The Odyssey sorunu

The Odyssey sorunu

Odysseus’un kendilerini mağarasına hapseden devi kızgın bir kazıkla kör ettiği an yani ses tasarımı ve  duman/ateş efektleriyle kurgulanmış gerilim sahnesi özellikle tartışılmaktadır: Devin attığı çığlıklar, mağarada oluşan eko ve kazığın saplandığında çıkan ses, izleyiciler tarafından filmin en fazla irkilten unsuru olarak nitelendirilmektedir

The Odyssey sorunu

Truva Savaşı bittikten sonra bir kahramanın evine dönüş hikayesini konu edinen Odyssey Destanı, binlerce yıl önce oluştu ve bugüne kadar anlatıldı durdu. Son zamanlarda A24 Film ve Televizyon  Şirketince üretilen ve Christopher Nolan'ın yönettiği  "The Odyssey"  uyarlaması,  hem sinema dünyasında hem de mitoloji meraklıları arasında yankılar uyandırdı. 

Film, bilgisayar yazılımları kullanılarak oluşturulan üç boyutlu dijital görselleriyle son dönemin en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi. Gerçek denizlerde, tarihsel dokuya uygun mekânlarda çekilmiş olması, özel kameralarının yarattığı derinlik gibi bazı özellikleri beğenildi ise de filmin uzunluğu ve özellikle mitolojik sapmalar eleştirilmektedir.

Odysseus’un uğradığı bir adada karşılaştığı alnının ortasında tek gözü olan dev Polyphemus ile didiştiği sahneler, yorumlarda öne çıkan bölüm oldu.

Odysseus’un (Matt Damon) kendilerini mağarasına hapseden devi kızgın bir kazıkla kör ettiği an yani ses tasarımı ve  duman/ateş efektleriyle kurgulanmış gerilim sahnesi özellikle tartışılmaktadır: Devin attığı çığlıklar, mağarada oluşan eko ve kazığın saplandığında çıkan ses, izleyiciler tarafından filmin en fazla irkilten unsuru olarak nitelendirilmektedir.

Bizce de bu sahne başka türlü olmalıydı!

Bu konunun  üstünde durmamız, bu sahnenin olumsuz yönlerinin nasıl düzeltilmesi gerektiğini belirtmemiz, bir alternatif sunmamız gerekiyor. Nedenini sırası gelince açıklarız.

Önerimiz:

Karakterler:

  • POLYPHEMUS: Mağarasında yalnız yaşayan, tek gözlü bir dev.
  • ODYSSEUS: İthaka Kralı, kıvrak zekâlı ve fırıldak .  

SAHNE 1

(Yer: Polyphemus’un karanlık ve kayalık mağarası. Mağara kapısını büyük bir kaya kapatmaktadır. Dev, mağaranın ortasında oturmuş,  bir koyunun yünlerini eğirmeye çalışmakta bir taraftan yüzünü gözünü ovuşturup durmaktadır.)

Polyphemus: (Gözünü durmadan kırpıştırır, elindeki yünü yüzüne kadar yaklaştırır)

Zeus Kahretsin! Şu koyunun başı nerede, kuyruğu nerede seçemiyorum... Okyanusların Tanrısı babam Poseidon aşkına, gözüme deniz tuzu mu kaçtı ne ? Eskiden bilmem kaç mil öteden geçen gemilerin küreklerini sayardım, şimdi şu mağaranın kapısındaki koca kayayı bile güç görüyorum! Ah, yaşlılık... tek gözün olunca daha da güç oluyor.

(Odysseus, mağaranın arkasındaki gölgelerin arasından süzülerek öne çıkar.)

Odysseus: (Öksürür) Öhö,öhö... Yüce ve muhteşem Polyphemus!

Polyphemus: (Yerinden sıçrar, elini rastgele sağa sola sallar) Kim var orada? Şu ufak insan bozuntularından biri mi yoksa? Neredesin, sesin soldan geliyor ama gölgeler sağda! Yakalarsam seni akşam yemeğinde semizotu salatasına katarım!

Odysseus: (Kollarını kaldırır) Sakin ol yüce dev! Beni yemeden önce söyleyeyim: Sıkıntını duyduk. Büyük ve şanlı gözünün eski keskinliğini kaybetmesi bizi de üzüyor. Sende "Presbiyopi" ve biraz da astigmat başlamış olabilir.

Polyphemus: (Duraksar, tek gözü üstündeki kaşını çatar) Ne diyorsun sen küçük böcek? Benim gözüm Poseidon Tanrının mirasıdır! Sadece biraz bulanık görüyor; o kadar.

Odysseus: Evet ama elindeki  koyunun her bir tüyünü tek tek sayabileceğin, ufuktaki gemilerin kaptanlarının sakalını bile görebileceğin sihirli bir aletin bulunduğunu biliyor musun ?

Polyphemus: (İlgilenir, öne doğru eğilir) Sihirli bir alet mi? Bir tür büyü mü bu? Akşamları mağarada koyun sayarken sürekli karıştırıyorum. Nedir o dediğin?

Odysseus: Biz buna  Itakada  "Bifokal camlı gözlük" diyoruz! Alnın ortasına oturan, kristal camdan tek bir çerçeve. Onu taktığın an dünyayı üç boyutlu ve yüksek çözünürlükte göreceksin!

Polyphemus: (Gözü parlar ama şüphelenir) Hımm... Yalan söylüyorsan seni hardala batırır çiğ yerim! Nerede bu gözlük?

Odysseus: Aah, maalesef yanımda değil. O özel bir üretim! Senin gibi büyük bir şahsa beylik bir gözlük olmaz. İthaka’daki atölyemden senin göz ölçüne uygun, özel optik cam ve alnına oturacak kayışlı bir çerçeve getirmem gerekiyor. 

Polyphemus: Öyle mi?

Odysseus: Ama bir sorunumuz var...

Polyphemus:Ne sorunu?

Odysseus: Şu mağaranın kapısındaki koca kaya! Bizi burada kilitli tutuyorsun. Ben gidip atölyemden senin gözlüğünü getiremezsem, sen de ömrünün sonuna kadar her şeyi bulanık görmeye devam edersin. Zamanla o kadarını bile algılamazsın. Koyun sanıp kendi bacağını kırkarsın !

Polyphemus: (Düşünceye dalar ) Doğru söylüyorsun...Dün az kalsın keçi yerine bizim koçbaşını sağıyordum. Peki... Seni bıraksam geri geleceğin ne malum? Ya kaçarsan?

Odysseus: Bana bak Polyphemus! Ben kimim biliyor musun? Benim adım... "Hiç Kimse". Buraların en dürüst gözlükçüsü benim! Sözüm sözdür: Gözlüğü getirip alnına takacağım, odaklamasını yapacağım. Beğenmezsen yine yersin beni!

Polyphemus: (Heyecanlanır)Tamam! Anlaştık! Ama bak, numarayı iyi ayarla. Hem yakın okuma olsun hem de uzağı görsün !

Odysseus: Hiç merak etme, camlara anti-röfle ve UV koruma da ekleteceğim, güneşte gözün sulanmaz. Şimdi şu kayayı çek bakalım.

(Polyphemus  kayayı iter, kapıyı açar. Güneş ışığı mağaraya dolar.)

Polyphemus: Sayın Hiçkimse, hadi git getir şu gözlüğü !  

Odysseus: (Gemiye doğru koşarken arkasına döner ve el sallar) Gidiyorum dostum! Haftaya buradayım! (Kendi kendine fısıldar) Bir daha bu adanın yanından geçersem iki gözüm önüme aksın!

(Odysseus ve adamları gemiye biner ve hızla uzaklaşırlar. Polyphemus mağaranın kapısında oturmuş, gözünü ovuşturarak ufka bakmaktadır.)

Polyphemus: (Kendi kendine) İyi adamdı şu Hiçkimse adlı denizci.Gözlüğü getirsin, ona   koyunların en besilisinden suvlaki yapmazsam!

(Işıklar yavaşça söner.)

- SON -

Şimdi de konuyu önemsememizin ve düzeltilmesini istememizi nedenleri açıklayalım:

Çağdaş politikada vatandaşın cebini ve demokratik haklarını ilgilendiren enflasyon, işsizlik, adalet, usulsüzlükler gibi sorunları kamufle etmek için duygusal, kimliksel ve magazin değeri gani konular büyütülür, hatta uydurulur, öne çekilir: Dış güçler, beka söylemi, ekonomik göstergelerdeki bozulmaların tamamen küresel odaklara ve dış kaynaklı spekülasyonlara bağlanması yoluna gidilir, lüks yaşam teşhir edilir, fenomenlerin gözaltı süreleri haftalarca ekranlarda ayrıntılarıyla işlenir. 

Hal böyleyken Odyssey tartışmalarıyla geçirecek zamanımız ve lüksümüz bulunmadığından, bunları geçip asıl sorunları düşünüp taşınmamız gerektiğinden konuyu bir an önce irdeleyip bitirmek istedik.


T24’ÜN ARKASINDA HİÇBİR GÜÇ YOK; TEK GÜÇ SİZ OLUN, REKLAMSIZ T24’E ABONE OLUN

İlgili İçerikler