İmzalı mektup koleksiyonuma eklediğim Milli Mücadelenin ve Cumhuriyetin ünlü isimlerinden Behiç Erkin’in elinden çıkma satırlar efemeranın değerini anlatmaya çalıştığım “çöpten çıkan tarih” başlıklı yazımdaki gibi karanlıkta kalan bir dönemin üstündeki örtüyü kaldırmaya aday!
Behiç Bey’in 1928 - 1939 yılları arasında Budapeşte Büyükelçiliği yaptığı sırada tanıdığı Nurettin Bey’e yazdığı mektup bir döneme ışık tutuyor ve içinde bulunduğu şartlar hakkında da bilgi veriyor. Satırlar arasında ilginç bir ifade var; mektup elime geçtiğinden beri bunun şifreli bir mesaj olduğunu düşünüyorum. Tabii ki bu da tarihçi ile geçmişin değerlerini geleceğe aktararak karanlıkta kalanlara ışık tutan koleksiyoner arasında kurulacak bağı gerekli kılıyor, konunun uzmanlarını yardıma çağırıyor.
İmzalı mektup koleksiyonumdaki Behiç Erkin’in elinden çıkma satırlar bir döneme ışık tutuyor
Behiç Bey, hem Fransa’nın hem de Almanya’nın en büyük nişanına sahip
Behiç Bey’e verilen madalyalarda koleksiyonerler için ilginç bir yan var; o göğsüne madalya taktırma onurunu defalarca yaşamış biri! Mareşal Liman Von Sanders, Çanakkale Savaşında asker ve erzak sevkiyatının mükemmelliğine hayran kaldığı için Miralay Behiç Bey’e paye verilmesini teklif etmiş; eliyle Almanya Devletinin en büyük nisanı olan “Birinci Derece Demir Haç Madalyasını Behiç Beyin göğsüne takmış.
Kurtuluş Savaşı'ndaki önemli rolü ve yaptıklarından başarılarından dolayı hem "T.B.M.M. Özel Takdirnamesi" almış, hem de "İstiklal Madalyası" sahibi olmuş.
Gün gelmiş yazıma konu olan Paris Büyükelçiliği sırasında hizmetlerinden ötürü Fransa’nın Legion d’Honeur Nişanı’nın birinci rütbesi “Grand Croix” sahibi de olmuş.
Bu özelliğiyle hem Alman hem de Fransız Devletinin en büyük nişanını aynı anda taşıyan çok az kişi arasına girmiş Behiç Bey!
Naziler Fransa’da
Erkin'in Paris'te göreve başladığı 31 Ağustos 1939 tarihinin ertesi günü Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesiyle II. Dünya Savaşı başlamış, çok kısa bir süre sonra da Fransa Nazi işgaline uğramış.
1935'ten 1940'a kadar Fransa, çeşitli sosyalist partilerden gelen bir dizi sol görüşlü başbakan tarafından yönetilmiş. Mart 1940'ta parlamento, Demokratik Cumhuriyetçi İttifak üyesi olan daha merkezci bir lider olan Paul Reynaud'u seçti. Reynaud, Nazi Almanya’sına yönelik yatıştırma politikasına karşıymış ve militan bir şekilde Nazi karşıtıymış.
Eylül 1939'da Nazilerin Batı Avrupa'ya saldırıya geçmesiyle Almanya güçleri 10 Mayıs 1940 hızlı bir harekâtla Fransız ordusunu mağlup etmiş. Bordeaux'ya taşınan devlet yönetimi çökmüş, sivillerin ülke içi göçü başlamış ve bir hafta sonra da Başbakan Paul Reynaud istifa etmek zorunda kalmış.
Naziler 14 Haziran 1940'ta Paris'e girmiş
Denilen o ki, Nazi Almanya’sı tarafından yenilgiye uğratılan ya da bazı tarihçiler tarafından “sahte savaş” olarak değerlendirilerek savaşın kaybedileceği inancı içinde çatışmaların sona ermesini isteyen bir çoğunluğun isteğiyle başa geçen Birinci Dünya Savaşı gazisi Mareşal Philippe Petain, 17 Haziran'da ateşkes talebinde bulunmuş.
Aslında yenilgi Fransa’da siyasi krize yol açmış; bazı devlet görevlileri savaşın Kuzey Afrika'dan devam etmesi gerektiğine inanırken, Mareşal Philippe Pétain ve destekçileri Fransa'nın anakarada kalmasını ve ateşkesi kabul etmesi gerektiğini savunmuşlar.
Ve ardından 22 Haziran'da imzalar atılmış; 25 Haziran 1940 günü anlaşma yürürlülüğe girdiğinde de Vichy Devleti ete kemiğe bürünmüş.
İşte yazıma konu olan –herkes böyle görmese de- Nazi işbirlikçisi Vichy Devleti Fransa'nın çöküşünden doğmuş; Üçüncü Fransız Cumhuriyeti ülkenin büyük bir bölümünü ele geçiren Nazi Almanya’sı içinde dağılmış.
Resmi adı Fransız Devleti olsa da yaygın olarak Vichy Fransa’sı olarak bilinen muhafazakâr, hatta fazlasıyla otoriter hükümet başlangıçta Almanlar tarafından işgal edilmeyen Fransa bölgelerini ifade etmek için kullanılmış.
Her diktatör gibi Petain'in rüyasında da ülkeyi yeniden inşa etmek, geleneksel değerlere dönüş varmış
Yeni Devlet termal banyolarıyla ünlü turizm merkezi Vichy’de kurulmuş
Ateşkes anlaşmasının gereğince Fransa bölgelere ayrılmış ve Almanlar başlangıçta ülkenin yaklaşık beşte üçünü işgal etmiş. Atlantik kıyı şeridi, sanayi bölgeleri, tarım ovaları, Doğu sınırındaki tartışmalı Alsace -Lorraine bölgesi ve Paris'i kapsayan alanlar ilhak edilmiş.
Mareşal Philippe Petain yönetiminde kurulan Hükümet merkez olarak Orta Fransa'da, işgal edilmemiş bölgede bulunan termal banyolarıyla ünlü bir turizm merkezi olan Vichy'yi tercih etmiş; zira şehir hükümeti ağırlayacak bol miktarda boş otele, geniş toplantı-çalışma alanlarına sahipmiş.
10 Temmuz'da Ulusal Meclis Vichy'deki bir kumarhanede toplanmış ve Petain'e anayasayı revize etme konusunda ezici bir çoğunlukla tam yetki verilmiş. Mareşal yasama organına danışmak zorunda olmadan yasa çıkarabilecek yetkilerle donatılmış.
24 Ekim 1940 günü Mareşal Pétain Fransa'nın Montoire-sur-le-Loir Kentinde Adolf Hitler ile görüşmüş. Artık her ne kadar Vichy Fransa’sı doğrudan Alman yönetimine bağlı değil gibi gözükse de son sözü Naziler söylüyormuş.
24 Ekim 1940 günü Mareşal Pétain Fransa'nın Montoire-sur-le-Loir Kentinde Adolf Hitler ile görüşmüş
II. Dünya Savaşı'nın büyük bir bölümünde Fransa'nın Güney bölgelerini yöneten bu otoriter Fransız rejimi 1940'tan 1944'e kadar Nazi Almanya’sı ile işbirliği yapmış; Naziler bu yolla işgal altındaki Fransız topraklarını kontrol etmeye başlamış.
Her diktatörün rüyasındaki gibi Petain'in vizyonunda da ülkeyi yeniden inşa etme, aileye dayalı geleneksel değerlere dönüş, Fransız kimliğini yüceltme varmış. Ona göre Fransa, yozlaştığı ve 1. Dünya Savaşının getirdiği sıkıntıları yaşadığından dolayı bu kadar kolay yenilmiş.
Mareşalin aklında Fransız Devrimi'nin ana temeli olan özgürlük, eşitlik ve kardeşliği kaldırmak, yükselen Nazi düşünme sistemi içinde temel doktrini milliyetçiliğe bırakmak ve otoriter yönetim altında sopayla ülkeyi refaha kavuşturmak(!) varmış.
Fransız Devrimi'nin ana ilkeleri olan özgürlük, eşitlik ve kardeşlik yerine yükselen Nazi düşünme sistemi ülkeyi refaha kavuşturmaya (!) çalışmış
Vichy hükümeti, yüksek enflasyonla mücadele ederken hareket halindeki Alman ordusunun ihtiyaçlarından dolayı kıtlık yaşanan temel ihtiyaç malzemelerine uygulanacak karne kurallarını belirlemiş; ülkenin ekonomik yapısını ırk temelli planlarla değiştirecek şekilde faşist yöntemler uygulamaya koymuş.
Vichy Devleti ülkenin ekonomik yapısını ırk temelli planlarla değiştirecek şekilde faşist yöntemler uygulamaya koymuş
Bu dönemde mülkiyete el koyma, Nazi yönetiminin düşman olduğu unsurları baskı altında tutarak Yahudileri ve faşizm karşıtlarını ülke dışına çıkarma faaliyetleri yürürlülüğe girmiş. İlginçtir, Yahudi karşıtı yasaların çoğu –neredeyse- Almanların talebi olmadan gerçekleşmiş.
Vich Devleti Nazi yönetiminin düşman olduğu unsurları baskı altında tutmuş, Yahudileri ve faşizm karşıtlarını ülke dışına çıkarma faaliyetleri yürütmüş
Özgür Fransa için savaşanlar
Tabii ki aynı yıllarda gidişattan memnun olmayan, faşizme karşı hareket edip özgür Fransa’yı savunanlar da olmuş. Petain'in Almanya ile ateşkes arama niyetini açıkladığı gün, 17 Haziran 1940'ta, General Charles de Gaulle Londra'ya uçmuş.
Daha önce Savaş Bakanlığı'nda müsteşar olarak görev yapan, hükümette kısa bir süre bulunan De Gaulle, özellikle "direniş ateşinin söndürülmemesi gerektiği" hakkındaki ünlü konuşmasının ardından Nazi karşıtı hareketin önde gelen isimlerinden biri haline gelmiş.
General Charles de Gaulle, Londra'daki BBC radyo stüdyolarından Fransız halkına konuşmuş; Nazilere ve işbirlikçi Vichy hükümetine direnme çağrısında bulunmuş
28 Haziran'da De Gaulle tarafından sürgünde kurulan hükümet İngilizler tarafından “Özgür Fransa Hareketi” olarak tanınmış ve Vichy Devletine alternatif olarak meşrulaştırılmış. Savaşın ilerleyen dönemlerinde farklı örgütler ve direniş ağları da Özgür Fransa çatısı altında bir araya getirilmeye çalışılmış.
Nazi karşıtı Fransız general de Gaulle Londra'da Churchill ile görüşmüş
Fransız Kolonilerin 2. Dünya savaşındaki durumu
II. Dünya savaşına girilirken Fransızlar Kuzey ve Batı Afrika’da, Karayipler’de, Güney Asya ve Çin Hindi olarak adlandırılan bölgede geniş topraklara sahipmiş.
Almanya ile Fransa arasındaki çatışmaları sona erdirecek anlaşmanın ilk maddesi Fransız kolonilerinin ve himaye bölgelerinin statüsünü sona erdirmiş ama bu bölgelerin savaş boyunca işgal edilmeyeceğine dair karara varılmış.
Ekvator Afrika’sı hariç tüm koloniler Petain'in safına geçmiş. İşin ilginç tarafı 1939 yılında çıkarılan seferberlik emri ile imparatorluğun her yerinden gelen askerler kolonilerde konumlanmış. Ordunun toplam 80 tümenin 10'u uzaklarda konumlanırken işgal altındaki Fransa'nın elinde 85.000'den fazla sömürge savaş esiri bulunuyormuş.
1942 Yılında Müttefiklerin Kuzey Afrika'yı işgalinden sonra Özgür Fransız oluşumu çok güçlü bir zemin elde etmiş. Zaten 1943 - 44 Yıllarında Fransız Ulusal Kurtuluş Komitesi olarak çalışan örgüt savaş bittikten sonra yeni hükümet olarak tanınacakmış.
İlerleyen yıllarda Vichy rejimini kabul etmeyen, Vichy'nin meşruiyetini reddeden Charles De Gaulle önderliğindeki Özgür Fransız hareketi, Fransa içindeki direniş ağları güçlendirmeye devam etmiş.
Vichy Fransa’sında günlük yaşam
Savaş ilerledikçe Fransa'da günlük yaşam giderek zorlaşmış; sürekli askeri denetim ve baskı altında yaşamak insanları yıldırmış. Vichy Devleti her alanda uyguladığı sansürle siyasi muhalifleri sindirerek direnişi ezmeye çalışmış. Vichy yönetimi altında yaşayarak hayattan memnun olmak insanların nerede yaşadığı, ne yaptığı, siyasi tarafı ve işgal rejimi altında kendini nasıl tanımlandığına bağlı olarak farklılık göstermiş.
Vichy Devleti her alanda uyguladığı sansürle muhalifleri baskı altına almış, direnişi ezmeye çalışmış
Vichy Fransa’sının en karanlık yönü çıkardığı Yahudi karşıtı yasalarla Yahudilere yönelik uyguladığı zulüm olmuş. Yahudiler kamusal hayattan uzaklaştırılmış, tutuklamalarla ve sınır dışı etmelerle hayatları kâbusa çevrilmiş. 16 - 17 Temmuz 1942'de Fransız polisi yaklaşık 13.000 Yahudi erkek, kadın ve çocuğu tutuklamış; Fransız polisi, faşistlere geniş çaplı operasyon desteği vermiş.
Tutuklananların çoğunun Auschwitz Nazi toplama kampına gönderildiği bu operasyonla Fransızların Alman Nazi zulmüne doğrudan katılımı tarihe kazınmış; faşist Vichy Devletinin icraatları ülkenin yaşadığı utanç verici olaylardan biri haline gelmiş.
Vichy hükümetine halk desteği var mıydı?
İlk yıllarda Vichy Fransa’sı halktan destek görmüş; Petain'e güvenenlerin birçoğu savaşın çabuk bitmesinden rahatlamış gözüküyormuş. Petain, Birinci Dünya Savaşı'nda görülen ölüm ve yıkımlardan halkı koruyacağını söylüyormuş.
Yapılan çalışmalarda nüfusun yaklaşık yüzde ikisinin aktif olarak Vichy'nin Almanlarla işbirliğine bağlı olduğunu ve benzer bir oranın da buna karşıt olarak faşizme karşı direndiğini vurguluyor. Denilen o ki çoğunluk "sadece geçinmeye çalışıyor” olanlara göz ucuyla bakıyormuş. Birçok Fransız yabancı işgalcilere karşı çıkarken, Vichy Devletine de güvenmekte sakınca görmüyorlarmış.
Birçok Fransız yabancı işgalcilere karşı çıkarken, Vichy Devletine güvenmekte sakınca görmemiş.
Ama şu bir gerçek ki mareşalin rüyası kısa sürmüş, işlerin iyiye gitmediği geniş kitleler tarafından farkına varılmış; Fransızların çoğu direnişe katılmayı seçmiş.
Bazı tarih yazımlarında 1941 yılı dönüm noktası olarak görülüyorken bazı yorumlarda Yahudilere dönük büyük tutuklamalarının ve sınır dışı edilmelerinin gerçekleştiği 1942 yazının çöküşü güçlendirdiği vurgulanıyor.
Vichy Devleti'nin Çöküşü
6 Haziran 1944'teki Normandiya Çıkarması, Fransa'nın kurtuluşunun başlangıcı olmuş, direniş faaliyetleri artmış. Kendi derdine düşen Nazi Almanya’sının kontrolü zayıfladıkça, Vichy Fransa’sının otoritesi zayıflamış.
Müttefikler desteğindeki Özgür Fransız güçlerinin ilerlemesiyle Vichy Fransa’sının çöküşü gerçekleşmiş. Ağustos 1944 tarihinde cumhuriyetçi hükümet yeniden kurulmuş ve Vichy rejimi gücünü tümüyle kaybetmiş.
Vichy Devletinin önde gelen birçok ismi tutuklanmış ve yargılanmış. Mareşai Pétain vatana ihanetten suçlu bulunmuş, ölüm cezasına çarptırılmış ama yaşı ve I. Dünya Savaşındaki sicili nedeniyle cezası hafifletilmiş.
Vichy Fransa’sının geriye bıraktıkları da Fransızların bu dönemdeki Nazi işbirliği de günümüze varıncaya değin tartışılmaya devam etmiş.
Vichy Fransasında Yahudi karşıtı yasaların çoğu Almanların talebi olmadan gerçekleşmiş
En büyük ceza tarih sayfalarına işli kalmak
İlginçtir, tarih sayfasından silinmiş devletlerle ilgili birikim yapmak önemli bir koleksiyon teması! Vichy gibi bir ara egemen olan devletlere ait pul, para, evrak, bayrak, bilet ve aklınıza gelen her şey meraklılarca toplanıyor, özel alanlarda sergileniyor.
Koleksiyonculuk böyledir işte; gördünüz, bir mektubun peşinden gitmek ve o yılların yaşanmışlıklarını araştırmak insanın karşısına neler çıkartıyor! Bir yanda savaş kahramanı olan bir mareşalin yaşamının son yıllarında utanç verici icraatları, Fransız Yüksek Mahkemesi huzurunda hesap vermesi ve ülkesine yaşattıkları.
Diğer yanda da 85 yıllık yaşamına asker, siyasetçi, diplomat, bürokrat ve yazar olarak çok şey sığdırabilmiş, birçok kaynakta “Türk demiryolculuğu sektörünün babası" şeklinde anılan Behiç Erkin Bey’in yabancılara çok ender verilen 1. dereceden Alman Demir Haç madalyasının gücü sayesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Yahudilere yardım ettiği savıyla hakkında yazılan kitaplar, övgü dolu sözler!
Tarih bir şekilde herkesi, her şeyi, her olayı kayda alıyor; gelecek kuşaklara hatırlatıyor. Denizlerin idamına el kaldıranları, bugünleri hazırlayan 12 Eylül’ün yıkım taşeronu Mustafa Kamil Zorti’yi ve avenesini, halkın oylarıyla seçilmiş Demirtaş’ı hapse göndermekte bir sakınca görmediği gibi yıllar sonra da bundan pişman olmadığını söyleyen butlan Kemal’i tarihin kalemi bir yerlere kalıcı olarak not edecek. Kargaşadan kendilerine yakın gelecekte fayda bekledikleri için rengini belli etmeyen, kenarda suskun bekleyen siyaset esnafları da –umarım- tarihin çöplüğünde yer bulacaklar.
Sanıyorum gelecek yıllarda içinde bulunduğumuz anı değerlendirenler bugün yaşananları çok daha sert dille eleştirecek, başta butlan Kemal ve etrafındaki yandaş tayfa hiçbir şekilde ödeyemeyecekleri bir bedelle karşılaşacaklar. Umarım butlanların etkisi kısa zamanda kaybolur, geriye bırakacakları koleksiyonların karanlık sayfaları içinde kaybolur; ibretlik tema olur.

Güzellikleri biriktirmenizi dilerim
https://historycrunch.com/vichy-france/
https://oyc.yale.edu/history/hist-276/lecture-18
https://chroniclesmagazine.org/revisions-dissents/the-penitential-history-of-vichy-france/
https://www.historyextra.com/period/second-world-war/vichy-france-guide-facts/
https://jewishvirtuallibrary.org/the-french-vichy-regime
https://warfarehistorynetwork.com/article/out-of-ashes/


