Türkiye’de öğretmen olmak artık yalnızca bilgi, emek ve ideal meselesi olmaktan çıkıp sabır, belirsizliğe dayanıklılık ve sürekli değişen kurallara uyum sağlama meselesine dönüştü. Çünkü öğretmen adayları için sınavlar artık sadece ölçme aracı değil; bir tür psikolojik dayanıklılık testi gibi…
2024 yılına kadar KPSS ve ÖABT sistemiyle ilerleyen öğretmen atamaları, 2025 itibarıyla AGS (Akademi Giriş Sınavı) adı verilen yeni bir sınavla bambaşka bir yola sokuldu. Henüz bu yeni sistemin ne getirdiği, ne götürdüğü tam olarak sindirilememişken; şimdi de AGS’nin içeriğinin yeniden değiştirileceği, ÖABT’ye (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) alan eğitimi sorularının tekrar ekleneceği konuşuluyor. Üstelik bunlar resmî açıklamalar değil; kulis bilgileri, paylaşımlar, “olabilir”ler, “bekleniyor”lar…
Sorun tam da burada başlıyor.
Binlerce öğretmen adayı, hayatının en verimli yıllarını bir sınava hazırlanarak geçiriyor. Kimi ailesinden uzakta, kimi borçla, kimi özel ders vererek, kimi bir yandan çalışarak…
Ve tam bu hazırlık süreci devam ederken, sınavın adı değişiyor, kapsamı değişiyor, soru dağılımı değişiyor.
Halihazırda durum nasıldı?

Yukarıdaki tablonun ne anlama geldiğini biraz açalım:
Bazı öğretmenlik branşlarında ÖABT testi yoktur. Yani sadece AGS’ye girerek atanabilirler. Örneğin müzik öğretmenliği, resim öğretmenliği gibi. Bu adaylar MEB-AGS-P1 puanıyla atanıyorlardı.
Çoğu öğretmenlik branşlarında ise ÖABT yer alır. Örneğin Türkçe öğretmenliği, matematik öğretmenliği gibi. Bu adaylar ise MEB-AGS-P2 pun türüyle atanırlar. Dil öğretmenliklerinden mezun olanlar ise (İngilizce öğretmenliği, Almanca öğretmenliği gibi) ise atama MEB-AGS-P3 puan türüyle atanırlar.
Daha doğrusu atanmazlar, Milli Eğitim Akademileri dediğimiz yerde yaklaşık bir yıl meslek öncesi eğitime alınırlar. Buradaki eğitimlerde başarılı olurlarsa tercih hakkı elde ederler ve o takdirde atanırlar.
Peki, gündemdeki değişiklik sonrası durum nasıl olacak?
Bu konuyu maddeler halinde açıklayalım:
- AGS yine 80 soru olarak kalacak ancak soru dağılımları değişecek. Buna göre

Eğitim bilimleri bölümünde soru sayısı 24 iken 30’a çıkartılıyor. Kapsamı genişletiliyor. Mevcut sistemde yukarıdaki derslerin çoğu yer almıyor.
Tarih soru sayısı 10’dan 6’ya, coğrafya soru sayısı 8’den 6’ya düşürülüyor. Tabii, soru sayılarının değişmesi dersin puanlamaya esas alınan ağırlığının ne olacağı konusunda bize tam bilgi vermez.
- ÖABT yine 50 soru olarak kalacak ancak “alan eğitimi” konusu geri gelecek. Buna göre 40 soru alan bilgisi kısmından 10 soru da alan eğitimi kısmından gelecek.
Sonuç olarak bugün “eğitim bilimleri” denilen alanın içine yarın neyin gireceği net değil. Alan bilgisi mi ağırlık kazanacak, pedagojik formasyon mu? Bu belirsizlik, öğretmen adayının zihninde ciddi bir kaygı üretiyor.
Bir sınava hazırlanmak zordur ama hangi sınava hazırlandığını bilmeden hazırlanmak çok daha zordur...
Konu sınavlardan açılmışken gelin sizinle yakın tarihimizde yapılan bazı diğer merkezi sınavlardaki değişiklikleri de kısaca hatırlayalım:
Liselere Giriş Sınavları
2000–2003 LGS (Liselere Giriş Sınavı, tek sınav, akademik başarı, sıralama)
2004–2007 OKS (Ortaöğretim Kurumları Sınavı tek sınav, yarışmacı, eleme odaklı)
2008–2013 SBS (Seviye Belirleme Sınavı, 6, 7 ve 8. sınıflarda çoklu sınav, sürece yayılmış ölçme)
2013–2017 TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş, okullarda yapılan merkezi sınavlar, ders bazlı, dönem içi sınav)
2018–günümüze LGS (Merkezi Sınavla Öğrenci Alan Liseler Sınavı, tek sınav, seçici liseler için resmen “zorunlu değil”, fiilen zorunlu)
Özetle 25 yılda 5 farklı sistem, 6 farklı isim…
Üniversiteye Giriş Sınavları
1999–2009 ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı, tek sınav, sayısal–sözel ayrımı)
2010–2017 YGS + LYS sistemi (YGS: baraj, LYS: alan sınavları (LYS-1,2,3,4,5), çok oturumlu, karmaşık yapı)
2018–günümüze YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı, TYT + AYT + YDT)
25 yılda 3 ana sistem, ama her birinin içinde defalarca içerik değişikliği…
KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı)
2002 KPSS ilk kez uygulandı.
2002–2012 Genel Yetenek – Genel Kültür ağırlıklı, alan sınavları sınırlı.
2013–2023 ÖABT (Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi) geldi.
2024 KPSS öğretmen adayları için son kez bu haliyle uygulandı.
2025– AGS (Akademi Giriş Sınavı, öğretmenlik için yeni model, henüz oturmadan yeniden değişiklik tartışmaları.
KPSS kendi içinde defalarca evrim geçirdi, öğretmenlik ayağı sürekli değişti.
Genel tablo:
Aynı ülke, aynı merkezi sınav kurumu, aynı hedef: “ölçme ve yerleştirme” ama isimler sürekli değişti, içerikler sık sık revize edildi, hazırlık süresi ile karar alma süresi örtüşmedi.
Devlet ciddiyeti, öngörülebilirlikle başlar!
Burada kimse değişime karşı değil. Eğitim sistemi elbette güncellenebilir, sınavlar elbette revize edilebilir. Ancak devlet aklı dediğimiz şey, değişimi öngörülebilir, kademeli ve zamanında yapabilme becerisidir.
Bir yıl önce ilan edilen bir sistemin, henüz uygulanmaya başlanmışken yeniden tartışmaya açılması; “yaptık ama olmadı” demekten başka bir şey değil.
Devlet yönetme ciddiyeti; yalnızca karar almak değil, o kararın arkasında durabilmektir. Çünkü her değişiklik, milyonlarca insanın hayat planını etkilemektedir.


