Fatma Hanım ‘sadece görevden affını isteyerek’ yaşananları izah etmeden gidebilir mi?

Fatma Hanım ‘sadece görevden affını isteyerek’ yaşananları izah etmeden gidebilir mi?

Eski bakan ve düne kadar AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin yalanlanmayan-yalanlanamayan; nisan ayında Özata Denizcilik’e 163 milyon TL yatırıp batışlar başlamadan kısa süre önce 1.7 milyar TL alarak çıkışı izaha muhtaç. İktidarın üst yönetiminden birinin, üstelik ironik şekilde ‘sosyal politikalardan sorumlu’ isminin görevinden affı ‘durum izah edilmeden kabul edilebilir mi?’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu olaydaki tavrı önemli olacak…

Fatma Hanım ‘sadece görevden affını isteyerek’ yaşananları izah etmeden gidebilir mi?
Eski bakan ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya

Geçen cuma günü bir düğün törenindeyim. Servis yapan arkadaşlardan biri tanıyor. “Müsait olduğunuzda 5 dakika konuşabilir miyiz?” diye soruyor. “Buyurun” diyorum. Son günlerde gündemde olan fonlardan birinde parası batmış, geri alıp alamayacağını, alabilirse ne kadarını alabileceğini soruyor. “Ne kadar paranız kaldı?” soruma “580 bin TL civarında”  yanıtını alıyorum. Aileden ve çevresinden borçlanarak yatırmış parayı. Bahşişler hariç ayda 42 bin lira kazanıyormuş. “Maaşla bir şey alabileceğim yoktu, buradan gelseydi belki küçük bir yer alacaktım” diye konuşuyor.

17 Eylül 2026’da tasfiye edilen 131 fondaki 455 bin 781 kişiden biri bu servis emekçisi arkadaş. 2021 yılında tek haneye inmiş enflasyonu, dünya literatürüne geçecek, ‘faiz sebep enflasyon sonuç’ önermesiyle patlamasına yol açan, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan sistemin en ağır yükünü taşıyan mavi-beyaz yakalı emekçiler, emekliler, her meslek grubundan kendine çıkış yolu arayanlardan bir isim kendisi. Aradıkları yol kira, gıda, evlatlarının eğitimi gibi en sıradan ihtiyaçlar. Ya da girişteki örnekte olduğu gibi küçük de olsa bir ev hayali… Oysa bu sistem büyük oynayanların sistemi. Binlerle değil milyonlarla konuşuyor ve kazanıyor onlar.

Ortaya son çıkan ‘milyonluk parasını milyara terfi ettirdiği iddia edilen’ -bunu yalanlamayan- bir isim gündemde. Eski bakan, düne kadar AKP Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunan (olay ortaya çıkınca affını isteyen) Fatma Betül Sayan Kaya.

Yalanlanmayan-yalanlanamayan iddiaya göre Kaya ve eşi, fon skandalında adı çok geçen SPK’nın geçen cuma, yapılan işlemler sebebiyle 11 kişi için suç duyurusunda bulunduğu Özata Denizcilik hisselerinden ‘çok yüksek kazanç’ elde etmişler. Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin duyurduğu skandaldaki Sayan ailesinin kazancı inanılmaz. Nisan ayında eski bakan-AKP Genel Başkan Yardımcısı 63 milyon 587 bin TL’lik, eşi de 38 milyon 250 bin liralık hisse almışlar. Hisseler o gün henüz ‘yeni şişmeye’ başlamış. Hisse başı 255 lirayken satın almışlar ve bakın tesadüfe tam fon fırtınası çıkmadan önce paralarını 17’ye katlayarak, 4 bin 482 liradan hisselerini satmışlar. Elde ettikleri para 1 milyar 703 milyon lira olmuş. Şimdi buraya kadar bir yekün alalım.

-AKP, son kongresini (8. Olağan Kongre) 2025 yılı şubat başında yaptı. Partinin genel başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan parti yönetiminde yüzde 50’nin üzerinde bir değişikliğe gitti. MYK da ise uzun süredir çalıştığı isimlerle devam etti, sadece 6 değişiklik yaptı. 19 kişilik MYK devam eden isimlerden biri de partinin Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı (eski bakan) Fatma Betül Sayan Kaya idi. İktidar partisinin en üst yöneticilerinden biri idi kendisi ve son olayda yaşananlarla aradaki ironiye bakın ‘sosyal politikalardan’ sorumlu yapılmıştı kendisi. Fatma Betül Sayan Kaya, Cumhurbaşkanı’nın son ABD-BM gezisinde de yanındaydı. Bu denli üst düzey bir ismin böyle bir konuyla gündeme gelmesi iktidar için de büyük bir sıkıntı.

-Burada diğer soru şu. Fatma Hanım’ın girdiği hisse, giriş ve bu hisseden çıkış anı itibarıyla insider trading (içeriden bilgilenme) var mı? Eğer böyle bir durum varsa bu bilgilere ulaşmada konumunu kullandı mı?

-Ve en önemli sorulardan biri. Eşiyle beraber yatırdığı 163 milyon lirayı nereden buldu?

-Fatma Betül Kaya Sayan ve eşinin aşırı kazancındaki tartışmalı durum, ABD’de Madoff skandalında mağdurlara yapılan ödemelere benzer bir şekle dönüşecek mi? Hatırlayalım bu skandalda fon yöneticilerine hapis ve tüm mal varlıklarına el koyma cezası uygulanırken, sistemden aşırı kazanç sağlayanlara da geri alma davaları (clawback) açılmıştı. (Belki geri alınan aşırı kazançlar ana parasını bile kurtaramayan küçük yatırımcı için çıkış yollarından biri olur).

-Özata Denizcilik, yüzde 19,7’si halka açık bir şirket. Bu şirketin hisse senetleri özellikle bu yılın nisan ayından 255 liradan 15 Eylül günü 4 bin 980 lira gibi astronomik bir seviyeye kadar yükseldi. Hisse o günden ve SPK’nın 131 fonu tasfiye kararını açıkladığından beri her gün taban yaparak düşüyor, hafta sonuna 2,150 liradan girdi. Gerek batan fonların durumu gerek bu şirketteki anormal fiyat artışı denetleyici kurumların başta SPK radarına neden girmedi? Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in kasım 2025’teki uyarısına rağmen (kimi fonlar ve manipülasyon) neden düzenleme için aylarca beklendi?  Şu notu da ekleyeyim. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı ağustos ortasında başında Özata Denizcilik’in de olduğu kimi hisselerdeki normalin dışındaki artışlarla ilgili SPK’ya bir yazı yollamış. (Kaynak İsmail Saymaz).  

-Özata Denizcilik yönetiminden 31 Ağustos’ta ayrılan İskender Balcı’nın Hazine ve Maliye Bakanı Yardımcısı Osman Çelik’in damadı olduğunu da gazeteci Barış Pehlivan ortaya çıkardı. TİP milletvekili Ahmet Şık’ın ilk günden beri verdiği soru önergeleri ve sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar da önemli iddiaları gündemleştiriyor.   

-Batan fonların yönetiminde, eski büyükelçi-Sabah ekonomi yazarı Kerem Alkin de rektör-yorumcu Emre Alkin de var. Fonlardan biri, Türkiye’nin ilk ekonomi gazetelerinden birini olan Dünya gazetesini de  (Yıldıray Oğur’un yazısından öğrendim) satın almış. Gazetecilerin-yorumcuların fon yönetiminde oluşu, bu konuda yayın yapışı da hem etik hem mesleki anlamda son derece sorunlu.

Bitirirken…

Bir yanda en sıradan ihtiyaçlarını gidermekte zorlanan milyonlar. Bir yanda milyonları, milyarları elde ediş şekilleri sorunlu-tartışmalı küçük bir azınlık. Üstelik ortaya çıkıyor ki aralarında iktidara yakın olmuş isimler de var. Şimdi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ne yapacağı bekleniyor. En yakınına kadar gelebilmiş-kalmış bu isimlerle ilgili sadece ‘görevden affı’ ile mi yetinecek? Yoksa bir yandan adalet mekanizması harekete geçip bir yandan da bu isimlerin partiden ihraçları mı gündemine alacak? Ekonomi bürokrasisinden belki kabineye değişiklikler olacak mı? Yaşananların ekonomide yeni bir sıkıntı dalgasına yol açmamasını diliyorum. Çünkü faturayı hep yoksullar ödüyor.

T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler