2023 artık eski bir yıl oldu. Yeni bir yılın eşiğindeyiz. Ama dikiz aynasına bir bakalım, neler geride kaldı?
Geride bıraktığımız 2023 Türkiye için çok önemli bir yıldı. Çünkü Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılını büyük bir görkemle kutlayacaktık. Asırlık bir başarının doya doya hazzını yaşayamadık. Olmadı, içimizde uhde kaldı.
Cumhuriyet Türkiye için farklı bir anlam taşıyor. Avusturya'da cumhuriyet, Danimarka'da monarşik parlamenter demokrasi var, ama kimse Avusturya'da Cumhuriyet değerlerinden bahsetmiyor. Çünkü bizde Cumhuriyet sadece bir siyasal sistemi değil, aynı zamanda kökten bir toplumsal modernleşme sürecini ifade ediyor. O nedenle çok değerli.
29 Ekim törenlerinde İstanbul Boğazı'ndan 100 askeri gemi geçirdik. Bunların içinde kendi üretimimiz olanlar da var. Yurt dışına yerli SİHA'lar satıyoruz. Elektrikli araba da üretmeye başladık. Hepsi güzel çabalar. Ancak Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi değil mi? 2022 yılında 60 milyon insan sosyal yardım için müracaatta bulunmuş ve 4,4 milyon haneye yardım verilmiş. Herhalde 100. yılda yardım alan hane sayısı 5 milyona vardı. Yani neredeyse ülkemizde 5 haneden biri yoksulluğa düşmüş durumda. Pekiyi Cumhuriyet yoksulların bol olup onlara el uzatanın mı olması, yoksa yoksulların az olup da yine de onlara el uzatanın mı olması? Hangisi kimsesizlerin kimsesi?
2023 şubatında Hatay depremi oldu. On binler yaşamını yitirdi. Bölgedeki tüm yurttaşlarımız etkilendi. Çoğu kış ortası soğukta evsiz, barksız kaldı. Kimsesizlerin kimsesi devlet çadırı bile parayla sattı! Ülkece yasa boğulduk, dağlandık.
Hemen ardından bir seçim oldu. İsterdik ki, kuruluşunun 100. yılında, "kendisini Cumhuriyet'in bekçisi gören" CHP, bu denli bunalım yaşanırken, iktidara gelsin ve ülkedeki gergin hava biraz olsun dağılsın. Mahpuslarda yatan masum insanlar kurtulsun, adaletsizlikler azalsın. Türlü hatayla o fırsat da skalandı.
Sonbaharda Hamas Gazze'de bir terör eyleminde bulunarak İsrail'e saldırdı ve yüzlerce masum insanı öldürerek, birçok sivili rehin aldı. İsrail ise bunun karşılığında Gazze'de adeta bir etnik temizlik başlattı. Şimdiye dek çoğu kadın ve çocuk 20 binden fazla insanı öldürdü ve bu vahşet hâlâ da devam ediyor.
2023 yılında ekonomide yönetim değişikliği oldu ama anlaşılan alınan icazet yerel seçimlere kadar enflasyonun hızlı bir biçimde düşürülmesine elvermiyor. Herkes maaşıma zam yapılmasın, yeter ki çarşıdaki zamlar da dursun diyor. Çünkü ücretliler sürekli refah kaybı içinde.
Son 10-15 yıldır maceracı bir dış politika izlendi. Ve 100. yılda güney sınırımızda oluşan güvenlik riskleriyle sıklıkla şehitler veriyoruz. 100 yıl önce onca emperyal güce karşı verilen zorlu mücadeleden sonra bugün o güçler karşısında zorlanıyoruz.
Dünya, demokrasinin durumuna, iklim değişikliğine ve yapay zekâ gibi teknolojik gelişmelere odaklanmış durumda. Oysa ülkemizdeki üniversitelerin durumu ortada. Cumhuriyet aydınlanma ve modernleşme ise, 100. yılda nereye vardık? Öte yandan Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi ise bu denli yoksul neyin nesi?
10. yılda yaşanan hazzı 100. yılda misliyle yaşamalıydık. Olmadı.
Ama yine de umutlarımızı yitiremeyiz. Artık dikiz aynasına değil, ön cama, yani geleceğe bakalım.


