Hepimizi derinden etkileyen Deniz Göktaş’ın söylediklerinden dolayı tutuklanması sonrasında aklıma politik mizahın kültür tarihini irdelemek geldi. Karşıma çıkan büyük külliyatı iki bölüm halinde hazırlamayı ve bu yolla sizlere antik yıllardan günümüze kadar yaşananlardan örnekler vermeyi düşündüm.
Öncelikle gördüm ki Batı Medeniyetinde binlerce yıllık köklü bir geleneğe sahip olan “hiciv” sayesinde söylenemeyenler dile getirilmiş, herkesin anlayabileceği şekilde yapılan komik eleştiriler sayesinde toplumsal muhalefet nefes almış.
Günümüze ulaşan bilgiler eşliğinde kökeni Eski Yunan’a dayandırılan politik hiciv kamu görevinin kötüye kullanılmasına, adaletsizliğe ve yurttaşlık erdeminin çöküşüne karşı etkili bir başkaldırı olmuş; komedi sanatının incelikle işlenip geliştirilmesinde basamak teşkil etmiş. Siyasi konuları işleyen, eleştirel yolla muhalefet yaparak işleyişe alternatif sunan edebi hiciv, Antik Yunan dünyasının en eski, en etkili eserleri arasında yer almış.
Komedinin babası; Atinalı oyun yazarı Aristophanes
Oyunlarının yarısından azı günümüze ulaşmış olsa da komedinin babası olarak anılan, toplumsal, dini ve siyasi hicvin ilk temel örneklerinin yazarı kabul edilen Atinalı oyun yazarı Aristophanes MÖ 4. ila 5. yüzyıllarda yaşamış.
MÖ 4. ila 5. yüzyıllarda yaşamış Atinalı oyun yazarı Aristophanes komedinin babası sayılıyor
Aristophanes MÖ 431-404 yılları arasında yaşanan Peloponez Savaşının savunucusu olan Atinalı devlet adamı Kleon’u hedef almış ve onu Sparta ile yürütülen savaştan kâr elde etmeye çalışan yozlaşmış bir siyasi figür olarak tasvir etmiş. Perikles yönetimine barış için öneriler sunmak amacıyla hiciv kullanan, liderlerle alay eden Aristophanes’in eserlerindeki hicvin muhtemelen uzun süredir devam eden sözlü geleneklere ve canlı performans geçmişine sahip olduğu, sonraki yıllarda yerel koşullarda yazıya dökülmüş edebiyatın küçük parçaları olduğu düşünülüyor.
Aristophanes'in "Bulutlar" ve "Lysistrata" isimli oyunlarında kurguladığı siyasi figürlerin absürtlüğünü vurgulamak için kullandığı zekâ dolu mizah olgusu yüzyıllar boyunca izleyicileri eğlendirmek yanında düşündürtmüş; Antik Yunan'daki siyasetin durumu ve tartışmalar konusunda bilgi vermiş.
Aristophanes devlet adamı Kleon’u hedef almış ve onu savaştan kâr elde etmeye çalışan yozlaşmış bir siyasi figür olarak tasvir etmiş
Roma’da politik hiciv
Antik Roma destanlarında kamu görevinin kötüye kullananlarla yurttaşlık görevini yerine getirmeyenlerle ilgili olarak hiciv içeren eleştiriler özenle geliştirilmiş.
MÖ 31 yılında yaşanan Aktium Muharebesi sonrasında Roma Cumhuriyeti'ni yavaş yavaş tek adam yönetimine çeviren, cumhuriyetin senato gibi geleneksel kurumlarını korur gibi görünse de kendisini "ilk vatandaş" (Princeps) unvanıyla görüp tüm yetkileri elinde tutarak “Augustus Prensliği” diye anılan (Principatus) sistemi kuran ilk Roma İmparatoru Augustus döneminde -baskılara rağmen- politik hiciv güçlenmiş.
Roma Cumhuriyeti'ni tek adam yönetimine çeviren İmparatoru Augustus döneminde bile -baskılara rağmen- politik hiciv güçlenmiş
Cumhuriyetin yıkılıp rejimin diktatörlüğe dönüşmesiyle başlayan ve birkaç yüzyıl boyunca devam eden sürekli savaş ortamında kanaat önderleri hiciv yoluyla eleştirilerini dile getirmişler. Baskıya ve acımazsız cezalandırmalara rağmen kulaktan kulağa, nesilden nesile retorik eğitim yoluyla aktarılan ahlak felsefesi ve siyaset teorisi entelektüel geleneklerin de desteğiyle bazen alay eden, bazen sertçe eleştiren yazılı hicivle birleşmiş; ülkenin tüm olumsuz siyasi koşulları mizahın hedefi haline gelmiş.
Politik hiciv sayesinde 2000 yıl öncesinden haberdar olmak
Augustus'tan sonra Roma’da “gümüş çağı” olarak anılan dönemde de yaşanan haksızlıkları ve kötü yönetimi dışa vuran dağınık hiciv kümeleri oluşmaya devam etmiş. Bu dönemde elit kesimin kötü şöhreti, ahlaksızlıkları ve aşırılıkları idam korkusu altında bile hicvedilmiş; endişe verici komik ayrıntılar topluma anlatılmış.
Sert ve açık sözlü tarzıyla en etkili Roma’nın siyasi hicivcisi olarak bilinen Juvenalis, 2. Yüzyılda, sarayın dalkavuklarını acımasızca eleştirdiği için İmparator Domitianus tarafından Mısır’a sürgüne gönderilmiş. Juvenalis sürgünden döndüğünde İmparator Domitianus ölmüş olsa da o rejiminin haksız uygulamalarını hicivle eleştirmeyi sürdürmüş.
Sert ve açık sözlü tarzıyla Roma'nın en etkili siyasi hicivcisi olarak bilinen Juvenalis 2. yüzyılda yaşamış
Roma toplumunun ve siyasi yaşamının tamamına yönelik kapsamlı bir eleştiri niteliği taşıyan Juvenalis’in hicivleri sayesinde dönemin aristokrasinin kusurları ve aşırılıkları hakkında gelecek kuşaklar bilgi sahibi olmuş. Romalı hiciv ustası Juvenalis, MS 100–127 yılları arasında derlediklerini “Saturae” ismiyle kaleme almış; bu sayede Antik Roma döneminden gün gün takip edilebilen önemli bir siyasi hiciv külliyatı günümüze ulaşmış.
Mısır’a sürgüne gönderilen Juvenalis sürgünden döndükten sonra İmparator Domitianus'u ve haksız uygulamalarını hicivle eleştirmeyi sürdürmüş
Bizans’ta hiciv
Sert kurallarla otoriter olarak yönetilen, hatta sık sık adaletsiz uygulamalarıyla totaliterliğe yönelen İstanbul merkezli Doğu Roma İmparatorluğu topraklarında yönetici sınıfa ve egemen ideoloji olarak toplumu boyunduruğu altına almış olan Ortodoks Hıristiyanlığa yönelik hiçbir eleştiriye hoşgörü gösterilmemiş.
Bizans’ın hüküm sürdüğü coğrafyalarda eleştiri içeren ifadeler çok sınırlı kalmış, siyasi hicvin üstü kapalı biçimde ifade edilmesine bile izin verilmemiş.
Doğu Roma İmparatorluğu'nun hüküm sürdüğü coğrafyalarda eleştiri içeren ifadeler çok sınırlı kalmış, siyasi hicvin üstü kapalı biçimde ifade edilmesine bile izin verilmemiş
Bunun yanında Bizans’ta suçluları aşağılayarak ve kamuoyu önünde alay ederek cezalandırma yolu devlet tarafından sıkça uygulanmış; siyasal sistem kendi üyeleri arasında da iktidar, nüfuz ve yükselme uğruna bu yolu kullanmış. Gözden çıkarılan kişileri cezalandırma yanında küçük düşürmek ve dışlamak amacıyla komik (!) olduğuna inanılan aşağılama metodu sık sık kullanılmış; özellikle siyasi suçlular için uygulanan zafer alayı parodisi niteliğinde “utanç alayı töreni” (shame parade) halkı eğlendirmiş. Sonraki yıllarda Osmanlının da örnek alacağı bu törende mahkûm edilen kişi bir yük hayvanına ters oturtulur, başına sarımsağa bulanmış hayvan bağırsaklarından yapılmış bir taç takılır ve halkın iki yanına dizildiği bir cadde boyunca idama ya da sürgüne götürülürmüş. Bizans'ta yönetim erkinin bu tür uygulamaları yalnızca cezalandırmayı değil, aynı zamanda kişinin kamuoyu önünde aşağılanmasını ve siyasal meşruiyetinin tamamen ortadan kaldırılmasını amaçlayan sembolik gösteri niteliğinde olmuş.
Yönetimin son derece sert ve acımasız uygulamalarına karşı ve günümüze ulaşan verilerin azlığına rağmen hicvin en azından sözlü ve anonim düzeyde, Bizans'ta da canlı bir şekilde varlığını sürdürdüğüne işaret eden çeşitli kayıtlar bulunmuş. Örnek olarak önde gelen kamu görevlilerini hedef alan anonim karalama broşürleri (famosa), yönetimden gelen sert tepkilere rağmen Bizans siyasal yaşamında eleştirinin önemli bir yeri olmuş; uygulamalara eleştiri getiren, müstehcen hatta aşağılayıcı olarak hazırlanan broşürlerle hicivli muhalefet oluşmuş.
Orta Çağ’da hiciv
Orta Çağ’a girilirken hiciv, çoğu zaman şüpheci, siyasi ve spekülasyonu stratejik olarak silah yerine kullanan yaratıcı disiplinlerle birlikte kullanılmış.
Hiciv Orta Çağ'da stratejik olarak silah yerine kullanılmış
Pagan Roma İmparatorluğunun çeşitli dönemlerinde Avrupa’nın her yerine hatta Britanya'ya taşınan hicivli eleştiri, çoğunluğu oluşturan yoksul halkın elinde güç sahiplerine karşı muhalefetin silahı olmuş.
Avrupa’nın pagan dönemi ile Orta Çağ’da Hıristiyanlığının erken yıllarının hem fiziksel hem de metafizik sınırlarını belirleyen Kilisenin baskısına karşı edebi hiciv gizli de olsa etkili olmuş; hicivli muhalefet eski imparatorluk topraklarını bir şekilde ayakta kalmaya çalışan ile kaybolmaya yüz tutan hayali medeniyet alanlarına bölmüş.
Hiciv, Orta Çağın sonlarında parlamentoların ortaya çıkması ve gelişmesiyle daha da belirgin bir edebiyat haline gelmiş. İngiliz devlet aygıtı içinde seçmeli kurumların oluşturulması, farklı türde mezhepçilik, entelektüel çatışma ve ideolojik sistem kurma süreçlerini beraberinde getirirken Britanya'daki siyasi yapının merkezi hicvin gelişiminde kilit faktörler arasında yer almış.
Hiciv, Orta Çağ'ın sonlarında parlamentoların ortaya çıkması birlikte edebi tür haline gelmiş
İmparatorluklar yıkılır, mizah ayakta kalır
Derlemeye çalıştığım Antik yıllardan Orta Çağ sonuna kadar İmparatorluklar yıkılmış, krallar değişmiş, rejimler çökmüş, toplumlar dönüşmüş ama uygunsuz yollara sapan iktidarları gülünçleştirme cesareti tarihin en kalıcı geleneklerinden biri olarak yaşamaya devam etmiş.
Sanıyorum “bir toplumun özgüvenini ölçmenin en isabetli yolu, kendisiyle ve yönetenleriyle ne kadar rahat gülebildiğine bakmak” sözü çağlar arasından süzülüp gelen güçlü bir anekdot!
İmparatorluklar yıkılmış, diktatörlerin gücü tükenmiş; mizah ayakta kalmış
Haftaya Rönesans sonrasındaki politik mizahın gelişimini hazırlayacağım ama görülen o ki mizahi yaklaşıma dair vereceğim çok örnek olacak.
Nijerya’da yaşayan “Yoruba Kabilesi” insanları “kahkaha yoksulluğu gidermez ama yükünü hafifletir" diyor. Bana katılırsınız diye düşünüyorum hem yükümüz ağır hem de kahkahamız sınırlı!
Mizahın susturulduğu yerde yalnızca iktidar değil, gerçekler de karanlıkta kalır
Güzellikleri biriktirmenizi dilerim.
https://www.voanews.com/a/political-satire-as-old-as-politics/3645484.html
https://www.psu.edu/news/research/story/probing-question-how-old-political-satire
https://www.ebsco.com/research-starters/literature-and-writing/political-satire
https://academic.oup.com/book/33809/chapter/288588101
https://newramblerreview.com/book-reviews/literary-studies/who-invented-modern-political-satire
https://www.thecardtoonist.com/post/the-evolution-of-political-satire
https://www.rubiconline.com/the-history-of-political-satire-on-late-night-television/


