“Elif Eralp’e verilen her oy, ırkçılığa ve Yahudi düşmanlığına karşı verilmiştir”

“Elif Eralp’e verilen her oy, ırkçılığa ve Yahudi düşmanlığına karşı verilmiştir”

Çok büyük bir sürpriz olmazsa Berlin eyaletindeki seçimde en fazla oyu Sol Parti ve Elif Eralp alacak. Ama asıl sürpriz diğer partilerin solcular ile koalisyon kurması olacak. Şimdilik hepsi Sol Parti ile işbirliğini reddediyor. Ben Almanya’da aşırı sağın yükselişine karşı verilecek en büyük cevabın Elif Eralp’i seçmek olduğunu düşünüyorum. Baden-Wüttemberg’e Cem Özdemir nasıl yakışmışsa, Elif Eralp de Berlin’e o kadar yakışacak

“Elif Eralp’e verilen her oy, ırkçılığa ve Yahudi düşmanlığına karşı verilmiştir”
Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp

“Aslında bu toplumun doğal olarak bir parçası olmamız gerekirken çoğumuz, kendimizi sürekli olarak kanıtlamak ve savunmak zorunda kalıyoruz. Korkmadan yaşayabildiğimiz, sesimizi yükseltebildiğimiz ve haklarımızı savunabildiğimiz farklı bir ülke ve farklı bir Berlin istiyoruz…”  “Söz konusu olan, göçmenlerin, Yahudilerin, Müslümanların, queerlerin ve diğer yaşam biçimlerinin görünür olduğu ve kendini tehdit altında değil, güvende hissettiği bir kent.”

Bu sözleri Almanya’da aşırı sağcı şiddet yüzünden hayatlarını kaybeden göçmenlerin yakınları sarfetti. Berlin’deki eyalet seçimleri öncesi bir açık mektup kaleme alan kurban yakınları, kamuoyuna Sol Parti’nin başbakan adayı Elif Eralp’i seçmeleri çağrısında bulundular. Çünkü onlar için Elif Eralp’e atılan her oy, aynı zamanda aşırı sağa ve Yahudi düşmanlığına karşı atılmış bir oydur. Yaklaşık iki hafta önce Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimden sonra bu çağrı bence haklı bir çağrıdır. Çünkü bu eyalette oyların yüzde 44’ünden fazlasını alarak hükümet kurmaya bir adım daha yaklaşan aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi AfD, bugün federal düzeyde bir seçim yapılırsa, bu seçimden de birinci parti olarak çıkacak. Bu, Almanya siyasetinde ikinci dünya savaşından sonra yaşanan ilk şiddetli kırılma, bir dönüm noktası.

Sol Parti ile koalisyon kurmayın!

Alman İsrail Toplumu’nun başkanı Volker Beck, bu kırılmanın pek de farkında değil anlaşılan. O da bir açık mektup yazarak sosyal demokrat ve Yeşiller’e muhtemelen seçimden birinci olarak çıkacak Sol Parti ile koalisyona gitmeme çağrısında bulundu. Beck’e göre, Sol partinin adayı Elif Eralp, insan olarak mükemmel olsa bile Yahudi düşmanları, militan ve terörist eğilimli Siyonizm karşıtlarını durdurmayı başaramaz. Eski Yeşiller milletvekili Volker Beck’in gözüne inen perde o kadar kalın ki, aşırı sağcı ve ırkçılardan çok, İsrail’i eleştiriyor, üyelerinin bir kısmı Filistin yanlısı diye solculardan korkuyor. Hem de göçmen karşıtı veya ırkçı görünmekten endişe bile etmeden. Hem de Müslümanlığını bir kez bile ön plana çıkarmamış, farklı etnik kökene veya cinsel tercihe sahip azınlıkların hakların sonuna kadar savunan, Yahudi düşmanlığını her fırsatta eleştiren Elif Eralp’i Siyonizm karşıtlığı ile yaftalayarak.

Karalama kampanyasina medya da katıldı

Elif Eralp’i Yahudi karşıtlığı ile eleştiren sadece Beck değil. Beck’ten önce de Eralp bir karalama kampanyası ile karşı karşıya kaldı. Kampanyayı başlatan Dahabflex adlı bir rapcinin Sol Parti’nin Berlin Neukölln’deki bir etkinliğinde “Stop the Genocide”, ırkçılığı durdurun adlı parçasını söylemesi oldu. Kürt ve Alevi kökenli rapcinin parçasında “Yalla Yalla Intifada” ve “İsrail ordusuna ölüm” sözlerinin geçmesi sadece siyasetcileri değil, gazetecileri, farklı siyasi çizgide de olsalar bir araya getirdi. Etkinlikten sonra Elif Eralp Dahabflex’in performansını açık bir biçimde eleştirerek, şiddet ve öldürme çağrılarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Pek çok gazete, Eralp’in tepkisinde samimi olmadığı ya da geç kaldığı yorumları yapılan makalelere yer verdi. Bazı yorumlarda hatta Elif Eralp adeta Yahudi düşmanı bir eylem yapmış da özür dilemekle yükümlüymüş izlenimi yaratıldı. BM İnsanhakları Komisyonu ve Uluslararası Soykırım Araştırmaları Derneğinin İsrail’in Gazze’de işlediği suçu soykırım olarak tanıdığını unutularak.

Antisemitizmi Almanya’ya göçmenler getirmiş

Alman medyasının bu tepkisine çok şaşırmamak gerek. Zira muhafazakar Başbakan Friedrich Merz, geçen yıl yaptığı bir açıklamada, Almanya’daki Yahudi düşmanlığının ithal olduğunu, Almanya’ya gelen göçmenler tarafından getirildiğini iddia etmişti. Merz, Antisemitizm konusunda Sol Parti ve göçmenleri kolaylıkla günah keçisi olarak seçmişti. Hem göçmen kökenli hem de solcu olan Elif Eralp eleştiri oklarının açık hedefi oldu. Defalarca antisemitizmi eleştirse de “Yahudi’yi öldüren bir mülteciyi sınır dışı eder misiniz?” ya da “Türkçe konuşurken de Yahudi düşmanlığını eleştiriyor musunuz?”gibi saçma ve benzer sorulara tekrar tekrar aynı yanıtları vermek zorunda kaldı. Eralp’in defalarca, “Irkçılık ile Yahudi karşıtlığını karşı karşıya koymak, yarıştırmak çok yanlış” demesi de fazla işe yaramadı. Ve kimse Elif Eralp’e yönelik bu karalama kampanyasının ırkçı saikler ile yapılmış olduğunu dillendirmedi. Elif Eralp’in işi gerçekten çok zor. Çünkü Almanya’da ırkçılık asıl, Almanlar ile aynı göz hizasına geldiğinde başlıyor.

Hukukçu ve aktivist

45 yaşındaki siyasetçi, Türkiye’de 12 Eylül’den sonra Almanya’ya iltica eden solcu bir ailenin kızı olarak Münih’te dünyaya geldi ve Hamburg-Altona’da yetişti. Babası doktor olan Elif Eralp, daha çocukken çevreyi korumayı savunan afişler hazırlamaya, aktivist olmaya başladı. Hukuk okurken nükleer çöplerin taşınmasını engelleyen eylemlere katıldı. Dokuz yıl önce Sol Parti’ye üye olan Eralp, göç, ayrımcılık, ırkçılık ve yurttaşlık hakları konularında siyasi çalışmalar yürüttü. Eralp, 2021’de Berlin Eyalet Meclisi’ne girdi ve özellikle entegrasyon, kadın hakları, eşitlik, çeşitlilik ve ayrımcılıkla mücadele alanlarına öncelik verdi. Aslında Berlin gibi çok dilli çok kültürlü bir eyaleti yönetmek için gerekli donanıma fazlasıyla sahip bir siyasetçi Eralp. Berlin’de her iki kişiden birinin göçmen kökenli ve kadın olduğunu düşünürsek seçilme şansının büyük olduğunu tahmin etmek mümkün. Rakiplerinin üçü de daha yaşlı ve erkek. Üstelik pek tanınmıyorlar. Ayrıca Elif Eralp aktif bir seçim propagandası yapıyor. Berlin’i sokak sokak dolaşıp halkla bir araya geliyor. Sosyal medyada da en görünür olan aday Eralp.

Seçim sonucunu konut sorunu belirleyecek

2025’te yapılan genel seçimde Sol Parti, Berlin’de ikinci sırada yer almıştı. Yapılan kamuoyu yoklamaları Pazar günü yapılacak eyalet seçiminde Sol Parti’nin oy oranının yüzde 21-23 bandında olacağını ve seçimden birinci parti olarak çıkacağını gösteriyor. İkinci olacak Hristiyan Demokratik Birlik CDU da ufak bir farkla Sol Parti’yi takip ediyor. Seçim başa baş ve heyecanlı geçeceğe benziyor. Herkes konut sorunu ve çözümünün Berlin eyalet seçiminde belirleyici olduğunu düşünüyor. Elif Eralp’in çözümü büyük konut şirketlerinin kamulaştırılması. 2021’de bu konuda bir referandum yapılmış ve Berlinliler kamulaştırmadan yana oy kullanmıştı. Federal Hükümet bir şekilde halkın bu kararını görmezden geldi. Hatta yeni hükümet kamulaştırmanın yasaklanmasını öngören bir yasa hazırlığı içerisinde. Halkın kararını emir addeden Elif Eralp, kamulaştırma için ayrıca mücadele ediyor. Sachsen Anhalt’taki seçim sonucunun yani aşırı sağcı partinin ezici bir çoğunluk elde etmesinin Berlin’e etkisinin Elif Eralp’ten yana olacağı da umut ediliyor.

Çok büyük bir sürpriz olmazsa Berlin eyaletindeki seçimde en fazla oyu Sol Parti ve Elif Eralp alacak. Ama asıl sürpriz diğer partilerin solcular ile koalisyon kurması olacak. Şimdilik hepsi Sol Parti ile işbirliğini reddediyor. Ben Almanya’da aşırı sağın yükselişine karşı verilecek en büyük cevabın Elif Eralp’i seçmek olduğunu düşünüyorum. Baden-Wüttemberg’e Cem Özdemir nasıl yakışmışsa, Elif Eralp de Berlin’e o kadar yakışacak.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler