Enflasyonun görünmeyen maliyeti: Ahlak ve toplumsal değerlerde erozyon

Enflasyonun görünmeyen maliyeti: Ahlak ve toplumsal değerlerde erozyon

Ekonomik bir olgudan daha fazlası olan yüksek enflasyonla uzun süre yaşamak toplumun değer yargılarına darbe vuran, insanı insan yapan özellikleri aşındıran, suçu arttıran, adaleti çürüten bir süreç!

Enflasyonun görünmeyen maliyeti: Ahlak ve toplumsal değerlerde erozyon

Yapılan araştırmalara göre, uzun süre yüksek enflasyonla yaşayan her ülkede yolsuzluklar artmış, çeteler her yeri kaplamış; adalet ve toplum ahlakı zedelenmiş. 

Kabaca bir para biriminin satın alma gücünün değer kaybetmesi olan enflasyon ile bu süreci yaşayan ülkelerde uygulanan para politikaları sadece iyi bir ekonomi stratejisi değil aynı zamanda tüm değer sistemlerini kökünden değiştiren, görev bilincini, sorumluluğu ve adaleti yoksunlaştırıp herkesin kendi başının çaresine bakması yolunu açan sert bir yaşam egzersizi.  

Uzun süre yüksek enflasyon yaşanan her ülkede kamu kurumlarında çürüme, toplum ahlakında çarpıcı bir düşüş yaşanmış; yolsuzluk ve rüşvet güçlüyle etkileşim halinde olmuş. Seçimlerde, ihalelerde, sınavlarda haksız – hukuksuz bir şekilde rakibini saf dışı bırakarak avantaj elde edenler toplumun güvenine ihanet etmişler.

Roma İmparatorluğunun %95–98 oranında saf gümüş içeren parası 3. yüzyılda %5'in altına düşmüş

Kutsal kitaplarda enflasyon 

Kutsal metinler enflasyondan söz etmese de ekonomik dengesizliklerin insanın ahlaki tercihlerini zorlaştıracağını söylemiş, açlık, yoksulluk, haksız kazanç ve ticarette hile yapmak sadece ekonomik olarak yorumlanmamış; ahlaki meseleler olarak ele alınmış.

Din felsefesi ile çalışanlar da ekonomik istikrarsızlık, gelir adaletsizliği ve enflasyon ile ahlaki çöküş arasında bağlantı kurmuş; Peygamberlerin toplumların ahlaki açıdan sefil halde olduğu dönemlerde ortaya çıkmasını buna yormuş.

İncil’de yer alan “gümüşünüz cüruf oldu, en iyi şarabınız suya karıştı” (1:22) sözü bu şekilde bu yoruma örnek olarak gösterilirken rüşvet ve yolsuzluk, dinlerin ahlaki temelleriyle derinden çelişse de rüşvetin, yolsuzluğun, haksızlığın kısacası haksız kazancın çekici yönü her kültürde çoğu zaman dindarları da içine çekmiş.

III. Murad dönemindeki büyük tağşişler fiyat artışlarına ve askerî hoşnutsuzluğa yol açmış

Tarihsel süreç içinde enflasyon

Tarih boyunca birçok medeniyette devletler savaşları finanse etmek, bütçe açıklarını kapatmak ve likidite sağlamak gibi amaçlarla altın ya da gümüş sikkelerin içine bakır, kurşun, kalay gibi daha ucuz metaller karıştırarak paranın gerçek değerini düşürmeye çalışmış. İktisat tarihinde tağşiş (debasement) olarak adlandırılan bu işlem Antik Roma’da, Doğu Roma’da, Osmanlı’da da görülmüş.

Bu işlem Orta Çağ’da 16. yüzyılda İspanyol monarşisi tarafından uygulandığında bile aklı başında olan insanlarca sahtekârlık olarak değerlendirilerek kınanmış. 

Enflasyonun ahlaki çöküşe neden olması yüzyıllar önce dile getirilmiş

Köleliğin kaldırılması için çalışan ve Amerikan İç Savaş'ının bitiminden haftalar sonra Cornell Üniversitesi'ni kuran, tarihçi Andrew Dickson White, enflasyonu körükleyen para basımının sadece mali krize değil ahlaki çöküşe de yol açtığını çok uzun yıllar önce söylemiş.

White, Fransız Devrimini hazırlayan şartların bile Fransa'nın enflasyonist politikalarının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu öne sürmüş; devrim öncesinde ve sonrasında Fransa'da yaşanan tiranlığın tesadüfen değil, doğrudan para politikasından yani enflasyondan kaynaklandığını yazmış.

Enflasyonist politikalar Fransız Devrimini hazırlayan şartlar arasında olmuş

Bu konuda bir örnek de İngiltere’de 8. Henry'nin umursamazca bastırdığı paraların ardına gizlediği savurgan yaşamının toplumun ahlaki çöküşüne yol açmasıyla yaşanmış.

Anomi; yasa, kural, töre, norm eksikliği

Ekonomi yazarı olmasının yanında ahlak felsefesi üzerinde de çalışan Adam Smith, “The Theory of Moral Sentiments” adlı eserinde piyasa ekonomisi için gerekli olan güven ve ahlakın enflasyon ortamında nasıl aşındığını anlatmış. Adam Smith araştırmaları sonucunda enflasyonun belirsizlik, gelir adaletsizliği, kuralsızlık, kısa vadeli yaşama zorunluluğu ve kurumlara güven kaybı yaratmasının toplum davranışlarını etkileyebildiğini söyleyerek ahlaki çöküşte büyük payı olduğunu yazmış.

Adam Smith, güven ve ahlakın enflasyonist ortamda nasıl aşındığını anlatmış

Yunanca yokluk – eksiklik anlamına gelen “a” ile yasa, kural, norm yerine kullanılan “nomos” sözcüklerinden oluşturduğu “anomos” kavramını yokluk, eksiklik ifadesiyle kullanan Émile Durkheim, Sanayi Devrimi sonrasında Avrupa toplumlarında görülen hızlı ekonomik ve sosyal değişimi ifade etmek için literatüre “anomi” kavramını hediye etmiş.

Durkheim, “anomi” olarak ortaya koyduğu kavramı “eski kuralların geçerliliğini kaybetmesi halinde, insanların ortak normlara güvenmeyeceği” şeklinde özetlemiş ve “ekonomik kötü gidişin sürekli devam etmesi bireylerin hangi davranışların doğru veya yanlış olduğuna dair algısını değiştirebilir” demiş.

Émile Durkheim,  toplumsal normların geçerliliğini kaybetmesi halinde ahlaki değerlerin aşınacağını"anomi" kavramıyla anlatmış

Sonraki yıllarda da “anomi” üzerinde çalışanlar olmuş, enflasyonla yaşayan ülkelerdeki birbirine benzer toplumsal çöküş çok sayıda düşünürün ilgisini çekmiş.

Douglass North, “kurumlara güven azalınca insanlar kurallara değil, kişisel çıkarlarını korumaya yönelir” derken Amerikalı sosyolog Robert K. Metron 1938’de yayımladığı çalışmasında anomiyi kültürel hedeflerle bu hedeflere ulaşmak için toplum tarafından kabul edilen değerler arasındaki uyumsuzluk olarak açıklamış.

Douglass North, "kurumlara güven azalınca insanlar kurallara değil, kişisel çıkarlarını korumaya yönelir" demiş

Almanya’nın 1923 yılı hiperenflasyon deneyimi

Yüksek enflasyonun toplumsal anlamda nasıl bir çöküşe yol açacağı Birinci Dünya Savaşı'nın ardından 1919 ile 1933 yılları arasında Almanya’da görülmüş. Anayasal olarak kurulan Weimar Cumhuriyeti bazı konularda demokratik reform denemeleri yapmaya çalışıp kültürel yaratıcılığı geliştirme yönünde adım attıysa da topluma yaşattığı ekonomik ve siyasi krizlerle ardında derin iz bırakmış.

Yüksek enflasyonun toplumsal anlamda nasıl bir çöküşe yol açacağı 1919-1933 arasında Almanya’da görülmüş  

Önceleri toplumsal hayatın merkezinde para, gelir, mali dayanışma, sosyal-ekonomik düzen ve yakın geleceği öngörülebilirlik varken Weimar kültüründe suçlulara, zimmetine para geçirenlere, kumarbazlara, manipülatörlere, hırsızlara ve her türlü yolsuzluğa olan hayranlığın geliştiği görülmüş. Enflasyonun etkisiyle hayat bir şans oyunu, hayatta kalma ise anlaşılmaz ekonomik güçlerin keyfi etkisine bağlı bir mesele gibi görünmeye başlanmış. 

Paranın günlük hayatta anlamını kaybetmesiyle bir aylık alın teri karşılığında alınan maaşların aynı gün hatta saatler içinde değer yitirmeye başladığında insanlar çalışarak hayatlarını idame ettirme fikrinden ve birikim yapma hevesinden vazgeçmişler. Borçlu olmak avantajlı hale geldiği için insanların uzun vadeli tasarrufu bırakarak günü düşünmesinin çok olumsuz toplumsal etkileri olmuş.

Ocak 1923'te bir ABD doları 17.000 mark değerinde iken Nisan'da 24.000, Temmuz'da 353.000 Mark seviyesinden işlem görmüş. Aynı yılın Kasım ayına gelindiğinde bir doların değeri 2.193 trilyon mark, Aralık ayına gelindiğinde ise 4.200 trilyon mark olmuş.

Ocak 1923'te Almanyada bir ABD doları 17.000 mark değerinde iken Aralık ayında 4.200 trilyon mark olmuş

Almayanın yüksek enflasyon yaşadığı yıllarda suç oranlarında keskin bir artış olmuş, -1882=100 endeksine göre- 1913'te 117 olan suç oranı, 1921'de 136'ya ve 1923'te 170'e yükselmiş.

Çok kısa bir süre içinde toplumun çoğunluğunu oluşturan orta sınıf yoksullaşmış, eskiye dayalı ekonomik ahlakın sarsılmasıyla radikal siyasi hareketlere destek artmış. Bu dönem Nazi Partisi'nin iktidara yükselişiyle sona ermiş ve devam eden yüksek enflasyon Avrupa ülkelerine felaketler dönemi yaşatmış.

Farklı düşünenler de olsa da Nobel Ekonomi Ödüllü vatandaşımız Daron Acemoğlu ve bazı ekonomistler bu görüşü destekleyerek hiperenflasyonun "Nazi partisinin yükselişine zemin hazırladığını" savunmuşlar.

Arjantin’de kuşaklar arasında yaşanan kronik enflasyon 

Almanya’dan sonra enflasyon konusunda araştırma yapanları en çok etkileyen süreçlerden biri Arjantin’de yaşananlar olmuş.

İkinci Dünya Savaşı'nın sonundan 1990'lara kadar birkaç ülkeyle birlikte dünyanın en yüksek enflasyon oranına sahip olan Arjantin'de fiyat artışları siyasi olarak uygulanan para arzının hızlı genişlemesiyle körüklenmiş.

Uzun süre yüksek enflasyon yaşayan toplumlarda ekonomik hafızanın değişeceğine, birlikte yaşamın belkemiğini oluşturan ahlak kurallarının çökeceğine, insanların üretimden vazgeçip ellerindekini korumaya çalışacağına ve genelin kanunsuz faaliyetlere yöneleceğine en iyi örnek Arjantin olmuş.

Aynı Türkiye gibi sık sık askeri darbelerle karşılaşan Arjantin rejiminin günlük yaşamına istikrarsızlık ve sürekli devam eden fiyat artışları damga vurmuş; yerel paraya güvensizlik, Amerikan doları ile yaşama kültürünü topluma dayatırken “döviz yatırımı” geleceğe dayalı normal bir davranış haline gelmiş. Vergi toplamakta zorlanan hükümetler yıllar boyunca para basımından elde edilen gelirle ihtiyaçları karşılamaya çalışmış.

Enflasyon her coğrafyada toplumların ahlaki yapılarını örselemiş, değerlerini çürütmüş

Uzun süre yüksek enflasyon yaşayan ülkelerin benzer yapısal özellikleri 

Harvard Üniversitesinde 2004 yılında yapılan ve 75 ülkeyi kapsayan bir çalışmada yolsuzluk ile enflasyon değişkenliği arasında pozitif bir ilişki olduğu örneklerle belgelenmiş, uzun süreli yüksek enflasyon yaşayan ülkelerde daha fazla yolsuzluk görüldüğü, buna karşı daha az sermaye yatırımı olduğu sonucuna varılmış.

Bu ülkelerde toplam gelirden daha fazla harcama yapılması, israf, ekonomik gerekçelerden çok siyasi tercihlerle şekillenen faiz politikaları ve suni düşman yaratma süreçleri yaşanmış.

Tasarrufu cezalandırıp borcu ödüllendiren, alın teriyle kazanmanın erdemini aptallığa, yolsuzluğu-rüşveti avantaja dönüştüren enflasyon her coğrafyada toplumların ahlaki yapılarını örselemiş; tercihlerini değiştirmiş. 

İnsanlara sadece günü yaşamayı öğreten, toplumsal normlarda çöküş sağlayan enflasyon, medeniyetleri geriletmiş, toplumsal olarak birlikte hayal kurmayı engellemiş, kanser hücrelerini besleyen şeker misali yoksulların zehirli içeceği olmuş. 

Mafyanın, yandaşın ve avanesinin çakarlı araçlarla emniyet şeridini kullandığı, suçun cezasının işleyene göre değiştiği, rüşvet almayanın aptal, sorunlara gayri resmi yollardan çare bulan görevlilerin “işini bilen kişi” olarak değerlendirildiği bir ülkede enflasyona çare bulmak zor.   

Uzun süre enflasyon belası içinde yaşamanın en kötü tarafı yaşanan adaletsizlikleri, çirkinlikleri ve yolsuzlukları kanıksamak, bu kadarı da olmaz denileni birkaç gün içinde unutmak ve hakkı-hukuku öne çıkarmak yerine kişisel çıkarların görüngesinde gelecek aramak!  

Güzellikleri biriktirmenizi dilerim.


https://globaldialogue.isa-sociology.org/articles/coping-with-inflation-in-contemporary-argentina 

https://reliefweb.int/report/argentina/argentina-economic-crisis-operation-update-4-mdrar022

https://www.reed.edu/economics/parker/f13/201/cases/Argentina.html

https://www.ipsos.com/en/inflation/feeling-pressure-argentina 

https://www.cato.org/blog/money-still-matters-case-argentina 

https://fee.org/articles/inflation-erodes-more-than-the-value-of-your-money-history-shows/ 

https://ethicsjournal.ir/article-1-2984-en.html

https://www.acton.org/pub/commentary/2006/11/01/inflation-moral-problem

https://globalgovernanceforum.org/the-moral-dimensions-of-corruption/ 

https://mises.org/es/mises-wire/el-camino-hacia-la-descivilizacion-inflacion-y-erosion-moral-de-la-sociedad

https://www.bbc.co.uk/bitesize/guides/z9y64j6/revision/5

https://blogs.lse.ac.uk/businessreview/2021/10/19/debunking-the-idea-that-interwar-hyperinflation-in-germany-led-to-the-rise-of-the-nazi-party/ 

https://www.ecb.europa.eu/press/blog/date/2025/html/ecb.blog20250620~13431554af.en.html

https://www.theholocaustexplained.org/the-nazi-rise-to-power/the-weimar-republic/invasion-of-the-ruhr/ 

https://www.acton.org/pub/commentary/2006/11/01/inflation-moral-problem


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler