olarak davet edildim. Konuşmacılar, Akademik Geriatri Derneği Başkanı sayın Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil ve sayın Semiramis Pekkan'dı.
Açık söyleyeyim: o sabah salonda en çok aklımda kalan şey bir grafik ya da bir rakam olmadı. Bir duruş oldu. Kendisini sosyal medyadan takip eder ve hep beğenirdim ama bu karşılaşmadan sonra kendisine saygım ve hayranlığım boyut değiştirdi.
Semiramis Pekkan geçen yıl akciğer kanseri tanısı aldı, ameliyat oldu, kemoterapi gördü ve bu süreci kamuoyuyla açıkça paylaştı. Saçlarını kaybettiğini, peruk taktığını saklamadı. Ve o sabah karşımızda dimdik, bakımlı, zarif, esprili bir kadın duruyordu. Kendi sözleriyle, otuz yaşından beri hiç ara vermeden egzersiz yapıyor, "bu sayede bugün bu yaşımda dimdik durabiliyorum" diyordu. Elbette değişen yaşla beraber egzersiz tarzının değiştiğini belirtse de, uykusunu ciddiye alıyor ve bir kelimeyi sıkça tekrarlıyordu; denge. Sağlıkta, beslenmede, eğlencede denge.
Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil - Dr. Nurhayat Gül - Semiramis Pekkan
Bir hekim olarak bu tabloya baktığımda gördüğüm şey şuydu: Karşımda dimdik zarif bir güçle duran bu özel kadın, bugün "uzun yaşam tarzı" longevity lifestyle dediğimiz alanın sağlıklı ömrü (healthspan: hastalıksız ve bağımsız geçen yıllar) uzatmak için önerdiği alışkanlıkları, bu kavramlar henüz ortada yokken edinmiş. Onun kuşağında bu bilinç, neredeyse hiç rastlanmayan bir şey. Ve belki de zor bir tedaviyi bu kadar ayakta karşılayabilmesinin görünmeyen nedenlerinden biri, yıllar içinde biriktirdiği bu sermaye, ki kendisi de açıkça buna bağladı.
O sermayenin adı kas.
Kas bir emeklilik hesabıdır
Kası bir emeklilik hesabı gibi düşünmenizi istiyorum. Gençlikte bu hesaba para yatırmak kolaydır. Vücut, yediğiniz proteini ve yaptığınız hareketi kolayca kasa çevirir. Kırklı yaşların ortasından itibaren ise hesap yavaş yavaş, neredeyse fark edilmeden erimeye başlar. Kırklarda, ellilerde bunu pek hissetmeyiz. Asıl mesele altmışbeş-yetmişli yaşlardan sonra başlar: Hesaptan çekilen para artar, yatırımının getirisi düşer.
Bu "getiri düşüşünün" bilimsel bir adı var: anabolik direnç (kasın yapım sinyallerine karşı duyarsızlaşması). Yaşlı bir kas, genç bir kasla aynı miktarda proteini aldığında, aynı yapım yanıtını vermez. Aynı bankaya aynı parayı yatırırsınız ama faiz yarıya inmiştir. Bu yüzden ileri yaşta aynı etkiyi almak için hem daha fazla proteine hem de kasa "bu yapı gerekli" mesajını veren harekete ihtiyaç vardır.
Hesaptan en büyük çekilişler ise genellikle ani olur: bir hastalık, bir ameliyat, bir hastane yatışı, bir kemoterapi süreci. Birkaç haftalık yatak istirahati, yıllarca biriktirilmiş kası ciddi biçimde eritebilir. İşte o noktada hesapta ne kadar birikim olduğu belirleyici hale gelir. Birikimi olan, çekilişten sonra da ayakta kalır; olmayan için aynı çekiliş bağımsızlığın kaybı anlamına gelebilir.
Bu tablonun tıbbi adı sarkopeni: yaşa bağlı kas kütlesi, kas gücü ve fiziksel performans kaybı. Ve sarkopeni yalnızca bir "görüntü" meselesi değildir. Düşme, kırık, hastaneye yatış, bakıma muhtaç hale gelme ile yakından ilişkilidir.
Bir ayrıntının altını çizmek istiyorum, çünkü çoğu zaman gözden kaçıyor: Yaşlılıkta asıl kaybedilen şey kasın miktarından çok, gücü. Yetmiş beş yaş civarında yapılan takip çalışmalarını bir araya getiren bir derlemeye göre kas kütlesi yılda yaklaşık yüzde 0,6 ile 1 arasında azalırken, kas gücü yılda yüzde 2,5 ile 4 arasında azalıyor. Yani kütle kaybından kabaca iki ila beş kat daha hızlı. Merdiven çıkmak, bir poşet taşımak, sandalyeden kalkmak... Bağımsızlığımızı taşıyan şey kasın gücüdür.

Yeni bir soruna dönüşebilecek zayıflama iğneleri
Toplantıda altı çizilen bir uyarı daha vardı ve bence bugün en az konuşulan ama en çok konuşulması gereken konulardan biri bu: zayıflama iğneleri ve kas arasındaki ilişki.
Semaglutid ve tirzepatid gibi GLP-1 temelli ilaçlar obezite tedavisinde gerçek bir dönüm noktası. Klinik çalışmalarda vücut ağırlığını yüzde 5 ile 18 arasında azaltıyorlar ve pek çok sağlık yararları gösterildi. Bunu küçümsemek için yazmıyorum. Giderek daha da değerli olacaklarına inanıyorum. Piyasaya sürülmesi beklenen Retatrutide ise mevcut GLP-1 ilaçlarından çok daha etkili ve metabolik faydalarından dolayı longevity alanında dahi kullanımı söz konusu olacak. Bu konuda detaylı bilgi edinmek isterseniz geçmiş yazılarıma bakabilirsiniz.
Ama tartıdan giden her kilo yağ değil. Kilo verirken yağla birlikte yağsız doku da kaybedilir. Zayıflama iğneleriyle yapılan çalışmalarda bu oran geniş bir aralıkta değişiyor. Emeklilik hesabı diliyle söylersem: Bu, isteyerek yapılan bir çekiliş. Hesaptan yağ çekmek isterken, kas da çekiliyor. Üstelik ilaç iştahı bastırdığı için tabaktaki protein de azalıyor ve hareket eşlik etmiyorsa hesaba yatırım da duruyor. Kas birikimi yüksek genç bir insan bu çekilişi görece rahat karşılayabilir. Ama zaten anabolik direnci olan, hesap bakiyesi azalmış daha olgun yaşlarda biri için aynı çekiliş çok daha pahalıya gelebilir. Ayrıca beslenme bilinci zayıf ve düzenli egzersiz alışkanlığı olmayan birinin 60 yaş sonrasında elinde ne kadar kası kaldığı konusu da ilerde sorun yaratma potansiyeli taşıyor.
Bir de "kur farkı" meselesi var. İlaç bırakıldığında kilo geri gelme eğiliminde; ve geri gelen kilo, gidenle aynı içerikte olmayabilir. Zayıflama iğneleriyle değil, diyetle kilo veren menopoz sonrası kadınlarda yapılan bir çalışmada, verilen her 1 kilo yağla birlikte yaklaşık 260 gram yağsız doku kaybedilmiş; sonraki bir yılda geri alınan her 1 kilo yağa ise yalnızca 120 gram yağsız doku eşlik etmiş. Yani hesaptan kas olarak çekilen, geri yağ olarak yatabiliyor. Tekrarlayan kilo verme-alma döngülerinin ileri yaşta "sarkopenik obezite" (kas kaybı ile yağ fazlalığının bir arada olduğu tablo) riskine zemin hazırlayabileceği düşünülüyor; Dr.Meltem hanım da bu konuya özellikle değindi. Ancak bunu zayıflama iğneleri özelinde doğrudan gösteren uzun süreli çalışmalar henüz olmasa da bu konuda dikkatli olunması gerektiğini düşünmemiz için yeterince neden var. Bir de işin kötü tarafı, özellikle menopoz döneminde yaşanan kilo değişimleri; iğneleri kendi başına kullanarak kilo verme davranışına sebep olabiliyor. İleri yaşlarda kaybedilen kası geri kazanmak, otuzunda kaybedileni geri kazanmaktan çok daha zor.
Amerika'daki dört büyük bilimsel derneğin 2025'te birlikte yayınladığı bildirgede aynı yönü gösteriyor: Tedaviye başlamadan önce kas gücü ve vücut kompozisyonu değerlendirilmeli; tedavi boyunca yeterli protein alımı ve direnç egzersizi, kas ve kemik kaybını sınırlamak için tedavinin bir parçası olmalı.
Kısacası zayıflama iğnesi, kas hesabını korumadan kullanılacak bir araç değil. Özellikle 50 sonrası menopoz ile gelen kilo değişimleri ile mücadele ediyorsanız, 50 yaş civarında iseniz, bu ilaçları hekiminizle, yeterli protein ve direnç egzersizi ilebirlikte planlamanız; tartıdaki sayıdan çok sandalyeden kalkarken ihtiyacınız olacak olan kas gücüne odaklanmanız gerekiyor.
Kanıt ne diyor?
Konuyu kanıtın gücüne göre katman katman açmak istiyorum, çünkü bu alanda iyi bilinenle umut vadeden birbirine çok kolay karışıyor.
En sağlam zemin: hareket, özellikle direnç egzersizi. Kasın yaşlılıkta da güçlenebildiği, düzenli direnç egzersizinin kas gücünü ve fiziksel performansı artırdığı, çok sayıda randomize kontrollü çalışma ile gösterilmiş bir gerçek. Doksan yaşında bile kas antrenmana yanıt veriyor. Hesaba para yatırmanın en etkili yolu hâlâ bu.
Güçlü ve tutarlı gözlemsel kanıt: protein. Yaşlılarla yapılan büyük izlem çalışmaları, yeterli protein alanlarda kas kaybının daha yavaş olduğunu gösteriyor. Amerika'da yetmişli yaşlarındaki iki binden fazla kişinin üç yıl izlendiği Health ABC çalışmasında, en fazla protein alan grup, en az alan gruba göre yaklaşık yüzde 40 daha az yağsız doku kaybetti. Ancak bu gözlemsel bir çalışma: Protein alımı fazla olanların başka açılardan da daha sağlıklı olabileceğini akılda tutmak gerekiyor. İlişki güçlü; tek başına neden-sonuç kanıtı değil.
Bu tür verilere dayanarak Avrupa'daki uzman grupları (PROT-AGE çalışma grubu ve ESPEN, yani Avrupa Klinik Beslenme ve Metabolizma Derneği) sağlıklı yaşlılar için günlük protein alımının kilogram başına 0,8 gramla sınırlı kalmamasını, en az 1,0 ila 1,2 grama çıkmasını öneriyor. Toplantıda Geriatri uzmanı Dr. Meltem hanım bu konunun altını özellikle çizdi ve ayrıca kilogram başına 30 kcal alınması gerektiğini de vurguladı. Kronik ya da akut hastalığı olanlarda bu ihtiyaç daha da artabilir. Ancak yaşlılarda herhangi bir sorun olmasına gerek kalmadan protein ihtiyacı zaten daha fazla. Geriatrik yaş grubunda azalan iştah, tat duyusunda değişimler gibi ekstra durumlar daha da az protein alımına neden olabiliyor. Bunun pratikteki anlamı şu: 65 kiloluk bir kişi için günde kabaca 65–80 gram protein tüketiyor olmalı. Bu sayı, pek çok yaşlının gerçekte yediğinin epey üzerinde. Bir de proteinin güne yayılması öneriliyor; kahvaltıda birkaç zeytin ve çayla geçiştirip akşam tek öğünde yüklenmek, yaşlı kasın "faizini" pek artırmıyor.
Protein ve egzersiz birlikte...
Direnç egzersizine protein desteği eklemenin kas kazanımını artırdığını gösteren randomize çalışmaların meta-analizleri var. Ancak etki büyüklüğü mütevazı ve yaşlılarda gençlere göre daha küçük. Yani protein, egzersizin yerine geçmiyor; egzersizin yaptığı yatırımın getirisini artırıyor.
Beslenme destekleri; toplantının asıl konularından biri de buydu. İştahın azaldığı, çiğneme ya da yutmanın zorlaştığı, hastalık nedeniyle yemenin zorlaştığı dönemlerde, hekim ya da diyetisyen önerisiyle kullanılan ağızdan beslenme destekleri (tıbbi beslenme ürünleri) devreye girebilir. Burada kanıt, kimin için kullanıldığına göre belirgin biçimde değişiyor. Yetersiz beslenen ya da yetersiz beslenme riski taşıyan yaşlılarda yapılan çalışmaları derleyen bir Cochrane incelemesi, protein ve enerji desteğinin kilo kaybını önlediğini, özellikle yetersiz beslenmiş kişilerde ölüm riskini ve hastanede oluşabilecek komplikasyonları azaltabileceğini gösteriyor; ancak aynı inceleme, günlük işlevler üzerindeki etkinin net olmadığını da not ediyor. İsviçre'de hastanede yatan ve beslenme riski taşıyan hastalarda yapılan büyük bir randomize çalışma (EFFORT), kişiye göre ayarlanmış beslenme desteğinin ciddi olumsuz sonuçları ve ölüm oranlarınıazalttığını gösterdi. Sarkopeni olan yaşlılarda D vitamini ve lösin ile zenginleştirilmiş peynir altı suyu proteini ile yapılan PROVIDE çalışmasında kas kütlesinde ve sandalyeden kalkma testinde iyileşme görüldü; el kavrama gücü ve genel fiziksel performansta ise anlamlı fark çıkmadı. El kavrama gücüne bir başka yazıda ayrıntılı değineceğim.
Buradan çıkan dürüst sonuç şu: Beslenme destekleri, yetersiz beslenmiş ya da risk altındaki, hastalık sürecindeki yaşlı için değerli bir araçtır. İyi beslenen, sağlıklı bir yaşlı için ise "fazladan bir kutu içmek" aynı kanıta sahip değildir. Önce tabak gelir; destek, tabağın yetmediği yerde ve uzman bir değerlendirmenin sonucunda devreye girer.
Kanser sürecinde ise konu ayrıca önemli. ESPEN'in kanser hastaları için beslenme kılavuzu, tedavi boyunca beslenme durumunun erken ve düzenli değerlendirilmesini, protein ve enerji alımının korunmasını ve mümkünse fiziksel aktivitenin sürdürülmesini öneriyor. Kanserin kendisi ve tedavisi, kas hesabından en büyük çekilişlerin yaşandığı dönemlerden biri.
Neden Geriatri uzmanı?
Toplantıda Prof. Dr. Meltem Halil'in altını çizdiği noktalardan biri, 65 yaşından sonra bir geriatri uzmanıyla tanışmanın önemiydi. Bu bana çok yerinde geliyor. Geriatri, yaşlıyı tek tek bir uzmanlık dalı üzerinden değil, bir bütün olarak değerlendiren bir uzmanlık dalı. Kapsamlı geriatrik değerlendirmede beslenme durumu, kas gücü, yürüme hızı, düşme riski, kullanılan ilaçların toplam yükü, bilişsel durum ve sosyal destek birlikte ele alınıyor. Sarkopeni ve yetersiz beslenmeyi erken yakalamak, yani hesap tükenmeden bakiyeyi kontrol etmek, ancak bu gözle mümkün.
Türkiye bu soruyu artık ertelenemez biçimde soruyor. TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfus 2025'te 9,5 milyonu aştı; toplam nüfusun yüzde 11,1'i. Bu oranın 2030'da yüzde 13,5'e, 2040'ta yaklaşık yüzde 18'e çıkması bekleniyor. Yaşlanan bir toplumda asıl soru, kaç yıl yaşadığımızdan çok, o yılların ne kadarını kendi ayaklarımız üzerinde geçireceğimiz.
Ne biliyoruz? Ne bilmiyoruz?
Bildiğimiz şu; kas, yaşlılıkta bağımsızlığın ve dayanıklılığın temel sermayelerinden biri. Direnç egzersizi her yaşta işe yarıyor ve bunun kanıtı güçlü. Yaşlılar büyük olasılıkla gençlere göre daha fazla proteine ihtiyaç duyuyor. Yetersiz beslenen ya da hastalık sürecindeki yaşlıda protein beslenme destekleri somut yarar sağlayabiliyor.
Zayıflama iğneleri ile kaybedilen kasın uzun vadede, özellikle ileri yaşlarda ödenecek bir bedelinin olabileceği gerçeği, gerçek bir güç ve bağımsızlık kaybına ne ölçüde dönüşeceği; ilaç bırakıldıktan sonra geri gelen kilonun ne kadarının kas, ne kadarının yağ olduğu sorularının yanıtları önümüzdeki yıllarda netleşecek.
Ve bir de hiçbir çalışmanın tam ölçemediği bir şey var: Semiramis Pekkan'ın o sabah gösterdiği şey. Kendine özen göstermenin bir kibir değil, bir sorumluluk olabileceği. Hastalığın ortasında bile iyi görünmeyi ve iyi hissetmeyi; en önemlisi çevresindekileri ve herkesi iyi hissettirmeyi seçmenin, yaşamdan tat almayı sürdürmenin ve zor zamanlarda bilepozitif enerji vermenin mümkün ve bilinçli bir seçim olduğunu. Bunu gençlik takıntısıyla karıştırmamak gerekiyor; onun yaptığı yaşını saklamak değil, yaşını zarafetle taşımak.
Kas hesabına yatırım yapmak için hiçbir zaman çok geç değil. Ama erken başlamanın faizi, gerçekten de bileşik işliyor.
Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel bir tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Protein ihtiyacı böbrek sağlığınıza, kronik hastalıklarınıza ve kullandığınız ilaçlara göre değişir; beslenme destekleri de ancak bir değerlendirmenin ardından anlam kazanır. Zayıflama iğnesi kullanıyorsanız ya da başlamayı düşünüyorsanız, kas sağlığınızı da hekiminizle birlikte değerlendirmenizi öneririm. Burada okuduklarınızı kendi hekiminize danışmadan uygulamamanızı rica ederim. 65 yaşını geçtiyseniz ya da bir yakınınız geçtiyse, bir geriatri uzmanı ile tanışmak için bu yazının iyi bir başlangıç sebebi olmasını dilerim.
Not: Söz konusu toplantı, Akademik Geriatri Derneği tarafından, bir gıda şirketinin yürüttüğü farkındalık kampanyası kapsamında düzenlenmiştir.
Kaynakça:
- Bauer, J., Biolo, G., Cederholm, T., Cesari, M., Cruz-Jentoft, A. J., Morley, J. E., Phillips, S., Sieber, C., Stehle, P., Teta, D., Visvanathan, R., Volpi, E., & Boirie, Y. (2013). Evidence-based recommendations for optimal dietary protein intake in older people: A position paper from the PROT-AGE Study Group. Journal of the American Medical Directors Association, 14(8), 542–559. https://doi.org/10.1016/j.jamda.2013.05.021
- Bauer, J. M., Verlaan, S., Bautmans, I., Brandt, K., Donini, L. M., Maggio, M., McMurdo, M. E. T., Mets, T., Seal, C., Wijers, S. L., Ceda, G. P., De Vito, G., Donders, G., Drey, M., Greig, C., Holmbäck, U., Narici, M., McPhee, J., Poggiogalle, E., … Cederholm, T. (2015). Effects of a vitamin D and leucine-enriched whey protein nutritional supplement on measures of sarcopenia in older adults, the PROVIDE study: A randomized, double-blind, placebo-controlled trial. Journal of the American Medical Directors Association, 16(9), 740–747. https://doi.org/10.1016/j.jamda.2015.05.021
- Beavers, K. M., Lyles, M. F., Davis, C. C., Wang, X., Beavers, D. P., & Nicklas, B. J. (2011). Is lost lean mass from intentional weight loss recovered during weight regain in postmenopausal women? The American Journal of Clinical Nutrition, 94(3), 767–774. https://doi.org/10.3945/ajcn.110.004895
- Conte, C., Hall, K. D., & Klein, S. (2024). Is weight loss-induced muscle mass loss clinically relevant? JAMA, 332(1), 9–10. https://doi.org/10.1001/jama.2024.6586
- Cruz-Jentoft, A. J., Bahat, G., Bauer, J., Boirie, Y., Bruyère, O., Cederholm, T., Cooper, C., Landi, F., Rolland, Y., Sayer, A. A., Schneider, S. M., Sieber, C. C., Topinkova, E., Vandewoude, M., Visser, M., & Zamboni, M. (2019). Sarcopenia: Revised European consensus on definition and diagnosis. Age and Ageing, 48(1), 16–31. https://doi.org/10.1093/ageing/afy169
- Fiatarone, M. A., Marks, E. C., Ryan, N. D., Meredith, C. N., Lipsitz, L. A., & Evans, W. J. (1990). High-intensity strength training in nonagenarians: Effects on skeletal muscle. JAMA, 263(22), 3029–3034. https://doi.org/10.1001/jama.1990.03440220053029
- Houston, D. K., Nicklas, B. J., Ding, J., Harris, T. B., Tylavsky, F. A., Newman, A. B., Lee, J. S., Sahyoun, N. R., Visser, M., & Kritchevsky, S. B. (2008). Dietary protein intake is associated with lean mass change in older, community-dwelling adults: The Health, Aging, and Body Composition (Health ABC) Study. The American Journal of Clinical Nutrition, 87(1), 150–155. https://doi.org/10.1093/ajcn/87.1.150
- Milne, A. C., Potter, J., Vivanti, A., & Avenell, A. (2009). Protein and energy supplementation in elderly people at risk from malnutrition. Cochrane Database of Systematic Reviews, 2009(2), CD003288. https://doi.org/10.1002/14651858.CD003288.pub3
- Mitchell, W. K., Williams, J., Atherton, P., Larvin, M., Lund, J., & Narici, M. (2012). Sarcopenia, dynapenia, and the impact of advancing age on human skeletal muscle size and strength; a quantitative review. Frontiers in Physiology, 3, 260. https://doi.org/10.3389/fphys.2012.00260
- Morton, R. W., Murphy, K. T., McKellar, S. R., Schoenfeld, B. J., Henselmans, M., Helms, E., Aragon, A. A., Devries, M. C., Banfield, L., Krieger, J. W., & Phillips, S. M. (2018). A systematic review, meta-analysis and meta-regression of the effect of protein supplementation on resistance training-induced gains in muscle mass and strength in healthy adults. British Journal of Sports Medicine, 52(6), 376–384. https://doi.org/10.1136/bjsports-2017-097608
- Mozaffarian, D., Agarwal, M., Aggarwal, M., Alexander, L., Apovian, C. M., Bindlish, S., Bonnet, J., Butsch, W. S., Christensen, S., Gianos, E., Gulati, M., Gupta, A., Horn, D., Kane, R. M., Saluja, J., Sannidhi, D., Stanford, F. C., & Callahan, E. A. (2025). Nutritional priorities to support GLP-1 therapy for obesity: A joint Advisory from the American College of Lifestyle Medicine, the American Society for Nutrition, the Obesity Medicine Association, and The Obesity Society. Obesity, 33(8), 1475–1503. https://doi.org/10.1002/oby.24336
- Muscaritoli, M., Arends, J., Bachmann, P., Baracos, V., Barthelemy, N., Bertz, H., Bozzetti, F., Hütterer, E., Isenring, E., Kaasa, S., Krznaric, Z., Laird, B., Larsson, M., Laviano, A., Mühlebach, S., Oldervoll, L., Ravasco, P., Solheim, T. S., Strasser, F., … Bischoff, S. C. (2021). ESPEN practical guideline: Clinical nutrition in cancer. Clinical Nutrition, 40(5), 2898–2913. https://doi.org/10.1016/j.clnu.2021.02.005
- Neeland, I. J., Linge, J., & Birkenfeld, A. L. (2024). Changes in lean body mass with glucagon-like peptide-1-based therapies and mitigation strategies. Diabetes, Obesity and Metabolism, 26(Suppl. 4), 16–27. https://doi.org/10.1111/dom.15728
- Schuetz, P., Fehr, R., Baechli, V., Geiser, M., Deiss, M., Gomes, F., Kutz, A., Tribolet, P., Bregenzer, T., Braun, N., Hoess, C., Pavlicek, V., Schmid, S., Bilz, S., Sigrist, S., Brändle, M., Benz, C., Henzen, C., Mattmann, S., … Mueller, B. (2019). Individualised nutritional support in medical inpatients at nutritional risk: A randomised clinical trial. The Lancet, 393(10188), 2312–2321. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(18)32776-4
- Türkiye İstatistik Kurumu. (2026). İstatistiklerle yaşlılar, 2025 [Haber bülteni]. TÜİK.
- Volkert, D., Beck, A. M., Cederholm, T., Cruz-Jentoft, A., Goisser, S., Hooper, L., Kiesswetter, E., Maggio, M., Raynaud-Simon, A., Sieber, C. C., Sobotka, L., van Asselt, D., Wirth, R., & Bischoff, S. C. (2019). ESPEN guideline on clinical nutrition and hydration in geriatrics. Clinical Nutrition, 38(1), 10–47. https://doi.org/10.1016/j.clnu.2018.05.024
- Wilding, J. P. H., Batterham, R. L., Calanna, S., Davies, M., Van Gaal, L. F., Lingvay, I., McGowan, B. M., Rosenstock, J., Tran, M. T. D., Wadden, T. A., Wharton, S., Yokote, K., Zeuthen, N., & Kushner, R. F. (2021). Once-weekly semaglutide in adults with overweight or obesity. The New England Journal of Medicine, 384(11), 989–1002. https://doi.org/10.1056/NEJMoa2032183
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


