Salah Türk futbolunu kurtarabilecek mi?

Salah Türk futbolunu kurtarabilecek mi?

İki yıl sonra Salah gidecek. Geride ne kalacak? Belki bir çocuğun gözlerinde yeni bir hayal. Belki Trabzon'daki bir altyapı sahasında, pazar sabahı oynanan U16 maçında kimsenin fark etmediği bir çocuk. Belki de yeni bir Salah. Asıl mesele onu bulmak...

Salah Türk futbolunu kurtarabilecek mi?
Salah, Trabzonsporlu futbolcularla

Bize her yer Trabzon! 

Trabzonlular bunu da yaptı, Muhammed Salah Trabzonspor’a transfer oldu.

Peki Muhammed Salah, Anadolu’nun bir köyünde yaşasaydı o çocuğu biz keşfedebilir miydik?

Yazılarımı bilenler futbolu ve Galatasaray’ı sevdiğimi bilir. O yüzden Trabzon'a bir dünya yıldızının gelişini yalnızca rakip takımın transferi olarak izleyemiyorum. Türk spor dünyasının başarısı olarak görüyorum. Öyle ya da böyle Muhammed Salah artık Trabzonsporlu.

Salah bugün 34 yaşında, Premier Lig tarihinin en golcü yabancılarından biri, Liverpool efsanesi, Mısır'ın dünyaya açılan yüzü. Papara Park artık onun yeni evi, formalar satılacak, stat dolacak, maçlar dünyanın dört bir yanında yayınlanacak. Trabzonspor'un maçlarının şimdiden 40 ülkede izleyiciye ulaşması bekleniyor. Görünen o ki Salah yalnızca futbolcu değil, aynı zamanda Trabzon için ciddi bir turizm ve tanıtım yüzü olacak.

Bütün bunlar gerçek.

Ama asıl sorunumuz başka.

Salah Türk futboluna ne kazandıracak?

Salah ailesi

Köyden Kahire'ye, Kahire'den Liverpool'a

Salah'ın bugünkü haline bakınca hikâyenin başlangıcını unutmak kolay aslında.

Salah, Papara Stadyumu’nda sahaya çıktığında barkovizyonda Pepsi Okullar Ligi kimliği belirdi, kimliğin altında "Daha büyük hayaller kurun” yazıyordu. O her gün bıkmadan köyünden Kahire’ye giderken hayallerini kurmuştu.

Mısır'ın Nagrig köyünde doğdu. 14 yaşında Kahire'deki El Mokawloon'a kulübüne girdi. Antrenmana ulaşmak için her gün saatlerce otobüsle yolculuk yapıyordu. Gidiş dönüş dokuz, bazen on saat. Haftada beş gün bu uzun yolculuğu yaptı. Öyle ki bazen antrenman sahasında uyuyor eve dönmüyordu.

Okulunda yalnızca iki saat kalabiliyordu. Aslında takımın gözde bir oyuncusu da değildi üçüncü tercih sol bekti. Kahireli çocuklar onunla “köylü” diye dalga geçiyordu.

Bugünün futbol dünyasında bakıldığında riskli bir yatırım gibi görünüyordu. Çünkü fiziği gelişmemiş, mevkisi bile kesinleşmemiş, ailesinden uzakta yaşayan ve antrenmana ulaşabilmek için saatler harcayan bir çocuktu.

Kapılar 2008'de U16 takımını izlemeye gelen A takımın teknik direktörü Mohamed Radwan tarafından açıldı. Oysa U16'nın maçını izlemeye giden teknik direktöre yardımcıları bile anlam verememişti. Ancak Radwan Salah'ı gördü ve doğrudan A takıma çağırdı. Ancak çocuğun kasları bile yoktu, kulüp ona özel bir diyet ve antrenman programı yazdı. 16 yaşında Mısır liginde sahaya çıkmış, ligin gördüğü en genç futbolcu olmuştu.

Bugün Türkiye, o köylü çocuğu değil, o çocuğun 20 yıl sonraki halini satın alıyor.

İşte benim aklıma takılan soru tam burada!

Türkiye'de bugün kaç teknik direktör bir U16 maçına gidiyor?

Dünyanın en büyük forvetlerinin hikâyelerine bakınca ortak bir şey görüyorsunuz, hiçbirinin hikâyesi kusursuz başlamamış.

Mesela Messi 13 yaşında Barcelona'ya gitti. Barcelona yalnızca futbol eğitimi vermedi, büyüme hormonu tedavisinin masrafını da üstlendi. Ona bir oyuncu değil, uzun vadeli bir proje olarak baktı.

Ronaldo keza 12 yaşında Madeira'dan ayrıldı. Sporting'in akademisine girdi. 16 yaşında bir sezon içinde U16'dan A takıma kadar bütün kademelerde oynadı.

Harry Kane'in hikâyesi daha da çarpıcı. Arsenal onu küçük yaşta tombul ve atletik olmadığı gerekçesiyle serbest bıraktı.

Sonra Tottenham'a gitti. Leyton Orient, Millwall, Norwich, Leicester...

Millwall'da dokuz maç, sıfır gol. Norwich'te üç maç, sıfır gol. Leicester'da on maç, sıfır gol.

Bugün olsa sosyal medya çoktan kararını vermiş olurdu: “Bu çocukta iş yok.”

Tottenham o kararı vermedi.

Ertesi sezon Kane 31 gol attı.

Haaland 15 yaşında Bryne'nin A takımına çıktı. İlk sezonunda 16 maçta sıfır gol attı. Molde'ye gitti, fiziksel gelişimi için çalıştı. Sonra Salzburg'da 27 maçta 29 gole ulaştı.

Messi, Ronaldo, Kane, Haaland, Salah...

Hepsinin hikâyesinde üç kelime tekrar ediyor:

Fırsat. Sabır. Yatırım.

Bizde ise 18 yaşındaki santrfor dört-beş maç gol atamazsa ne oluyor?

Yedek kulübesi. Kiralık. Alt lig. Sonra sessizlik.

62 şut, sıfır gol

Dünya Kupası'nda bunun sonucunu gördük.

Arda Güler, Kenan Yıldız, Hakan Çalhanoğlu...

Üç büyük yetenek. Büyük beklenti.

Sonuç?

62 şut, 0 gol.

Bu aslında bütün hikâyeyi anlatıyor bize.

Yetenek var, topa sahip olma var, şut var, organizasyon var.

Ama o topu kaleye gönderecek, yıllarca oynayarak o seviyeye gelmiş bir santrfor yok.

Aynı turnuvada Salah'ın Mısır'ı Yeni Zelanda'yı 3-1 yendi. Salah bir gol attı, bir asist yaptı. Mısır tarihinde ilk kez Dünya Kupası maçı kazandı. Ardından Avustralya'yı eledi ve son 16 turunda elendi.

Salah tek başına Mısır'ı kurtarmadı ama bir yıldızın etrafında çalışan bir sistem, rakiplerini son dakikaya kadar zorladı.

Pek tabi sadece bir oyuncu, bir Salah takımı kurtarmaz. Ama iyi bir spor altyapısı bir değil birçok Salah çıkarabilir. Biz Salah’ı transfer edebiliriz ama onun önünde, arkasında aynı düzeyde oyuncunuz yoksa ne olacak?

Peki biz kaç Salah kaçırdık?

Burada iş Trabzonspor'dan çıkıyor, Galatasaray'a, Fenerbahçe'ye, Beşiktaş’a ve bütün Türk futboluna geliyor. Dünya Kupası’nda da gördük, neden Türk golcü yetiştiremiyoruz?

Scout ekiplerimiz dünyayı geziyor ama dünyayı gezdikleri kadar Anadolu'yu geziyor mu?

Bırakın Anadolu’yu İstanbul'dan Edirne'ye, Tekirdağ'a, gidip U15, U16, U17 maçlarını izleyen kaç scout ekibi var?

Yoksa yabancı futbolcu borsasından oyuncu seçmek daha kolay ve karlı mı?

Geçen sezon Süper Lig'in gol krallığında iki isim vardı, Trabzonsporlu Paul Onuachu ve Başakşehirli Eldor Shomurodov. İkisi de 22 gol attı. Biri Nijeryalı, biri Özbek. Bir önceki sezon gol kralı Nijeryalı Osimhen’di.

Santrfor, teknik direktörün en hızlı sonuç almak istediği mevki elbette.

Çünkü teknik direktörün ömrü ortalama bir buçuk sezon.

Kim 18 yaşındaki çocuğa “Üç ay gol atmasan da oynayacaksın” diyebilir? Bu riski göze alır?

Alamaz.

Çünkü üçüncü ayda kendisi gönderilebilir.

Üstelik altyapı antrenörlerinin ücretleriyle milyon euroluk transfer bütçeleri arasındaki uçurum ortada.

Salah'a 17 milyon euro ödeyebiliyoruz. Peki yeni Salah'ı bulacak antrenöre ne ödüyoruz?

Bir de masadaki mesele var

2015'te Şenes Erzik UEFA'dan ayrıldığında 33 yıldır o kurumda çalışıyordu.

Erzik, 1990'da UEFA İcra Kurulu'na girmiş, 2011'de rekor kırarak altıncı kez o koltuğa seçilmişti.

O yıllarda Türklerin futbolunun karar masasında bir sandalyesi vardı.

Bugün o sandalye boş.

UEFA'nın çeşitli komitelerinde Türk temsilcilerimiz bulunuyor ama kararların alındığı en üst yönetim kurulunda Türk yok.

Yani mesele yalnızca sahada değil.

Sahada oyuncu yetiştiremiyoruz ama masada da yeterince söz sahibi değiliz. Neden? O koltukları dolduracak yöneticiler yok mu? Var, işte Fatih Altaylı FIA kurulunda senelerdir neden UEFA’da olmasın? Emre Alkin, Bekir İrdem, Serdar Bilgili ve bunun gibi birçok deneyimli futbol yöneticisi var.

Salah ne bırakacak?

Salah muhtemelen çok gol atacak.

Formaları çok satılacak. Trabzon'a turistler gelecek. Maçlar daha fazla ülkede izlenecek. Çocuklar onun antrenmanını, disiplinini, profesyonelliğini görecek. Golden sonra yine secdeye gidecek. Teyzeler ona kuymak yedirecek, kara lahana dolması yapacak. Trabzonlularla cumaya gidecek.

Bunların hepsi çok kıymetli.

Ama iki yıl sonra Salah gidecek.

Geride ne kalacak?

Belki bir çocuğun gözlerinde yeni bir hayal.

Belki Trabzon'daki bir altyapı sahasında, pazar sabahı oynanan U16 maçında kimsenin fark etmediği bir çocuk.

Belki de yeni bir Salah.

Asıl mesele onu bulmak.

Çünkü Salah'ı transfer etmek para meselesi. Salah yetiştirmek akıl, sabır ve sistem meselesi.

Ve Türk futbolunun uzun zamandır en çok ihtiyacı olan şey, bir sonraki yıldız transferi değil.

Bir sonraki yıldızı keşfedecek insan, ayrıca alt yapı ve üst akıl!

Ligler bu hafta başlıyor, ben şimdiden Galatasaray-Trabzonspor maçını heyecanla bekliyorum!

*Meraklısına,

Melissa Reddy'nin Salah’ı anlattığı yeni kitabı Only Mo Salah bugün çıkıyor.

 

 

İlgili İçerikler