2 Ağustos sabahının gazetelerinde art arda iki haber okuyoruz. İnandırıcılık meselesini açıkça ortaya koyan iki haber. Birinde “Devlet Bahçeli: Siyaset üstü görülerek çerçeve yasaya tam destek vermeli; bu politika bir demokratikleşme iradesidir” diyor. İkincisinde ise Özgür Özel, “'Çerçeve yasa çıkarken Demirtaş cezaevinden izleyecek, bu olmaz'”.
Birinci haberin zaten yüksek olmayan inandırıcılık düzeyi bir anda baş aşağı düşüyor. Gerçekten de yıllardır Demirtaş (ve sayıları her an artan daha başkaları) tamamen hukuk dışı bir biçimde cezaevinde tutulurken siz hangi “demokratikleşme iradesi”nden söz ediyorsunuz? Üstelik yargıda şaibe iddiaları ayyuka çıkar ve bu durum resmî sorumlular katında inanılması güç bir vurdumduymazlıkla karşılanırken...
Bahçeli’nin her konuşması bir tuhaflıklar panayırı. Nasıl ki ülkelerin coğrafyasını haritalardan öğrenirsek, kişinin zihinsel varlığını da dilinden, yani konuşmasından, yazısından öğreniriz. Söylenenin inandırıcılığı ise mantığa uygun ve tutarlı olup olmayışına bağlıdır; iç ve dış bağlamla olan tutarlılığına.
“Çerçeve yasa”nın içeriği hakkında kimsenin fikri yokken “tam destek” istiyor Bahçeli. Yetmiyor, bu politikanın bir “demokratikleşme iradesi” olduğunu ekliyor. Kimin politikasıdır, aslı faslı nedir, kime, neye güvenilerek desteklenecektir, belirsiz. Demokratikleşme iradesinin göstergesi nerede, o da yok. Özgür Özel’in sözü işte bu mantıksızlığı tek cümleyle açığa vurmuş oluyor.
Bahçeli’nin tutarsızlığı ilk değil. Yıllardır sözlerinin uygulamada karşılık bulmamasında tutarsızlığının da payı olabilir. Gerçi tam olarak gündelik dilde “bi öyle bi böyle”, “yanar döner” gibi deyişlerle gösterildiği türden değildir onun tutarsızlığı, kendine özgüdür, az çok planlı ve örtülüdür. Örneğin, Trump’ın tutarsızlıkları gibi değildir; Trump örtülü değil, kabak gibi açıktır; kürsüye sanki halkı eğlendirmek, sözü hafifletmek için çıkmış gibidir. Bir kısım ABD’lilerde otomatiğe bağlanmış bir onay bulup seçilebiliyorsa, bunun bir nedeni de esasen fazla ciddiye alınmamasıdır.
Erdoğan’ınki ise üçüncü tür bir tutarsızlıktır ama biz yine Bahçeli’ye dönelim, ne de olsa mantıklısıyla mantıksızıyla en cesur sözleri Bahçeli sarfediyor, hatta “derin devletin adamı” rolüne her koşulda devam ediyor. Ancak artık öyle anlaşılıyor ki bu rolün taşıyıcılığı, yaşlı ve ciddi bir yüz ifadesiyle son cümlelerinin yükselen sesine kararlılık ekleyen tonlamasınden ibaret. Söylediği hemen her şey, uygulama merciinin somut adımlarında sınanması gereken türden, oysa o somut adımlar sonuçta hep tek adam rejiminin bekasına hizmet edip etmeyeceğine göre atılıyor, daha doğrusu atılmıyor, hükümsüz kalıyor.
En azından şimdiye kadar böyle oldu. Bir yanda “Terörsüz Türkiye” teranesi öne çıkarılırken beri yanda “hukuksuz Türkiye”nin yaratıldığına ve her adımda pekiştirildiğine tanık oluyoruz.
Bahçeli ve Özel’in açıklamalarının ardından 3 Ağustos günü Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesaj, Meclis’e sunulacak tasarıya mutlak bir destekten çok, demokrasi için mücadele vermekte olan, Kürtler dahil tüm güçlere yönelik bir çağrı, imdat mesabesinde bir sahiplenme çağrısı gibiydi. Bin adımdan ilki olma potansiyeli taşıyan, ufak, ama reddedilemeyecek bir adım olarak görüyordu çerçeve yasa tasarısını. DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın 4 Ağustos günü Meclis’te yaptığı grup konuşması da benzer içerikteydi.
Tasarının hayalet gibi kalması belki de içeriği bir türlü netleştirilemediği, müzakere devam ettiği içindir.
Her durumda biz ölümlülerin, Çerçeve Yasa ya da benzer nitelikteki yasama çalışmalarının değerlendirilmesinde esas alacağı başvuru kaynakları bugüne kadar olduğu gibi yine insan hakları kuruluşlarının, Barış Vakfı’nın ve en son Yeni Parti dahil demokratik program sahibi örgütlerin öngördüğü hukuk devleti çerçevesindeki açılım ve atılımları oluyor. İnandırıcılığın başka türlü sağlama alınamayacağı açık. Şimdiye kadar “Terörsüz Türkiye” diye diye ulaşılan nokta yalnızca “Hukuksuz Türkiye” değil, aynı zamanda “Etiksiz Türkiye” oldu. Hızla toparlanmazsak düşebileceğimiz uçurum, ağzını açmış bize bakıyor.
T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN
|


