Dolly Parton: Bir efsanenin ardından

Dolly Parton: Bir efsanenin ardından

Devasa sarı saçlar, parlak elbiseler, yüksek topuklar, taşlar, pullar, abartılı makyaj. Bu kadar ucuz görünmek çok pahalıdır. Aptal sarışın görünümünün altında zeki bir iş kadını yatar. Dolly I will Always Love You’yu Elvis Presley’e değil, Whitney Houston’a verdi. Kazandığı 10 milyon dolarla hayır işleri yaptı

Dolly Parton: Bir efsanenin ardından

Aziz milletimin çoğunun Country diye adlandırılan Amerikan halk müziği ile pek arasının olmadığının farkındayım. Yine de çoğumuz bazı şarkıları Country olduğunu bilmeden severiz. Zaten bu müzik janrı tüm müzikler gibi değişime uğramış, diğer müzik türlerinin etkisi altında kalmış, zamanın, yazarının ve yorumcusunun yaratıcılığına ve keyfine göre şekil değiştirmiştir.

Country müzik ve dünyanın dört bir yanındaki halk müzikleri ilk bakışta farklı dünyaların ezgileri gibi görünebilir. Ancak onlar insanlığın en temel ve evrensel yönlerinde buluşur, sıradan insanların sesi, hikâyesi ve kültürel hafızası olur. Bu ortak payda milletleri birbirine bağlayan güçlü bir kültürel köprüdür.

Country müziğin en belirgin özelliği hikâye anlatıcılığına verdiği önemdir. Şarkı sözleri aşk, ayrılık, özlem, kayıp, umut, yoksulluk, emek ve günlük yaşamın zaferleri gibi evrensel temaları, kısacası insanların hayatlarını işler.

Amerikan Country müziğinin kökleri doğrudan Britanya Adaları'nın halk müziğine dayanır. Göçler ve kültürel etkileşimler dünyanın her yerindeki halk müziğini şekillendirmiştir. Country müziği Appalachian Dağlarındaki İskoç-İrlandalı göçmenlerin etkisi altında kalmıştır.

Country müzikal sadeliği ve erişilebilirliğiyle bilinir. Bu onun halka ait olma niteliğinin bir yansımasıdır. Kullanılan enstrümanlar genellikle halkın kolayca ulaşabileceği ve çalabileceği türdendir. Country müzik zamanla elektro gitar ve bateri gibi modern enstrümanları entegre etse de türün kalbindeki akustik ses folk müzikle paylaştığı ortak mirastır.

Country dinleyicilerine bir kimlik ve aidiyet duygusu sunar. Nasıl Türk halk müziği Anadolu’nun ve Rumeli’nin engin kültürel mozaiğini ve binlerce yıllık geleneğini temsil ederse Country müzik de Amerikan kırsal yaşam tarzını, geleneksel değerleri ve basit hayata özlemi betimler.

Müzik dehası ve kültür elçisi Dolly Parton

Geçenlerde dünya eşsiz bir yeteneği, bir ikonu ve olağanüstü bir yüreği kaybetti. Dolly Parton ardında unutulmaz şarkıların yanında bir insanlık mirası bıraktı. O dağlardaki yoksul bir kulübeden dünya sahnesine uzanan yolculuğunda hiçbir zaman köklerini unutmayan, şöhretini ve servetini insanlara yardım ve genç sanatçılara destek için kullanan ender bir yıldızdı.

Dolly Parton bir besteci, şarkıcı, yorumcu, oyuncu, iş kadını, hayırsever ve Amerikan popüler kültürünün en tanınmış simalarından biriydi. Fakat bütün bunların ötesinde Dolly Parton'u özel yapan şey kendisiyle dalga geçebilecek kadar özgüvenli ve başkalarının derdini anlayabilecek kadar da mütevazı olmasıydı.

Dolly Tennessee'de 12 çocuklu ve çok yoksul bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Çocukluk yıllarındaki yoksulluğu saklamaya çalışmadı, tam tersine onu sanatının önde gelen hammaddesi yaptı. Ailesini, dağları, kasaba hayatını, çocukluğunu, aşklarını ve hayal kırıklıklarını şarkılarına taşıdı.

Bu nedenle Parton'ın en güzel eserlerinde yapay romantizm değil, yaşanmışlık hissedilir.

Dolly Parton 100 milyondan fazla albüm satan, 3000'den fazla şarkı yazan, 11 Grammy Ödülü kazanan ve 25 şarkısıyla Billboard Country listesinde zirveye oturan olağanüstü bir yetenekti. Aynı zamanda oyunculuğuyla da ünlü olan Parton "9’dan 5’e kadar", "Çelik Manolyalar" ve "Teksas’ın En İyi Küçük Genelevi" gibi filmlerle yeteneğini sinemaya da taşıdı.

Sarı saçların arkasındaki zekâ

Dolly Parton'ın en eğlenceli taraflarından biri yarattığı görüntünün tamamen farkında olmasıydı. Devasa sarı saçlar, parlak elbiseler, yüksek topuklar, taşlar, pullar, abartılı makyaj onun markası olmuştu.

Dolly hiçbir zaman bunların doğal olduğunu iddia etmedi. Aksine yıllar boyunca kendi görüntüsüyle herkesten önce kendisi dalga geçti. Kendisine yöneltilen aptal sarışın kadın klişesini silaha dönüştürdü. İnsanların onu hafife almalarına izin verdi, sonra karşılarına son derece zeki bir besteci ve başarılı bir iş insanı olarak çıktı.

Bu yönüyle Dolly Parton'ın kariyerinde hoş bir ironi vardır. Görüntüsü son derece yapaydır ama kişiliği şaşırtıcı derecede sahicidir.

Hayırsever Dolly

Dolly Parton'un mirasının belki de en parlak yüzü eşsiz hayırseverliğiydi. Okuma-yazma bilmeyen babasından ilham alarak 1995 yılında başlattığı Hayal Kütüphanesi dünya çapında 300 milyondan fazla kitabı küçük çocuklara ücretsiz olarak ulaştırarak bir okuryazarlık hareketine dönüştü.

Sağlık alanında da büyük bağışlar yapan Parton pandemi sırasında Moderna aşısının geliştirilmesi için bir milyon dolarlık kritik bir destek verdi. Doğal afetlerde milyonlarca dolar bağış toplayarak evlerini kaybeden ailelere aylık yardım sağladı.

Başarılı insanların çoğu doğdukları küçük kasabalardan kaçıp bir daha arkalarına bakmazlar. Dolly Parton ise tam tersini yaptı.

1986'da açtığı Dollywood temalı park memleketi Tennessee'nin en önemli turistik destinasyonlarından biri ve bölge için büyük bir ekonomik itici güç haline geldi.

Herkesin Dolly'si

Dolly Parton'ın Amerikan toplumunda alışılmadık bir yeri vardır. Country müziğinin geleneksel dinleyicileri onu sever. Pop dinleyicileri sever. Gençler yeniden keşfeder. Yaşlı kuşak zaten yıllardır tanır.

Böylesine kutuplaşmış bir toplumda farklı kesimlerin ortak sevgisini kazanabilmek büyük bir başarıdır.

Mick Jagger’in eridiğinin resmidir

Bir Amerikan klasiği

Dolly Parton'a bakınca insanın aklına ilk olarak sarı peruklar, taşlı elbiseler ve Tennessee aksanı gelebilir. Fakat biraz daha yakından baktığınızda bambaşka bir tablo ortaya çıkar.

Karşınızda yoksulluktan çıkmış olağanüstü yetenekli bir kız çocuğu, kendi şarkılarını yazan güçlü bir kadın, erkeklerin egemen olduğu bir müzik endüstrisinde onlarca yıl ayakta kalan akıllı bir profesyonel, milyonlarca insanı eğlendiren bir yıldız ve kazandığının önemli bir bölümünü çocukların geleceğine yatıran bir hayırsever vardır.

Belki Dolly Parton'ın büyüklüğü tam burada yatar. Sanatçı kendisini hiçbir zaman fazla ciddiye almaz, ama yaptığı işi son derece ciddiye alır.

Dolly Parton: Jolene

Dolly Parton'un Jolene şarkısı popüler müzik tarihinin en ikonik ve kalıcı parçalarından biridir. 1973'te kaydedilen bu şarkı basit görünen sözleri ve akılda kalan melodisiyle kıskançlık ve güvensizlik hakkında zamansız bir anlatı sunar.

Dolly Parton bir gece kocasının uykusunda “Jolene, Jolene…” diye sayıkladığını duyar. Jolene ikisinin de tanıdığı, bir bankada çalışan beyaz tenli, dalgalı kumral saçlı, yeşil gözlü ve inci dişli çok güzel bir kadındır. Dolly Parton Jolene’e “Sen bütün erkekleri elde edebilirsin, ama lütfen kocamı bana bırak” diye yalvarır.

Dolly rakibi olan kadına öfke kusmaz. Tam tersine onun güzelliğini över ve sevdiği adamı elinden almamasını rica eder. Şarkıda kıskançlıktan çok kırılganlık vardır.

Dolly Jolene'in güzelliğini ayrıntılı biçimde ve hayranlıkla tasvir eder. "Güzelliğin eşsiz / Alev gibi kızıl saçların var / Fildişi tenin ve zümrüt yeşili gözlerin var".

Dolly’nin kendi yetersizlik duygusu ve çaresizliği belirginleşir. "Seninle yarışamam Jolene” itirafı şarkının en vurucu anlarından biridir.

Aynı şarkıyı bir Dolly Parton’un vaftiz kızı Miley Cyrus tarafından dinleyin. Bence genç sanatçı süper bir iş çıkarıyor.

Miley Cyrus: Jolene

Dolly Parton: 9 to Five / 9’dan 5’e Kadar

Dolly Parton'un 1980 tarihli şarkısı 9 to 5 bir film müziği olmasının ötesinde çalışan kadınların ve tüm emekçilerin sesi olmayı başaran kültürel bir fenomendir. Neşeli melodisi ve akılda kalıcı sözleriyle dönemin toplumsal cinsiyet eşitsizliğine ve iş yerindeki adaletsizliklere meydan okuyan bir başkaldırı marşıdır.

Şarkı Parton'un ilk sinema filmi olan ve başrollerinde Jane Fonda ile Lily Tomlin'in yer aldığı 9 to 5 adlı komedinin jenerik müziği olarak yazıldı. Dolly filmdeki rolü kabul etmesinin koşulu olarak tema şarkısını kendisinin yazıp seslendirmesini şart koştu.

Şarkının en ikonik özelliklerinden biri başlangıçta duyulan ve bir daktiloyu andıran ritmik tıkırtıdır. Bu ses Dolly Parton'ın film setinde yazarken akrilik tırnaklarını birbirine vurarak oluşturduğu bir ritimden gelir. Bu detay şarkıya özgün bir karakter kazandırır ve ofis ortamındaki kadın emeğini simgesel bir dille betimler.

Şarkı Yataktan yuvarlanıp mutfağa sendeleyerek giderim / Kendime bir fincan hırs koyarım dizeleriyle başlayan sıradan bir iş gününün sabah rutinini anlatır.

Ancak birazdan bu rutinin ardındaki öfke ve hayal kırıklığı su yüzüne çıkar. “9'dan 5'e çalışmak, ne biçim yaşam / Zor geçiniyorum, hep alıp hiç vermiyorlar”.

Parton kadınların maruz kaldığı cinsiyet ayrımcılığının yanında sınıfsal eşitsizliği ele alır. “Sadece senin aklını kullanırlar ve asla sana itibar etmezler” ve "Ne dersen de, bu zengin adamın oyunu / Ve hayatını onun cebine para koyarak geçirirsin” dizeleri kapitalist sisteme yöneltilen eleştirilerdir. 

Dolly Parton: I Will Always Love You / Seni Daima Seveceğim

Çoğumuz I Will Always Love You’yu Whitney Houston'un süper yorumuyla tanırız. Oysa şarkıyı yazan Dolly Parton'dur. Şarkı bir aşk ilişkisinden değil Parton'ın profesyonel olarak yollarını ayırdığı Porter Wagoner'a yönelik duygularından doğmuştur.

1970'lerin başında Dolly Parton kariyerinin başlangıcında kendisine büyük katkısı olan mentoru ve düet partneri Porter Wagoner'ın şovunda yer alıyordu. Ancak zamanla kendi yolunda ilerleme zamanının geldiğini hissetti. Wagoner ise onu bırakmaya hazır değildi ve bu konuda anlaşmazlık yaşıyorlardı.

İyi bir besteci her konuda şarkı yazar. Dolly bir gecede yazdığı şarkıyı Wagoner'a söylediğinde adam gözyaşlarına boğuldu ve "Bu yazdığın en iyi şarkı. Pekâlâ, gidebilirsin, ama bu kaydı ben yapacağım" dedi.

Elvis Presley I Will Always Love You’yu seslendirmek istedi. Dolly Parton çok heyecanlandı, ancak Elvis'in menajeri şarkının gelirinin yarısını istedi. Parton da bu şartı kabul etmedi ve şarkıyı Whitney Houston’a verdi. Kazandığı 10 milyon doları da hayırseverliğe harcadı. Ben herhalde bestelediğim bir şarkıyı Elvis’in söylemesi için üste para verirdim.

Şarkıyı dünya çapında bir fenomene dönüştüren isim Whitney Houston oldu. Şarkı The Bodyguard / Koruma filminin müziği için Kevin Costner'ın önerisiyle yeniden yorumlandı.

Dolly Parton,Houston'ın yorumunu ilk kez arabada radyoda duyduğunda çok büyük bir şok yaşadı. “Neredeyse kalp krizi geçiriyordum ve arabayı duvara tosluyordum" diye konuştu. “Benim küçük hüzünlü country şarkımın böyle yorumlanabileceğine inanamadım" diyen Parton bunu hayatının en büyük deneyimlerinden biri olarak nitelendirdi.

Whitney Houston: I Will Always Love You

Dolly Parton: Coat of Many Colors / Çok Renkli Palto

Coat of Many Colors ailesinin maddi yoksulluğunu sevgi üzerinden anlatan olağanüstü sıcak bir şarkıdır. Parton çocukluğunun fakirliğini acındırmadan anlatır ve yoksulluğun ortasında insanın nasıl zengin hissedebileceğini söyler.

1971 yılında yayınlanan bu otobiyografik şarkı Parton'un yoksul ama sevgi dolu çocukluk yıllarına samimi bir bakış sunar ve zenginliğin gerçek anlamı üzerine evrensel bir ders verir.

Şarkı Parton'un Tennessee'de 12 çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak geçen çocukluğundan ilham alır. Ailesi oldukça yoksuldur ve iki odalı bir kütük evde yaşar. Soğuk havada Dolly'nin kışlık paltosu yoktur. Annesi bir kutu renkli kumaş parçasını kullanarak kızına bir palto diker. Dolly “Annem Patchwork'ten bir şey yaptığında çoğu zaman belli olmasın diye birbirine uyan kumaş parçaları bulmaya çalışırdı. Ama beni tanıdığı için paltomu bulabildiği en parlak, en farklı renklerden yapmaya karar verdi” der.

Çok renkli palto küçük Dolly için paha biçilmez bir hazinedir.

Dolly delik ayakkabıları ve yamalı pantolonlarıyla yeni paltosunu gururla giyerek okula gittiğinde diğer çocuklar onunla alay ederler. Dolly'nin kalbi kırılır ve rengarenk paltosunun onların tüm kıyafetlerinden daha değerli olduğunu söyler.

Dolly Parton: Backwoods Barbie / Taşralı Barbie

Backwoods Barbie Dolly’nin yoksul çocukluğundan küresel bir ikona dönüşümünü anlatan, aynı zamanda görünüşü nedeniyle sürekli yanlış anlaşılan bir kadının kendini savunma şarkısıdır.

Şarkı Parton'un Tennessee dağlarındaki mütevazı çocukluk günleriyle başlar.

”Fakir ve perişan bir şekilde büyüdüm, sadece basit bir köylü kızıydım / Dünyadaki her şeyden çok güzel olmak istiyordum."

Dolly küçük bir kızken güzelliğe ve parıltıya duyduğu hayranlığı çocukluk hayallerindeki Barbie bebekler ve kataloglardaki modellerle ilişkilendirir. Şarkı yoksulluk içinde büyüyen bir kız çocuğunun hayallerinde her şeye sahip olabileceğine duyduğu inancı anlatır.

Backwoods Barbie görünüşle gerçeklik arasındaki çelişkiyi ele alır. Dolly yıllarca süren şöhreti boyunca abartılı makyajı, sarı perukları ve gösterişli kıyafetleriyle yapay olarak görülmüştür. Bu şarkıyla bu algıya meydan okur.

"Ve taşralı Barbie'ler bile incinir / Köylü Barbie'ler bile ikinci bir şansı hak ederler"

Backwoods Barbie Dolly Parton'un en içten öz-portrelerinden biridir. Parlak ışıklar ve süslü görüntünün ardında yıllar içinde kim olduğunu asla unutmamış, köklerine bağlı kalmış bir sanatçının sesini duyarız. Dolly "Ben buyum, beni olduğum gibi kabul edin" der.

Yazıdaki tüm parçalar

The Best Little Whorehouse in Texas (1982)


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler