İsimleri saklarlar çünkü çoğu tanıdık çıkar!

İsimleri saklarlar çünkü çoğu tanıdık çıkar!

Suçsuz insanların sabaha karşı evlerinden suçluymuşlar gibi toplanıp test yaptırmaya götürülmesi, gece yarısı polis baskınında kapıyı korkuyla açan kadının görüntülerinin yayınlanması filan “lekelenmeme hassasiyeti”nin sınırları içine girmiyor ama fon vurguncuları “lekelenmemeleri için” korunması gerekenler sınıfına giriyor…

İsimleri saklarlar çünkü çoğu tanıdık çıkar!
Fon kriziyle ilgili kanun teklifi, 9 Ekim Cuma günü Meclis'e sunuldu

Fon vurgununun TBMM’de araştırılması için muhalefet partilerinin ayrı ayrı verdiği önergeler beklendiği gibi iktidar partilerinin oylarıyla reddedildi.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, fon vurgununa ilişkin TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasına şimdilik gerek olmadığını belirterek “yargı çalışıyor” dedi.

Güler’in sözünü ettiği “çalışan yargı”nın nasıl bir yargı olduğunu biliyoruz.

Bu köşedeki ikinci yazıda o yargının nasıl oluşturulduğunun bir örneği var.

“Yargı” kendisine tanınan sınır dahilinde “sonuna kadar” gidecektir elbette ama bu sınır, iktidar elitlerine zarar vermeyecek bir yerden çizilmiş olacak.

Bakmayın Fatma Betül Hanım’ın istifasına, parayı geri vermesine.

Eğer suçüstü yapılmamış olsaydı, onun da yanına kâr kalacaktı, ismini hiçbir zaman öğrenemeyecektik.

Çünkü Adalet Bakanımız “lekelenmeme hakkı” konusunda maşallah çok hassas.

Gerçi hassasiyeti sadece bu konuda geçerli.

Suçsuz insanların sabaha karşı evlerinden suçluymuşlar gibi toplanıp test yaptırmaya götürülmesi, “kişisel veri” sayılması lazım gelen test sonuçlarının açıklanması filan “lekelenmeme hassasiyeti”nin sınırları içine girmiyor.

Gece yarısı polis baskınında kapıyı korkuyla açan kadının görüntülerini yayınlamak da öyle.

Bu zihniyete göre iki tür T.C. vatandaşı var: Hakları olanlar ve olmayanlar!

Fon vurguncuları “lekelenmemeleri için” korunması gerekenler sınıfına giriyor.

Buradan da anlayabiliriz ki ismi sır gibi saklanan vurguncular içinde iktidar elitlerinden ya da onların yakın çevresinden hayli isim var.

AKP iktidarında “hayatın normal akışı” bunu gerektiriyor çünkü.

***

Torpilli hâkim ve savcılarla adalet bu kadar oluyor!

Ankara 2 Numaralı Baro Başkanı’nın itirafına bakılırsa, demek ki hâkim ve savcı sınavı göstermelik bir uygulamadan ibaret. Türkiye’deki mahkeme kararlarına, yazılan savcı iddianamelerine bakınca da bunu görebiliyorsunuz. Günümüz Türkiye’sinde adalete duyulan güvenin yerlerde sürünmesinin nedeni de bu...
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara 2 Nolu Baro Başkanı Avukat Gökhan Ağdemir

Ankara 2 Numaralı Baro Başkanı’nın bir televizyon programında söyledikleri, adalete ne kadar güvenebileceğimizi bir kez daha gösterdi.

“2 Baro” uygulaması, rejim baroları tamamen ele geçirmeyi başaramadığında icat edilmişti, hatırlarsınız.

Ankara’daki 2 Numaralı Baro’nun başkanının itirafı şöyle:

“Hâkim savcı olmak isteyen arkadaşlarımıza referans oluyoruz. Yaklaşık bizim 2 senelik çalışma dönemimizde 70 tane baro üyesi avukat arkadaşımızı hâkim, savcı yaptık. Bizler referans olduk, bakanlıklarla görüştük. Sağ olsunlar bize o anlamda da bakanlık bir ayrıcalık tanıdı. Genç meslektaşlarımıza refere ederek onları istedikleri dalda yetişmelerine sebep olduk.”

Bu sözlerini okuduğumda keşke bir ara fırsatını bulsa ve Türkçe eğitimi de alsa diye aklımdan geçirmedim değil.

Türkçe “mafiş” ama itiraf önemli.

Demek ki hâkim, savcı sınavı göstermelik bir uygulamadan ibaret.

Cebine bir kartvizit koyuyorlar, hukuk bilgin ne olursa olsun başkalarının önüne geçip, sınavı kazanıveriyorsun.

Kazanmayı hak etmediği bir sınavı torpille geçerek hâkim ve savcı olanların, o makamlara torpille gelmeyi içlerine sindirebilenlerin nasıl bir ahlak sahibi olduklarını tartışacak değilim.

Bu siyasi eğilimin böyle bir derdi yok çünkü.

Hazreti Ömer’in adaletinden, kul hakkından filan söz etmeyi çok severler ama “pratik” Ali Desidero’nun takıldığı kızınki gibi “sallanıyor!”

Türkiye’de verilen mahkeme kararlarına, yazılan savcı iddianamelerine bakınca da bunu görebiliyorsunuz.

Günümüz Türkiye’sinde adalete duyulan güvenin yerlerde sürünmesinin nedeni de zaten bu.

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

 

İlgili İçerikler