İlaçla zayıflama furyası

İlaçla zayıflama furyası

İlaç kesildiğinde her şey eski haline dönüyor. Bu durumda ya ilaç ömür boyu kullanılacak, ya da yaşam tarzı ve eski alışkanlıklar değiştirilecek

İlaçla zayıflama furyası

İlaç firmaları neredeyse tüm bütçelerini zayıflama ilaçlarına ayırmış durumdalar.

Yıllardır ortaya çıkan yeni bir antibiyotik yok. Oysa ki yeni yayımlanan WHO raporunda antibiyotiklere direnç sorunu vurgulanıyor ve dirençli mikroorganizmalara bağlı dünya genelinde 4,7 milyon ölüm olduğu bildiriliyor. Laboratuvarlarda incelenen altı mikroorganizmadan biri tüm antibiotiklere dirençli bulunmuş. Bu alanda yapılan araştırma sayısı yok denecek kadar az ve görünürde de yeni bir antibiyotik yok.

Dünyada obezite sorunu artmaya devam ettiğinden ilaç firmaları açısından bu geniş pazara yatırım yapıp araştırmaları zayıflama ilaçlarına yönlendirmek daha kârlı olarak görülüyor ve bu şekilde davranılıyor.

Viagra (sildenafil) 1998 yılında piyasaya çıktığında daha çok yaşlılarda ortaya çıkan sertleşme sorunu için tavsiye ediliyordu. Bu dar pazar ilaç firmalarını tatmiş etmemiş olacak ki ilacın kullanıldığında cinsel hazzı arttırdığını öne süren reklamlar yapılmaya başlandı ve sonuç olarak genç erkekler de yaygın bir şekilde bu ilacı kullanmaya başladı. Cinsel ilişki sırasında endişeyi ve “mahçup olma” riskini azaltmak amacı ile de kullanılıyor ve işin kötüsü psikolojik bir bağımlılık da yapabiliyor. İlaç firmaları sonuçtan memnundur mutlaka.

Şimdi pazarı daha da büyütme çabası zayıflama ilaçları için başladı. Gerçi bunun için ilaç firmalarının reklamlarına gerek kalmayabilir. Birkaç kilo vererek yazın plajda daha güzel görünmek adına, evlilik öncesi gelinliğin hakkını vermek gibi nedenlerle de kullanım artmaya başlamış. İlk çıkan ilaçlar enjeksiyon gerektirirken artık aynı ilaçların tablet formları da piyasaya sürüldü ve kullanım kolaylaştı. 

Obezitenin yol açtığı sorunlar bitmez. Obezlerde kilo vermenin şeker ve tansiyon kontrolündeki önemi biliniyor. Fazla kilolar vücudun tüm organlarını olumsuz etkilediği gibi kanser riskini de arttırıyor. Bu amaçla zayıflatma ilaçlarının kullanımı çok yaygın. ABD’de her sekiz erişkinden birinin bu ilaçlardan kullandığı bildiriliyor.

İlaç firmaları bu alanı daha da genişletmek için çalışmalara çoktan başladılar. Hedef kitlenin içinde cerrahlar da var.

Obez hastalarda yapılan cerrahi işlemlerde sorun yaşama riski normal kilolulara göre fazladır. Fazla kilolar yara iyileşmesini bozuyor, bu hastalarda yara enfeksiyonları ve buna bağlı sorunlar artıyor. Ameliyat sonrası hareket azlığı ile akciğer havalanmasının azalması enfeksiyonlara yol açabilirken emboli riski de artmakta.

Bu bilgilerden yola çıkarsak bir fıtık ameliyatından önce hastaların kilo vermesini sağlamak ameliyat başarısını arttıracaktır sonucuna varırız. Bunu destekleyen çalışmalar da yayımlanmaya başladı bile.

Obez hastalara kilo vermesi önerisi yıllardan beri yapılır ama bunu başaran hasta görmedim desem yeridir. Aynı durum sigara içmeyi bırakması önerilen hastalar için de geçerli. Şimdi ise durum değişti, zira kilo vermek için elimizde etkin ilaçlar var.

Bu durumda biz cerrahlara obez hastalara ilaca başlayın ve kilo verdikten sonra ameliyat edin tavsiyesi sağlam temellere dayanıyor gibi.

İyi, güzel de sakıncaları yok mu? Sözünü ettiğimiz ilaçlar mide boşalmasını yavaşlatıyor ve tokluk hissi sağlıyor. Ameliyatlarda önce midenin boş olması için belli bir süre açlık istenir. Bu ilaçları kullanan hastalarda midenin tam boşalmaması durumunda kusma ve içeriğin solunum yollarına kaçma riski biraz daha fazla gibi gözüküyor. Çare açlık süresini uzatmak olabilir.

Bir diğer sakınca ise bu ilaçların yağ kaybı yanında kas kaybına da yol açması ve bir anlamda hastaların beslenme bozukluğu sorunları yaşaması. Bu hastalarda vitamin D ve demir düzeyleri de bozulmaktaymış.

Şimdilik öneri ameliyat öncesi kilo kaybının yüzde 5-10 seviyelerinin üzerine geçmemesi ama bu da bilimsel olarak desteklenmiş durumda değil.

Bu ilaçları konuşmaya devam edeceğiz gibi duruyor. Şunu da akıldan çıkarmamak gerekiyor: İlaç kesildiğinde her şey eski haline dönüyor. Bu durumda ya ilaç ömür boyu kullanılacak, ya da yaşam tarzı ve eski alışkanlıklar değiştirilecek.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler