Linç ettiler

Linç ettiler

Bazı akademisyenlerin Jason Arday’ın çalışmalarıyla dalga geçtiklerine, ona “narsist” veya “deli” dediklerine şahit oldum. “Ailesi destek olsaydı ölmezdi” diyecek kadar ileri gidenler oldu. Bunun adı belki de ruh sağlığı konusundaki cehaletten başka bir şey değil. Yakınlarıysa Cambridge’e atanmasından sonra Arday’ın sürekli taciz edildiğini söylüyor

Linç ettiler
Jason Arday

Tuhaf olan şu ki ne kadar belgelerle yazılsa da insanlar inanmak istediğine inanıyor.

Londra doğumlu, Gana kökenli ve işçi sınıfı bir aileden gelen siyah akademisyen Jason Arday öldü/öldürüldü. Kendisinin intihal yaptığına dair dosya hazırlayıp medyaya sunan kişi, “Irklar eşit değildir” dediği için 2024'te Cambridge’den çıkarılan Nathan Cofnas.

Tartışmanın odağında üniversitelerin uyguladığı EDI (Eşitlik, Çeşitlilik, Kapsayıcılık) kotaları var. Bazı kesimler, sırf bu kotalar nedeniyle alan açıldığı için Arday’ın Cambridge’e getirildiğini ve başkalarının hakkının yendiğini iddia edip uygulamanın kaldırılmasını savunuyor.

Arday’ın otizm tanısı alması, 11 yaşına kadar konuşamayıp 18’inde okuma yazma öğrenmesi ve Cambridge’in en genç siyah profesörü olması daha önce de haber yapılmıştı. Ancak NewsCord verilerine göre 22 günde Arday hakkında 249 haber çıkarken, Epstein davasındaki Peter Mandelson için 166, intihal tartışmasındaki beyaz Cambridge profesörü William O’Reilly içinse sadece 2 haber yer aldı.

Trafalgar meydanında anma

Akademideki intihal vakaları medyaya yansımaz, failler işini bile kaybetmezken Arday hakkında onlarca haber yapıldı. İstifa etmesine, meslektaşlarının intihar riski nedeniyle medyayı uyarmasına rağmen konu gündemden düşmedi. Arday, ölümünden hemen önce Simon Baron-Cohen’e gönderdiği mesajda artık daha fazla devam edemeyeceğini söylemiş.

Bu süreçte bazı akademisyenlerin Arday’ın çalışmalarıyla dalga geçtiklerine, ona “narsist” veya “deli” dediklerine şahit oldum. “Ailesi destek olsaydı ölmezdi” diyecek kadar ileri gidenler oldu. Bunun adı belki de ruh sağlığı konusundaki cehaletten başka bir şey değil. Yakınlarıysa Cambridge’e atanmasından sonra Arday’ın sürekli taciz edildiğini söylüyor.

Independent gazetesi, 16 Ağustos 2026’da Cofnas’ın kendisi için kullandığı 'ırk gerçekçisi' tanımını eğip bükmeden, yapılanın doğrudan 'ırkçılık' olduğunu yazdı.

Cofnas siyahların sadece spor ve eğlence sektöründe çalışmaları gerektiğine inanan biri. Hayatın başka alanlarında, yani mesela Arday’ın Cambridge’te olmaması gerektiğine inanıyor.

“Beyaz” olmayanlarsa bu sistemde her şeyi iki kat fazla yapmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Buna başka dezavantajlı grupları da ekleyebilirsiniz.

Irkçılık ve sağlamcılık (ableism) konusunda katedecek çok yolumuz var.

“Öteki”ler bu haberleri okuyunca ne hissetti?

Bir yakınım Arday için “Kurtulmuş” dedi.

Linç ettiler.

Hem akademideki intihal ne zamandan beri ana akım medyanın ve sosyal medyadaki saldırgan insanların bu kadar umurunda olmuştu ki?

İlgili İçerikler