Türkiye, vatandaşlarının Amerika’ya ve Avrupa ülkelerine gidebilmek için vize almakta karşılaştığı sorunları bir türlü çözemiyor. Geçen yıl 18 Temmuz’da duyurulan ve Dışişleri Bakanlığınca memnuniyetle karşılanan, belirli koşulların karşılanması kaydıyla Türk vatandaşlarına çok girişli “Schengen” vizesi verilmesinde kolaylık sağlanmasına yönelik AB Komisyonu kararı da derde deva olmaktan uzak kaldı. AB ülkeleri büyükelçiliklerinin tamamına yakınına vize başvuruları aracı şirketler aracılığıyla yapılabiliyor. Asıl sorun da bu şirketlerden internet üzerinden randevu almakta yaşanıyor. Her gün 5-10 başvuru kabul edildikten sonra vize şirketlerinin bilgisayarları erişime kapanıyor. Bu noktada her türlü numaranın döndüğüne ilişkin iddialar var.
Bir şekilde randevu alıp başvuru yapmayı becerebilenleri bu kere ikinci bir sıkıntılı dönem bekliyor. Girdikleri mülakat sonunda kendilerine herhangi bir açıklama yapılmadığı için vizenin verilip verilmeyeceğini bilmiyorlar. Başvuruları olumlu sonuçlansa da vizenin verilmesi bazen seyahat tarihinden çok kısa bir süre önce belli olduğundan vatandaşların gerekli düzenlemeleri yapması neredeyse imkânsız hâle geliyor.
İngiltere, Türk diplomatik pasaportlarına adını koymadan vize uyguluyor
İngiltere, AB üyesiyken bile “Schengen” sistemine dâhil değildi. Uzun bir süre de diplomatik pasaport sahibi Türk vatandaşlarına vize zorunluluğu uygulamasını devam ettirdi. Yoğun diplomatik girişimlerden sonra diplomatik pasaportlara vize mecburiyeti 1 Ocak 2012 tarihinde kaldırılabildi.
Geçtiğimiz yıl mart ayından itibaren ne hikmetse bu kere diplomatik pasaportlara “Elektronik Seyahat Yetkilendirmesi” (ETA) adı altında yeni bir uygulamaya geçildi. Bu İngilizler cin mi cin. Adına vize demeseler de ETA’nın vizeden hiçbir farkı yok. Başvurular yine aracı şirket üzerinden alınıyor. İnternet üzerinden doldurulan müracaat formu yüze yakın sorudan oluşuyor. Formda ana adı, baba adı, doğum tarihi ve yeri gibi klasik kimlik bilgileri sorularının yanı sıra siyasi eğiliminizi, üye olduğunuz dernekleri, teröre bulaşıp bulaşmadığınızı öğrenmeye yönelik bir sürü sinir bozucu ahiret soruları var. Amaç herhâlde bir punduna getirip sizi yanlış bir yere tıklamaya zorlayarak yalan beyan gerekçesiyle başvuruyu ret etmek olmalı. Yarım saate yakın bir süre alan bu formu yardım almadan doldurabilmek her babayiğidin harcı değil. Bu iş için bilgisayarla iyice haşır neşir olmak gerekiyor. Vizenin ita edilmesi süreci de en az 2-3 hafta sürüyor. Sizin anlayacağınız, acil bir nedenle İngiltere’ye gitmeniz gerekse diplomat olmanız bir işe yaramıyor.
Hususi pasaportları bekleyen tehlike
Türkiye’ye vize konusunda bir kötü haber de yakında Brüksel’den gelebilir. Geçtiğimiz hafta medyada yer alan haberlere göre AB, hususi pasaport sahibi Türk vatandaşlarına vize zorunluluğu getirmeye hazırlanıyormuş.
Hususi pasaport ya da halk arasında bilinen adıyla yeşil pasaport, 15.7.1950 tarih ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’na göre “Cumhurbaşkanlığı Dairesi erkânına, devlet bareminin birinci, ikinci ve üçüncü derecesinde bulunan subaylarla mülki ve askerî memurlara, diplomatik pasaport itasını gerektiren vazifelerden gayri herhangi bir resmî vazife ile veya kendi hesaplarına dış memleketlere gittikleri zaman veriliyordu. Ancak çıktığından beri müteaddit defalar yapılan değişikliklerle hususi pasaport almaya hak kazananların kapsamı il, ilçe ve belde belediye başkanlarından tutun, vakıf üniversitelerindeki öğretim üyelerini, kamu bankalarında çalışanları, her yıl belirli bir miktarın üzerinde ihracat yapan iş adamlarını, son olarak da 15 yıldır bir baroya kayıtlı olarak çalışan avukatları içerecek şekilde genişletildi. Yukarıdaki görevlerden emekli olanlarla aile bireyleri de yeşil pasaport alabiliyor. Son dönemde Türkiye’deki yeşil pasaport sayısının normal turist pasaportu sayısını geçtiği söyleniyor.
Yabancı büyükelçiliklerce son dönemde Türk vatandaşlarına verilen vizelerde görülen sıkılaştırmanın önemli nedenlerinden biri de yasal yollarla yurt dışına giden Türk vatandaşlarının geri dönmemeleri ve gittikleri ülkelerde iltica başvurularında bulunmaları. Avrupa Sığınma Ajansının verilerine göre sığınmacı başvurularında Türkler, Suriyelilerden sonra ikinci sıraya kadar yükselmiş. Muhtemelen ilticacıların önemli bölümü vizesiz seyahat eden hususi pasaport sahiplerinden oluşuyor.
Hususi pasaporttan yararlanmak isteyen başka meslek grupları da sırada bekliyor. Yakında seçim dönemine gireceğiz. Hükûmetin erken emeklilik gibi bazı kesimleri memnun etmek için yeni bir şirinlik yaparak hususi pasaport kapsamını daha da genişletmesi mümkün.
Yağmurdan kaçayım derken doluya yakalanmak da var.


