Bazı şarkıcıları ilk dinlediğinizde “Ne güzel sesi var” dersiniz. Neil Young bunlardan biri değildir.
İlk kez Neil Young dinleyen birinin aklından şu geçebilir: “Bu adamın sesi neden böyle?”
Biraz ince, biraz burundan, biraz kırılgan… Sanki şarkının ortasında sesi çatlayacakmış gibi.
Sonra gitar solosu başlar. Siz kendinizi kaptırıp giderken bulursunuz. Sesindeki nüansları daha iyi anlarsınız.
İşte Neil Young denen olay biraz budur. Sanatçı size kendisini beğendirmeye çalışmaz. Müziğini parlatıp paketlemez. Virtüözlüğünü kanıtlamaya uğraşmaz. Hatta bazen plağın üzerinde biraz toz, gitarın üzerinde biraz pas bırakır.
Sonra da 60 yılı aşkın süre boyunca dünyanın en etkili rock müzisyenlerinden biri olmayı başarır.
Şöhret gelir Neil Young kaçar
1945’te Kanada’da doğan Neil Young 1960’ların ortasında Kaliforniya’ya gelir. Buffalo Springfield ile tanınır, ardından Crosby, Stills, Nash & Young’a katılır ve kendisini bir anda 1960’ların Amerikan karşı kültürünün merkezinde bulur.
Ancak Young’ın önemli bir problemi vardır. Başarıdan pek hoşlanmaz. Daha doğrusu başarının ardından gelen beklentilerden hoşlanmaz.
1972’de Harvest albümü yayımlandığında Neil Young dünyanın en büyük rock yıldızlarından biri haline gelir.
Heart of Gold dev bir hit olur. Old Man klasikleştir. Albüm milyonlar satar.
Plak şirketlerinin hayali gerçekleşmiştir. Formül bulunmuştur.
Akustik gitar + Kırılgan Neil Young sesi + Biraz country + Biraz folk = Para.
Mantıklı bir insan ne yapar? Harvest II, sonra Harvest III, sonra Heart of Gold Again, Öz Harvest, Gerçek Harvest, Harvest’in Dönüşü, Harvest’in İntikamı.
Neil Young ne yapar? Kaçar. Üstelik müziğin karanlık tarafına.
Daha sonra bu büyük başarıyı kendisini yolun ortasına götüren bir durum olarak anlatır ve yolun kenarındaki hendeğin kendisine daha ilginç geldiğini söyler.
Rock tarihinde kariyer stratejisini bundan daha güzel özetleyen az cümle vardır. Neil Young sıradanlığı reddeder.
İki Neil Young vardır
Neil Young’ı anlamak için aslında iki Neil Young olduğu gerçeğini kabullenmek gerekir.
Birincisi şöminenin karşısında oturup akustik gitar çalabilecek adamdır. Heart of Gold, Old Man, Harvest Moon, Helpless.
Sonra diğer Neil gelir. Crazy Horse’u yanına alır. Amplifikatörleri açar ve uygarlığı sona erdirmeye karar verir.
Down by the River, Cowgirl in the Sand, Cinnamon Girl, Like a Hurricane, Cortez the Killer bu gruptadır.
Bu Neil Young’ın gitarı güzel ses çıkarmaz. Yaralı ses çıkarır. Feedback vardır. Bozuk ses vardır. Nota bazen çatlar. Solo bazen nereye gittiğini unutmuş gibi görünür.
Ama tam o anda gitar konuşmaya başlar. Neil Young teknik anlamda dünyanın en hızlı gitaristlerinden biri değildir. Zaten olmak gibi bir niyeti de yoktur.
Onun gitar anlayışı hikâye anlatıcılığıdır. Young gitar virtüözlüğünü hız veya teknik gösteri olarak görmez. Bazen tek bir notayı uzun süre tutar. Bazen aynı motifin etrafında dakikalarca dolaşır. Ama birkaç nota ile yarattığı duygusal etki çok daha karmaşık sololardan güçlü olabilir.
Plak şirketi Neil Young’ı Neil Young’a şikâyet ediyor
1980’lerde Young Geffen Records’a geçer. Şirket muhtemelen klasik Neil Young albümleri beklemektedir.
Oysa Young önce elektronik müzik, synthesizer ve vocoder kullandığı Trans albümünü yapar. Ardından rockabilly albümü Everybody’s Rockin’ gelir. Şirket iyice şaşırır.
Sonunda Geffen ile Young arasındaki anlaşmazlık öyle bir noktaya gelir ki şirket sanatçının yaptığı müziğin ticari beklentilere uygun olmadığı gerekçesiyle yasal mücadeleye girişir.
Ortaya rock tarihinin en komik paradokslarından biri çıkar: Neil Young yeterince Neil Young değildir.
Ama Neil Young’ın bütün kariyerinin özeti zaten budur. O kendisini devamlı yeniler.
Grunge’ın babası
1990’larda müzik dünyası değişir. Nirvana, Pearl Jam ve Sonic Youth gibi gruplar gelir. Distortion geri gelir. Kusursuz prodüksiyonun yerini kirli gitarlar alır.
Genç müzisyenler dönüp baktıklarında ilginç bir adam görürler.
Neil Young zaten yirmi yıldır bunu yapmaktadır.
Bu yüzden ona Grunge’ın Vaftiz Babası denir.
Kurt Cobain’in intihar notunda Young’ın “Solup gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir” dizesini kullanması ise trajik bir kültürel bağlantı yaratır.
1960’ların sanatçısı 1990’ların alternatif rock kuşağının ortasındadır ve bu hiç sırıtmaz.
Çünkü moda değişmiştir ama Neil Young değişmemiştir.
Aktivizm: Mikrofon yalnızca şarkı söylemek için değildir
Neil Young için müzik politik duruşun ayrılmaz bir parçası olmuştur. 1970'te CSNY ile kaydettiği Ohio Kent State katliamına doğrudan bir tepkidir ve bir rock şarkısının politik gücünü kanıtlar.
2006'daki Living with War albümü Bush yönetiminin Irak Savaşı'nı sert bir şekilde eleştirir. Lookin' for a Leader 2020 ile Trump karşıtı duruşunu sürdürür, 2025’te Big Crime / Büyük Suç ile onu faşistlikle suçlar.
Young'ın en somut aktivist miraslarından biri Farm Aid'dir. 1985'te Willie Nelson ve John Mellencamp ile kurduğu örgüt küçük aile çiftliklerinin ayakta kalması için milyonlarca dolar toplar.
After the Gold Rush / Altına Hücumdan Sonra (1970)
Bence Neil Young'ın en güzel ve gizemli şarkılarından biridir. Orta çağı andıran görüntüler, çevresel felaket, uzaya kaçan insanlar rüya mıdır, kıyamet midir, ekolojik alegori midir? Tam olarak belli değildir.
Şarkı üç kıtada geçmişten geleceğe uzanan bir zaman yolculuğu sunar. Neil Young'ın kendisi bile şarkının tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğini itiraf etmiştir.
Şarkıda zırhlı şövalyeler, şarkı söyleyen köylüler, ağacı yaran okçular, güneşe doğru çalan fanfarlar ve çevresel bir uyarı vardır. "Bakın Doğa Ana 1970'lerde kaçış halinde”.
Daha sonra gümüş uzay gemileri sarı güneş pusunda uçarken görülür. Ağlayan çocuklar ve uçuşan renkler arasında seçilmiş olanlar vardır. Yükleme başlamıştır. Doğa Ana'nın gümüş tohumunu güneşteki yeni bir eve uçururlar. İnsanlığın dünyadan kaçışı ya da yeniden doğuşu imgelenir.
Young daha sonra şarkıyı "bir çevre şarkısı" olarak tanımlamış ve "pencereden dışarı baktığımda aklıma ilk gelen şey buranın yüz yıl önce nasıl göründüğüydü" demiştir.
Canlı: After the Gold Rush (1998)
Neil Young: Heart of Gold / Altın Kalp (1970)
Harvest albümündeki Heart of Gold Neil Young'ın melodik tarafının neredeyse kusursuz örneğidir. Şarkının güzelliği sadeliğindedir.
Young burada büyük laflar etmez. İnsanın hayat boyunca sevgi, anlam ve iyilik aramasını birkaç dakika içinde anlatır.
Heart of Gold sanatçının kariyerindeki en büyük ticari başarı olmuştur. Listelerde bir numaraya ulaşan tek Neil Young şarkısıdır.
Şarkının en dikkat çekici özelliklerinden biri geri vokallerde James Taylor ve Linda Ronstadt gibi iki büyük ismin bulunmasıdır.
Şarkının sözleri görünüşte basit ama derin bir içsel arayışı anlatır.
Yaşamak istiyorum, vermek istiyorum / Altından bir kalp için madenci oldum.
Sanatçı şarkı boyunca bu saf kalbi arar ama bir türlü kendini anlatamaz.
Hiç anlatamadığım şeyler / Beni altından bir kalp aramaya itiyor / Ve yaşlanıyorum.
Time dergisinin yorumuna göre şarkı Young'ın kendini ifade edememe korkusunun onu hiçbir zaman bir partner bulmaktan alıkoyacağı endişesini anlatır.
Heart of Gold’ın en ironik yanı Neil Young'ın bu şarkıdan hiç memnun kalmamış olmasıdır.
“Heart of Gold beni yolun ortasına koydu. Orada seyahat etmek kısa sürede sıkıcı hale geldi, ben de hendeğe yöneldim. Daha engebeli bir yol ama orada daha ilginç insanlar gördüm" der.
Neil Young: Southern Man / Güneyli Adam (1970)
Neil Young'ın After the Gold Rush albümünde yer alan Southern Man Amerikan Güney'indeki ırkçılığa yönelik en sert protest şarkılarından biridir. Şarkının ünü yıllar sonra Lynyrd Skynyrd'ın Sweet Home Alabama ile verdiği cevaptan sonra daha da artmıştır.
Southern Man kölelik döneminden kalma Güney'in ırkçı mirasını doğrudan hedef alır. Young pamuk tarlalarından, büyük beyaz konaklardan ve küçük barakalardan söz eder. Ardından sorar: Güneyli Adam, bunun bedelini ne zaman ödeyeceksin?
Şarkı Ku Klux Klan'ın linçten önce yaktıkları haçlara da gönderme yapar. “Güney'de değişim sonunda gelecek / Şimdi haçlarınız hızla yanıyor” der.
Young'ın şarkısı Güneyli rock grubu Lynyrd Skynyrd'ı derinden rahatsız eder. Young’ın tüm Güneylileri aynı kefeye koyduğunu düşünürler. 1974'te çıkardıkları Sweet Home Alabama’da doğrudan ona seslenirler, “Sen bize laf çakmışsın, burada sana ihtiyacımız yok” derler.
Yıllar sonra Neil Young, Lynyrd Skynyrd'ın haklı olduğunu kabul eder.
Crosby, Stills, Nash & Young: Helpless / Çaresiz (1970)
Crosby, Stills, Nash & Young'ın 1970 tarihli Déjà Vu albümünde yer alan Helpless Neil Young'ın en kişisel ve en dokunaklı yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Şarkı Young'ın Kanada'daki çocukluğuna uzanan nostaljik bir yolculuk sunar ve evrensel bir kaybolmuşluk ve çaresizlik duygusunu betimler.
Şarkının açılış dizesi dinleyiciyi doğrudan belirli bir coğrafyaya taşır: "Kuzey Ontario'da bir kasaba var”. Bu kasaba Young'ın çocukluğunun bir kısmını geçirdiği Omemee’dir.
"Mavi, mavi pencereler yıldızların ardında / Sarı ay yükseliyor” gibi dizeler Young'ın çalışmalarında sık görülen sürrealist doğa imgelerini taşır. Bu görüntüler somut bir mekândan çok bir ruh halini, bir anıyı, bir duyguyu yakalar.
Helpless’in en ünlü canlı performansı 1976 Şükran Günü'nde The Band'in veda konseri olan The Last Waltz'ta gerçekleşir. San Francisco'daki konserde Young, The Band ile şarkıyı seslendirir. Joni Mitchell vokal yapar.
Canlı: The Band & Neil Young: Helpless (1976)
Neil Young: Old Man / Yaşlı Adam (1970)
Young bu şarkıyı genç yaşta satın aldığı çiftlikte çalışan yaşlı Louis Avila'dan esinlenerek yazar. Şarkının merkezindeki fikir 20 yaşındaki biriyle 70 yaşındaki birinin sevilmek, ait olmak ve yalnız olmamak gibi temel ihtiyaçlarının farklı olmadığıdır.
Şarkının doğuşu çiftliğin bekçisiyle yaşanan basit bir diyalogdan doğan derinlikli hikayesinden gelir. Yaşlı adam Neil’e sorar, “Söyle bakalım, senin gibi genç bir adam böyle bir yeri alacak kadar parayı nasıl kazandı?” Sanatçı “Çok şanslıydım” diye cevap verir.
Bu basit soru Young'ı derinden etkiler. Yaşlı bir adamın gözünden kendi gençliğine bakmak ona hayatın geçiciliğini ve her yaşın ortak ihtiyaçlarını düşündürür.
Young şarkıyı yazdığında 24 yaşındadır. Genç yaşta büyük bir başarı ve zenginliğe ulaşmış olmasına rağmen yalnızlık duygusu ve sevgi arayışı şarkının merkezinde yer alır. Old Man bir yaşlı adam portresi çizerken aynı zamanda genç adamın da sevgi, anlam ve kalıcı bir bağ gibi aynı gereksinmeleri olduğunu gösterir.
Nakarat bu ortaklığı vurgular: "Yaşlı adam, hayatıma bir bak / Sana çok benziyorum / Bütün gün beni sevecek birine ihtiyacım var”.
Neil Young: Ohio (1970)
4 Mayıs 1970'te Ohio’daki Kent State Üniversitesinde Vietnam Savaşını ve Kamboçya'nın bombalanmasını protesto eden yaklaşık 2.000 öğrenci toplanır. Ulusal Muhafızlar kalabalığa ateş açar. Dört öğrenci ölür, dokuzu yaralanır.
Neil Young katliamı bir dergide gördüğü fotoğraflarla öğrenir, keder ve üzüntüye boğulur. Bir ormana çekilir ve bir saat içinde şarkıyı yazar. Şarkı sözleri katliamın en çarpıcı gerçeğini tek bir dizede özetler: Ohio'da dört ölü.
Young şarkıyı yazdıktan hemen sonra Crosby, Stills, Nash & Young stüdyoya girer. David Crosby kayıt bittikten sonra ağlar.
Bugün sosyal medya çağında bir olay olur, birkaç dakika içinde milyonlarca yorum gelir.
1970’te durum farklıdır. Plak basmanız, dağıtmanız ve radyoya göndermeniz gerekir.
Bu nedenle Ohio yalnızca büyük bir protest şarkısı değildir. Bir anlamda rock müziğin son dakika haberidir.
Neil Young: Cortez the Killer / Katil Cortez (1975)
Crazy Horse ağır ağır girer. Gitar uzaktan yaklaşır. Şarkı henüz başlamadan atmosfer kurulmuştur.
Sonra Young, Hernán Cortés ve Aztek dünyasından hareketle tarih, şiddet, kayıp ve romantik hayal gücünün birbirine karıştığı ilginç bir hikâye anlatır.
Tarihçiler şarkının tarihsel ayrıntılarını tartışabilir. Ama gitarın tarih diplomasına ihtiyacı yoktur. O gitar sesi insanı başka bir yere götürür.
Neil Young Cortez the Killer’i Winnipeg'de lisedeyken tarih dersi okurken yazdığını söyler. Şarkı Cortez'in bir yanı hayırsever, diğer yanı acımasız olan iki yüzlülüğünü yansıtır. Yüzbinlerce yerliyi katlettiğinden bahseder. Kristof Kolomb dahil tüm sözde ikonları sorgular.
Young otobiyografisinde şarkı hakkında kendini eleştirir. “Aztekler hakkında yazarken ne halt ettiğimi sanıyordum? Sanki oradaymışım gibi. Sadece birkaç kitapta okudum. Bir sürü şeyi de uydurdum” der.
Canlı: Neil Young & Crazy Horse: Cortez the Killer (1995)
Lisede tarih okuyan ve okumuş olan tüm öğrencilere çağrımdır:
Nasıl Neil Young sizin oturduğunuz sıralarda Cortez the Killer’i yazmışsa siz ondan daha iyisini yazabilirsiniz. Bol malzemeniz mevcuttur.
Aynı parçaların canlı kayıtları
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


