Homeros’un ölümsüz eseri Odyssey, gösterimdeki filmiyle biraz daha ünlendi.
Truva Savaşı’nın ardından Kral Odysseus memleketine dönmek için 10 yıl süren zorlu bir mücadele veriyor.
Dönüş yolunda her bir adım kanlı çarpışmalarla dolu...
Tanrılar, canavarlar, büyücü sirenler…
Ve tabii ki insanlar…
İktidar kavgasıyla gözünü kan bürümüş yaratıklar…
Dünyanın en tehlikeli canlıları…
Diyebilirsiniz ki “insandan daha büyük, daha güçlü ve daha tehlikeli birçok canlı var(dı)”…
İnsanın o pek övündüğü aklı var ya, hani “alet” yaratma ve kullanma becerisi, plan yapma ustalığı, kurnazca davranma yeteneği…Ne dinozorlar kolay kolay baş edebilirler insanla, ne uçan sürüngenler, ne de deniz yırtıcıları…
Teke tek dövüşte başka tabii. Ama insan çoğu kez teke tek dövüşe girmez…
The Odyssey
“Savaş biterse ne yaparız?”
Homeros M.Ö. 8. Yüzyıl’da İyonya’da (günümüzde İzmir ve Aydın’ın kıyı bölgeleri) yaşamış.İnsanlığın tarihi ise en az 2,5 milyon yıla dayanıyor.
Hep savaşlarla, hep kanlı mücadelelerle geçen upuzun bir dönem…
Ve bugün… Çok mu farklı sizce?
Ah evet, şimdi ilkel silahlarımız yok. Düşmanı yok etmek çok kolaylaştı artık.
Savaşlar “modernleşti”. Ama şiddet kullanma ve öldürme isteği, o ilkel duygu 2,5 milyon yıl öncekinden farklı değil.
Dünyanın en etkili liderlerinin söylemleri bunu gösteriyor.
Trump’ın İran’ı nasıl tehdit ettiğine bir bakın:“Çok büyük bir saldırı yapacağız!”, “Tüm o bölgelerini yok edeceğiz, nükleer silahlarımız hazır!”, “Çok sert vuracağız, pişman edeceğiz!”…
Geçen gün Putin’in kısa bir videosunu gördüm. Şöyle diyor:
“Bazen bizimkiler diyor ki: Ukrayna operasyonu (yani savaş – H.A.) biterse ne yapacağız? O kadar alıştılar, kendilerini bu işe öylesine verdiler ve ruhlarını adadılar ki…”
Bu sözleri trajik hale getiren, Putin’in bu cümleleri gülerek, şakacı bir üslupla, sıradan bir uğraştan bahseder gibi dile getirmesiydi.
Oysa “biterse ne yaparız” denilen savaşta her gün yüzlerce Rus ve Ukraynalı ölüyor. Yaklaşık 4,5 yıldır süren savaşta ölenlerin ve ciddi yaralar alanların toplam sayısının 2 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.
Her şey iktidar için!
NATO savunma (yani savaş) bütçesini arttırıyor. Avrupa hızla silahlanıyor. Rusya ve Ukrayna da... İran, Çin, Kuzey Kore ve diğerleri de…
SIPRI (Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü) verilerine göre, son 10 yılda dünyada silahlı çatışmalar artış eğilimine girdi, son yıllardaki çatışmalarda ölenlerin sayısında belirgin bir artış oldu.
İnsanlık hiç ders çıkaramıyor. Savaşlar bir türlü yasaklanamıyor.
Acaba tarih boyunca yapılan tüm savaşlarda kaç kişi öldü? İnternet kaynaklarında 500 milyon diyen de var, 1 milyar diyen de…
Sık sık aklıma Rus ressam Vereşagin’in Savaşın Yüceltilmesi adlı tablosu geliyor.
İlk savaşlar, çatışmalar neden çıkmış olabilir?
Yaşamak için gerekli besin, su, toprak için... Kervan yollarını kontrol etmek için... Siyasi güç ve egemenlik için…
Bugün de siyasi güç ve iktidar savaşları devam ediyor. Dünyada da her bir ülkede de...
Yoksa ABD’nin İran’da işi ne? Dünyanın en büyük ülkesi Rusya, Donbas’ı topraklarına katmasa ne olur?
Ülke içinde iktidarlar artık göstermelik demokrasiye bile tahammül edemez oldu. “Görev” süresini sınırlayan yasal maddeler birçok devlet liderini rahatsız etmeye başladı. Herkes geçmiş dönemlerini “sıfırlayarak” ölene kadar koltukta oturma derdinde.
Ve iktidarı için tehdit gördüğü muhalifleri etkisiz hale getirme peşinde. Kimisi bir şekilde yok ederek, kimisi hapse atarak, kimisi tehdit ve baskıyla…
İktidar hırsı korkunç bir hastalık!
İktidar ve hastalık dedim de aklıma geldi. Eski Rusya lideri Yeltsin 1996’da riskli bir kalp ameliyatı geçirmişti. Yasalara göre ameliyat öncesinde görevini Başbakan’a (Çernomırdin) devretmişti.
Çevresindekilerin anlattıklarına göre, ameliyat sonrası kendine gelen (muhtemelen acı ve uyuşukluğun etkisi altındaki) Yeltsin’in zar zor anlaşılabilen ilk sözleri şu oldu:
“Hemen yeni kararnameyi getirin, iktidar yetkisini üzerime alıyorum.”
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


