Peru'da başkan olmanın dayanılmaz hafifliği

Peru'da başkan olmanın dayanılmaz hafifliği

Bu defa 7 Haziran günü yapılacak 2. tur seçimleri sağcı aday Keiko Fujimori'nin kazanacağı kanaatindeyim. Halen her iki adayın da halk destekleri yüzde 38 civarında eşitlenmiş vaziyette. Kararsız durumdaki seçmenler (yüzde 24) kime meylederse o adayın kazanacağı görülüyor

Peru'da başkan olmanın dayanılmaz hafifliği

Peru'da cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri 12 Nisan günü yapıldı, kesin sonuçlar 15 Mayıs tarihinde açıklanabildi. Ülkenin Yüksek Seçim Kurulu bu seçimlerde hayli aksadı ve çok eleştirildi. Lojistik aksaklık ve yanlışlardan ötürü birçok merkezde oy kullanma süresinin bir gün daha uzatılması icap etti. En çok oyu alan iki adayın ikinci tura kaldığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk sırayı (%17,2) beklenildiği üzere, tüm Latin Amerika'nın yakinen tanıdığı Keiko Fujimori aldı. İkinci ile üçüncü arasındaki oy farkı pek cüzi olunca, 7 Haziran günü yapılacak 2. tura katılım hakkını kaybeden 3. sıradaki başkent Lima'nın önceki Belediye Başkanı Rafael Lopez Aliağa (aşırı sağcı)  sonuçlara itiraz edince, kesin sonuçların açıklanması bir aylık gecikmeye yol açtı. 

Keiko Fujimori

Cumhurbaşkanı ile parlamento’nun rakip hatta hasım olduğu ülke Peru'dur 

Peru, Latin Amerika'da cumhurbaşkanı ile Parlamento arasında en fazla çekişmenin ve kavganın vuku bulduğu ülkedir. Son 10 yıldır 5 yıllık görevini tamamlayabilen cumhurbaşkanı bulunmuyor. Son 35 yıldır, seçildikten sonra, görev devam ederken veya dönemin tamamlanması ertesinde, hakim karşısına çıkmayan veya hapse girmeyen cumhurbaşkanı da mevcut değil. 2021 yılında düzenlenen seçimlerde ikinci tura popüler sağcı Keiko Fujimori ile sosyalist öğretmen/sendikacı Pedro Castillo kalmışlardı. 6 Haziran günü yapılan son yarışta, solcu aday tanınmış rakibini sadece 40 bin oyla geçerek ipi göğüslemişti. Cüzi oy farkı nedeniyle yapılan itirazlardan ötürü resmi sonuçların açıklanması bir buçuk ay gecikmeyle mümkün olmuştu. Tabiatıyla solcu Cumhurbaşkanı Castillo ile sağcı ve merkez partilerin çoğunluğu oluşturduğu Parlamento arasında tartışmalar ve kavgalar hiç sona ermedi. Nihayetinde Cumhurbaşkanı Parlamento’yu feshetmeye yeltendi ama üstün çıkan Parlamento oldu. Görevden alınan solcu başkan halen hapiste. Yerine geçen yardımcısı Dina Boluarte de görevini tamamlayamadı, onun yerine geçen Meclis başkanı da aynı akıbeti paylaştı. Velhasıl sadece son dönemde devlet başkanı koltuğunda 4 farklı politikacı görmek nasip oldu Peru halkına. Son 10 yılı dikkate aldığımızda cumhurbaşkanı koltuğunda oturanların sayısı ise 9’a yükseliyor: Vay canına dememek mümkün müdür?

Pedro Castillo

Eski “devrimci” örgütlerin siyasi mirasları solcu adaylara puan kaybettiriyor  

Bu defa 7 Haziran günü yapılacak 2. tur seçimleri sağcı aday Keiko Fujimori'nin kazanacağı kanaatindeyim. Halen her iki adayın da halk destekleri yüzde 38 civarında eşitlenmiş vaziyette. Kararsız durumdaki seçmenler (yüzde 24) kime meylederse o adayın kazanacağı görülüyor. Fujimori'nin solcu rakibi Roberto Sanchez, halen hapisteki sabık Cumhurbaşkanı Castillo’nun izinden gidiyor, onun kabinesinde bakanlık yapmış, seçildiği takdirde Castillo için af çıkaracağını söylüyor. İki adayın programları taban tabana zıt. Bugüne kadar 4 kez 2. tura kalan Keiko'nun, bilinen denenmiş neoliberal politikalar izleyeceği, suçla mücadele ve güvenlik konularında ise sert yöntemlere başvuracağı biliniyor. Solcu Sanchez'in ise fakirlerden yana politikalar izleyeceği, sağlık ve eğitime daha fazla bütçe tahsis edeceği, yaygınlaşan yasadışı madenciliği yasal mevzuat içine alacağı kabul ediliyor. Peru'da halkın yüzde 28 civarı fakirlik seviyesinin altında (TÜİK’e göre Türkiye'de %20), kırsal bölgelerde yaşayan ve geçim sıkıntısı içindeki yerli nüfus oyunu Sanchez’den yana kullanacak. Peru'da 1970’li yıllarda ortaya çıkan ve fakirlerden yana mücadele ettikleri iddiasıyla terör faaliyetlerine bulaşan “Aydınlık Yol- Sendero Luminoso” gibi  eski devrimci örgütlerin siyasi mirasları (doğrudan 35 bin vatandaşın ölümünden sorumlu tutuluyor) hala sosyalist adaylar bakımından dezavantaj oluşturuyor. 

En çok sevilen ve en çok nefret edilen politikacı kimdir?

Siyasi miras açısından Keiko Fujimori'nin bagajı da tıka basa dolu. Babası Alberto Fujimori ülkedeki solcu kitle nezdinde nefret edilenler listesinde halen ilk sıralarda yer alıyor. 2024 yılında vefat eden dünyanın yakinen tanıdığı bu siyasetçiye dair bir şeyler merak eden okurlar varsa, 21 Eylül 2024 tarihinde bu platformda yayınlanan “Alberto Fujimori’yi nasıl bilirdiniz?” başlıklı makaleyi okusunlar lütfen. Velhasıl Peru'da seçmenin önemli bir kısmı Fujimori soyadından hala nefret ederken benzer miktarda seçmen müteveffa Fujimori'yi ülkeyi terör belasından kurtaran bir milli kahraman olarak kabul eder. Öte yandan Peru ekonomisinin neoliberal temeller üzerinde gelişmesi ve yükselmesinde de baba Fujimori'nin rolü yadsınamaz. Velhasıl seçimlerin galibini, Keiko Fujimori ile Roberto Sanchez arasında karar verememiş, “yüzen ve gezen” yüzde 24 civarındaki “diğer oylar” tayin edecek. Ekonomik ve siyasi istikrarı tercih edenler Fujimori'ye, gelir dağılımı eşitsizliğinden rahatsız olanların ise Sanchez’e oy verecekleri şeklinde özetleyebiliriz. İçimdeki ses Roberto Sanchez'in seçilmesi halinde yasal süresini tamamlamasının mümkün olamayacağını ve akıl hocası Pedro Castillo'nun yanındaki hücreye gideceğini söylüyor.

Alberto Fujimori

Peru'da oyunuzu kullanmazsanız 110 sole (30 dolar) ceza ödersiniz  

Gelelim Perulu seçmene... Senelerdir devletin menfaatleri değil de şahsi menfaatleri ve ikballeri peşinde koşan siyasetçilerin birbirleriyle kavgalarını izlemekten bıkmış usanmış durumda bulunduğunu biliyoruz. Siyaset kurumuna olan güvenini yitirmiş, bundan ötürü siyasi gelişmelere ilgisiz kalıyor. Böylesi siyasi koşullarda seçimlere katılım oranının çok düşmesi gerekir. Yapay zeka (YZ), geçmiş yıllar ortalamasının yüzde 80 seviyesinde bulunduğunu, Nisan 2026 ilk turda katılımın yüzde 74 düzeyinde gerçekleştiğini söylüyor. Bunlar yüksek oranlar. Halkın bir yandan siyaset kurumundan soğuduğunu ve uzaklaştığını, diğer yandan oyunu vermeye sandık başına gitmeyi ihmal etmediğini fark edince biraz şaşırıyoruz.  Meğerse çelişkinin cevabı basitmiş: Zira Peru'da oy kullanmak (70 yaş altı için) kanunen zorunluymuş. Oy vermeyenler ceza ödemek zorunda kaldıklarından, seçmenin, cebini düşünerek sandık başına gittiği sonucu çıkıyor. Cezasını ödemeyenler için yaptırımlar mevcut, mesela bankada hesap açamadıklarını veya pasaport alamadıklarını kaydediyor YZ. 

Seçmen boş oyla adaylara esaslı bir mesaj vermiş! 

Bu bilgi Peru seçimlerinde, hem katılım hem de geçersiz oyların oranının niye genel ortalamadan yüksek olduğu hususunda bizleri aydınlığa kavuşturuyor. 2026 nisan ayında, oy kullananların yüzde 5,2'si geçersiz oy, yüzde 11,6'sı ise boş oy kullanmışlar. Toplam sayı 3,4 milyon oy ediyor, başka ifadeyle oyların yüzde 16,8’lik bölümü seçimlere katılan 35 cumhurbaşkanı adayını da göreve yakıştıramamış. Buradan Perulu siyasetçilerin çıkarması gereken çok önemli bir mesaj var. İlk turun birincisi Keiko Fujimori'ye 2,8 milyon oy yönelirken, hiçbir adayı cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmaya layık görmeyen 3,4 milyon seçmen sandığa attığı boş oyla “hiçbiriniz 5 para etmezseniz” demiş. Şahsen ve uzaklardan bu bilinçli seçmene bravo diyorum. Tabiatıyla Perulu politikacılar seçmenlerin mesajlarını almazlar. Türkiye'de bizimkiler mesajları alıyorlar mı? Seçmenin iyi seçilenin kötü olduğu iddia edilebilinir mi? Bu durumda ABD'nde Trump'ı hem de iki kez seçen Amerikan seçmenini nereye oturtalım? 

Sayın Bakanımız Mehmet Şimşek, Julio Velarde Flores’i tanırlar mı acep? 

Yukarıdaki tabloya göre Peru’nun sınıfta kalması gerekmez mi? Yozlaşmış politikacıların gece gündüz kavga ettikleri ülkenin ekonomisi berbat durumda olmalı dediğinizi duyar gibiyim. Hayır öyle değil. Siyasetteki arızalara ve derin sıkıntılara karşın ekonominin çarkları dönmeye devam ediyor. Peru'nun ekonomik göstergeleri bölgenin en parlaklarından. Peru para birimi gayet güçlü, enflasyon bölgenin en düşükleri arasında (%4, yıl sonu hedefi %2,5), madencilik sektörü ekonominin lokomotifi konumunu sürdürüyor. Şaşırtıcı durumu tek bir örnekle açıklayayım: Peru Merkez Bankası Başkanı Julio Velarde Flores 2006 yılından bu yana görevini sürdürüyor. Siyasetçiler kavgaya devam ederken o ülkenin ekonomik istikrar kalkanı konumunda, pek çok kez “Yılın Merkez Bankası Başkanı” seçilmiş saygın finans çevreleri tarafından. Türkiye'de son 25 yılda Merkez Bankası başkanının 9 kez değiştiğini saygılarımla bilgilerine sunarak makaleye nokta koyayım.

Julio Velarde Flores

İlgili İçerikler