Ratko Mladiç, uluslararası yetkili mahkemenin kararı uyarınca müebbet hapis cezasını çektiği Hollanda hapishanesinde vefat etti. Günahları gerçekten çok fazla, affedilemez günahı ise Serebrenitza'da giriştiği soykırım. Biliyorsunuz Yugoslavya iç savaşında üç lanetli isim mevcut. İlki Slobodan Miloseviç, 2000 yılı sonbaharında Belgrad sokaklarını dolduran demokrat kitlelerin cesareti ve gücüyle iktidardan cebren indirildi. Ardından yönetimi devralan Sırbistan Demokratik Muhalefeti hükümetinin BM ile iş birliği çerçevesinde tutuklanarak Lahey'e gönderildi. Duruşması devam ederken 2006'da vefat etti. Bu erken ölümün çarptırılacağı cezayı meçhule erteleyerek mağdurların keyfini kaçırdığını unutmuyorum.
Mladiç hastaydı ancak Belgrad’da tedavisi uygun görülmedi
2 nolu Kasap Mladiç'in Belgrad'daki görevim sırasında 2006 yılında yakalandığını duymuş hem şaşırmış hem de memnun olmuştuk. Bu haberin uydurma olduğu sonradan anlamış ve hayal kırıklığına uğramıştık. Bilahare 2011 yılında yakalanan ve müebbet hapse mahkûm olan soykırımcının sağlık durumunun son dönemde bozulduğu biliniyordu. Bununla birlikte Sırbistan'da askeri hastanede tedavi görmesi yönünde Belgrad’dan gelen talep uygun görülmeyerek reddedilmişti. 3. isim Radovan Karadziç ömür boyu hapse mahkûm edilmiş olup halen İngiltere’de bir hapishanede yatmaktadır.
Sırbistan'ın uluslararası toplum önündeki sınavı: Mladiç'in cenaze töreni
Binlerce Boşnak'ın katilinin ölüm haberini duyunca Belgrad’daki Vuçiç hükümetinin resmi cenaze töreni yapıp yapmayacağı ilk aklıma gelen husus oldu. Adalet bakanı Nenad Vujiç gecikmeden bilgiyi verdi. Soykırımcıya hem askeri hem devlet töreni düzenleneceğini Bakanın ağzından öğrenmiş olduk. Bu bilgi bilahare Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç tarafından da teyit edildi. Doğrusu Sırp milliyetçisi Vuçiç hükümetinden başka bir tavır beklemiyordum. Slobodan Miloseviç 2006 mart ayında öldüğünde Karadağ henüz Sırbistan'dan ayrılmamış idi. Ülke Başbakan Kostuniça ile Cumhurbaşkanı Boris Tadiç’e emanet durumdaydı. Bu reformcu siyasetçilerin idaresinde Miloseviç’in cenaze merasimine devlet hiç karışmadı. Moskova'da yaşayan Miloseviç ailesi fertlerinden çelişkili defin önerileri geldi. Neticede Sırbistan Sosyalist Partisinin sahipliğinde Parlamento önünde yapılan törenin ardından Belgrad’a 80 kilometre uzaklıkta bulunan Pozarevac kasabasında aile evinin bahçesine gömüldü. Cenazeye ülkenin birçok yerinden binlerce Miloseviç taraftarının katıldığını, bunların zaman zaman reformcu kitleler tarafından Islıklandığını hatırlıyorum.
Slobodan Miloseviç
Soykırım suçlusuna milli kahraman muamelesi yanlıştır, ayıptır
Mladiç'in ölümünün yankıları, Sırbistan ve Bosna'da bir türlü sonu gelmeyen, şiddeti düşmeyen Sırp milliyetçiliği sorunsalını bir kez daha gözler önüne seriyor. Yetkili uluslararası mahkeme tarafından soykırım suçu işlediği tespit ile müebbet hapis cezasına çarptırılan bir zat bu cürmünden 31 yıl sonra hapiste ölüyor ve de ölümü vesilesiyle sokaklarda kahraman olduğu haykırılıyor ise ortada ciddi bir sorun var demektir. Bosna-Hersek'de savaş suçlularının “yüceltilmesi” Avrupa Birliği'nin baskısıyla kanunla yasaklanmış durumda. Buna karşın devletin parçası konumundaki Republika Srpska sınırları dahilinde bu yasanın kale alınmadığını ve çeşitli vesilelerle delindiğini biliyoruz (vefat haberi üzerine Sırbistan sınırındaki Zvornik kasabasında yüzlerce genç kahraman Mladiç sloganlarıyla yürüdüler).
Mladiç'in cenazesi maalesef Sırp toplumunu ve Balkanlar'ı daha da bölecek
Sırbistan'da ise böyle bir yasa mevcut değil ve Sırp savaş suçluları Vuçiç yönetimi tarafından açıkça destekleniyor. Belgrad sokakları “Mladiç kahraman” grafitileri ile dolu. Tabiatıyla, Brüksel bu durumdan ciddi şekilde rahatsız. Avrupa Birliği yolunda tökezleyerek ilerleyen Sırbistan, Brüksel'in bu yöndeki uyarılarına kulaklarını tıkıyor, Miloseviç, Mladiç, Karadziç üçlüsünün arkasında durma ısrarını sürdürüyor. Mladiç için Belgrad'da Parlamento binası önünde önümüzdeki bir iki hafta içinde devlet töreni ve askeri tören düzenlenecek olmasına sadece Avrupa Birliği kurumlarını ve Avrupa değerlerini rahatsız edecek bir gelişme olarak bakılmamalı. Aşırı sağ etnik milliyetçi politikalar tüm Balkanların ortak problemi kabul edilmeli ve bu çerçevede durum tahlili yapılmalı. Yugoslavya iç savaşının ortaya çıkardığı ve 35 yıl gerilere giden köklü etnik sorunlar neden hala aşılamıyor? İşte bu sualin cevabını bulmak gerek. Balkan ulusları arasında uzlaşma kültürünün yeşermesi için neler yapılıyor? Somut bir şey yapılmadığı gibi bu politikalara maalesef ABD tarafından destek veriliyor. Otoriter popülist hükümetler, aşırı milliyetçi iktidarlar koltuklarını muhafaza ettikleri sürece, kısa ve orta vadede, bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Başka deyişle, Aleksandar Vucic ve Milorad Dodik dizginleri ellerinde tuttuğu sürece, Balkanlar'ın etnik gerilim odakları, eskiden olduğu üzere, gerginlik üretmeyi sürdürecekler ve yukarıdaki suallerimiz cevapsız bırakılacak.
Tüm dünya Sırp düşmanlığında birleşmiş olabilir mi?
Bosna'da doğan ve Sırbistan'da askeri eğitim gören Ratko Mladiç'in 1992’den itibaren Saray Bosna'yı çevreleyen tepelerden aylarca bu kadim şehri bombaladığı, keskin nişancılar kullanarak masum sivillere rastgele ateş açılmasına göz yumduğu, 1995 temmuz ayında 8 bin silahsız Boşnak esiri Serebrenitza'da öldürerek toplu mezarlara gömdürdüğü, yetkili özel mahkemeler tarafından kanıtlanmış olup bu doğrultuda soykırım suçu, savaş suçu, insanlığa karşı suçlardan müebbet hapse mahkûm edilmiştir. Aradan geçen yıllara rağmen Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik, suçlamaların, “kapitalist dünyanın oyuncağı” bir mahkemenin Sırp ulusunu şeytan gibi gösterme gayretleri doğrultusunda yaratmış olduğu bir şehir efsanesinden ibaret olduğunu iddia etmekte ve taraftarları da maalesef bu yalanlara inanmaktadır.
Aleksandar Vuçiç: Nereden nereye?
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç'in durumu ise daha özel daha karmaşıktır. 1990’lı yıllarda Slobodan Miloseviç taraftarı olan, onun hükümetinde bakanlık yapan Aleksandar Vuçiç, 2010'lu yıllarda, pek ani ve keskin bir U dönüşü yaparak, batı yanlısı reformcu bir politikaya doğru yelken açmış, Sırbistan'ın onun liderliğinde Avrupa Birliği üyesi olabileceği hususunda kitleleri iknâyla seçimleri kazanmış ve 2012'den bu yana liderlik koltuğundan inmemiştir. Avrupa Birliği hedefini muhafaza ettiği ilk yıllarda, 2015 senesinde, Serebrenitza soykırımının 20. yıldönümünde soykırım anıtına bizzat çelenk bırakmış ve hayatlarını kaybedenlere saygılarını dile getirmiştir (Serebrenitza için soykırım terimini kullanmamış ama canavarca katliam demiştir). Aynı Vuçiç'in, 11 sene sonra, soykırım suçlusu Ratko Mladiç için Belgrad’da devlet töreniyle ve askeri protokol uygulanarak cenaze merasimi düzenleneceğini duyurduğuna şahit olduk. Otoriter popülist Vuçiç'in siyaset yolculuğunu merak edenlere 6 yıl önce T24 platformunda kaleme aldığım “Sırbistan cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç : Nereden nereye?” başlıklı makalemi tavsiye ederim (ekim 2020).
Republika Srpska halkı Milorad Dodik zincirini artık koparmalıdır
Gelelim Mladiç'in cenazesi gölgesinde düzenlenecek olan Bosna ve Sırbistan seçimlerine. 4 Ekim 2026 günü Bosna-Hersek seçimleri bünyesinde Republika Srpska'da düzenlenecek seçimlerde, seçmenlerin Mladiç'in vefatının ve gösterişli cenaze töreninin yaratacağı kabarmış Sırp milliyetçisi duygularla oy kullanmayacaklarını umuyorum. Republika Srpska seçmeni siyasi yasaklı Dodik'in desteklediği aday Savo Miniç’i iktidara taşırsa Bosna-Hersek ebedi AB üyesi olamaz, Dodik’i desteklemenin bedeli Avrupa rüyasının sonu olur (bölgeyi takip edenlere 13 Ağustos 2026 tarihli “Bosna Seçimleri yaklaşırken yere düşen Dodik'i Trump ayağa kaldırdı” makalem tavsiye olunur).
Dodik ve Vuçiç gitsinler, tüm Balkanlar AB üyesi olsun
Sırbistan seçimlerininin ise 18 veya 25 Ekim günü yapılacağı duyuruldu. Sandıklarda yenilmeyen Vuçiç'in karşısında bu defa muhalefet partilerinin değil öğrencilerin seçeceği adaylar yarışacaklar. Sırbistan seçmeni artık Vuçiç karşısında birleşemeyen ve sürekli yenilen dağınık haldeki muhalefet partilerine güvenmiyor. 2025 kasım ayından bu yana (Novi Sad tren garı kazası) düzenlenen akıllı, planlı, etkili kitlesel protestolar vasıtasıyla halkın güvenini ve sempatisini kazanan öğrenci hareketi bu defa kendi başına milletvekili adaylarını belirlemeyi kararlaştırdı, velhasıl öğrencilerin listesi Vuçiç'e rakip olacak. Başka deyişle, Sırbistan Z Kuşağı, halen Vuçiç'in sonunu getirmeyi planlamayla meşgul. Başarılı olurlarsa, değil Balkanlarda ve Avrupa’da, dünyada bir ilk olacak bu Z Kuşağı mucizesi. Öğrenci hareketinin Mladiç'in cenaze merasiminden olumsuz etkilenmeden sandıklarda başarılı olmaları en samimi temennimdir.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


